Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6287 E. 2013/11056 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu kararı↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket yönetim kurulu başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin temsili olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Genel Kurul Kararının İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/167 E. 2012/20675 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · temsil · Genel Kurul Kararının İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · yokluk · genel kurul kararının iptali · iptal davası · tüzel kişilik · taraf ehliyeti · hukuki yarar
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığının sabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
Bu durum karşısında mahkemece, davacılardan ... ve ...’ın «ortaklık sıfatının» yargılamanın başından sonuna kadar devam edip etmediğinin, dolayısıyla aktif dava «ehliyetlerinin» bulunup bulunmadığının, yukarıda açıklanan şekilde incelenip araştırılmadan, anılan davacılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Şayet yargılama sırasında bu sıfatı sona erecek olursa, artık davayı takip ve sonuçlandırmakta «hukuki yararı» kalmaz.
-
Genel Kurul Kararının İptali 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/190 E. 2012/21402 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · temsil · Genel Kurul Kararının İptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · hazirun cetveli · yokluk · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · iptal davası · tüzel kişilik
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığının sabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
Yine davacı ..., 23.06.2000 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantısına ait «hazirun cetvelinde» ortak olarak yer almasına rağmen, 20.07.2000 tarihli genel kurula ait hazirun cetvelinde ortak olarak gözükmemektedir.
Bu durumda davacı ...’ın «ortaklık sıfatının» kalmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6277 E. 2013/9520 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Benzer bu kararda… yapılan tescil işleminin iptaline karar verildiği, bu durumda 19.06.2000 tarihi itibariyle davacı ...'a ait hissenin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekirken şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına hisselerin tescilini sağladığı ve bu hisse devrinden sonra yapılan 23.06.2000 tarihli genel kurulun davacı ...'a ait % 26 oranındaki hissenin «temsili» olmadan yapıldığı ve kararların alındığı, bu şekilde alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 23.06.2000 tarihi …
… maddesinde, bu konuda ana sözleşmenin değişmesi hakkındaki usul ve şartlar dairesinde karar alınması gerektiğinin belirtildiği, davalı şirketin 25.04.1969 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilerek kurulduğu, kurulduğu tarihte tescil edilen ana sözleşmesinin “Toplantı Nisabı” başlığını «taşıyan» 19. maddesinde, genel kurul toplantıları ve «toplantılardaki nisabın» Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu durumda davaya konu toplantı tarihinde yürürlükte bulunan ana sözleşmenin anılan hükmü gereği uygulanacak toplantı nisabının şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan TTK'nın “Toplantı ve Karar Nisabı”na ilişkin hükümleri olup, bu tarihte yürürlükte bulunan 388. maddesi uyarınca bu durumda ilk toplantı için en az ¾ oranında pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği, somut olayda ise toplantıda davacı ...'a ait % 26 oranındaki hissenin «temsil» edilmediği, bu nedenle gündemin 7. sırasında alınan birleşmeye ilişkin kararın yasal toplantı nisabına uyulmadan alındığından yok hükmünde olduğunun kabulü gerekme …
Davaya konu genel kurul toplantısında gündemin 7. sırasında alınan karar dışında kalan kararların alınmasında «nitelikli çoğunluk» gerekmediğinden davacı ...'a ait hisselerin toplantıda «temsil» edilmemiş olmasının 7. madde dışında iptali istenen diğer maddelerde alınan kararların geçerliliğine etkisi olmadığı anlaşılmakla iptali istenen 3, 4 ve 5. maddele …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nitelikli çoğunluk · toplantı ve karar nisabı · ortaklık sıfatı · karar nisabı · toplantı tutanağı · kesinleşen ilam · bekletici mesele · yokluk
Benzer bu kararda… maddesinde, bu konuda ana sözleşmenin değişmesi hakkındaki usul ve şartlar dairesinde karar alınması gerektiğinin belirtildiği, davalı şirketin 25.04.1969 tarihinde «ticaret siciline tescil» edilerek kurulduğu, kurulduğu tarihte tescil edilen ana sözleşmesinin “Toplantı Nisabı” başlığını «taşıyan» 19. maddesinde, genel kurul toplantıları ve «toplantılardaki nisabın» Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olduğunun belirtildiği, bu durumda davaya konu toplantı tarihinde yürürlükte bulunan ana sözleşmenin anılan hükmü gereği uygulanacak toplantı nisabının şirketin kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan TTK'nın “Toplantı ve Karar Nisabı”na ilişkin hükümleri olup, bu tarihte yürürlükte bulunan 388. maddesi uyarınca bu durumda ilk toplantı için en az ¾ oranında pay sahiplerinin toplantıda hazır bulunması gerektiği, somut olayda ise toplantıda davacı ...'a ait % 26 oranındaki hissenin «temsil» edilmediği, bu nedenle gündemin 7. sırasında alınan birleşmeye ilişkin kararın yasal toplantı nisabına uyulmadan alındığından yok hükmünde olduğunun kabulü gerekme …
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.11.2008 tarihli, 2002/637 Esas-2008/536 Karar sayılı «kesinleşmiş ilamı» ile davalı şirketteki davalı ... adına kayıtlı olan 2.600.000 adet hissenin davacı ... adına tesciline karar verildiği ve bu karara dayalı olarak mahkemece hüküm tesis edildiği anlaşılmıştır.Bu durumda, davacı ...’ın «ortaklık sıfatının» kalmadığı sonucu ortaya çıkmaktadır.Bu nedenle, davacı ... yönünden aktif dava «ehliyeti» açısından bir değerlendirme yapılması gerekirken, bu yön üzerinde durulmaması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
4-Genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen mülga TTK'nun 381. maddesinde, toplantıda hazır bulunup da alınan karara muhalif kalan ve bu durumu «toplantı tutanağına» geçiren ortağın söz konusu kararlara karşı «iptal davası» açma hakkının olduğu belirtilmiştir.Buna göre, «yokluk» ve «geçersizlik» halleri dışında kalıp da iptali mümkün olan genel kurul kararlarına karşı iptal davası açabilmek için öncelikle kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” ko …
Davaya konu genel kurul toplantısında gündemin 7. sırasında alınan karar dışında kalan kararların alınmasında «nitelikli çoğunluk» gerekmediğinden davacı ...'a ait hisselerin toplantıda «temsil» edilmemiş olmasının 7. madde dışında iptali istenen diğer maddelerde alınan kararların geçerliliğine etkisi olmadığı anlaşılmakla iptali istenen 3, 4 ve 5. maddele …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/181 E. 2012/21360 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı · temsil
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Benzer bu kararda… rih 2009/1507-10830 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, 19.06.2000 tarihi itibarı ile ...’a ait hissenin oğlu 1980 doğumlu ...’a devri gerekir iken şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...’ın hileli şekilde kendi adına hisselerin tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra yapılan 20.07.2000 tarihli genel kurul ve 06.10.2000 tarihli genel kurulun davacı ...’a ait %26 hissenin «temsili» olmadan alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı şirketin 20.07.2000 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun ve bu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık sıfatı · yoklukla malul karar · hazirun cetveli · yokluk · olağanüstü genel kurul · genel kurul kararının iptali · iptal davası · tüzel kişilik
Benzer bu karardaYine «genel kurul kararlarının iptali davalarının», TTK.’nun 381. maddesi hükmü uyarınca, sadece ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
3- Asıl dava 20.07.2000 tarihli olağanüstü genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan 3.nolu kararın iptali, birleşen dava ise, 06.10.2000 tarihli «olağanüstü genel kurulun» ve bu genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptali istemine ilişkin olup, genel kurul «iptali davası» TTK’nun 381. maddesi hükmü uyarınca ortaklık «tüzel kişiliğine» karşı açılacağından, davalı ... hakkındaki davanın «husumet» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalı ... yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
… dilmeden yapılmış olmasına, böyle bir durumda tek bir pay sahibinin dahi hazır bulunmaması veya katılıp da toplantı şekline itiraz etmesi halinde, alınan kararların «yoklukla malul» sayılmasının gerekmesine, somut uyuşmazlıkta da davacı ...’in pay sahibi olduğu yargı kararıyla belirlendiği halde dava konusu genel kurul toplantısına katılmadığınınsabit olmasına, bu durum karşısında mahkemece davacı ...’in davalı şirkete karşı açtığı davanın kabulü ile dava konusu genel kurulda alınan kararların «geçersiz» sayılmasında bir isabetsizliğin bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının red …
Yine davacı ..., 23.06.2000 ve 06.10.2000 tarihli «olağanüstü genel kurul» toplantılarına ait «hazirun cetvellerinde» ortak olarak yer almasına rağmen, 20.07.2000 tarihli genel kurula ait hazirun cetvelinde ortak olarak gözükmemektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17972 E. 2014/4385 K.
Ortak:yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket «yönetim kurulu» başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin «temsili» olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dai …
Benzer bu karardaK..'ın paylarının 64.950 adet hisse «dahil» olacak şekilde 82.449,97 adet olarak gösterildiği, bu durumun 6762 sayılı TTK'nın 381/1, 361/2, 3 maddelerine aykırılık oluşturduğu, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ve «yönetim kurulu» üyelerinin seçilmesine karar verildiği, alınan kararların Konya 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükümsüzlüğün tespiti · hazirun cetveli · sermaye artırımı · genel kurul kararının iptali · pasif husumet yokluğu · maddi hata · pasif husumet · tüzel kişilik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2002/636 Esas sayılı kararına aykırılık teşkil ettiği, genel kurul kararı bulunmadan yönetim kurulunun «sermaye artırımana» ilişkin kararının hüküm ifade etmeyeceği, iptaline karar verilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 05.02.2009 tarihli genel kurul toplantısının 4 nolu kararının «hükümsüzlüğünün tespitine», iptaline, fazla talebin reddine, birleşen davada 10.02.2010 tarihli genel kurulun 6, 7. ve 8. maddelerinin hükümsüzlüğünün tespitine ve iptaline karar verilmiştir …
Diğer yandan, «genel kurul kararlarının iptaline» ilişkin davaların TTK'nın 381. maddesi hükmü uyarınca sadece «tüzel kişilik» olan şirkete karşı açılması gerekli olup, bu türden bir davada ortaklara «husumet» yöneltilemez.
K..’a «husumet» yöneltilmesi de yerinde olmadığından anılan davalı hakkındaki davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalıyı da kapsayacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
K.. adına (1980 doğumlu) tesciline karar verildiği, 05.02.2009 tarihli genel kurulda sermayenin artırılmasına ilişkin gündemin görüşülmesi ve karara bağlanmasının önlenmesine ilişkin tedbir kararı alındığı, buna rağmen «hazirun cetvelinde» davalı M..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6287 E. , 2013/11056 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2010 gün ve 2000/880-2010/543 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.12.2012 gün ve 2011/167-2012/20675 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...ve ...'ın, davalı şirketteki hisselerini diğer müvekkili ...'a devrettiklerini, bu devir sözleşmesinin pay defterine kaydedilmesi için şirket yönetim kurulu üyesi ve kız kardeşi olan...'a teslim edildiğini, davalı şirketin yönetim kurulu başkanı bulunan diğer davalı ...'ın, hem isim benzerliğinden hem de baba adlarının Mustafa olmasından yararlanarak bu hisseleri kendi adına kayıt ve tescil ettiğini, bu hisseleri hileli yollarla üzerine geçiren davacı ...'in dedesi 1930 doğumlu ... ve şirket aleyhine, davalı ...'in hissedarlığının kısmen iptali ile davacı 1980 doğumlu ... adına hissedarlığın tescili için mahkemeye dava açıldığını, bu davanın derdest olduğunu, iptali istenen 23.06.2000 tarihli genel kurul toplantısına ise davacı ...'ın çağrılmadığını ve oy da kullandırılmadığını, genel kurulun çağrı merasimine uyulmaksızın tüm ortaklar hazır bulunmuş gibi icra edildiğini ve şirket sermayesinin % 26'sına sahip bir kişinin katılmasının hileli yollarla önlendiğinden genel kurulun yoklukla malül bulunduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 23.06.2000 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun ve bu genel kurulda alınan 3, 4, 6 ve 7.
gündem maddelerindeki kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, 09.06.2000 tarihi itibarı ile ...'a ait hisselerin oğlu 1980 doğumlu ...'a devri gerekir iken, şirket yönetim kurulu başkanı olan davalı 1930 doğumlu ...'ın hileli şekilde kendi adına tescilini sağladığı, bu hisse devrinden sonra icra edilen dava konusu genel kurulun, davacı ...'a ait %26 hissenin temsili olmadan yapıldığından, alınan kararların geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle karar bozulmuştur.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 50,45 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 219,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008470400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz