6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/13006 E. 2010/4521 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işyeri sigorta poliçesi hırsızlık işyeri sigortası teminat kapsamı ara karar sigorta sözleşmesi riziko ıslah sigorta poliçesi dahili dava vekalet ücreti avans faizi teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya iş yerinde hırsızlık olayı meydana geldiği rizikonun poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketinin aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000 YTL’nın 17.07.2006 tarihinden, 24.816,98 YTL’nın ıslah tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davacı hırsızlık nedeni ile işyerinde 40.000 TL değerinde mal çalındığını ileri sürmüş, davalı ise işyerinde belirtilen miktarda mal bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, hükme dayanak yapılan ek rapor öncesinde ara karar ile işyerinde dava konusu edilenin dışında bir hırsızlık olayı daha olduğu belirtilerek bilirkişilerden buna göre ek rapor düzenlemeleri istendiği halde, bilirkişilerce düzenlenen ek raporda bu husus nazara alınmamıştır. Ara kararında belirtildiği üzere bilirkişilerce öncelikle birinci hırsızlık olayı sonrasında işyerinde ne miktar mal bulunduğu belirlenip, buna sigorta sözleşmesinin yapılmasından sonra alınan mal miktarı eklendikten sonra bu miktardan riziko tarihine kadar gerçekleşen satışlar düşülüp, belirlenen miktara kâr ilavesi yapılmadan davacının zararı bulunmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan, önceki yıldan devir tutarı olan 14.250 TL'nın tamamının zarara esas alınması, poliçede özel bir kural bulunmadığı halde çalınan malların kârının da zarara dahil edilmesi, ayrıca zararın poliçe genel şartları uyarınca rizikodan bir gün önceki tarih nazara alınarak hesaplanması gerekirken, hesaplamaya poliçe düzenleme tarihinin esas alınması doğru olmamış, kararın bu yönlerden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/13006 E.  ,  2010/4521 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.07.2008 tarih ve 2006/527 - 2008/433 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı sigorta şirketine iş yeri paket sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait iş yerinde 25.06.2006 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu bir kısım malların çalındığını, davalı şirketin zararın ödenmesi talebini kabul etmediğini ileri sürerek, 7.000 YTL’nın ihbar tarihinden, 33.000 YTL’nın ıslah tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren avans faizi nisbetindeki temerrüt faiziyle birlikte dvalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hırsızlık olayının gerçeği yansıtmadığını, alındığı iddia edilen malların iş yerine sığmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıya iş yerinde hırsızlık olayı meydana geldiği rizikonun poliçe teminatı kapsamında bulunduğu, davalı sigorta şirketinin aksini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.000 YTL’nın 17.07.2006 tarihinden, 24.816,98 YTL’nın ıslah tarihi olan 01.10.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve 2 nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, işyeri sigorta poliçesinden kaynaklanmakta olup, davacı hırsızlık nedeni ile işyerinde 40.000 TL değerinde mal çalındığını ileri sürmüş, davalı ise işyerinde belirtilen miktarda mal bulunmadığını savunmuştur.

Mahkemece, hükme dayanak yapılan ek rapor öncesinde ara karar ile işyerinde dava konusu edilenin dışında bir hırsızlık olayı daha olduğu belirtilerek bilirkişilerden buna göre ek rapor düzenlemeleri istendiği halde, bilirkişilerce düzenlenen ek raporda bu husus nazara alınmamıştır. Ara kararında belirtildiği üzere bilirkişilerce öncelikle birinci hırsızlık olayı sonrasında işyerinde ne miktar mal bulunduğu belirlenip, buna sigorta sözleşmesinin yapılmasından sonra alınan mal miktarı eklendikten sonra bu miktardan riziko tarihine kadar gerçekleşen satışlar düşülüp, belirlenen miktara kâr ilavesi yapılmadan davacının zararı bulunmak gerekirken, anılan hususlar nazara alınmadan, önceki yıldan devir tutarı olan 14.250 TL'nın tamamının zarara esas alınması, poliçede özel bir kural bulunmadığı halde çalınan malların kârının da zarara dahil edilmesi, ayrıca zararın poliçe genel şartları uyarınca rizikodan bir gün önceki tarih nazara alınarak hesaplanması gerekirken, hesaplamaya poliçe düzenleme tarihinin esas alınması doğru olmamış, kararın bu yönlerden taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

3-Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüne ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1017247500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.