Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/2392 E. 2010/2828 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harcın ikmali↗ akdi faiz↗ menfi tespit davası↗ sahtecilik↗ tespit davası↗ asıl alacak↗ harç↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senetlerden 6 adedindeki imzanın davacıya ait olmayıp 25 adedindeki imzanın ise davacıya ait bulunduğu, buna göre dava tarihi itibariyle davacının borcunun toplam (31.918) YTL olduğu gerekçesiyle dava konusu 6 adet senet bakımından davanın kabulü ile davacının bu senetler dolayısıyla davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 25 adet senet bakımından davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife (31.918) YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK.’nun 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dava konusu icra takip talepnamesinde (6.393,42) YTL. asıl alacak, (26.614,50) YTL. işlemiş akdi faiz alacağı istendiğine ve davacı da takibe dayanak yapılan tüm senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, icra takibini etkisiz bırakmak amacıyla işbu davayı açtığına göre, mahkemece öncelikle davacıya tüm takip tutarı üzerinden yargılama harcının ikmal ettirilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine HUMK.’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine girişilen icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. O halde mahkemece davaya bir menfi tespit davası olarak bakılıp davacının takibin kaç Liralık bölümünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve yargılama harç ve giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca davacı vekili tarafından, müvekkilince sunulan ödeme belgelerinin kooperatifin diğer kayıt ve belgeleriyle karşılaştırılması suretiyle borç miktarının tespiti talep edildiğine göre mahkemece, davalı kooperatif yöneticilerinin sahtecilik suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davacıya ait diğer ödeme makbuzlarının ve davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle davacının borç miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4532 E. 2010/4259 K.
Ortak:menfi tespit davası · sahtecilik · tespit davası · menfi tespit · eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının takibin kaç Liralık bölümünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve yargılama «harç» ve giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davacıya ait diğer ödeme makbuzlarının ve davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle davacının borç miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
… plam (31.918) YTL olduğu gerekçesiyle dava konusu 6 adet senet bakımından davanın kabulü ile davacının bu senetler dolayısıyla davalı kooperatife borçlu olmadığının «tespitine, dava» konusu 25 adet senet bakımından davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife (31.918) YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaO halde mahkemece davaya bir «menfi tespit davası» olarak bakılıp davacının hangi senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde 1 adet senet nediniyle borçlu olmadığı, 8 adet senet nedeniyle borçlu olduğu ve borç miktarının 6.449,00 TL olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgeleri de incelenmek suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
2- Öte yandan, davacının sunduğu deliller ve kooperatif kayıt ve belgeleri karşılaştırılmak suretiyle davacının borçlu olmadığı miktarın tespiti amacıyla, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8673 E. 2012/15436 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz kararda2- Ayrıca davacı vekili tarafından, müvekkilince sunulan ödeme belgelerinin kooperatifin diğer kayıt ve belgeleriyle karşılaştırılması suretiyle borç miktarının tespiti talep edildiğine göre mahkemece, davalı kooperatif yöneticilerinin «sahtecilik» suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1.
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eş rızası · fesih · limited şirket · ilan · cy/cy kaydı · husumet
Benzer bu kararda… kemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davalı şirketin kuruluşuna ilişkin usulü işlemlerin tamamlandığını, vergi dairesinden vergi numarası alınarak tescil ve «ilan» ile faaliyete başladığı, sicil dosyasında bulunan nüfus «kaydı» ve fotoğraf ile davacının aynı şahıs olmadığının duruşmada davacının bizzat görülerek teyit edildiği, davacının kaybolan kimlik bilgileri kullanılarak «rızası» dışında ve «sahtecilikle» davalı şirketin kurulduğu, iki ortaklı «limited şirketlerde» davacının talebi gibi karar verilmesinin hukuki sonuç doğurmayacağı, faaliyet gösterdiği anlaşılan şirketin üçüncü şahıslarla olan hak ve ilişkileri nedeni ile «fesih» ve tasfiyesine karar vermek gerektiği, davalı ..., Ankara ... ve ...'na «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, bu davalılar hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
… kim, her iki tarafın iddia ve müdafaası ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez” maddesine aykırı şekilde talebi aşılarak, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesine şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/4748 E. 2010/841 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tazminat · hizmet sözleşmesi · olumsuz oy
Benzer bu kararda1-Dava, «hizmet sözleşmesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Anılan bu davalara ilişkin taleplerinde incelenerek olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde birleşen davalar hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2337 E. 2011/12417 K.
Ortak:eksik inceleme · e-defter
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davacıya ait diğer ödeme makbuzlarının ve davalı kooperatifin «defter», kayıt ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle davacının borç miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda2-Kabul şekline göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerine kayıtlı» olmayan 800630 nolu 1.210,77 TL tutarlı faturanın araştırılmasının gerektiği belirtildiği halde davacının bu faturaya ilişkin davalıdan talep hakkının bulunup bulunmadığının mahkemece tartışılıp usulünce tespiti gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karar verilmesi de doğru olmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın «defter» kayıtlarına uyarınca davalı borcunun 2.165,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «icra takibine itirazın» 2.393,00 TL olarak iptaline ve % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · ticari defter · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davacı tarafın «defter» kayıtlarına uyarınca davalı borcunun 2.165,20 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, «icra takibine itirazın» 2.393,00 TL olarak iptaline ve % 40 oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Kabul şekline göre de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerine kayıtlı» olmayan 800630 nolu 1.210,77 TL tutarlı faturanın araştırılmasının gerektiği belirtildiği halde davacının bu faturaya ilişkin davalıdan talep hakkının bulunup bulunmadığının mahkemece tartışılıp usulünce tespiti gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeyle» karar verilmesi de doğru olmadığından kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15326 E. 2013/158 K.
Ortak:asıl alacak
İncelediğiniz karardaDava konusu icra takip talepnamesinde (6.393,42) YTL. «asıl alacak», (26.614,50) YTL. işlemiş «akdi faiz» alacağı istendiğine ve davacı da takibe dayanak yapılan tüm senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, icra takibini etkisiz bırakmak amacıyla işbu davayı açtığına göre, mahkemece öncelikle davacıya tüm takip tutarı üzerinden yargılama «harcının ikmal» ettirilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve alınan bilirkişi raporuna göre, 945.50 TL «asıl alacak» yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7612 E. 2016/3875 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyımı · kayyum atanması · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · alacağın temliki · temlik · anonim şirket
Benzer bu karardaY..'a satıldığı, ancak «anonim şirketlerde» pay senedi çıkarılmamış hisselerin devrinin «alacağın temliki» hükümlerine tabi olduğundan, yazılı şekilde yapılmayan pay devirlerinin geçerli olmadığı, bu durumda davacıların haklarının korunması açısından şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak amacıyla «kayyum atanması» talebinin haklı bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların kabulüne, davacıların hisselerinin 28/10/2004 tarihli genel kurulda satışına ilişkin işlemin ipta …
2-Birleşen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda da açıklandığı gibi birleşen dava, davalı şirketin «yönetim kurulu» tarafından şirketin en önemli taşınmazı olan otelin yıkılmaya çalışıldığı, (6.000.000) USD tutarında kredi çekilip otelin «teminat» olarak gösterildiği, kredinin otelin inşaatında değil, yönetim kurulu üyelerinin ortağı olduğu başka şirketlerde kullanılacağı, şirketin usulsüz olarak borçlandırıldığı, diğer bir deyişle şirketin kötü yönetildiği iddiasına dayalı olarak, davalı şirkete «yönetim kayyımı atanması» istemine ilişkindir.
Ç......'in «kayyım tayinine» karar verilmiştir.
Yerel mahkeme ise sadece asıl davada tespit edilen davacıların paylarının usulsüz şekilde devredildiği maddi olgusuna dayanarak, birleşen davada ileri sürülen iddialar konusunda hiçbir inceleme yapmadan, davacıların menfaatlerini korumak amacıyla, şirketin yönetim ve genel kurullarına katılmak üzere «kayyım tayin» etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/2392 E. , 2010/2828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Sandıklı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2008 tarih ve 2006/470 - 2008/216 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kooperatifçe imzası müvekkiline ait olmayan toplam 31 adet borç senedine dayanılarak icra takibine girişildiğini, bu senetlerden imzası müvekkile ait olduğu anlaşılması halinde ödeme def'inde bulunduklarını ileri sürerek, anılan benetlere dayalı olarak girişilen icra takibinde talep edilen (6.393,42) YTL asıl alacak tutarından borçlu bulunmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, dava konusu senetlerden 6 adedindeki imzanın davacıya ait olmayıp 25 adedindeki imzanın ise davacıya ait bulunduğu, buna göre dava tarihi itibariyle davacının borcunun toplam (31.918) YTL olduğu gerekçesiyle dava konusu 6 adet senet bakımından davanın kabulü ile davacının bu senetler dolayısıyla davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine, dava konusu 25 adet senet bakımından davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife (31.918) YTL borçlu olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, İİK.’nun 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dava konusu icra takip talepnamesinde (6.393,42) YTL. asıl alacak, (26.614,50) YTL. işlemiş akdi faiz alacağı istendiğine ve davacı da takibe dayanak yapılan tüm senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını ileri sürerek, icra takibini etkisiz bırakmak amacıyla işbu davayı açtığına göre, mahkemece öncelikle davacıya tüm takip tutarı üzerinden yargılama harcının ikmal ettirilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yine HUMK.’nun 74. maddesi uyarınca, hâkim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, müvekkili aleyhine girişilen icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti istenmektedir. O halde mahkemece davaya bir menfi tespit davası olarak bakılıp davacının takibin kaç Liralık bölümünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi ve yargılama harç ve giderlerinin de buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Ayrıca davacı vekili tarafından, müvekkilince sunulan ödeme belgelerinin kooperatifin diğer kayıt ve belgeleriyle karşılaştırılması suretiyle borç miktarının tespiti talep edildiğine göre mahkemece, davalı kooperatif yöneticilerinin sahtecilik suçundan yargılandıkları Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2004/184 E. sayılı dava dosyasında bulunduğu ileri sürülen davacıya ait diğer ödeme makbuzlarının ve davalı kooperatifin defter, kayıt ve belgelerinin de incelenmesi suretiyle davacının borç miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir.
3- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1013879000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz