İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3605 E. 2010/3746 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ gecikme faizi↗ tebliğ tarihi↗ temerrüt tarihi↗ mahsup↗ vade↗ temerrüt faizi↗ ortaklık ilişkisi↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dosya masrafı↗ ilan↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masraf karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya ilan tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği ihtarname tarihi olan 03/11/2003 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen asıl alacak miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin mahsup edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş AŞ.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş AŞ.’nin bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.
Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir. Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3607 E. 2010/3716 K.
Ortak:tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının, davalıdan «gecikme cezası» veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname davalının temerrüde düşürüldüğü,anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2-Öte yandan, icra takibine konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının, davalıdan «gecikme cezası» veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname davalının temerrüde düşürüldüğü,anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3609 E. 2010/3980 K.
Ortak:tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · dosya masrafı · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaAncak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıdan talep edebileceği asıl alacağın 1.330,00 TL, «işlemiş faiz» alacağının 2.446,77 TL olduğu gerekçesiyle bu miktar alacağa yapılan itirazın iptaline, takibin bu mikta üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talep ile «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalıdan talep edebileceği asıl alacağın 1.330,00 TL, «işlemiş faiz» alacağının 2.446,77 TL olduğu gerekçesiyle bu miktar alacağa yapılan itirazın iptaline, takibin bu mikta üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talep ile «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4454 E. 2010/4425 K.
Ortak:tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · ihtarname · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «görevli» mahkemenin Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının, davalıdan «gecikme cezası» veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü, anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2-Öte yandan, icra takibine konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, «görevli» mahkemenin Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacının, davalıdan «gecikme cezası» veya faiz talep edebilmesi için borçlunun usulüne uygun bir şekilde çekilen «ihtarname» ile «temerrüde» düşürülmesi gerektiği, davacı kooperatif tarafından düzenlendiği anlaşılan ve davalının borcunu gösteren 03.11.2003 tarihli ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü, anılan bu tarih itibariyle dava konusu borca faiz işletildiği, davacı kooperatif anasözleşmesinin 111/2 maddesi hükmününün nazara alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin ise reddine karar verilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3608 E. 2010/4679 K.
Ortak:gecikme faizi · tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · ihtarname · asıl alacak
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme «masraflarını» karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine «vade» verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı kooperatifin borçlarını davalıya bildirdiğini 03.11.2003 günlü «ihtarname» ile ispatladığı, bu durumda davalının 03.11.2003 tarihinde «temerrüde» düştüğü, bu tarihten önce davalıdan faiz talebinde bulunulamayacağı, anasözleşmenin 111 nci maddesi uyarınca ortakların ödenmeyen borçlarına kooperatifin elektrik kullandığı MEDAŞ’ın kooperatife uyguladığı oranda «temerrüt faizi» uygulanmasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen «asıl alacak» miktarı olan 1.012,50 YTL’ye yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen asıl alacak miktarı olan 688,50 YTL ile itirazın iptaline karar verilen 1.012,50 YTL asıl alacağın toplamı olan 1.701,00 YTL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03.11.2003 tarihinden icra takibine başlandığı 15.09.2004 tarihine kadar MEDAŞ’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan aylık % 4 oranı üzerinden hesaplanan 707,61 YTL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak miktarı olan 1.701,00 YTL’ye icra takip tarihinden itibaren MEDAŞ’ın uyguladığı aylık % 4 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla artık davalının «temerrüde» düştüğü sulama borçları yönünden MEDAŞ’ın bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda «temerrüt faizlerinin» uygulanması gereklidir.Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da …
Davacı kooperatif anasözleşmesinin 110 ncu maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme «masraflarını» karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111 nci maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine «vade» verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3610 E. 2010/3407 K.
Ortak:kısmi itiraz · gecikme faizi · tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · ihtarname · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme «masraflarını» karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine «vade» verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının su talep fişleri ile 03.11.2003 tarihli «ihtarnameyi» tebellüğ ettiğine dair imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği, takibinde (857) YTL'lık «kısmına itirazda» bulunmadığı, buna göre davalının 03.11.2003 tarihinde «temerrüde» düştüğü ve bu tarihten önce davalıdan faiz talebinde bulunulamayacağı, daha önceki tarihe ilişkin «ilan» tutanağı veya başka bir belge ile davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı, anasözleşmenin 111.maddesi uyarınca ortakların ödenmeyen borçlarına kooperatifin elektrik kullandığı Medaş'ın kooperatife uyguladığı oranda «temerrüt faizi» uygulanacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının (653) YTL asıl alacağa yönelik itirazının iptaline, itiraz edilmeyen (857) YTL «asıl alacak» miktarı ile birlikte toplam (1.510) YTL'nın 03.11.2003 temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar hesaplanan (599,97) YTL «gecikme faizi» alacağına yönelik itirazın iptaline, toplam (1.510) YTL asıl alacak miktarına icra takip tarihinden itibaren Medaş'ın uyguladığı 1 aylık % 4 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak likid olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme «masraflarını» karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine «vade» verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4488 E. 2010/4898 K.
Ortak:kısmi itiraz · tebliğ tarihi · temerrüt tarihi · vade · temerrüt faizi · ortaklık ilişkisi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… e bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve «masraf» karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya «ilan» tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği «ihtarname» tarihi olan 03/11/2003 tarihinin «temerrüt tarihi» olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen «asıl alacak» miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin «mahsup» edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL «gecikme faizine» yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif «ortaklık ilişkisinden» kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına «icra inkar tazminatına» da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… , incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife borçlu bulunmasına karşın yapılan icra takibine haksız olarak «kısmi itiraz» ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin itiraz ettiği kısım olan 3.800 YTL «asıl alacak», 3.029 YTL «gecikme cezası» üzerinden devamına, gecikme cezası oranının aylık %4 olarak uygulanmasına, itiraza uğrayan miktarın %40’ından az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Ancak, yine mahkemece «temerrüt tarihinin» belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının «tebliğ tarihi» olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren «temerrüt faizi» yürütülmüştür.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davanın kısmen kabulü ile icra takibinin «asıl alacak» miktarı olan 2.901,50 YTL’nin takip tarihinden itibaren...’ın uyguladığı faiz oranı işletilmek suretiyle devamına, alacak likit olmadığından davacının «icra inkar tazminatı» isteminin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme cezası
Benzer bu kararda… , incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife borçlu bulunmasına karşın yapılan icra takibine haksız olarak «kısmi itiraz» ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin itiraz ettiği kısım olan 3.800 YTL «asıl alacak», 3.029 YTL «gecikme cezası» üzerinden devamına, gecikme cezası oranının aylık %4 olarak uygulanmasına, itiraza uğrayan miktarın %40’ından az olmamak üzere «icra inkar tazminatına» karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/3605 E. , 2010/3746 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/613-2008/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ortağı olduğu S.S Dinek-Dineksaray Köyleri Sulama Kooperatifi anasözleşmesinin 111. maddesinde su parasının peşin ödeneceğinin fakat kooperatifin vade vermesi halinde başka müesseselere ödediği nispette faiz ve masraf alınacağı hükmünün düzenlendiğini, kooperatif ortaklarının kooperatife borçlarını zamanında ödemedikleri için Medaş’ın ve SSK’ya olan borçlarını ödeyemeyen kooperatife bu kurumların aylık %4 gecikme cezası uyguladığını, davalının 30/04/2004 tarihli 891 nolu makbuzla yaptığı 1.000 TL’nin 399,50 TL kısmının gecikme cezasından düşüldüğünü, davalıya 03/11/2003 tarihinde borcunu gösteren ihtarnamenin tebliğ edildiğini ileri sürerek, davalı hakkında başlatılan takip borcunun 6.594 TL kısmına yapılan itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı kooperatife ortaklarının ne kadar borcu olduğunun belli olmadığını,kooperatif tarafından toplanan sulama paralarının ilgili kurumlara yatırılmadığını, asıl borcun 1.495 TL kısmının kabul edildiğini, 30/03/2004 tarihli 891 nolu makbuzla 1.000 TL daha ödeme yapıldığını, bunun 399,50 TL kısmının gecikme cezasından düşüldüğünü, yasal olarak borç ihbarı yapmayan kooperatifin faiz talep etmeye hakkının bulunmadığını, yargılama sırasında da ana borcu kabul ettiklerini, gecikme cezasına yapılan itirazın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masraf karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya ilan tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği ihtarname tarihi olan 03/11/2003 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen asıl alacak miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin mahsup edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, davalının 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.
Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş AŞ.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir.
Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş AŞ.’nin bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.
Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir.
Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016808600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz