Şirketin feshi | Davanın kabulü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13493 E. 2013/11304 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yargılama giderleri↗ fesih↗ limited şirket↗ ek tasfiye↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmadığı sübut bulduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Fesih ve tasfiye davası kural olarak fesih ve tasfiyesi istenen şirket aleyhine açılmalıdır. Ancak, tüm ortakların taraf olduğu davada, aleyhine dava açılması gereken şirketin de taraf olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davada davalı olarak varlığı kabul edilen şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyip, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7846 E. 2014/13478 K.
Ortak:fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaFesih ve «tasfiye» davası kural olarak «fesih» ve tasfiyesi istenen şirket aleyhine açılmalıdır.
Dava, «limited şirketin» haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… , savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket dışındaki davalılar yönünden davacının ileri sürdüğü talepler bakımından bu davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden davanın sübut bulduğu ve davalı «şirketin feshine» karar verilmesi gerektiği, «fesih» ve «tasfiye» dışındaki talepler yönünden ise bu taleplerin fesih ve tasfiye kapsamında karşılanabilir ve tasfiye sürecine bırakılması gerekir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fesih ve tasfiye talebi dışında kalan talepler yönünden ise karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Dava, «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, ancak «tasfiye memuru» tayini konusunda bir karar verilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirketin feshi · tasfiye memuru · husumet yokluğu · husumet
Benzer bu kararda… , savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirket dışındaki davalılar yönünden davacının ileri sürdüğü talepler bakımından bu davalılara «husumet» yöneltilemeyeceği, davalı şirket yönünden davanın sübut bulduğu ve davalı «şirketin feshine» karar verilmesi gerektiği, «fesih» ve «tasfiye» dışındaki talepler yönünden ise bu taleplerin fesih ve tasfiye kapsamında karşılanabilir ve tasfiye sürecine bırakılması gerekir nitelikte olduğu gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, diğer davalılar yönünden «husumet yokluğu» nedeniyle davanın reddine, fesih ve tasfiye talebi dışında kalan talepler yönünden ise karar oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile şirketin «fesih» ve tasfiyesine karar verilmiş, ancak «tasfiye memuru» tayini konusunda bir karar verilmemiştir.
Davacı tarafından talep edilmemiş olsa dahi, feshine karar verilen ortaklığa, dava tarihinde yürürlükte olan mülga 6762 Sayılı TTK.nun 552 nci maddesi yollaması ile aynı Yasanın 441 ve devam eden maddeleri uyarınca mahkemece re'sen «tasfiye memuru» tayinine de karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1148 E. 2012/8458 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ibra · hizmet sözleşmesi
Benzer bu kararda2-Davalı tarafça 20.11.2006 tarihinde sona eren güvenlik «hizmet sözleşmesiyle» ilgili olarak 26.12.2006 tarihli “Protokol ve İbra Sözleşmesi” başlıklı belge dosyaya sunulduğuna ve davacı şirketçe «ibra» edildikleri savunulduğuna göre, mahkemece bu savunma üzerinde durularak, ibranın davadaki talebin dinlenmesine engel teşkil edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi ge …
-
Şirkete şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13146 E. 2014/2184 K.
Ortak:fesih · limited şirket · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaFesih ve «tasfiye» davası kural olarak «fesih» ve tasfiyesi istenen şirket aleyhine açılmalıdır.
Dava, «limited şirketin» haklı sebeple feshi istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
2-Ancak, dava «limited şirketin» «fesih» ve tasfiyesi istemine ilişkin olup davalı D..
Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket «fesih» ve «tasfiye» davalarının şirket «tüzel kişiliği» aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D..
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memuru atanması · şirket müdürü · pasif husumet yokluğu · tasfiye memuru · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet yokluğu · ticaret sicili
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin ortaklar kurulunun uzun süreden beri toplanmadığı, şirketin «ticaret siciline» yansıyan «son» işleminin 08.10.2009 tarihli ve müseccel adresinin taşınmasına ilişkin bulunan işlem olduğu, bunun dışında dava tarihine kadar da başkaca bir işleminin bulunmadığı, önceki işlemlerin de yine şirketin ilk tescili ve ilk tescile ilişkin düzeltme ilanından ibaret olduğu, şirketin vergi borcunun olduğu, şirketin ticari faaliyetinin şirket amacını gerçekleştirebilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı, bu durumun giderilmesi için de herhangi bir girişimin söz konusu olmadığı, ortaklar arasında anlaşmazlık bulunduğu ve bu anlaşmazlığın tanık beyanları ile doğrulandığı gibi, ayrıca savcılık soruşturma dosyasına da konu teşkil ettiği, şirketin ticari faaliyetinin şirket gayesini elde etmeye yeterli olmayıp kâr edemediği, şirketi gayesine ulaşılması imkanının kalmadığı, dolayısıyla TTK’nın 549/4. (6102 sayılı TTK 636/3.) maddesinde belirtilen muhik sebep koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile davalı şirkete «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Y.. hakkında açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan davalı hakkında da yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalı şirket iki ortaklı olup davacı da «şirket müdürü» olduğuna göre davalı D..
Y.. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de, şirket «fesih» ve «tasfiye» davalarının şirket «tüzel kişiliği» aleyhine yöneltilmesi gerekli ve yeterli olup, şirket ortağı alan davalı D..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13493 E. , 2013/11304 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.05.2012 tarih ve 2011/448-2012/210 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 14.01.2009 tarihinden itibaren %20 oranında ortağı olduğu Seçkin Mobilya Koltuk Döşeme Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin fiilen dağıldığını, şu anda hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketi feshetmek istediği halde diğer ortak olan davalının kaçtığını, adres bildirmeden başka şehirlerde ikamet ettiğinden şirketi tek başına feshedemediğini, vergi ve diğer borçların müvekkiline geldiğini, bu sebeple dava açmak zorunda kaldığını ileri sürerek şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, 1. celsedeki duruşmada maddi durumu olmadığından şirketi tasfiye edemediklerini belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmadığı sübut bulduğundan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin haklı sebeple feshi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Fesih ve tasfiye davası kural olarak fesih ve tasfiyesi istenen şirket aleyhine açılmalıdır. Ancak, tüm ortakların taraf olduğu davada, aleyhine dava açılması gereken şirketin de taraf olduğu kabul edilmektedir. Bu durumda, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davada davalı olarak varlığı kabul edilen şirketten tahsiline karar verilmesi gerekirken davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmeyip, davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009405000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz