Markanın hükümsüzlüğü | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/16125 E. 2014/6345 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi anlamda kesin hüküm↗ kötü niyet↗ usulden reddi↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıların bu dosyanın davacıları, davalıların bu dosyanın davalısı ile TPE olduğu, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayanılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.09.1999 tarihinde kesinleştiği, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı A. UK Ltd. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-[…]. L... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacı ve davalının taraf olduğu TPE YİDK kararınını iptali ve markanın hükümsüzlüğü hakkındaki Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas 2009/170 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasında mahkemece, davacı A.. L... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, diğer davacı P.. L... yönünden bu davacının marka başvurusuna itiraz etmeyip TPE nezdindeki işlemlerin tarafı olmadığından bahisle açtığı TPE YİDK kararının iptali davasının reddine, öte yandan hükümsüzlük davasının da erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmünü haiz olup, bu durumda somut davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararının eldeki davada davacı P.. L... açısından kesin hüküm oluşturduğu söylenemez. O halde, P. Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı P. Ltd. yararına bozulmasına karar karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3080 E. 2012/4765 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin iptali
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne, «sözleşmenin iptaline», davacının bu sözleşme kapsamında borçlu bulunmadığının tespitine, 3.170 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte iadesine, davalıya verilen çeklerin iptaline dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5008 E. 2013/4883 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… larının reddine karar vermek gerekmiştir. ...- Ancak, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre, davanın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine 140,40 TL «vekalet ücretine» karar verilmesi gerekirken, 40,40 TL «vekalet ücreti takdiri» doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan nedenle davacı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4924 E. 2014/12049 K.
Ortak:kötü niyet · usulden reddi · kesin hüküm · dava şartı
İncelediğiniz kararda… 1 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıların bu dosyanın davacıları, davalıların bu dosyanın davalısı ile TPE olduğu, gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayanılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.09.1999 tarihinde kesinleştiği, aynı davanın daha önce «kesin» hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas 2009/170 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «kesin» hüküm nedeniyle «usulden reddi» doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı P.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında aynı nedenlere dayalı açılıp «kesin» hükme bağlanmış bir karar bulunması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/30 Esas, 2009/173 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve «kötü niyet» iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın «kesin» hüküm nedeniyle «usulden reddi» doğru görülmemiş, kararın davacı P..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu karardaL... yönünden bu davacının marka başvurusuna itiraz etmeyip TPE nezdindeki işlemlerin tarafı olmadığından bahisle aktif dava «ehliyeti» olmadığı gerekçesiyle TPE YİDK kararının iptali davasının reddine, hükümsüzlük davasının da dava konusu marka tescil edilmediğinden erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/16125 E. , 2014/6345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 27/03/2013
NUMARASI 2012/247-2013/89
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.03.2013 tarih ve 2012/247-2013/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafça 2005/06708 sayılı "Milenyum" ibareli markası TPE nezdinde davalı adına tescil ettirilmiş ise de, müvekkilinin dava konusu markanın gerçek hak sahibi olduğunu, davalının kötü niyetli olarak markayı kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı konuda davanın reddine dair kesin hüküm bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davacıların bu dosyanın davacıları, davalıların bu dosyanın davalısı ile TPE olduğu, gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayanılarak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın 15.09.1999 tarihinde kesinleştiği, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı A. UK Ltd. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-[…]. L... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup, mahkemece davacı ve davalının taraf olduğu TPE YİDK kararınını iptali ve markanın hükümsüzlüğü hakkındaki Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas 2009/170 Karar sayılı dosyasında gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayalı olarak verilen red kararının kesinleştiği, bu nedenle de taraflar arasındaki dava konusu uyuşmazlıkla ilgili kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/31 Esas, 2009/170 Karar sayılı dosyasında mahkemece, davacı A.. L... hakkındaki davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, diğer davacı P.. L... yönünden bu davacının marka başvurusuna itiraz etmeyip TPE nezdindeki işlemlerin tarafı olmadığından bahisle açtığı TPE YİDK kararının iptali davasının reddine, öte yandan hükümsüzlük davasının da erken açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 303. maddesi "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmünü haiz olup, bu durumda somut davada Ankara 2.
Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin kararının eldeki davada davacı P.. L... açısından kesin hüküm oluşturduğu söylenemez. O halde, P. Ltd. tarafından açılan davanın esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı P. Ltd. yararına bozulmasına karar karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı A.. L... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı P. Ltd. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı P.Ltd. yararına BOZULMASINA, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı A.. L..'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı P.. L..'ye iadesine, alınmadığı anlaşılan 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı A.. L..'den alınmasına, 01.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101647900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz