6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın İptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/3608 E. 2010/4679 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme faizi tebliğ tarihi temerrüt tarihi vade temerrüt faizi ortaklık ilişkisi ihtarname asıl alacak icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı kooperatifin borçlarını davalıya bildirdiğini 03.11.2003 günlü ihtarname ile ispatladığı, bu durumda davalının 03.11.2003 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten önce davalıdan faiz talebinde bulunulamayacağı, anasözleşmenin 111 nci maddesi uyarınca ortakların ödenmeyen borçlarına kooperatifin elektrik kullandığı MEDAŞ’ın kooperatife uyguladığı oranda temerrüt faizi uygulanmasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen asıl alacak miktarı olan 1.012,50 YTL’ye yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen asıl alacak miktarı olan 688,50 YTL ile itirazın iptaline karar verilen 1.012,50 YTL asıl alacağın toplamı olan 1.701,00 YTL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03.11.2003 tarihinden icra takibine başlandığı 15.09.2004 tarihine kadar MEDAŞ’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan aylık % 4 oranı üzerinden hesaplanan 707,61 YTL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak miktarı olan 1.701,00 YTL’ye icra takip tarihinden itibaren MEDAŞ’ın uyguladığı aylık % 4 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Davacı kooperatif anasözleşmesinin 110 ncu maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111 nci maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, anasözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan MEDAŞ’ın kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden MEDAŞ’ın bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür.Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir.Bu durumda mahkemece, anasözleşmenin anılan maddesi uyarınca davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlıklarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İnkar tazminatı 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3607 E. 2010/3716 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İcra itirazının iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4454 E. 2010/4425 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3609 E. 2010/3980 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3605 E. 2010/3746 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3610 E. 2010/3407 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4488 E. 2010/4898 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/3608 E.  ,  2010/4679 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Çumra Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.04.2008 tarih ve 2004/614-2008/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatife olan sulama bedeli borcunu ödemediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının kısmi itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, davalının itiraz ettiği 1.012.500.000 TL asıl alacak, 1.168.100.000 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 2.180.600.000 TL için takibin devamına, takip öncesi ve sonrasında gecikme cezası oranının aylık % 4 olarak uygulanmasına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacı kooperatifin borçlarını davalıya bildirdiğini 03.11.2003 günlü ihtarname ile ispatladığı, bu durumda davalının 03.11.2003 tarihinde temerrüde düştüğü, bu tarihten önce davalıdan faiz talebinde bulunulamayacağı, anasözleşmenin 111 nci maddesi uyarınca ortakların ödenmeyen borçlarına kooperatifin elektrik kullandığı MEDAŞ’ın kooperatife uyguladığı oranda temerrüt faizi uygulanmasının gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile icra takibinde itiraz edilen asıl alacak miktarı olan 1.012,50 YTL’ye yönelik itirazın iptaline, itiraz edilmeyen asıl alacak miktarı olan 688,50 YTL ile itirazın iptaline karar verilen 1.012,50 YTL asıl alacağın toplamı olan 1.701,00 YTL’ye davalının temerrüde düşürüldüğü 03.11.2003 tarihinden icra takibine başlandığı 15.09.2004 tarihine kadar MEDAŞ’ın alacaklarına uyguladığı faiz oranı olan aylık % 4 oranı üzerinden hesaplanan 707,61 YTL gecikme faizine yönelik itirazın iptaline, toplam asıl alacak miktarı olan 1.701,00 YTL’ye icra takip tarihinden itibaren MEDAŞ’ın uyguladığı aylık % 4 ve değişen oranlarda temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, davalının 2002 ve 2003 yıllarına ait sulama borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazının iptali istemine ilişkindir.

Davacı kooperatif anasözleşmesinin 110 ncu maddesinde sulama fiyatlarının tesislerin işletme masraflarını karşılayacak ve Köy Hizmetleri’nce hazırlanacak esaslar dahilinde yönetim kurulunca ayarlanacağı, 111 nci maddesinde de sulama ücretlerinin prensip itibarı ile peşin ödeneceği, ortağın müracaatı ile kendisine vade verilmesi halinde ise borcun tahsiline kadar ortaktan kooperatifin borçlandığı kredi müessesine ödediği nispette uygun faiz ve masrafın alınacağı düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta da mahkemece, anasözleşmenin anılan hükmü uyarınca ortakların ödenmeyen borçları için davacı kooperatifçe elektrik satın alınan MEDAŞ’ın kooperatife uyguladığı faiz oranında temerrüt faizi uygulanabileceği kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmemiştir.

Dolayısıyla artık davalının temerrüde düştüğü sulama borçları yönünden MEDAŞ’ın bu tarihler için uyguladığı değişir oranlarda temerrüt faizlerinin uygulanması gereklidir.Ancak yine mahkemece temerrüt tarihinin belirlenmesi açısından davacı kooperatifin davalı ortağına geçmiş yıllar sulama borçlarını bildirdiği bir yazının tebliğ tarihi olan 03.11.2003 tarihi esas alınmış ve bu tarihten önce davalının temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamadığı gerekçesiyle geçmiş yıllara ilişkin sulama borçlarına da 03.11.2003 tarihinden itibaren temerrüt faizi yürütülmüştür.Oysa Borçlar Kanunu’na göre yapılan ve her yılın sulama bedelinin ortaklara tebliği gerektiği sonucunu doğuran bu değerlendirme, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine uygun düşmediği gibi, mahkemece bu konuda görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti raporunda da uygulamada her yılın sulama bedeli borcu toplamına, bir sonraki yılın başından itibaren temerrüt faizi yürütüldüğü bildirilmiştir.Bu durumda mahkemece, anasözleşmenin anılan maddesi uyarınca davalı kooperatifin vadesinde ödenmeyen sulama ücretlerinin ödeme zamanları konusunda takibe konu yıllara ilişkin olarak genel kurullarda alınmış bir kararın bulunup bulunmadığının araştırılması, bulunmadığı takdirde bu kez de bu türden uyuşmazlıklarda bilirkişi raporunda bildirilen uygulamanın ve bu uygulamanın dayanağının ne olduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre davacı kooperatifin faiz alacağının belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

2- Öte yandan, takibe konu borç kooperatif ortaklık ilişkisinden kaynaklanması nedeniyle taraflarca bilinebilir ve likit bir borç niteliğinde olup, varlığının belirlenmesi yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı yararına icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki istemin reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017303500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.