6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/9583 E. 2011/2435 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşıma komisyoncusu nakliye sözleşmesi kusur sorumluluğu ikrar taşıma sözleşmesi komisyon taşıyıcı taşıyan tacir kusur eksik inceleme

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında nakliye sözleşmesi yapıldığının veya emtianın yüklendiği aracın davalı ile ilgisinin bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

TTK.nun 808. maddesi hükmüne göre, ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusudur. TTK.nun 809. maddesi uyarınca, taşıma komisyoncusu, tedbirli bir tacir gibi taşıyıcıları seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecburdur. Aksi halde aynı Kanun’un 814. maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur.

Somut olayda, davacı taraf, davalının taşıma komisyoncusu olarak temin ettiği araç ile gönderdikleri emtianın yerine ulaşmadığını, taşıyanların emtiayı çaldıklarını, bu nedenle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşımayı yapan aracın malik ve sürücüsünü tanımadığını, kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalın olaydan sonra karakola verdiği beyanında “davacının İstanbul’daki müşterisine göndereceği malın taşınması için kendisinden araç istediğini, kendisinin de daha önce birkaç kez iş verdiği davaya konu taşımayı yapan aracın sürücüsü ile görüşerek davacıya gönderdiğini” belirtmiştir.

Mahkemece, karakoldaki ikrar mahiyetindeki bu beyana göre davalının taşıma komisyoncu olup olmadığının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Taşıma komisyoncusu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/946 E. 2010/6444 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma komisyoncusu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8032 E. 2012/14266 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma komisyoncusu

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/14030 E. 2010/5459 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10564 E. 2014/17935 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12929 E. 2011/14140 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/352 E. 2014/7956 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/9583 E.  ,  2011/2435 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.04.2009 tarih ve 2008/434-2009/132 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalının nakliye komisyoncusu olarak temin ettiği araca müvekkiline ait emtianın yüklendiğini, ancak araç sürücüsünün emtiayı alıcısına teslim etmeyerek ortadan kaybolduğunu, meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 12.599,40 YTL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacı ile nakliye sözleşmesi yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında nakliye sözleşmesi yapıldığının veya emtianın yüklendiği aracın davalı ile ilgisinin bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

TTK.nun 808. maddesi hükmüne göre, ücret karşılığı kendi namına ve müvekkili hesabına eşya taşımayı sanat ittihaz etmiş olan kimse taşıma komisyoncusudur. TTK.nun 809. maddesi uyarınca, taşıma komisyoncusu, tedbirli bir tacir gibi taşıyıcıları seçmeye, müvekkilinin menfaatlerini korumaya mecburdur. Aksi halde aynı Kanun’un 814. maddesine göre, eşyayı taşıttığı kimselerin fiil ve kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu tutulur.

Somut olayda, davacı taraf, davalının taşıma komisyoncusu olarak temin ettiği araç ile gönderdikleri emtianın yerine ulaşmadığını, taşıyanların emtiayı çaldıklarını, bu nedenle davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise taşımayı yapan aracın malik ve sürücüsünü tanımadığını, kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, davalının bu savunması esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş ise de, davalın olaydan sonra karakola verdiği beyanında “davacının İstanbul’daki müşterisine göndereceği malın taşınması için kendisinden araç istediğini, kendisinin de daha önce birkaç kez iş verdiği davaya konu taşımayı yapan aracın sürücüsü ile görüşerek davacıya gönderdiğini” belirtmiştir.

Mahkemece, karakoldaki ikrar mahiyetindeki bu beyana göre davalının taşıma komisyoncu olup olmadığının belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016531100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.