Sözleşmenin iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13908 E. 2010/2120 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin iptali↗ tefrik↗ yazılı delil↗ rehin↗ hisse senedi↗ ek prim↗ pay defteri↗ istirdat↗ ek tasfiye↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne hisse senedi almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu,
Davacının diğer davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic.A.Ş.’den aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, tasfiye payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine hisse senedi verildiği, şirketin pay defterine işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Dairemiz’in 22.09.2008 tarih ve 2007/7865 E, 2008/10299 K sayılı kararı ile onanmış ise de, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemiz’in 20.05.2009 gün ve 2009/269 E sayılı kararı ile Dairemiz’in 22.09.2008 tarihli onama kararının kaldırılmasına karar verilmekle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
Dava, davacı tarafından 122.500 DM yatırmak suretiyle ortak olduğu davalı şirket ile yapılan sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin kısmen istirdadı istemine ilişkindir.
... ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı yönünden tefrik edilerek ayrı esas numaralarına kaydedilmiştir. Ancak, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin işbu dosya içerine konulmadığı, bilirkişi raporunun ise tüm deliller toplanılmadan alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde yazılı deliller toplanılmadan, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.
Ortak:tefrik · hisse senedi · ek prim · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine «hisse senedi» verildiği, şirketin «pay defterine» işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… rketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde «yazılı deliller» toplanılmadan, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne «hisse senedi» almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu, Davacının diğer davalı ...
Benzer bu karardaTüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, «hisse senedi» adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · hile · anonim şirket · ıslah
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.
Ortak:tefrik · hisse senedi · ek prim · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz kararda… aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine «hisse senedi» verildiği, şirketin «pay defterine» işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
… rketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde «yazılı deliller» toplanılmadan, «eksik inceleme» ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne «hisse senedi» almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu, Davacının diğer davalı ...
Benzer bu karardaTüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
06.06.2006 tarihli, rapora beyan dilekçesinde davalı şirketlerin çifte kayıt tuttuklarını, elinde bulunan ortaklık durum belgeleri ile bilirkişi raporundaki miktarların birbirleri ile örtüşmediğini, ortaklara gerçek değerler bildirilirken resmi kayıtlara çok daha düşük miktarların, «hisse senedi» adı altında kayıt edildiğini, aradaki farkın nerden kaynaklandığının da araştırılmasını talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · hile · anonim şirket · ıslah
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/325 E. 2013/1700 K.
Ortak:hisse senedi · ek prim · pay defteri · istirdat · ek tasfiye · e-defter
İncelediğiniz kararda… aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, «tasfiye» payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine «hisse senedi» verildiği, şirketin «pay defterine» işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın «husumetten» reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne «hisse senedi» almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu, Davacının diğer davalı ...
Dava, davacı tarafından 122.500 DM yatırmak suretiyle ortak olduğu davalı şirket ile yapılan «sözleşmenin iptali» ile ödenen bedelin kısmen «istirdadı» istemine ilişkindir. ... ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı yönünden «tefrik» edilerek ayrı esas numaralarına kaydedilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, davanın, iddianın ileri sürülüş biçimi nazara alındığında davalıların organize ve haksız fiillerinden kaynaklanan bir «istirdat davası» niteliğinde olduğu da gözetilmek suretiyle BK'nun 53. maddesi gereğince ancak kesinleşmiş bir mahkumiyet kararında ceza hakiminin kabul ettiği maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilmek, her iki ceza dosyasındaki deliller ve davacının dayandığı resmi kurum raporları somut davadaki delillerle birlikte değerlendirilmek ve dava tarihi itibariyle şirketin sermayesinde davacının «pay defterine» kaydedilen «payının» yer alıp almadığı belirlenmek suretiyle davacının ortak olup olmadığının «kesin» bir şekilde saptanması gerekir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacıların dosyada fotokopisi sunulan ancak aslı «ibraz» edilemeyen ortaklık durum belgesi ile doğrudan davalı şirketlere para verdiklerini kanıtlayamadıkları, ortaklık durum belgesi incelendiğinde parayı alanın kim olduğu ve davalı şirketler ile şahıslar arasında ne gibi bir ilişkinin bulunduğunun tespit edilemediği ve davacıların bunu ortaya koyacak delilleri de sunmadıkları, dosya kapsamına göre davacıların davalı şirketlerin ortağı olduğunun çekişmesiz bulunduğu, davalı şirketlerden doğrudan bir hisse alımının olmadığı, bu nedenle primli pay senedi ihracı sonucu ortak olup olmadığı, ortaklık şekli primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı var ise, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediği hususunun önem kazanmadığı, çünkü davacıların hissesini satın aldığı kişi ile davacıların serbest iradeleri ile hisselerin bedellerini belirleyebilecekleri, ayrıca TTK'nın 329. ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirketlere» ortak olanların şirketten hisselerini geri almalarını talep edemeyecekleri, ancak şirket «tasfiye» anında hisseleri mukabilince alacaklarını alabileceklerinin hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyaya mübrez bilirkişi raporundan davacıların ... ile ...'nin ortakları olduğu, davalı Şirketlerin «pay defterlerinde» ortak olarak kayıtlı oldukları, hisselerin devren «ihtisap» yolu ile elde edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinden olduğu, şirketlerin bilanço ve gelir gider tablolarına göre kâr «dağıtılmadığı», «şirketlerin zarar» ettiği, kâr dağıtımı konusunda karar bulunmadığı bildirilmiş, mahkemecede bu rapor benimsenerek, davacıların ...'ye ortaklarığının hamiline ve nama yazılı hisse se …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:istirdat davası · kâr payı dağıtımı · ihtisas mahkemesi · ba formu · şirket zararı · zamanaşımı def'i · dolandırıcılık · def'i
Benzer bu karardaDosyaya mübrez bilirkişi raporundan davacıların ... ile ...'nin ortakları olduğu, davalı Şirketlerin «pay defterlerinde» ortak olarak kayıtlı oldukları, hisselerin devren «ihtisap» yolu ile elde edilen «hamiline» yazılı hisse senetlerinden olduğu, şirketlerin bilanço ve gelir gider tablolarına göre kâr «dağıtılmadığı», «şirketlerin zarar» ettiği, kâr dağıtımı konusunda karar bulunmadığı bildirilmiş, mahkemecede bu rapor benimsenerek, davacıların ...'ye ortaklarığının hamiline ve nama yazılı hisse se …
… yılmasına engel değildir.” hükmüne göre eylemin, izinsiz mevduat toplamak olduğu kabul edilmek ve her bir davalının hukuki durumunun ve mümeyyiz davalılar vekilinin «zamanaşımı def»'inin buna göre tayin ve takdir edilmesi suretiyle karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın davacı ve mümeyyiz davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekm …
Ağır Ceza Mahkemesi'nde davalı şirketlerin yöneticileri suç işlemek amacıyla örgüt kurmak «dolandırıcılık» suçlarından yargılanmışlardır. ...
Bu dosyada düzenlenen iddianamede ve dayanak 07.09.1999 tarihli denetim raporunda; şirketin yasal «defter» ve kayıtlarında görülmesine rağmen 1995, 1996, 1997 yıllarında ortak olmak amacıyla para toplanan tasarruf sahiplerine Alman Markı bazında sırayla yıllık %18, %18 ve %20 oranında kâr «payı dağıtımlarının» şirket faaliyet sonuçlarından bağımsız olarak gerçekleştirildiği, anılan yıllarda, şirketin önemli tutarda zarar ettiği halde bu oranda kâr payı dağıtmasının ancak sisteme yeni giren katılımcılardan toplanan paralarla karşılanmasının mümkün olduğu holdingce tasarruf sahiplerine verilen hisselerin daha sonra geri alındığı ve yeni ortak olmak isteyenlere satıldığı, holdingin aracı rol üstlendiği ancak böyle bir «yetki» belgesinin olmadığı, ... ve ...'nin geçmiş yıllara ait mali tablolarında şirketlerin yüklü miktarlarda zarar ettikleri, faaliyet kârı olmamasına rağmen kâr payları …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/13908 E. , 2010/2120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2006 tarih ve 2006/647-2006/633 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 23.02.2010 gününde taraflar ve avukatları tebligata rağmen duruşmaya gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketlerin Hollanda’da yapılan toplantılar aracılığı ile müvekkilinden usulsüz ve hukuka aykırı olarak para topladığını, bu işlemin yapılması esasında müvekkilinin dini ve milli duygularının istismar edildiğini, “kâr ve zarara ortak olacaksınız” denilerek, hile ile müvekkilinin davalı şirkete ortak edildiğini, paraların Kombassan Holding A.Ş. adına toplandığını, ancak Kombassan Tarım ve İnşaat A.Ş. adına kâr payı kuponlarını içeren belgeler verildiğini, davalı tarafın baştan itibaren müvekkilini dolandırmak niyeti ile hareket ettiğini, davacının 122.500 DM karşılığı 62.633 Euro alacağı olduğunu belirterek, ıslah dilekçesi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, sözleşmenin iptali ile şimdilik 5.000 Euro karşılığı olan 9.600 YTL’nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı ...Ş.’ne hisse senedi almak için müracaat ettiği ve bir şirketten nama yazılı 2.000 adet hisse satın almak suretiyle davalılardan Kombassan Holding A.Ş.’ne ortak olduğu,
Davacının diğer davalı ... İnşaat Tarım ve Sanayi İşletmeleri Tic.A.Ş.’den aldığı bir hissenin bulunmadığı ve adı geçen şirkete ortak olmadığı, TTK’nun 329. maddesinde açıklandığı üzere, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemeyeceği, TTK’nun 405/2. maddesinde açıklandığı üzere, pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyeceği, tasfiye payına müteallik hakların saklı olduğu, davacının kendi hür iradesi ile davalı şirkete ortak olmak için müracaat ettiği ve kendisine hisse senedi verildiği, şirketin pay defterine işlenmiş olup ortaklığının devam ettiği gerekçesiyle, davalı ...Ş. hakkındaki davanın esastan, diğer davalı hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine karar, Dairemiz’in 22.09.2008 tarih ve 2007/7865 E, 2008/10299 K sayılı kararı ile onanmış ise de, davacı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Dairemiz’in 20.05.2009 gün ve 2009/269 E sayılı kararı ile Dairemiz’in 22.09.2008 tarihli onama kararının kaldırılmasına karar verilmekle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verildi.
Dava, davacı tarafından 122.500 DM yatırmak suretiyle ortak olduğu davalı şirket ile yapılan sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin kısmen istirdadı istemine ilişkindir.
... ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı yönünden tefrik edilerek ayrı esas numaralarına kaydedilmiştir. Ancak, davacının davalı şirkete ne şekilde, ne zaman ortak olduğuna dair tüm delillerin işbu dosya içerine konulmadığı, bilirkişi raporunun ise tüm deliller toplanılmadan alındığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve ne şekilde ortak olduğu belirlendikten sonra, primli pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen primi oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı, genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların araştırılması, bu araştırmalar sonrası primli pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, bilirkişi raporunda tespit edildiği söylenen davacının sahibi bulunduğu belirtilen 2.000 adet payın nominal değeriyle, davacının yapmış olduğu ödeme arasında kalan farkın davalı şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, bu miktarla sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davacı tarafın delil listesinde yazılı deliller toplanılmadan, eksik inceleme ve yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009582300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz