Ortaklıktan çıkarılma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1413 E. 2010/7082 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklıktan çıkarılma↗ rehin↗ hisse senedi↗ pay defteri↗ anonim şirket↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, anonim şirketlerde çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına izin ile hisse bedeli olarak ödenen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı vekili müvekkilinin hisse bedeli olarak 31.300 DM ödediğini ileri sürmüştür. Davacının kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’ davacı ile kim olduğu tam olarak anlaşılmayan kişi imzasını taşımakta olup, 400 hisse karşılığı ödenen miktarın 31.300 DM olduğu açıklamasını içermektedir. Davacının imzası dışındaki imzanın davalıyla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 6.000.000.-TL olmak üzere toplam 400 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 2.400.000.000.- TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/761 E. 2014/3102 K.
Ortak:hisse senedi
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacının şirketteki ortaklık «kaydı» gözetildiğinde, TTK 329. ve 405. maddelerine göre, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği, davacının «hisse senedi» bedelini alamayacağı, kâr «payı dağıtılmasına» ilişkin ise, herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12/09/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · kâr dağıtımı · kâr payı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, davacının şirketteki ortaklık «kaydı» gözetildiğinde, TTK 329. ve 405. maddelerine göre, şirketin kendi hisselerini temellük edemeyeceği, davacının «hisse senedi» bedelini alamayacağı, kâr «payı dağıtılmasına» ilişkin ise, herhangi bir genel kurul kararı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12/09/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/758 E. 2010/6505 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp,davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
TTK'nun 329. ve 405 nci maddeleri uyarınca «anonim şirket» ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şahsi sorumluluk · ba formu · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, TTK.'nun 405/2 nci maddesi uyarınca şirkete vermiş olduğu sermayeyi isteyemeyeceği, «yönetim kurulu» üyesi olan diğer davalının «şahsi sorumluluğunun» bulunmadığı, ortaklığın kurulmasında bir etkisinin olmadığı, «husumet» düşmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline hisse talep «formu» imzalatılarak 4.235 DM ödeme yaptığını, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir.
Bu talep «formu» davalı şirketin unvanını taşımakta olup, hisse bedeli, adeti,ödenen miktar açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6531 E. 2017/5758 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:tüketici sıfatı · hizmet sözleşmesi · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacının ... olduğu ve kargo şirketi ile «hizmet sözleşmesini» yapan kişinin ise ... olduğu, davacı ...'in yasa kapsamında düzenlenen «tüketici sıfatına» haiz olmadığı, bu davada taraf olarak yer alamayacağı gerekçesiyle davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9910 E. 2010/4913 K.
Ortak:hisse senedi · pay defteri · anonim şirket · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, «anonim şirketlerde» çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi «rehin» olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalılar vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sözleşmesi · ba formu · ortaklık ilişkisi · yönetim kurulu kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin, Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir «anonim şirket» olduğu, davacının davalı şirkette 348 adet hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, şirket «yönetim kurulu» başkanının kişisel sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi «ortaklık sözleşmesinin» kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davanın redd …
Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkiline hisse talep «formu» imzalatılarak 30.000 DM ödeme yaptığını, geçerli şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmiştir.
Bu talep «formu» davalı şirketin unvanını taşımakta olup, ‘Kabul Edilebilecek Birim Fiyatı 25.000.000 TL’ ve ödenen miktarın 25.000 DM ve 5.000 DM. olduğu açıklamasını içermekte, davacı ile başkasının imzasını taşımaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11973 E. 2010/1857 K.
Ortak:hisse senedi · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık «pay defterinin» davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket «defter» ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibarıyla nominal değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli «hisse senedi» çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında "çoğun içinde az da" vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalıların hukuki durumlarının buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin onama kararının kaldırılarak kararın açıklanan nede …
Dosyada bulunan «hisse senedi» fotokopisi örneklerinden davacının beher pay değeri 500.000 TL olmak üzere toplam 100 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 50.000.000 TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · limited şirket · kâr payı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/1413 E. , 2010/7082 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.03.2008 tarih ve 2007/504 - 2008/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ortak olduğunu, sonra verdiği parayı başka alanda kullanmak için yaptığı ortaklıktan çıkış talebinin yerine getirilmediğini, haklı nedeninin olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini ve ödediği 31.300 DM ortaklık payının rayiç değerinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin anonim şirket statüsünde bulunduğunu, ortaklıktan çıkmanın mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalının ortağı olduğu, anonim şirketlerde çıkma veya çıkarılmaya yer verilmediği, ayrıca anonim şirketlerin kendi paylarını temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da alamayacağı ve TTK.nun 405/2 nci maddesi uyarınca sermaye olarak verdiğini geri alamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, haklı nedenle ortaklıktan çıkarılmasına izin ile hisse bedeli olarak ödenen paranın iadesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Yetkili kurulların bir kararı olmadıkça pay senetleri de nominal bedellerinin üzerinde arz edilmezler.
Somut olayda davacı vekili müvekkilinin hisse bedeli olarak 31.300 DM ödediğini ileri sürmüştür. Davacının kanıtları arasında sunulan ‘ortaklık durum belgesi’ davacı ile kim olduğu tam olarak anlaşılmayan kişi imzasını taşımakta olup, 400 hisse karşılığı ödenen miktarın 31.300 DM olduğu açıklamasını içermektedir. Davacının imzası dışındaki imzanın davalıyla nasıl bir bağlantısının olduğuna yönelik bilgiye yer vermemiştir. Davalı vekili, davalının ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgeye göre, davacının beher pay değeri 6.000.000.-TL olmak üzere toplam 400 pay sahibi olduğu ve bu payların toplam değerinin 2.400.000.000.- TL tutarında bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında, mahkemece, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, davacının davalı şirkete ne şekilde ortak olduğu, şirket ortaklığının kazanılıp kazanılmadığı, pay senedi almak mı yoksa devir suretiyle ortak mı olduğunun tespiti, şayet yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise, davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle değerinin ne olduğunun araştırılması, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir karar bulunup bulunmadığının belirlenmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da’ vardır kuralı gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve davalının hukuki durumunun buna göre tayin edilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1023635100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz