6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3605 E. 2010/3746 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz gecikme faizi tebliğ tarihi temerrüt tarihi mahsup vade temerrüt faizi ortaklık ilişkisi ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı ilan temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masraf karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya ilan tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği ihtarname tarihi olan 03/11/2003 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen asıl alacak miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin mahsup edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davalının 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş AŞ.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş AŞ.’nin bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.

Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir. Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3607 E. 2010/3716 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3609 E. 2010/3980 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4454 E. 2010/4425 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3608 E. 2010/4679 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3610 E. 2010/3407 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4488 E. 2010/4898 K.

    Ortak: · İtirazın iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3605 E.  ,  2010/3746 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.06.2008 tarih ve 2006/613-2008/287 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının ortağı olduğu S.S Dinek-Dineksaray Köyleri Sulama Kooperatifi anasözleşmesinin 111. maddesinde su parasının peşin ödeneceğinin fakat kooperatifin vade vermesi halinde başka müesseselere ödediği nispette faiz ve masraf alınacağı hükmünün düzenlendiğini, kooperatif ortaklarının kooperatife borçlarını zamanında ödemedikleri için Medaş’ın ve SSK’ya olan borçlarını ödeyemeyen kooperatife bu kurumların aylık %4 gecikme cezası uyguladığını, davalının 30/04/2004 tarihli 891 nolu makbuzla yaptığı 1.000 TL’nin 399,50 TL kısmının gecikme cezasından düşüldüğünü, davalıya 03/11/2003 tarihinde borcunu gösteren ihtarnamenin tebliğ edildiğini ileri sürerek, davalı hakkında başlatılan takip borcunun 6.594 TL kısmına yapılan itirazın iptali ile %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı kooperatife ortaklarının ne kadar borcu olduğunun belli olmadığını,kooperatif tarafından toplanan sulama paralarının ilgili kurumlara yatırılmadığını, asıl borcun 1.495 TL kısmının kabul edildiğini, 30/03/2004 tarihli 891 nolu makbuzla 1.000 TL daha ödeme yapıldığını, bunun 399,50 TL kısmının gecikme cezasından düşüldüğünü, yasal olarak borç ihbarı yapmayan kooperatifin faiz talep etmeye hakkının bulunmadığını, yargılama sırasında da ana borcu kabul ettiklerini, gecikme cezasına yapılan itirazın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kooperatif anasözleşmesinin 111/2. maddesinde ortaklardan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masraf karşılığı alınır hükmünün yer aldığı, daha önce bildirildiğine ilişkin belge veya ilan tutanağı sunulmadığından, kooperatifin davalıya borcun bildirdiği ihtarname tarihi olan 03/11/2003 tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edildiği, bu tarihten önce faiz talep edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen ancak yargılama sırasında davalı tarafından kabul edilen asıl alacak miktarı 2.300 TL’den, 31/08/2004 tarihli takipten önce 30/03/2004 tarihinde yapılan ve henüz temerrüde düşmediği hâlde gecikme cezasından düşülen 399,50 TL’nin mahsup edilmesi suretiyle asıl alacağın 1.900,50 TL kısmına yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen 1.495 TL asıl alacak ile itirazın iptaline karar verilen 1.900,50 TL asıl alacağın toplamı olan 3.395,50 TL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03/11/2003 tarihinden icra takibine başlandığı 31/08/2004 tarihine kadar işleyen (Medaş’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan) aylık %4 oranı üzerinden hesaplanan 1.349,14 TL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak olan kabul edilen 3.395,50 TL’ye Medaş’ın ödenmeyen borçlara uyguladığı (31/08/2004 tarihinden 30/09/2004 tarihinde kadar aylık %4, 01/10/2004 tarihinden itibaren aylık %2 oranında) faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin ve alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava, davalının 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Davacı kooperatif ana sözleşmesinin 110. maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111. maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, ana sözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan Medaş AŞ.’nin kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir.

Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden, Medaş AŞ.’nin bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.

Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına, geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür. Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir.

Buna göre mahkemece, ana sözleşmenin anılan maddesi uyarınca, davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda, takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlılarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

2- Ayrıca takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016808600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.