İhtiyati haciz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4375 E. 2010/4699 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun ifası↗ rehnin paraya çevrilmesi↗ para alacağı↗ hesap kat↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ i̇i̇k 257↗ rehin↗ müteselsil kefil↗ muacceliyet↗ ipotek↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ kefil↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamına göre, alacak miktarının belli olmadığı, asıl borçlunun kullandığı kredi karşılığında ipotek verdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, genel kredi sözleşmelerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, alacağın muaccel olması da koşullardan biri olarak öngörüldüğü gibi, ayrıca istemin, alacaklının nakdi alacağının varlığına delalet eden, mahkemeye bu yönde oldukça kanaat veren ve İİK'nun 68/b maddesi anlamında olması yasal zorunluluk olmayan bir belgeye bağlı olması da gerekir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
Diğer yandan, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan borçlular hakkındaki istem bakımından, önce asıl borçluya gidilmesi ve rehinleri paraya çevirtme şartları aranmamalıdır. Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın 257. maddesine göre de, rehinde temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz konusu alacağın kefilleri ile ilgili bir düzenleme değildir. Kefillere ilişkin özel düzenleme ise BK'nun 487/1. maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen ile karşı taraf arasında genel kredi sözleşmeleri aktedilmiş olup, bu sözleşmeler nedeniyle ihtiyati haciz isteyen bankanın alacağının 1.563.748,58 TL olduğu karşı tarafa tebliğ edilen hesap kat ihtarından anlaşılmaktadır. Kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan ... 934.000,00 TL'lık ipotek vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık ihtiyati haciz istendiği gibi, sözleşmelerin müşterek borçlu müteselsil kefillerinin borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun ipotek verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair ihtiyati haciz istediği, diğerlerinin genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve kefil olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14854 E. 2012/17854 K.
Ortak:borcun ifası · rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise BK'nun 487/1. maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Benzer bu kararda… borçlu lehine verilmesi halinde bu durumun anılan yasal düzenleme uyarınca kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak asıl borçlu davalı Re-Al Kimyasal Değerler Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin taşınmazında kurulan ipoteğin «müşterek borçlu müteselsil kefil» davalı gerçek kişiler lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik talebin değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanunu'nun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak müşterek borçlu-müteselsil kefiller hakkındaki ihtiyati haciz isteminin, rehinle temin olunan kısmı yönünden reddi doğru olmamış, karar …
Mahkemece dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda, «genel kredi sözleşmesinde» belirtilen alacağın 1.500.000,00 TL'lik kısmının rehinle temin olunduğundan, rehinle temin olunan kısım hakkında İİK.'nun «257». maddesindeki şartlar oluşmadığından «ihtiyati haciz» talebinin reddine, rehinle temin edilmeyen 82.261,38 TL'lık miktar için talebin kabulüne, İİK.'nun 257/1 ve müteakip maddelerine tevfikan borçluların borca yetecek …
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise Borçlar Kanunu'nun 487/1 nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden doğan dava · iflas · teminat
Benzer bu karardaAlacaklı Banka tarafından borçlu ve «kefiller» hakkında «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın tahsiline yönelik olarak «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin rehinle temin edilmeyen borç miktarı üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nun 45'nci maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
… borçlu lehine verilmesi halinde bu durumun anılan yasal düzenleme uyarınca kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak asıl borçlu davalı Re-Al Kimyasal Değerler Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin taşınmazında kurulan ipoteğin «müşterek borçlu müteselsil kefil» davalı gerçek kişiler lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik talebin değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanunu'nun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak müşterek borçlu-müteselsil kefiller hakkındaki ihtiyati haciz isteminin, rehinle temin olunan kısmı yönünden reddi doğru olmamış, karar …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6966 E. 2012/10210 K.
Ortak:borcun ifası · rehnin paraya çevrilmesi · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · muacceliyet · ihtiyati haciz · kefil · İhtiyati haciz
İncelediğiniz karardaZira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
İİK'nun «257». maddesinde «ihtiyati haciz» talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, alacağın «muaccel» olması da koşullardan biri olarak öngörüldüğü gibi, ayrıca istemin, alacaklının nakdi alacağının varlığına delalet eden, mahkemeye bu yönde oldukça kanaat veren ve İİK'nun 68/b maddesi anlamında olması yasal zorunluluk olmayan bir belgeye bağlı olması da gerekir.
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise BK'nun 487/1. maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Benzer bu kararda… ildiği, yapılan incelemesinde takip alacaklısının Finanbank AŞ, takip borçlusunun ..., takip miktarının 38,452,33 TL olduğu, takip borçlusu ...'ya ait araç üzerinde «rehin» bulunduğu Yargıtay içtihatları ve İİK'nun «257»/1 maddesine göre «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş bulunması ve «muaccel» olması gerektiği «ihtiyati hacze itiraz» edeninin itirazının yerinde ve haklı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise Borçlar Kanunu'nun 487/1 nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
… re başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı Banka tarafından rehnin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak asıl borçlu ...'nın traktöründe kurulan rehnin, muteriz borçlu «kefiller» ... ve ... lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak davacılar itirazın kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekm …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtiyati hacze itiraz · sözleşmeden doğan dava · iflas · teminat
Benzer bu kararda… ildiği, yapılan incelemesinde takip alacaklısının Finanbank AŞ, takip borçlusunun ..., takip miktarının 38,452,33 TL olduğu, takip borçlusu ...'ya ait araç üzerinde «rehin» bulunduğu Yargıtay içtihatları ve İİK'nun «257»/1 maddesine göre «ihtiyati haciz» kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş bulunması ve «muaccel» olması gerektiği «ihtiyati hacze itiraz» edeninin itirazının yerinde ve haklı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Alacaklı Banka tarafından borçlu ve «kefiller» hakkında «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın tahsiline yönelik olarak «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nun 45'nci maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
… re başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı Banka tarafından rehnin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak asıl borçlu ...'nın traktöründe kurulan rehnin, muteriz borçlu «kefiller» ... ve ... lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak davacılar itirazın kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekm …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5427 E. 2012/7536 K.
Ortak:borcun ifası · rehnin paraya çevrilmesi · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun «ipotek» verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair «ihtiyati haciz» istediği, diğerlerinin «genel kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve «kefil» olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu kararda… başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı banka tarafından ipoteğin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...’nın taşınmazında kurulan ipoteğin muteriz borçlu kefil İbrahim Asıyonca lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak müşterek borçlu-müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görül …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak «kefil» ...’nın taşınmazında «ipotek» tesis edildiği, takip talebinde de bu husus belirtilerek icrai hacze dönüştürüldüğü, rehinle temin edilmiş bir alacak bulunduğu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının İİK’unun «265»/4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kefillere ilişkin özel düzenleme ise Borçlar Kanununun 487/1 nci maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» üstlenmiş ise alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · sözleşmeden doğan dava · iflas · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «genel kredi sözleşmesinin» «teminatı» olarak «kefil» ...’nın taşınmazında «ipotek» tesis edildiği, takip talebinde de bu husus belirtilerek icrai hacze dönüştürüldüğü, rehinle temin edilmiş bir alacak bulunduğu, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle itirazın kabulü ile «ihtiyati haciz» kararının İİK’unun «265»/4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir.
Alacaklı banka tarafından borçlu ve «kefiller» hakkında «kredi sözleşmesinden doğan» alacağın tahsiline yönelik olarak «ihtiyati haciz» isteminde bulunulmuş, mahkemece ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir.
İİK’nun 45 nci maddesine göre rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla takip yapabilir.
… başvurulmasını engellemeyeceği hususu dikkate alınarak, alacaklı banka tarafından ipoteğin asıl borçlu lehine verildiği ileri sürüldüğünden mahkemece kredi borcuna «teminat» olarak «müşterek borçlu müteselsil kefil» ...’nın taşınmazında kurulan ipoteğin muteriz borçlu kefil İbrahim Asıyonca lehine verilip verilmediğinin araştırılarak sonucuna göre «ihtiyati haciz» kararına yönelik itirazın değerlendirilmesi gerekirken, Borçlar Kanununun kefillere yönelik anılan hükmü nazara alınmadan İİK’nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak müşterek borçlu-müteselsil kefil tarafından yapılan itirazın kabul edilerek yazılı gerekçe ile ihtiyati haczin kaldırılması doğru görül …
5 benzer karar daha
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16228 E. 2011/182 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun «ipotek» verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair «ihtiyati haciz» istediği, diğerlerinin «genel kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve «kefil» olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaO halde, davacı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» davalılar aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK.nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, itiraz eden kooperatif tarafından ihtiyati hacze konu borç için «ipotek» verildiğinden «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin İİK'nun «257»/ilk maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüyle ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasına» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kefalet · iflas · taşıyan
Benzer bu karardaO halde, davacı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» davalılar aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başvurulmasını engellemeyeceği hususu da dikkate alınmak suretiyle bir karar vermek gerekirken, mahkemece salt borçlu açısından düzenleme içeren İİK.nun «257»/1 nci maddesine dayanılarak istemin reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre,rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4254 E. 2012/5778 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun «ipotek» verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair «ihtiyati haciz» istediği, diğerlerinin «genel kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve «kefil» olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenlerin itiraz nedenlerinin İİK’nun «265». maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle borçluların yokluğunda verilen itirazın reddine ilişkin karar Dairemizce itirazın «incelenmesi duruşmalı» olarak yapıldığı ancak itiraz edenler vekiline gönderilen duruşma gününü içerir «tebligatın» duruşma gününden sonraki bir tarihte tebliğ edildiği, duruşmanın itiraz edenler vekilinin yokluğunda yapılarak karar verildiği ve bu şekilde «savunma hakkının kısıtlandığı» gereçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez İİK'nın «257».maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı «ihtiyati haciz» talebinde bulunabileceğinden ve «ihtiyati hacze itiraz» edenlere ait taşınmazlara asıl borçlu şirketin borçlarının «teminatını» teşkil edecek şekilde «ipotek» tesis edildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular aleyhine, kefilin «kefaletinin» «teminatı» olarak değil borçlunun borcunun teminatı için tesis edilen «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilm …
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:savunma hakkının kısıtlanması · savunma hakkı · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ön inceleme duruşması · kısıtlılık · kefalet · vade
Benzer bu karardaMahkemece, itiraz edenlerin itiraz nedenlerinin İİK’nun «265». maddesinde sayılan nedenlerden olmadığı gerekçesiyle borçluların yokluğunda verilen itirazın reddine ilişkin karar Dairemizce itirazın «incelenmesi duruşmalı» olarak yapıldığı ancak itiraz edenler vekiline gönderilen duruşma gününü içerir «tebligatın» duruşma gününden sonraki bir tarihte tebliğ edildiği, duruşmanın itiraz edenler vekilinin yokluğunda yapılarak karar verildiği ve bu şekilde «savunma hakkının kısıtlandığı» gereçeleriyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez İİK'nın «257».maddesinde rehinle temin edilmemiş ve «vadesi» gelmiş bir para borcunun alacaklısı «ihtiyati haciz» talebinde bulunabileceğinden ve «ihtiyati hacze itiraz» edenlere ait taşınmazlara asıl borçlu şirketin borçlarının «teminatını» teşkil edecek şekilde «ipotek» tesis edildiği gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, «ihtiyati haciz» isteyen alacaklının, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» «ihtiyati hacze itiraz» eden borçlular aleyhine, kefilin «kefaletinin» «teminatı» olarak değil borçlunun borcunun teminatı için tesis edilen «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak ihtiyati haciz talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek sonucuna göre karar verilm …
-
İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5782 E. 2011/5669 K.
Ortak:borcun ifası · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · ihtiyati haciz · kefil · haciz
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun «ipotek» verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair «ihtiyati haciz» istediği, diğerlerinin «genel kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve «kefil» olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaO halde, alacaklı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başv …
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «ihtiyati haciz» kararı verilmiş ise de, banka alacağının rehinle «teminat» altına alınmış olduğu, İİK’nun «257». maddesi gereğince ancak «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kefillerin sorumluluğu ise, BK'nun 487/1. maddesinde hükme bağlanmış olup, anılan düzenlemeye göre «kefil», borçlu ile beraber «müteselsil kefil» ve müşterek müteselsil borçlu sıfatı ile veya bu gibi diğer bir sıfatla «borcun ifasını» deruhte etmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaatla rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rehinle temin edilmemiş alacak · i̇i̇k 265 · kefalet · olumsuz oy · taşıyan · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, «ihtiyati haciz» kararı verilmiş ise de, banka alacağının rehinle «teminat» altına alınmış olduğu, İİK’nun «257». maddesi gereğince ancak «rehinle temin edilmemiş alacaklar» için ihtiyati haciz kararı verilebileceği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
O halde, alacaklı bankanın, «kredi sözleşmesinde» müşterek müteselsil borçlu ve «kefil» sıfatı «taşıyan» borçlular aleyhine «rehine» başvuru şartı olmaksızın BK'nun 487/1. maddesine dayanarak «ihtiyati haciz» talebinde bulunmasında engel bir durum bulunmadığı gözetilerek, «ipotek» belgeleri getirtilip «kefalet» borcu için ipotek verilip verilmediği ve ihtiyati haciz şartlarının varlığı açısından inceleme yapılmak, eğer ipotek asıl borçlu lehine verilmiş ise kefillere başv …
1-Talep, «ihtiyati haciz» kararına karşı itiraza ilişkin olup, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın incelenmesi usulü İİK’nun «265».maddesinde düzenlenmiştir.
Şti. yönünden de bir karar verilmesi gerekirken anılan şirket hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemiş olmaması doğru görülmemiş, hükmün alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14902 E. 2013/21047 K.
Ortak:rehnin paraya çevrilmesi · hesap kat · i̇i̇k 257 · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · kefil
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun «ipotek» verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair «ihtiyati haciz» istediği, diğerlerinin «genel kredi sözleşmesinin» müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve «kefil» olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Benzer bu karardaMahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından İİK’nın «257». maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
1- Talep, «genel kredi sözleşmesinin» müteselsil kefilleri ile talep dışı asıl borçlunun borçları için «ipotek» veren ...’a yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Somut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen karşı tarafa «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek «temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nın «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ipotek limiti · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kefalet · ihtarname · temerrüt · teminat
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen karşı tarafa «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek «temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nın «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan aleyhine «ihtiyati haciz» istenen ..., «kefalet» borcunun «teminatı» olarak değil, asıl borcun teminatı olarak «ipotek» vermiş olup, aynı zamanda ipotek resmi senedinde «ipotek limiti» ölçüsünde vermiş olduğu kefalet de geçerlidir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, alacak «ipotekle» «teminat» altına alındığından İİK’nın «257». maddesindeki şartları taşımadığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3125 E. 2013/5182 K.
Ortak:hesap kat · müşterek borçlu müteselsil kefil · i̇i̇k 257 · rehin · müteselsil kefil · ipotek · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz
İncelediğiniz kararda934.000,00 TL'lık «ipotek» vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık «ihtiyati haciz» istendiği gibi, sözleşmelerin «müşterek borçlu müteselsil kefillerinin» borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak «rehnin paraya çevrilmesi» yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın «257». maddesine göre de, «rehinde» temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine «ihtiyati haciz» talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz …
Somut olayda, «ihtiyati haciz» isteyen ile karşı taraf arasında «genel kredi sözleşmeleri» aktedilmiş olup, bu sözleşmeler nedeniyle ihtiyati haciz isteyen bankanın alacağının 1.563.748,58 TL olduğu karşı tarafa tebliğ edilen «hesap kat» ihtarından anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen ...'a «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlu temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, aleyhine ihtiyati haciz istenilenlerden ... ve ... «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldıkları gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle asıl borçlu ...'nın bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazlarına «ipotek» de tesis ettirmişlerdir.
1- Talep, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen tarafın müşterek borçlu ve «müteselsil kefili» bulunduğu «genel kredi sözleşmesine» dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, borçlulardan ... ve ... tarafından belirtilen kredi borcuna «rehin» verildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu temerrüdü · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kefalet · iflas · ihtarname · temerrüt
Benzer bu karardaSomut olayda, aleyhine «ihtiyati haciz» istenilen ...'a «hesap kat ihtarnamesi» tebliğ edilerek anılan «borçlu temerrüde» düşürüldüğüne ve bu nedenle İİK'nun «257»'nci maddesinde sayılan koşullar oluştuğuna göre, bu borçlu yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken talebin reddedilmesi doğru görülmemiştir. ...- Ayrıca, aleyhine ihtiyati haciz istenilenlerden ... ve ... «kredi sözleşmesinde» «müşterek borçlu müteselsil kefil» olarak yer aldıkları gibi, aynı sözleşme ilişkisi nedeniyle asıl borçlu ...'nın bankaya olan borcuna karşılık kendi taşınmazlarına «ipotek» de tesis ettirmişlerdir.
İİK'nun 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu «iflasa» tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.
Bu durumda, «ipotek» belgesi getirtilip, ipoteğin asıl borçlu için mi yoksa kendi «kefaletleri» nedeniyle mi verildiği incelenerek, ipotek kendi kefaletleri için verilmediği takdirde «kefiller»... yönünden dahi «ihtiyati haciz» kararı verilmesi gerekirken bu borçlular yönünden de «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/4375 E. , 2010/4699 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sivas 2.Asilye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.01.2010 tarih ve 2010/14 - 2010/14 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati haciz isteminde bulunan davacı-alacaklı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen vekili, müvekkilinden kredi çeken davalılar hesabının kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, asıl borçlu ile müşterek borçlu ve müteselsil kefillerin ödeme yapmadığını, asıl borçlu olan ...'ın 934.000,00 TL bedelli ipotek verdiğini ileri sürerek, müşterek borçlu müteselsil kefil olan Burhan ve ... bakımından toplam borç miktarı olan 1.563.748,58 TL, asıl borçlu bakımından ise 629.748,58 TL'nın tahsili amacıyla menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, alacak miktarının belli olmadığı, asıl borçlunun kullandığı kredi karşılığında ipotek verdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz isteyen vekili temyiz etmiştir.
İstem, genel kredi sözleşmelerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edebilmenin koşulları sıralanmış olup, alacağın muaccel olması da koşullardan biri olarak öngörüldüğü gibi, ayrıca istemin, alacaklının nakdi alacağının varlığına delalet eden, mahkemeye bu yönde oldukça kanaat veren ve İİK'nun 68/b maddesi anlamında olması yasal zorunluluk olmayan bir belgeye bağlı olması da gerekir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır.
Diğer yandan, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan borçlular hakkındaki istem bakımından, önce asıl borçluya gidilmesi ve rehinleri paraya çevirtme şartları aranmamalıdır. Zira, İİK'nun 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın takibi ancak rehnin paraya çevrilmesi yolu ile yapılabilir ve Aynı yasanın 257. maddesine göre de, rehinde temin edilmemiş borcun alacaklısı, borçlu aleyhine ihtiyati haciz talebinde bulunabilir ise de, gerek İİK'nun 45. maddesi ve gerekse 257/1. maddesindeki düzenlemeler borçlu ile ilgili düzenlemeler olup, takip yada ihtiyati haciz konusu alacağın kefilleri ile ilgili bir düzenleme değildir. Kefillere ilişkin özel düzenleme ise BK'nun 487/1. maddesinde yapılmış olup, anılan madde gereğince kefil, borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını üstlenmiş ise, alacaklı, asıl borçluya müracaat ve rehinleri paraya çevirtmeden önce kefil aleyhine de takibat yapabilir.
Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen ile karşı taraf arasında genel kredi sözleşmeleri aktedilmiş olup, bu sözleşmeler nedeniyle ihtiyati haciz isteyen bankanın alacağının 1.563.748,58 TL olduğu karşı tarafa tebliğ edilen hesap kat ihtarından anlaşılmaktadır. Kredi sözleşmesinin asıl borçlusu olan ... 934.000,00 TL'lık ipotek vermiş olduğundan bu borçlu aleyhine 629.748,58 TL'lık ihtiyati haciz istendiği gibi, sözleşmelerin müşterek borçlu müteselsil kefillerinin borcu ise 1.563.748,58 TL'dır.
Bu durumda mahkemece, istemde bulunan banka vekilinin asıl borçlunun ipotek verdiği kısmı düşerek bu borçlu bakımından geriye kalan kısma dair ihtiyati haciz istediği, diğerlerinin genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri oldukları ve kefil olan bu borçlular aleyhine tüm alacak için istemde bulunabileceği nazara alınmak suretiyle istemin kabulün karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati haciz isteminde bulunan davacı-alacaklı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı banka yararına BOZULMASINA, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017342700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz