6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2014/1839 E. 2014/4610 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
i̇i̇k 258 usulüne uygun tebliğ ara karar ihtiyati haciz haciz

Atıf yapılan mevzuat: HMK · İİK — İİK 258

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tensip ara kararı ile, iddia ve talep yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, bu istemin tensip ara kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.

İİK'nın 258/3. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati haciz kararının İİK.'nın 260. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir. Bu durumda, mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, İİK.'nın 260. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İhtiyati Haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5315 E. 2015/6656 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9474 E. 2015/10285 K.

    Ortak: · İhtiyati haciz

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel kurul kararının iptali | İhtiyati tedbir

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12095 E. 2012/14498 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • İtirazın iptali | İhtiyati haciz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8280 E. 2016/7940 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İhtiyati Tedbire İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/8340 E. 2013/12369 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Önlenmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/249 E. 2013/1461 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2911 E. 2017/5803 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4493 E. 2021/5226 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2014/1839 E.  ,  2014/4610 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 05/04/2013

NUMARASI 2013/391-2013/391 D. İş.

İ

İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/04/2013 tarih ve 2013/391-2013/391 D. İş. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili bankanın İzmir Şubesi müşterisi olan davalının hesabına aynı şube tarafından yanlışlıkla para yatırıldığını, yatan miktarın bir kısmının hesaptan tahsil edilmiş ise de 24.295,00 TL'nin halen iade edilmediğini, bu sebeple davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, dava dilekçesi ile, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, tensip ara kararı ile, iddia ve talep yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, bu istemin tensip ara kararı ile reddine karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.

İİK'nın 258/3. maddesi uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ancak temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ve süresi içerisinde temyiz edilmiş olması gerekmektedir. Bundan başka, ihtiyati haciz kararının İİK.'nın 260. maddesi uyarınca gerekçeli karar şeklinde yazılması gerekmekte olup, esasen Yargıtay denetiminin de gerekçeli karar üzerinden yapılması mümkündür. 1982 Anayasası’nın 141. maddesine göre, tüm mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerekmektedir. Temyiz edilen kısa karar bu hususları kapsamadığından, temyiz denetimi mümkün değildir.

Bu durumda, mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmesi üzerine, İİK.'nın 260. maddesine uygun olarak, gerekçeli karar yazılmamış olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/03/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI

Bir dava içerisinde geçici hukuki koruma (somut dava bakımından ihtiyati haciz) talebinde bulunulması halinde, bu istemin reddine dair kararlar “ara kararı” niteliğinde olup bu nitelikteki ara kararlarının eğer infazı söz konusu değilse gerekçeli karar formatında yazılmasına gerek yoktur. İİK’nın 260. maddesi ihtiyati haciz talebinin kabulü haline, bir diğer söyleyişle icrası gereken ihtiyati haciz kararlarına ilişkin olup ancak bu nitelikteki kararlarda bulunması zorunlu unsurlara işaret eden bir yasa maddesi niteliğindedir. Bu nedenle, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararları bakımından da söz konusu yasa hükmünün geçerli olduğu kabul edilemeyeceği gibi HMK’nın 297. maddesindeki “hüküm” niteliğindeki kararlarda yer alması gereken unsurların bulunması gerektiğinden de söz edilemez..

Keza, HMK’nın Uygulama Yönetmeliği’nde de, bu nitelikteki kararlar bakımından, Daire çoğunluğunun aradığı nitelikte bir format öngörülmemiştir. Elbette ki, Anayasa’nın 141/3. maddesi uyarınca mahkemelerin verdiği her türlü kararın ve bu arada ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararlarının da gerekçe taşıması gerekir. Yargıtay’ın müstakilen temyiz yolu açık bulunan ara kararı niteliğindeki ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin kararlar üzerindeki temyiz incelemesinin de söz konusu ara kararında da yer alması gereken işbu “gerekçe” üzerinden gerçekleştirilmesi gerekli ve yeterlidir.

Tüm bu yasal, gerektirici ve mantiki nedenler karşısında, Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçesine katılmayı olanaklı görmüyorum. Ancak, mahkemece verilen ihtiyati haciz isteminin reddine dair ara kararının Anayasa’nın 141. maddesine uygun bir gerekçe taşımadığı, mahkemece “istemin yargılamayı gerektirdiği” şeklinde belirtilmiş olan istemin reddine dair gösterilen nedenin yasanın aradığı anlamda yeterli, doyurucu ve geçerli bir gerekçe olarak kabulünün mümkün olmadığı kanısında olduğumdan, istemin reddine dair kararın bu nedenle bozulması görüşündeyim.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101670300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.