Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12951 E. 2014/1005 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
güven kurumu↗ borcun üstlenilmesi↗ vade↗ fer'i müdahil↗ harç↗ yasal faiz↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl dava yönünden bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda birleşen dava dosyası da hep birlikte değerlendirilerek, dava konusu alacağın E. Off Shore Ltd. Şti'den tahsil etme imkanı bulunmadığı, E. Off Shore Ltd. Şti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin son celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı üstlenen T.. T..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı İ. Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, daha sonra davalıya devredilen Sümerbank AŞ'nin Şanlıurfa Şubesi'ne 45.000 USD yatırdığını, bu paranın iradesi dışında off-shore hesabına aktarıldığını ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL'nin tahsilini istemiş, bu davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce temyiz incelemesi aşamasında açtığı birleşen davada ise 45.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, dava açılırken 7.500 TL üzerinden yatırılan harç yargılama sırasında tamamlanmıştır. Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Asıl davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek birleşen davada borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, asıl davada tercihini TL cinsinden yana kullandığı birleşen davada bu tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5432 E. 2015/3279 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaBank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Banka vekili ile «borcu üstlenen» ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265 · temerrüt faizi · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı banka ve «borcu üstlenen» ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak asıl davanın tam, birleşen davanın ise kısmen kabulü ile 6.000,00 TL ve 32.«265» USD’nin «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15112 E. 2016/7431 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaSomut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · 3095 sayılı kanun · ihbar olunan · mükerrerlik · ihbar · hukuki yarar · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, «mükerrer tahsile» yol açmamak «kaydı» ile 150.000 DM'nin 03/11/1999 tarihinden 14/04/2000 tarihine kadar «3095 sayılı kanun» gereğince DM cinsinden uygulanan faizi ile birlikte, bu tarihten itibaren ise 150.000 DM karşılığı olan 76.693,78 Euronun ilgili kanun hükmünce uygulanacak faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı ... vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan» ... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13885 E. 2018/7128 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaSomut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icra takibine itiraz · protokol · avans faizi
Benzer bu kararda1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK.nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. ...-Dava, taraflar arasındaki «protokole» dayalı olarak başlatılan «icra takibine itirazın» iptali istemine ilişkindir.
Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı dava ile, 02.07.1998 tarihli «protokolde» davalının edimini yerine getirmediği iddiasıyla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla USD alacağını «vade» tarihindeki kur üzerinden TL'ye çevirip ....000 USD karşılığı ....045 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece, bozma ilamına uyarak ....045 TL'nin ....07.1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte tahsiline karar verilmiş, bu karar derecattan da geçerek ....06.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
… tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden başlatılan «icra takibine itirazın» iptaline hükmedilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu yönden kabulüyle Dairemizin, 02.03.2016 tarihli 2015/14297 Esas- 2016/2345 …
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/6773 E. 2016/3329 K.
Ortak:vade · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaŞti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin «son» celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı üstlenen T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
… ylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın ... bankasına gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten.....'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ....'ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ....'ye devredilen ....'nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ....'nin 5411 sayılı Bankacı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · hukuki yarar · temsil
Benzer bu karardaO halde, «ihbar olunan».... vekilinin kararı temyiz etmede «hukuki yararı» bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ile fer'i müdahil ... ve «ihbar olunan».... vekilleri temyiz etmiştir.
Temyiz isteminde bulunan ... talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl dava ve birleşen ek davanın ayrı ayrı kabulüne, 51.150,00 Euro nun hesabın açıldığı tarih olan 29/11/1999 tarihinden itibaren, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Euro ile açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek faiz oranında döviz faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13721 E. 2017/2338 K.
Ortak:vade
İncelediğiniz karardaSomut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaZaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusursuz sorumluluk · zamanaşımı · kesin hüküm
Benzer bu kararda… öre; davacı gerçek kişi davalı banka aleyhine sözleşmeye dayalı olarak tazminat isteminde bulunduğundan olaya 818 sayılı Borçlar Kanunun 125. maddesindeki 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin uygulanması gerektiği, davacı tarafından bakiye kısmın tahsili için dava açılmasına engel bulunmadığı, davacının davalı banka nezdindeki Euro hesabının boşaltılması şeklindeki eylem nedeniyle, hesaptan çekilen ve harcanan paranın tamamından, davalı bankanın «kusursuz sorumluluğu» olduğuna ilişkin kesinleşen mahkeme kararının HMK’nın 303. maddesi anlamında «kesin» hüküm teşkil ettiği ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13271 E. 2015/2300 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaBank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaMahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ile «borcu üstlenen» vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/15263 E,2014/6373 K sayılı ilamıyla onanmıştır.
Zaman itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13132 E. 2013/16950 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaBank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaKararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · havale · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının off shore bankasına «havale» edilmesini istediği paranın, davalı banka nezdinde tutulduğu, havale görüntüsü adı altında toplanan mevduatın yurt içinde kullanıldığı, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davalı bankanın Off Shore Bank adı altında topladığı mevduatın yurt dışına çıkmaması nedeni ile davacı alacağının yurtiçi bankalara yatırılan mevduat gibi değerlendirileceği, davalı bankanın TTK'nun 20/2, BK'nun 99, 100 ve TMK'nun 2.maddelerine aykırı hareket ettiği, off shore bankasının bankacılık lisansının iptal edildiği, «kayda» değer hiçbir mal varlığının bulunmadığı, davacının alacağını dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.'ten tahsil etme imkanının bulunmadığı, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda oldukları, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumlu bulundukları, ayrıca 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 …
… reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra açtığı birleşen davada ise önce 5.000 EURO karşılığı 11.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, daha sonra ise «ıslah» yoluyla talebini yatırdığı paranın EURO karşılığının tahsili şeklinde değiştirmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, kısmi dava niteliğindeki asıl davada tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulmamış olması doğru olmadığı gibi bozmadan sonra davanın «ıslah» edilemeyeceğine ilişkin ilkenin de dikkate alınmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13132 E. 2013/16950 K.
Ortak:borcun üstlenilmesi · vade
İncelediğiniz karardaBank A.Ş. ve «borcu üstlenen» T..
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Benzer bu karardaKararı, «borcu üstlenen» sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, «borcu üstlenen» vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nun 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun «vade» veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahtecilik · havale · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının off shore bankasına «havale» edilmesini istediği paranın, davalı banka nezdinde tutulduğu, havale görüntüsü adı altında toplanan mevduatın yurt içinde kullanıldığı, tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davalı bankanın Off Shore Bank adı altında topladığı mevduatın yurt dışına çıkmaması nedeni ile davacı alacağının yurtiçi bankalara yatırılan mevduat gibi değerlendirileceği, davalı bankanın TTK'nun 20/2, BK'nun 99, 100 ve TMK'nun 2.maddelerine aykırı hareket ettiği, off shore bankasının bankacılık lisansının iptal edildiği, «kayda» değer hiçbir mal varlığının bulunmadığı, davacının alacağını dava dışı Efektifbank Off Shore Ltd.'ten tahsil etme imkanının bulunmadığı, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları «sahtecilere» karşı özenle korumak zorunda oldukları, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumlu bulundukları, ayrıca 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10 …
… reddine dair verilen kararın Dairemizce bozulmasından sonra açtığı birleşen davada ise önce 5.000 EURO karşılığı 11.000 TL'nin tahsilini talep etmiş, daha sonra ise «ıslah» yoluyla talebini yatırdığı paranın EURO karşılığının tahsili şeklinde değiştirmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, kısmi dava niteliğindeki asıl davada tercih hakkını kullandığı ve borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istediği, bundan sonra tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek hüküm kurulmamış olması doğru olmadığı gibi bozmadan sonra davanın «ıslah» edilemeyeceğine ilişkin ilkenin de dikkate alınmaması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12951 E. , 2014/1005 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/04/2012
NUMARASI 2011/359-2012/64
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/359-2012/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.01.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı T.. T.. vekili Av. C.K. ve davacı vekili Av. M. Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı bankanın Şanlıurfa Şubesi’ne 17.12.1999 tarihinde 35 gün vadeli % 22 faiz oranı ile 45.000 USD yatırdığını, parasını çekmek istediğinde paranın off-shore bankasına havale edildiğinin söylendiğini, kendisinin bu yönde talimatının olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.000 TL’nin vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan itibaren bankalarca döviz cinsinden mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep etmiş, birleşen davada davalı bankaya yatırılan 45.000 USD’nin bankaya yatırıldığı 17.12.1999 tarihinden vade sonuna kadar akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ana para toplamına 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca faiz uygulanmak suretiyle tahsilini talep etmiş, dava dilekçesiyle 7.500 TL olarak yatırılan harç yargılama sırasında tamamlanmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile E.Off Shore Bank Ltd. Şti.’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, hesap cüzdanına karşı çıkmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını, diğer iddiaların da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
[…] İplik Tekstil San. A.Ş. vekili, müvekkili şirketin hakim hissedarı olduğu S. A.Ş.'nin T.. T..'ye olan borçlarının tümünün ödendiğini, dava konusu tutarın E.'tan tahsili olanağının olduğunu, bu nedenle T.. T.. ve bankaya husumet yöneltilmesinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda birleşen dava dosyası da hep birlikte değerlendirilerek, dava konusu alacağın E. Off Shore Ltd. Şti'den tahsil etme imkanı bulunmadığı, E. Off Shore Ltd. Şti.'ne I. tarafından gönderilen paraların fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bir kısım şirketlere kredi verilmek üzere kullandırıldığı, bu durumda bir güven kurumu olarak faaliyet gösteren bankanın müşterisi olan davacıyı bilerek Off-Shore'a yönlendirdiği anlaşılmakla dava konusu bedelin tahsil edilememesinden dolayı davalı bankanın sorumlu olacağı, asıl davadaki talep 6.000 TL, birleşen davadaki talep 45.000 USD olup davacı vekilinin son celse ilk davadaki taleplerinin kısmı dava, birleşen davadaki 45.000 USD şeklindeki taleplerinin toplam talepleri olduğunu belirtmesi karşısında davanın kabulü ile asıl ve birleşen dosyada 45.000 USD’nin 17.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı üstlenen T..
T..'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı İ. Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davacı tarafından banka hesabına yatırılan paranın off-shore hesabına aktarıldığı iddiasına dayalı alacak istemlerine ilişkin olup yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, daha sonra davalıya devredilen Sümerbank AŞ'nin Şanlıurfa Şubesi'ne 45.000 USD yatırdığını, bu paranın iradesi dışında off-shore hesabına aktarıldığını ileri sürerek asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000 TL'nin tahsilini istemiş, bu davanın reddine dair verilen kararın Dairemizce temyiz incelemesi aşamasında açtığı birleşen davada ise 45.000 USD’nin tahsilini talep etmiş, dava açılırken 7.500 TL üzerinden yatırılan harç yargılama sırasında tamamlanmıştır.
Somut olaya uygulanması gereken 818 sayılı BK'nın 83. maddesi uyarınca yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası ile ödenmesini isteyebilir. Alacaklı aynen tahsil davası açabilecekken Türk lirası üzerinden dava açmışsa, onun iradesinin, alacağını artık yabancı para üzerinden tahsil etmek istemediği yönünde olduğunu kabul etmek gerekir. Asıl davada TL cinsinden talepte bulunan alacaklının artık bu tercihinden dönerek birleşen davada borcun yabancı para olarak aynen ifasını istemesi mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece davacı tarafın, asıl davada tercihini TL cinsinden yana kullandığı birleşen davada bu tercihinden dönüp yabancı para üzerinden tahsil isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yabancı para üzerinden hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Bank A.Ş. ve borcu üstlenen T.. T.. vekili ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraflar yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı T.. T..'ye verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 17.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101976700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz