Menfi Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/8675 E. 2011/2062 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
lehtar↗ taşıma sözleşmesi↗ bono↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıların dayandığı taşıma sözleşmesinin dava dışı şirket ile yapıldığı, buna göre bu şirketin ortaklarının sadece davalılar olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiği, ayrıca menfi tesbit istemine konu bononun lehtarının davalı ... olduğu, bu kişinin şirket ortağı olup olmadığının ve buna göre bono bedelinin taşıma bedelinden düşülüp düşülmemesi gerektiğinin de belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıların sözleşme yaptıkları dava dışı şirketin ortaklarının sadece davalılar olmadığı, davalı ...’un da dava dışı şirketin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2771 E. 2015/7365 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muvafakat · hasar
Benzer bu kararda… zulduğu, davacı vekilince 16.10.2014 tarihli celsede mahkemece hükme esas alınan ineğin ve buzağın bedelinden % 20 oranında müşterek sigorta bedelinin düşürülmesine «muvafakat» verildiği, mahkemece daha önce verilen hükme esas bilirkişi raporunda belirtilen bedel üzerinden davacı vekilinin beyanı doğrultusunda indirim yapılması yoluna gidildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle hasarlı inek için 5.720,00 TL, buzağı için 572,00 TL toplamı 6.292,00 TL'nin «hasar» tarihi olan 28.11.2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11483 E. 2014/1098 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · harç · dosya masrafı · maddi tazminat · ilan · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ya ait tescilli markaların davalı tarafından sahte olarak üretilen ürünlerde kullanıldığı, söz konusu kullanımın 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. maddelerinde düzenlenen «marka hakkına tecavüz» olduğu, ceza mahkemesince verilen beraat kararının mahkemelerini bağlamadığı, Anayasa Mahkemesi'nde ceza hükümleri yönünden iptaline rağmen iptal konusu olmayan 61-b maddesi kapsamında hukuki ihlal sürmekte olduğu gerekçesi ile davacıya ait "D." markasının taklit ürün üretilmek suretiyle kullanıldığının «haksız rekabet» ve tecavüz olduğunun tespitine, 500,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kararın kesinleştikten sonra ülke çapında yayın yapan 5 büyük gazetede «masrafı» davalıdan alınarak «ilanına»; 556 sayılı KHK'nın 66-d bendi gereği ürün üzerinde mülkiyet hakkı tanınması ancak maddi bir tazminat ile mümkün olup tek başına bu hususun istenmesinin mümkün olmadığından ve bu konuda da her hangi bir «harç» yatırılmamış olduğundan yerinde olmayan davacının bu talebinin reddine karar verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 62/d maddesine göre «marka hakkı tecavüze» uğrayan marka hakkı sahibi, el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkı tanınmasını isteyebilir, bu durumda söz konusu ürünlerin değeri tazminat miktarından düşülür, bu değer kabul edilen tazminat miktarını aştığında marka sahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir.
Davacı tarafından bu davada «maddi tazminat» talep edilmediğine göre mahkemece el konulan ürünlerin değerinin bilirkişi marifeti ile belirlenerek bu bedelin davacı tarafından davalıya ödenmesi şartı ile el konulan ürünler üzerinde davacıya mülkiyet hakkı tanınmasına karar verilmesi gerekirken madde metni yanlış yorumlanarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Temlik edilen alacak ve tahsilatların zarar hesabına yansıtılması gereği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/3356 E. 2021/1950 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:alacağın temliki · zamanaşımı · eksik inceleme
Benzer bu karardaŞti.'ne kullandırılan kredilerden kaynaklı banka zararı nedeniyle davalı şahıslara karşı açılan davanın «zamanaşımı» nedeniyle reddine, Phonex projesinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın sübut bulmadığından reddine, Ereğli Demir Çelik A.Ş., Alişan Grubu, Palmiye Tekstil ...
Kural olarak, «alacağın temliki» ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, ...'nin temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır.
O halde, zararın kapsam ve miktarının belirlenebilmesi için varsa söz konusu «temlik» kapsamında yapılan tahsilatlar ile diğer kredi borçlularından yapılan tahsilatların davacıdan sorulup açıklattırılması ve davacının 25.11.2013 tarihli dilekçesinde tablo halinde sunduğu alacak kalemleri ve talepleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinden, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13006 E. 2010/4521 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işyeri sigorta poliçesi · hırsızlık · işyeri sigortası · teminat kapsamı · ara karar · sigorta sözleşmesi · riziko · ıslah
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya iş yerinde «hırsızlık» olayı meydana geldiği «rizikonun» poliçe «teminatı kapsamında» bulunduğu, davalı sigorta şirketinin aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000 YTL’nın 17.07.2006 tarihinden, 24.816,98 YTL’nın «ıslah» tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, «işyeri sigorta poliçesinden» kaynaklanmakta olup, davacı «hırsızlık» nedeni ile işyerinde 40.000 TL değerinde mal çalındığını ileri sürmüş, davalı ise işyerinde belirtilen miktarda mal bulunmadığını savunmuştur.
Ara kararında belirtildiği üzere bilirkişilerce öncelikle birinci «hırsızlık» olayı sonrasında işyerinde ne miktar mal bulunduğu belirlenip, buna «sigorta sözleşmesinin» yapılmasından sonra alınan mal miktarı eklendikten sonra bu miktardan «riziko» tarihine kadar gerçekleşen satışlar düşülüp, belirlenen miktara kâr ilavesi yapılmadan davacının zararı bulunmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan, önceki yıldan devir tutarı olan 14.250 TL'nın tamamının zarara esas alınması, poliçede özel bir kural bulunmadığı halde çalınan malların kârının da zarara «dahil» edilmesi, ayrıca zararın poliçe genel şartları uyarınca rizikodan bir gün önceki tarih nazara alınarak hesaplanması gerekirken, hesaplamaya poliçe düzenleme tarihi …
Mahkemece, hükme dayanak yapılan ek rapor öncesinde «ara» karar ile işyerinde dava konusu edilenin dışında bir «hırsızlık» olayı daha olduğu belirtilerek bilirkişilerden buna göre ek rapor düzenlemeleri istendiği halde, bilirkişilerce düzenlenen ek raporda bu husus nazara alınmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9418 E. 2015/12356 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap mutabakatı · hesap mutabakatı · komisyon alacağı · acentelik sözleşmesi · mutabakat · cari hesap · sözleşmenin feshi · acentelik
Benzer bu karardaAncak; davalı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporuna, taraflar arasında «cari hesap mutabakatları» yapılmadığı, müvekkilince düzenlenen poliçelerin bir kısmının iptal edildiği, iptal edilen poliçe «primlerinin» bilirkişilerce yapılan alacak hesabında dikkate alınmadığı, bir kısım poliçe primlerinin taksitler halinde ödendiği, «fesih» «ihtarı» sonrasında müvekkilinin prim tahsilatı yapma imkanının bulunmadığı, henüz «vadesi» gelmemiş primlerin sanki tahsil edilmişcesine alacak hesabına «dahil» edildiği, müvekkilinin fesih tarihi itibariyle davacı şirketten «komisyon alacağı» bulunduğu, bu alacağın yapılan hesaplamada dikkate alınmasının gerektiği belirtilmek suretiyle ciddi itirazlarda bulunulmuştur.
… çelerden iptal edilen olup olmadığı, varsa bu poliçelere ilişkin primlerin talep edilen alacaktan düşülüp düşülmeyeceği, davalı tarafından düzenlenmiş poliçelerden, «fesih» tarihi itibariyle «muaccel» olmaması nedeniyle tahsil edilememiş primlerin bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinde» taksitli «prim» ödemesi öngörülen poliçeler nedeniyle «sözleşmesinin feshi» halinde prim borçlarından sorumluluğa dair bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı, davalının fesih tarihi itibariyle davacı şirkettten acentelikten kaynaklı «komisyon alacağının» olup olmadığı hususlarını da irdeleyecek biçimde ek bilirkişi raporu ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucu uyarınca bir karar verimesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde karar verimesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Dava, taraflar arasındaki «acentelik sözleşmesinin feshi» sonrasında ve bu sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/13366 E. 2012/20132 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo vasfı · kambiyo senedi · hamil · keşideci · çek · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDava konusu «çek» süresinde bankaya «ibraz» edilmediğinden davacı TTK'nun 720/«son» maddesi hükmüne göre kambiyo hukukuna dayalı takip hakkını kaybetmiştir.
Hamilin «kambiyo senedine» dayalı haklarını muhafaza için kanun hükmünce yapılması gerekli muamelelerin ihmal edilmiş olması, dolayısıyla çekten doğan haklarının düşmüş olması halinde de «keşideciye» karşı sebepsiz iktisap davası açabileceği TTK 730.maddesi yollanmasıyla TTK'nun 644.maddesinde yer almakta olup, davacı «hamil» de çeke dayalı takip hakkını yitirdiği ve bu nedenle kambiyo senedine dayalı icra takibi iptal edilmiş olduğundan, davacının TTK'nun 644.maddesiuyarınca keşideciye …
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunmadığı, dava konusu çekin «kambiyo vasfını» taşımadığı, davacının davalı «keşideciden» alacak isteminde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/8675 E. , 2011/2062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.03.2009 tarih ve 2008/273 - 2009/112 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar, maliki ve işleteni oldukları minibüsle, değişik firmalara servis hizmeti veren davalıların yanında çalışmak üzere 15.10.2002 tarihli sözleşme imzaladıklarını, araçlarının bazı tamir işlerinin davalılar tarafından yapıldığından borca karşılık (1.200.000.000.-) TL bedelli teminat senedini davalılara verdiklerini, davalıların taşıma bedelini ödemedikleri gibi bu senede dayanarak takibe giriştiklerini ileri sürerek, takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile % 40 icra inkar tazminatının ve senet bedeli düşüldükten sonra bakiye (4.100.000.000.-) TL alacaklarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıların dayandığı taşıma sözleşmesinin dava dışı şirket ile yapıldığı, buna göre bu şirketin ortaklarının sadece davalılar olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiği, ayrıca menfi tesbit istemine konu bononun lehtarının davalı ... olduğu, bu kişinin şirket ortağı olup olmadığının ve buna göre bono bedelinin taşıma bedelinden düşülüp düşülmemesi gerektiğinin de belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacıların sözleşme yaptıkları dava dışı şirketin ortaklarının sadece davalılar olmadığı, davalı ...’un da dava dışı şirketin ortağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacıların bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1016389000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz