Hükümsüzlüğün tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/17972 E. 2014/4385 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hükümsüzlüğün tespiti↗ hazirun cetveli↗ aktif dava ehliyeti↗ sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗ pasif husumet yokluğu↗ maddi hata↗ pasif husumet↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ hukuki yarar↗ yönetim kurulu kararı↗ dahili dava↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı dosyasında davalı M.. K..'a (1930 doğumlu) ait 64.950 adet hissenin davacı M.. K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen hazirun cetvelinde davalı M.. K..'ın paylarının 64.950 adet hisse dahil olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı kararına aykırılık teşkil ettiği, genel kurul kararı bulunmadan yönetim kurulunun sermaye artırımana ilişkin kararının hüküm ifade etmeyeceği, iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 05.02.2009 tarihli genel kurul toplantısının 4 nolu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, iptaline, fazla talebin reddine, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulun 6, 7. ve 8. maddelerinin hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı F..F.. K..'ın isminin karar başlığında gösterilmemesinin mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davalı şirketin genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece resen göz önüne alınır. Somut uyuşmazlıkta, davacı M.. K..’ın şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı savunulduğu gibi iptali istenilen genel kurulların hazirun cetvellerinde de davacı M.. K..'ın ismi bulunmamaktadır. Bu durumda, M.. K.. yönünden aktif dava ehliyeti açısından bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece tüzel kişilik olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara husumet yöneltilemez. Bu durumda, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin işbu davada davalı ortak M.. K..’a husumet yöneltilmesi de yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/190 E. 2012/21402 K.
Ortak:hazirun cetveli · genel kurul kararının iptali · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDiğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen «hazirun cetvelinde» davalı M..
K..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
Yine yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca, mahkemece «genel kurul kararlarının iptali» davasında davalı ortak ...’a «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, anılan davalı hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı ... hakkındaki davanın da kabulüne karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · yokluk · olağanüstü genel kurul · iptal davası · geçersizlik · temsil
Benzer bu kararda… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığının sabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
Bu durumda davacı ...’ın «ortaklık sıfatının» kalmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/181 E. 2012/21360 K.
Ortak:hazirun cetveli · genel kurul kararının iptali · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDiğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen «hazirun cetvelinde» davalı M..
K..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
3- Asıl dava 20.07.2000 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan 3.nolu kararın iptali, birleşen dava ise, 06.10.2000 tarihli «olağanüstü genel kurulun» ve bu genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkin olup, genel kurul «iptali davası» TTK’nun 381. maddesi hükmü uyarınca ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılacağından, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… rih 2009/1507-10830 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 19.06.2000 tarihi itibarı ile ...’a ait hissenin oğlu 1980 doğumlu ...’a devri gerekir iken şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...’ın hileli şekilde kendi adına hisselerin tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra yapılan 20.07.2000 tarihli genel kurul ve 06.10.2000 tarihli genel kurulun davacı ...’a ait %26 hissenin «temsili» olmadan alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı şirketin 20.07.2000 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun ve bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · yokluk · olağanüstü genel kurul · iptal davası · geçersizlik · temsil
Benzer bu kararda… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığınınsabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
3- Asıl dava 20.07.2000 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan 3.nolu kararın iptali, birleşen dava ise, 06.10.2000 tarihli «olağanüstü genel kurulun» ve bu genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkin olup, genel kurul «iptali davası» TTK’nun 381. maddesi hükmü uyarınca ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılacağından, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… rih 2009/1507-10830 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 19.06.2000 tarihi itibarı ile ...’a ait hissenin oğlu 1980 doğumlu ...’a devri gerekir iken şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...’ın hileli şekilde kendi adına hisselerin tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra yapılan 20.07.2000 tarihli genel kurul ve 06.10.2000 tarihli genel kurulun davacı ...’a ait %26 hissenin «temsili» olmadan alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı şirketin 20.07.2000 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun ve bu …
Yine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/167 E. 2012/20675 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaDiğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · yokluk · iptal davası · geçersizlik · temsil
Benzer bu kararda… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığının sabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Yine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
Bu durumda davacı ...’ın «ortaklık sıfatının» kalmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6277 E. 2013/9520 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · hukuki yarar · yönetim kurulu kararı · dava şartı
İncelediğiniz karardaK..’a «husumet» yöneltilmesi de yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Diğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Benzer bu kararda5-Diğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nun 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.Bu durumda, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin işbu davada davalı ortak ...’a husumet yöneltilmesi yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması …
3-Öte yandan, ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davada, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir.Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.Aktif dava «ehliyetine» ilişkin olan bu hususlar mahkemece resen göz önüne alınır.Somut uyuşmazlıkta ise mahkemece «bekletici mesele» yapılan ...
… yapılan tescil işleminin iptaline karar verildiği, bu durumda 19.06.2000 tarihi itibariyle davacı ...'a ait hissenin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekirken şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına hisselerin tescilini sağladığı ve bu hisse devrinden sonra yapılan 23.06.2000 tarihli genel kurulun davacı ...'a ait % 26 oranındaki hissenin «temsili» olmadan yapıldığı ve kararların alındığı, bu şekilde alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 23.06.2000 tarihi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nitelikli çoğunluk · toplantı ve karar nisabı · ortaklık sıfatı · karar nisabı · toplantı tutanağı · kesinleşen ilam · bekletici mesele · yokluk
Benzer bu kararda… maddesinde, bu konuda ana sözleşmenin değişmesi hakkındaki usul ve şartlar dairesinde karar alınması gerektiğinin belirtildiği, davalı şirketin 25.04.1969 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilerek kurulduğu, kurulduğu tarihte tescil edilen ana sözleşmesinin “Toplantı Nisabı” başlığını «taşıyan» 19. maddesinde, genel kurul toplantıları ve «toplantılardaki nisabın» Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu durumda davaya konu toplantı tarihinde yürürlükte bulunan ana sözleşmenin anılan hükmü gereği uygulanacak toplantı nisabının şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan TTK'nın “Toplantı ve Karar Nisabı”na ilişkin hükümleri olup, bu tarihte yürürlükte bulunan 388. maddesi uyarınca bu durumda ilk toplantı için en az ¾ oranında pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği, somut olayda ise toplantıda davacı ...'a ait % 26 oranındaki hissenin «temsil» edilmediği, bu nedenle gündemin 7. sırasında alınan birleşmeye ilişkin kararın yasal toplantı nisabına uyulmadan alındığından yok hükmünde olduğunun kabulü gerekme …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2008 tarihli, 2002/637 Esas-2008/536 Karar sayılı «kesinleşmiş ilamı» ile davalı şirketteki davalı ... adına kayıtlı olan 2.600.000 adet hissenin davacı ... adına tesciline karar verildiği ve bu karara dayalı olarak mahkemece hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, davacı ...’ın «ortaklık sıfatının» kalmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle, davacı ... yönünden aktif dava «ehliyeti» açısından bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen mülga TTK'nun 381. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkının olduğu belirtilmiştir.Buna göre, «yokluk» ve «geçersizlik» halleri dışında kalıp da iptali mümkün olan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmek için öncelikle kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” ko …
Davaya konu genel kurul toplantısında gündemin 7. sırasında alınan karar dışında kalan kararların alınmasında «nitelikli çoğunluk» gerekmediğinden davacı ...'a ait hisselerin toplantıda «temsil» edilmemiş olmasının 7. madde dışında iptali istenen diğer maddelerde alınan kararların geçerliliğine etkisi olmadığı anlaşılmakla iptali istenen 3, 4 ve 5. maddele …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6287 E. 2013/11056 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaK..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temsil
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/17972 E. , 2014/4385 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ KONYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 16/11/2011
NUMARASI 2009/111-2011/425
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.11.2011 tarih ve 2009/111-2011/425 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.03.2014 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, davalı M.. K.. (1930 doğumlu) adına kayıtlı 64.950 adet hissenin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı davasında müvekkili M.. K.. (1980 doğumlu) adına tesciline karar verildiğini, bunun %26 hisseye tekabül ettiğini, 05.02.2009 tarihinde olağanüstü genel kurulun yapılmasının ve gündemin 4. maddesi ile sermayenin artırılmasının kararlaştırıldığını, bu tarihten önce Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/427 değişik iş sayılı dosyasında anılan genel kurul gündeminin 4. maddesinin görüşülerek karar bağlanmasının tedbiren önlenmesine karar verildiğini, kararın genel kurul tarihinde divan başkanına verilmesine rağmen işleme konulmadığını, bu durumu hükümet komiserinin tutanakta belirttiğini, sermayenin artırılması sonucu yukarıda belirtilen pay tescili kararının etkisiz hale getirileceğini, payının % 0,013'e düşeceğini, ana sözleşmede sermaye artırımı için ¾ çoğunluğun esas alındığını, alınan kararın batıl olduğunu ileri sürerek, asıl davada sermayenin artırılmasına ilişkin şirket yönetim kurulu kararının iptalini, 05.02.2009 tarihli genel kurulda alınan sermaye artırımına ilişkin kararın butlanının tespitini istemiş, birleşen davada ise 10.02.2010 tarihli genel kurulda davacı Fatma Fehamet Kayhan ve M..
K..'ın genel kurula çağrılmadığını, davacı M.. K..'a mahkeme hükmü gereğince verilen hisseler sanki davalı M.. K..'a aitmiş gibi genel kurul toplantısının yapılarak sermayenin artırılmasına ve yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verildiğini ileri sürerek, 10.02.2010 tarihli genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararın butlanının tespitini, yönetim kurulunun seçimine ilişkin 8. maddenin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili M.. K..'a husumet yöneltilemeyeceğini, davacı M.. K.. adına hisselerin tesciline ilişkin kararın kesinleşmediğini, şirket yönetim kurulu kararının iptaline ilişkin dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı dosyasında davalı M.. K..'a (1930 doğumlu) ait 64.950 adet hissenin davacı M.. K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen hazirun cetvelinde davalı M.. K..'ın paylarının 64.950 adet hisse dahil olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı kararına aykırılık teşkil ettiği, genel kurul kararı bulunmadan yönetim kurulunun sermaye artırımana ilişkin kararının hüküm ifade etmeyeceği, iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 05.02.2009 tarihli genel kurul toplantısının 4 nolu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, iptaline, fazla talebin reddine, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulun 6, 7. ve 8. maddelerinin hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı F..F.. K..'ın isminin karar başlığında gösterilmemesinin mahallinde her zaman giderilebilecek maddi hata niteliğinde olmasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen davalar, davalı şirketin genel kurul toplantılarında alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Ortaklık hak ve sıfatına bağlı olarak açılan işbu davalarda, dava açan kişinin davanın başından sonuna kadar bu sıfatını sürdürmesi gereklidir. Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta hukuki yararı kalmaz. Aktif dava ehliyetine ilişkin olan bu hususlar mahkemece resen göz önüne alınır. Somut uyuşmazlıkta, davacı M.. K..’ın şirketteki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı savunulduğu gibi iptali istenilen genel kurulların hazirun cetvellerinde de davacı M.. K..'ın ismi bulunmamaktadır. Bu durumda, M.. K.. yönünden aktif dava ehliyeti açısından bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiştir.
Diğer yandan, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece tüzel kişilik olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara husumet yöneltilemez. Bu durumda, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin işbu davada davalı ortak M.. K..’a husumet yöneltilmesi de yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101644200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz