Takipsizlik kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/14214 E. 2014/2553 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
takipsizlik kararı↗ tefrik↗ işlemden kaldırma↗ borcun üstlenilmesi↗ açılmamış sayılma↗ olumsuz oy↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı banka nezdindeki parasının banka çalışanlarının yönlendirmesi ile Off Shore hesabına aktardığı, gerçekte bu paranın bankadan hiç çıkmadığı, hesabın açılmasına ve alınan mevduatın Off Shore bankasına aktarılmasına aracılık eden davalı bankanın sorumlu olduğu, davacı vekilince banka dışındaki diğer davalılar hakkındaki davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle “davacı vekilinin 27.07.2011 ve 09.01.2012 tarihli dilekçeleri de nazara alınarak davanın kabulü ile 86.055 TL ve 170.000 USD’nin 25.11.1999 tarihinden itibaren 86.055 TL’ye avans faizi, 170.000 USD’ye 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uygulanarak davalı İNG Bank ([…]. T..) den tahsiline” karar verilmiştir.
Kararı, davalı İNG Bank AŞ ve borcu üstelenen T.. T.. vekili ile davalı M.. K.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava dilekçesinde davacı tarafından yatırıldığı iddia olunan 170.000 USD ve 78.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmesine rağmen mahkemece alınan 27.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının TL hesabından dolayı alacağının toplam 86.055,00 TL olduğu, döviz hesabına rastlanmadığının bildirilmesi üzerine davacı vekili mahkemeye verdiği 27.12.2011 ve 09.01.2012 tarihli dilekçeler ile hesabın açıldığı tarihten itibaren 8-9 yıl geçmesi nedeniyle müvekkilinin bankadaki parasını tam olarak belirleyemediğini bu nedenle dava dilekçesinde 170.000 USD ve 78.000 TL talep ettiklerini, bilirkişi raporunda banka kayıtlarında 170.000 USD’nin görünmeyip 86.000 TL alacağın göründüğü bildirildiğinden 86.000 TL üzerinden hüküm kurulmasını talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporundaki tespit ve davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak sadece 86.000 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ispatlanamayan 170.000 USD yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3- […]. K..'ın temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili 02.02.2011 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile davalı M.. K.. hakkındaki davayı takip etmediklerini bildirmiştir. Bunun üzerine mahkemece, aynı celse davalı M.. K.. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece davalı M.. K.. hakkındaki dava yönünden tefrik kararı verilmediğine göre esas hükümle birlikte HUMK’nın 409 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmek ve buna bağlı olarak davalı M.. K.. yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, «sözleşmenin iptaline», davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5008 E. 2013/4883 K.
Ortak:vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaK.. yararına «vekalet ücretine» hükmetmek gerekirken bu konuda olumlu ya da «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
-
Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16125 E. 2014/6345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi anlamda kesin hüküm · kötü niyet · usulden reddi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… 1 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıların bu dosyanın davacıları, davalıların bu dosyanın davalısı ile TPE olduğu, gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayanılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.09.1999 tarihinde kesinleştiği, aynı davanın daha önce «kesin» hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas 2009/170 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada «maddi anlamda kesin» hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmünü haiz olup, bu durumda somut davada Ankara 2.
Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «kesin» hüküm nedeniyle «usulden reddi» doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı P.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/14214 E. , 2014/2553 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 39. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 09/04/2012
NUMARASI 2011/105-2012/89
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 39. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2012 tarih ve 2011/105-2012/89 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı Ing Bank A.Ş. vekili ve borcu üstlenen T.. T.. vekili ile davalı M.. K.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. Ş.. G.., davalı Ing Bank A.Ş. vekili Av. E. I. ile borcu üstlenen T.. T.. vekili Av. C. K.u dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin […] Şubesi’ne 170.000 USD ve 78.000 TL yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatının olmadığını ileri sürerek, 170.000 USD ve 78.000 TL’nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren kapital faizi esasına göre avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 27.12.2011 ve 09.01.2012 tarihli dilekçeleri ile bilirkişi raporunda banka kayıtlarında 170.000 USD’nin görünmediğini, 86.000 TL alacağın göründüğünün bildirildiğini, dava dilekçesinde 78.000 TL talep edilen alacağın 86.000 TL olarak dikkate alınmasını talep etmiş, 28.02.2011 tarihli dilekçe ile İ.. A.. dışındaki banka yönetim kurulu üyeleri hakkındaki davayı takip etmediklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile kıyı bankasının ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalı banka nezdindeki parasının banka çalışanlarının yönlendirmesi ile Off Shore hesabına aktardığı, gerçekte bu paranın bankadan hiç çıkmadığı, hesabın açılmasına ve alınan mevduatın Off Shore bankasına aktarılmasına aracılık eden davalı bankanın sorumlu olduğu, davacı vekilince banka dışındaki diğer davalılar hakkındaki davanın takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle “davacı vekilinin 27.07.2011 ve 09.01.2012 tarihli dilekçeleri de nazara alınarak davanın kabulü ile 86.055 TL ve 170.000 USD’nin 25.11.1999 tarihinden itibaren 86.055 TL’ye avans faizi, 170.000 USD’ye 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uygulanarak davalı İNG Bank ([…].
T..) den tahsiline” karar verilmiştir.
Kararı, davalı İNG Bank AŞ ve borcu üstelenen T.. T.. vekili ile davalı M.. K.. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanması ve davacının zararının parasını Off Shore Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasına göre, davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava dilekçesinde davacı tarafından yatırıldığı iddia olunan 170.000 USD ve 78.000 TL’nin faizi ile birlikte tahsili talep edilmesine rağmen mahkemece alınan 27.06.2011 tarihli bilirkişi raporunda davacının TL hesabından dolayı alacağının toplam 86.055,00 TL olduğu, döviz hesabına rastlanmadığının bildirilmesi üzerine davacı vekili mahkemeye verdiği 27.12.2011 ve 09.01.2012 tarihli dilekçeler ile hesabın açıldığı tarihten itibaren 8-9 yıl geçmesi nedeniyle müvekkilinin bankadaki parasını tam olarak belirleyemediğini bu nedenle dava dilekçesinde 170.000 USD ve 78.000 TL talep ettiklerini, bilirkişi raporunda banka kayıtlarında 170.000 USD’nin görünmeyip 86.000 TL alacağın göründüğü bildirildiğinden 86.000 TL üzerinden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporundaki tespit ve davacı vekilinin beyanı dikkate alınarak sadece 86.000 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken ispatlanamayan 170.000 USD yönünden de kabul kararı verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
3- […]. K..'ın temyiz itirazlarına gelince; davacı vekili 02.02.2011 tarihli duruşmada imzalı beyanı ile davalı M.. K.. hakkındaki davayı takip etmediklerini bildirmiştir. Bunun üzerine mahkemece, aynı celse davalı M.. K.. hakkındaki davanın HUMK’nın 409. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece davalı M.. K.. hakkındaki dava yönünden tefrik kararı verilmediğine göre esas hükümle birlikte HUMK’nın 409 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmek ve buna bağlı olarak davalı M.. K.. yararına vekalet ücretine hükmetmek gerekirken bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ING Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı M.. K.. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Ing Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T..'ye verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı M.. K..'a iadesine, 14.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101728600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz