Şirkete şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/13146 E. 2014/2184 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 636/3↗ tasfiye memuru atanması↗ şirket müdürü↗ pasif husumet yokluğu↗ tasfiye memuru↗ pasif husumet↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin ticaret siciline yansıyan son işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı D.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirket iki ortaklı olup davacı da şirket müdürü olduğuna göre davalı D.. Y..'nın, aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D.. Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket fesih ve tasfiye davalarının şirket tüzel kişiliği aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D.. Y.. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan davalı hakkında da yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi | Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13493 E. 2013/11304 K.
Ortak:fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, dava «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D..
Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket «fesih» ve «tasfiye» davalarının şirket «tüzel kişiliği» aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D..
Benzer bu karardaFesih ve «tasfiye» davası kural olarak «fesih» ve tasfiyesi istenen şirket aleyhine açılmalıdır.
Dava, «limited şirketin» haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ve «yargılama giderleri» ile «vekalet ücretinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, «yargılama giderleri» ve ücret-i vekaletin davada davalı olarak varlığı kabul edilen şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyip, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5228 E. 2010/11111 K.
Ortak:fesih · tüzel kişilik · limited şirket · husumet · dava şartı
İncelediğiniz kararda2-Ancak, dava «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D..
Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket «fesih» ve «tasfiye» davalarının şirket «tüzel kişiliği» aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D..
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, limited Şirketin «fesih» davasında «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi gerektiği, davada şirketin tüm ortakların taraf olarak gösterildiği, şirketin hiçbir faaliyetinin bulunmadığı, TTK’nun 549. maddesinde belirtilen muhik sebeple fesih şartının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «limited şirketin feshi» davalarında kural olarak «husumetin» feshi istenen limited şirkete yöneltilmesi gerekmesine karşın işbu davada, şirketin ortağı aleyhine açılmış ve husumetin yöneltilmesi gereken limited şirket davacı tarafta yer almış ise de, artık feshi istenen şirketin tüm ortakları ve şirket «tüzel kişiliğinin» davada taraf olarak yer almış bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yukarıdaki bentte açıklandığı gibi «limited şirketin feshi» davasında esasen «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi ve şirketin bu davada davalı olarak yer alması gerekip, davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında, «yargılama giderlerinin» şirket tüzel kişiliğine yükletilmesi gerekirken, davalı ortağa yükletilmesi yerinde görülmediğinden, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirketin feshi · yargılama gideri
Benzer bu karardaYukarıdaki bentte açıklandığı gibi «limited şirketin feshi» davasında esasen «husumetin» şirket «tüzel kişiliğine» yöneltilmesi ve şirketin bu davada davalı olarak yer alması gerekip, davanın kabulüne karar verilmiş olması karşısında, «yargılama giderlerinin» şirket tüzel kişiliğine yükletilmesi gerekirken, davalı ortağa yükletilmesi yerinde görülmediğinden, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
… içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «limited şirketin feshi» davalarında kural olarak «husumetin» feshi istenen limited şirkete yöneltilmesi gerekmesine karşın işbu davada, şirketin ortağı aleyhine açılmış ve husumetin yöneltilmesi gereken limited şirket davacı tarafta yer almış ise de, artık feshi istenen şirketin tüm ortakları ve şirket «tüzel kişiliğinin» davada taraf olarak yer almış bulunmasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11801 E. 2014/1374 K.
Ortak:tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · ticaret sicili · ek tasfiye · husumet · i̇i̇k 72/son · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket «fesih» ve «tasfiye» davalarının şirket «tüzel kişiliği» aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D..
2-Ancak, dava «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D..
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nde davacı ortağın «şikayeti» üzerine görülmekte olan evrakta «sahtecilik» suçuna ilişkin kamu davasının varlığı karşısında ortaklar arasındaki ilişkinin tamamen bozulduğu, şirket gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. üncü maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu ayrıca, davalı-birleşen davada davacı vekilinin de şirketin devam ettirilmesi yönünde bir menfaat ve gayenin kalmadığı, davacı- birleşen davada davalı ortağın çıkarılması talebi yerine «şirketin tasfiyesine» karar verilmesi, «tasfiye» memurluğuna da mali açıdan külfet getirmemesi açısından mevcut mali müşavir Fikret İnce’nin atanması talebinde bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine, taraflarca müşterek bir «tasfiye memuru» bildirilmemiş olmakla, serbest muhasebeci mali müşavir Mustafa Uğurlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, birleşen «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
A.. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; «fesih» ve «tasfiye» davasında gerçek kişilere «husumet» yöneltilemeyeceği göz önünde bulundurulmaksızın bu kişiler yönünden de hüküm kurulması doğru olmamış, bu itibarla mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtarnameler», tespit dosyaları, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar ve davalardan şirketin ortaklar kurulunun TTK’nın 538. inci maddesinde yapılan düzenleme doğrultusunda uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işlem tarihinden dava tarihine kadar başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine «temsile» ilişkin olup, bu hususun bile ortaklar arasında ihtarname ve uyuşmazlıklara konu edildiği, şirketin bulunduğu mecurun, kira borcu ve tahliye istemleri ile karşı ka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusuz kalması · şirketin tasfiyesi · sahtecilik · şikayet · ihtarname · karar verilmesine yer olmadığına · temsil
Benzer bu karardaAsliye Ceza Mahkemesi'nde davacı ortağın «şikayeti» üzerine görülmekte olan evrakta «sahtecilik» suçuna ilişkin kamu davasının varlığı karşısında ortaklar arasındaki ilişkinin tamamen bozulduğu, şirket gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. üncü maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu ayrıca, davalı-birleşen davada davacı vekilinin de şirketin devam ettirilmesi yönünde bir menfaat ve gayenin kalmadığı, davacı- birleşen davada davalı ortağın çıkarılması talebi yerine «şirketin tasfiyesine» karar verilmesi, «tasfiye» memurluğuna da mali açıdan külfet getirmemesi açısından mevcut mali müşavir Fikret İnce’nin atanması talebinde bulunduğu gerekçesiyle, asıl davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine, taraflarca müşterek bir «tasfiye memuru» bildirilmemiş olmakla, serbest muhasebeci mali müşavir Mustafa Uğurlu’nun tasfiye memuru olarak atanmasına, birleşen «davanın konusuz kalması» nedeniyle esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtarnameler», tespit dosyaları, ortaklar arasındaki uyuşmazlıklar ve davalardan şirketin ortaklar kurulunun TTK’nın 538. inci maddesinde yapılan düzenleme doğrultusunda uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işlem tarihinden dava tarihine kadar başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine «temsile» ilişkin olup, bu hususun bile ortaklar arasında ihtarname ve uyuşmazlıklara konu edildiği, şirketin bulunduğu mecurun, kira borcu ve tahliye istemleri ile karşı ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/13146 E. , 2014/2184 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/06/2013
NUMARASI 2011/418-2013/160
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.06.2013 tarih ve 2011/418-2013/160 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı D.. Y.. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı D.. Y.. ile birlikte ortağı oldukları davalı şirketteki işinden ayrılarak başka bir şirkette çalışmaya başlaması nedeniyle, davalı şirketin işleriyle ilgilenemez hale geldiğini ve şirketle fiili olarak bağının kesildiğini, ayrıca bu nedenle diğer davalı D.. Y.. ile müvekkili arasında anlaşmazlık çıktığını, tarafların müşterek bir gaye için bir araya gelerek şirketi devam ettirmelerinin mümkün olmadığını, şirketin devamının ve kuruluş amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiğini ileri sürerek, davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
[…]. Y.. vekili, açılan davada şirketin feshini gerektirir sebeplerin hiçbirinin bulunmadığını, davacının başka bir işyerinde çalışıyor olmasının şirket tasfiyesine dayanak yapmasının hukuken mümkün olmadığını, şirketin tasfiyesini gerektirir bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin ticaret siciline yansıyan son işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4.
(6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı D.. Y.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirket iki ortaklı olup davacı da şirket müdürü olduğuna göre davalı D.. Y..'nın, aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Ancak, dava limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D.. Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket fesih ve tasfiye davalarının şirket tüzel kişiliği aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D.. Y.. hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan davalı hakkında da yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı D.. Y..'ya iadesine, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101641200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz