Hamiline yazılı hisse senedi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/12614 E. 2010/991 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamiline yazılı hisse senedi↗ ortaklık sözleşmesi↗ hile↗ hisse senedi↗ hamil↗ anonim şirket↗ istirdat↗ kâr payı↗ eksik inceleme↗ husumet↗ e-defter↗
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Kombassan-Holding'e yönelik davanın husumetten, diğer davalı bakımından TTK'nun 329 ve 405.maddelerince şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle esastan davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658-7478 sayılı ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak,hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez.
Davacı vekili, Hollanda'da işçi olarak çalışan müvekkilinin iradesinin davalı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğinde bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, diğer davalı ... İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr payı ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait hisse senedi verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin istirdadını istemektedir.
Dosyada mevcut 22.06.2000 tarihli "Ortaklık Durum Belgesi" başlıklı belgede, davacının davalı ... İnş.A.Ş.'ye ait 3 ve 4.tertip 2220 adet hamiline yazılı hisse senedi aldığı ve karşılığında 173.715 DEM para ödediği yazılıdır.
Bu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni hisse senedi alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · hile · hisse senedi · anonim şirket · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait «defter» ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni «hisse senedi» alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan «eksik incelemeyle» verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr «payı» ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait «hisse senedi» verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin «istirdadını» istemektedir.
Mahkemece Kombassan-Holding'e yönelik davanın «husumetten», diğer davalı bakımından TTK'nun 329 ve 405.maddelerince şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle esastan davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658-7478 sayılı ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · ek prim · ıslah
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından «tefrik» edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4669 E. 2010/4730 K.
Ortak:ortaklık sözleşmesi · hile · hisse senedi · anonim şirket · eksik inceleme · husumet · e-defter · dava şartı
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait «defter» ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni «hisse senedi» alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan «eksik incelemeyle» verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr «payı» ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait «hisse senedi» verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin «istirdadını» istemektedir.
Mahkemece Kombassan-Holding'e yönelik davanın «husumetten», diğer davalı bakımından TTK'nun 329 ve 405.maddelerince şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle esastan davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658-7478 sayılı ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
Mahkemece Kombassan Holding A.Ş. aleyhine açılan davada TTK 329 ve 405. maddeleri uyarınca, şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle davanın esastan reddine, diğer davalı bakımından «husumetten» redde karar verilmiş ise de, hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · ek prim · ıslah
Benzer bu karardaDavacı vekili, yurt dışında çalışan müvekkilinin iradesinin davacı ... ile kâr-zarar «ortaklığı sözleşmesi» niteliğnide bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu, bilgilendirmeden diğer davalı A.Ş.’ne ait hisse senetleri verildiğini ileri sürerek verdiği 54.775 DM karşılığı 28.006 Euro'dan «ıslah» dilekçesiyle şimdilik 9.600 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ve 16 arkadaşı tarafından açılan dava, her bir davacı tarafından «tefrik» edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir.
Tüm delil ve belgeler dosyaya konulduktan, kayıt ve «defterler» getirildikten ve konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulunca davacının davalı şirkete veya şirketlere hangi tarihte ve şekilde ortak olduğu şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapılan ödemenin ne miktar, hangi davalıya yapıldığı belirlendikten sonra, primli (agiolu) pay senedi ihracı sonrası ortak olunması halinde, beher pay için değer olarak biçilen «primi» oluşturan kısma ilişkin alınmış bir genel kurul kararı olup olmadığı genel kurul kararı olması durumunda, bu miktarın şirketin yasal yedek akçesine eklenip eklenmediğine dair kayıtların da araştırılması, bu araştırma sonrası primli (agiolu) pay senedi ihracından söz edilememesi durumunda davalı şirketin sermaye miktarı ve pay adedi gözetilerek, “çoğun içinde az da vardır” kuralı gereğince davacının pay adedinin nominal değeriyle, yaptığı ödeme arasında kalan farkın şirket uhdesinde nedensiz kaldığı kabul edilerek, davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken, deliller toplanılmadan, olayla ilgili ceza davası olup olmadığı varsa bu davaya etkisi ve sonucunun beklenmesi gerekip gerekmediği araştırılıp belirlenmeden «eksik incelemeyle» yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile, Dairemizin onama kararının kaldırılarak …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2354 E. 2019/750 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1413 E. 2010/7082 K.
Ortak:hisse senedi · anonim şirket · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait «defter» ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni «hisse senedi» alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan «eksik incelemeyle» verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde «hile» ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr «payı» ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait «hisse senedi» verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin «istirdadını» istemektedir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ortaklıktan çıkarılma · rehin · pay defteri
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2-Dava, haklı nedenle «ortaklıktan çıkarılmasına» izin ile hisse bedeli olarak ödenen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/12614 E. , 2010/991 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.12.2006 gün ve 2006/21 - 2006/629 sayılı kararı onayan Daire’nin 18.06.2009 gün ve 2009/3658 - 2009/7478 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in Hollanda'daki faaliyetleriyle müvekkilinin milli ve dini duygularının sömürülerek iradesinin ifsadı suretiyle DM bazından % 20 kâr payı vaadiyle kâr-zarar ortaklığı şeklindeki bir sözleşme ilişkisine yöneltildiğini, ancak, daha sonra davalı ... yerine müvekkilinin hiçbir şekilde bilgilendirilmediği diğer davalıya ait birtakım belgeler verildiğini ve bu belgelerde kâr-zararını, halka arz yetkisi alınmadan hileye dayalı işlemlerle müvekkilinin yanıltıldığını ve aydınlatıcı bilgilendirmenin yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik (40.000) Euro karşılığı (63.600) YTL'nın faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının müvekkili Holding'in ortağı olmadığını, ortağı bulunduğu diğer müvekkili şirkete yöneltilen davanın ise TTK'nun 329.maddesi uyarınca dinlenilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece Kombassan-Holding'e yönelik davanın husumetten, diğer davalı bakımından TTK'nun 329 ve 405.maddelerince şirketin paylarını geri alamayacağı gerekçesiyle esastan davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658-7478 sayılı ilamıyla gerekçe eklenerek onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak,hüküm yeterli inceleme ve araştırmaya dayanmamaktadır. TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları, kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Şirket yetkili kurullarının bir kararı olmadıkça hisse senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilemez.
Davacı vekili, Hollanda'da işçi olarak çalışan müvekkilinin iradesinin davalı ... ile kâr-zarar ortaklığı sözleşmesi niteliğinde bir hukuki ilişki kurmaya yönelik olduğunu, diğer davalı ... İnş.A.Ş.'ye ortak olma yolunda bir girişim ve talebi olmadığı halde hile ve yanıltma sonucu müvekkilinin davalı ... yetkililerine alınan ve el konulan parasını iade etmemek ve bu paraya tekabül eden kâr payı ödemesinden kurtulmak amacıyla içi boşaltılmış ve eekonomik değeri kalmamış diğer davalı şirkete ait hisse senedi verilerek ortaklık bağı oluşturulduğunu ileri sürerek, yapılan ödemenin istirdadını istemektedir.
Dosyada mevcut 22.06.2000 tarihli "Ortaklık Durum Belgesi" başlıklı belgede, davacının davalı ... İnş.A.Ş.'ye ait 3 ve 4.tertip 2220 adet hamiline yazılı hisse senedi aldığı ve karşılığında 173.715 DEM para ödediği yazılıdır.
Bu durum karşısında, mahkemece uzman bilirkişi kuruluna davalı şirketlere ait defter ve kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının anılan davalıya ne şekilde ortak olduğu, şirket paydaşlığının kazanılıp kazanılmadığı, bu uğurda yapıldığı bildirilen ödemenin hangi davalıya yapıldığı, mübrez belgelere göre ortaklığın yeni hisse senedi alımı yoluyla gerçekleştiği görülmekle davacıya verilen hisse senetlerinin o tarihteki nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, eğer davacıdan nominal değerin üzerinde bir bedel alınmışsa primli (agiolu) hisse senedi çıkarılması yolunda şirket yetkili kurullarınca alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının belirlenmesi, böyle bir karar yoksa "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği davacıdan fazla alınan bedelin ödetilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulmadan eksik incelemeyle verilen kararın onanması doğru olmamış, davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile kararın değinilen bakımlardan bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 18.06.2009 gün ve 2009/3658 - 7478 sayılı ONAMA İLAMININ KALDIRILARAK yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin , temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 29.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008521200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz