6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/4454 E. 2010/4425 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası tebliğ tarihi temerrüt tarihi vade temerrüt faizi ortaklık ilişkisi ihtarname icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı temerrüt görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, görevli mahkemenin Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının, davalıdan gecikme cezası veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü, anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalının sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş A.Ş.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş A.Ş.’nin bu tarihler için uyguladığı değişen oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.

Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcuna, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir. Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Öte yandan, icra takibine konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3607 E. 2010/3716 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3609 E. 2010/3980 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3608 E. 2010/4679 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3605 E. 2010/3746 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3610 E. 2010/3407 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4488 E. 2010/4898 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/4454 E.  ,  2010/4425 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2008 tarih ve 2006/612-2008/209 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili,müvekkilinin ortağı bulunan davalının aidat ve gecikme faizi borcunu ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını,bir kısım alacağı kabul ederek 1.874.000.000 TL asıl alacak ve 14.909.000.000 TL işlemiş faiz borcuna itiraz ettiğini ileri sürerek,itirazın iptaline,takibin devamına ve %40 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, görevli mahkemenin Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının, davalıdan gecikme cezası veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen ihtarname ile temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü, anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davalının sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkin olup, davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş A.Ş.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir.

Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş A.Ş.’nin bu tarihler için uyguladığı değişen oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.

Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcuna, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir.

Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2-Öte yandan, icra takibine konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017311100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.