Temlik edilen alacak ve tahsilatların zarar hesabına yansıtılması gereği
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3356 E. 2021/1950 K. · · İlk derece: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Banka yönetici ve denetçilerinin usulsüz kredilerden doğan sorumluluğuna dayalı tazminat davasında zamanaşımına uğrayan veya sübut bulmayan talepler reddedilir; ancak alacağın temliki sorumluluk davası hakkını kapsamasa da temlikin ivazlı olup olmaması ile temlik ve diğer borçlulardan yapılan tahsilatlar zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınmalı, bu tutarlar zarardan düşülmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
Ele alınan sorunlar
Bir kısım kredilerden doğan sorumluluk talebinin zamanaşımı nedeniyle reddi → ret
İddia: Davalılar, davanın zamanaşımına uğradığını, banka genel kurullarında ibra edildiklerini ve fonun ibraları kaldırma yetkisi bulunmadığını savunmuştur.
Gerekçe: Bir kısım şirkete kullandırılan kredilerden kaynaklı banka zararı nedeniyle davalı şahıslara karşı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Bir kısım kredi ve projelerden doğan zarar taleplerinin sübut bulmaması nedeniyle reddi → ret
İddia: Davacı, Toprak grubu ve grup dışı firmalara kullandırılan kredilerden şirketin zarara uğradığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Bir projeden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan dava ile bir kısım firmalara kullandırılan kredilerden kaynaklı zarar nedeniyle bir kısım davalılar hakkındaki dava, sübut bulmadığından reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Temlik edilen alacaklar ile diğer borçlulardan yapılan tahsilatların zarar kapsam ve miktarına etkisinin araştırılmaması (eksik inceleme) → kabul
İddia: Davalı iflas idaresi, zarar miktarının belirlenmesinde temlik ve tahsilatların dikkate alınmadığını ileri sürerek temyiz etmiştir.
Gerekçe: Alacağın temliki ile alacaklının yerine yeni bir alacaklı geçerse de, davacının temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, temlikname bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamaz. Ancak dava bir sorumluluk davası olduğundan, temlikin ivazlı olup olmaması dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınır. Bu nedenle, davacının temlik ettiği alacakların hangileri olduğu, temlikin ivazlı olup olmadığı, temlik neticesinde davacının tahsil ettiği tutar varsa bunun ve diğer kredi borçlularından yapılan kısmi tahsilatların hesaplanan zarar miktarından düşülüp düşülmediği araştırılmalı; bu tahsilatlar ile davacının dilekçesindeki alacak kalemleri ve talepleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmadığından karar mümeyyiz davalı yararına bozulmalıdır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Sorumluluk davasında alacağın temlikinin dava hakkını kapsamamakla birlikte, temlikin ivazlılığı ve yapılan tahsilatların zarar miktarından düşülmesi gerektiği, aksinin eksik inceleme sayılarak bozmayı gerektireceği yönündeki muhakeme, Yargıtay'ın bağlayıcı bozma gerekçesidir.
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- Banka yönetici ve denetçilerinin usulsüz kredilerden doğan sorumluluğuna dayalı tazminat davasında bir kısım kredilere ilişkin talepler zamanaşımına uğramış sayılmıştır (süre metinde belirtilmemiştir).
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetici ve denetçi sorumluluğu↗ alacağın temliki↗ ivazlı temlik↗ zarar hesabı↗ zamanaşımı↗ eksik inceleme↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8675 E. 2011/2062 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:lehtar · taşıma sözleşmesi · bono
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davacıların dayandığı «taşıma sözleşmesinin» dava dışı şirket ile yapıldığı, buna göre bu şirketin ortaklarının sadece davalılar olup olmadıklarının belirlenmesi gerektiği, ayrıca menfi tesbit istemine konu «bononun» «lehtarının» davalı ... olduğu, bu kişinin şirket ortağı olup olmadığının ve buna göre bono bedelinin taşıma bedelinden düşülüp düşülmemesi gerektiğinin de belirlenmesi gerekti …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4349 E. 2017/3055 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı ...'a yönelik davanın «husumet yokluğu» nedeniyle, diğer davalılara yönelik davanın ise sübut bulmadığından reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3356 E. , 2021/1950 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12.HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 18.05.2017 tarih ve 2014/32 E- 2017/481 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı Müflis ... İflas İdaresi tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin Esastan Reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.05.2019 tarih ve 2018/772 E- 2019/632 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı Müflis ... İflas İdaresi tarafından duruşmasız olarak istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2021 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalılardan ... ile ... vekili Av.
..., davalılardan Müflis ... İflas İdaresi vekili Av. ... ile davalılar ..., ... , ... ve ...t vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; BDDK kararı gereği temettü hariç ortaklık hakları, yönetim ve denetimi Bankalar Kanunu 14/3-4 maddesi gereğince Toprakbank A.Ş.'nin 01.01.2001 tarihinde fona, 15.07.2002 tarihinde ...'ye devredildiğini, ...'ye devrinden sonra yapılan genel kurul toplantısında 1997-1998-1999-2000 yıllarına ilişkin genel kurullarında alınan ibra kararlarının hükümsüz sayılmasına ve 01.01.2001 tarihinden 30.11.2001 fona devir tarihine kadar görev yapan yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri davalıların ibra edilmelerine karar verildiğini, Toprak grubu ve grup dışı firmalara kullandırılan kredilerden dolayı şirketin zarara uğradığını ileri sürerek zararın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ..., ..., ... vekilleri ; davalıların sorumluluğu için zararın gerçekleşmesinin zorunlu olduğu, banka genel kurullarında açıkça ibra edildiklerini, fonun ibraları kaldırma hak ve yetkisinin bulunmadığını, TTK 309. madde ile belirlenen zamanaşımı süresinin dolduğunun, denetim kurulu üyesi ...'nun sıfatı nedeniyle verilen kredilerden sorumlu olmadığını, usulüne ve yasaya uygun denetim görevini gereği gibi yerine getirdiğini, yönetim kurulu üyeleri davalıların ise bankanın zararına sebebiyet veren herhangi bir eylem ve işlemlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin görevini eksiksiz ve gereği gibi yerine getirdiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... vekili; yönetim kurulu başkan ve üyesi olarak görev yaptıklarını, görevde oldukları dönemler itibariyle yasalara uygun hareket edildiğini, alınan genel kurul kararları ile ibra edildiklerini, alınan ibra kararlarının hükümsüz sayılmasının yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalılardan ... mirasçısı; davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre; ARC Bilgisayar Ltd. Şti., Soteks ... Ltd. Şti., Can Yatçılık ... Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredilerden kaynaklı banka zararı nedeniyle davalı şahıslara karşı açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Phonex projesinden kaynaklanan zarar nedeniyle açılan davanın sübut bulmadığından reddine, Ereğli Demir Çelik A.Ş., Alişan Grubu, Palmiye Tekstil ... Ltd. Şti. firmalarına kullandırılan kredilerden kaynaklı zararı nedeniyle davalılar ..., ..., ... haklarındaki davanın sübut bulmadığından reddine, bu şirketler yönünden oluşan zarar nedeniyle Müflis ... iflas idaresine karşı açılan davanın kabulü ile 731.124,71 TL asıl alacak, 4.451.146,92 TL işlemiş faiz, toplam 5.182.271.64 TL'nin Müflis ...
iflas masasına kayıt kabulüne fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı Müflis ... iflas idaresi istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; davalı ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
1- Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen husus dışında bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacı vekilinin tüm, davalı Müflis ... İflas İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kullandırılan usulsüz krediler nedeniyle şirket yönetici ve denetçilerinin sorumluluğuna dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı ... dava konusu ettiği bir kısım kredi alacaklarını RCT Varlık Yönetim şirketine devretmiştir. Kural olarak, alacağın temliki ile mevcut alacağın alacaklısının yerine yeni bir alacaklının geçeceği kuşkusuz ise de, ...'nin temlik ettiği alacak kredi borçlarından doğan alacak olup, kabulün aksine temlikname bankanın iç bünyesinde kanuna ve mevzuata aykırı karar ve işlemleri ile bankaya zarar verdiği iddia edilen davalılara karşı yöneltilen talep ve dava hakkını kapsamamaktadır. Ancak, davanın sorumluluk davası olduğu da nazara alındığında temlikin ivazlı olup olmaması, dava konusu zararın kapsam ve miktarının belirlenmesinde dikkate alınacaktır.
Bu durumda, davacının temlik ettiği alacakların hangileri olduğu, temlik işleminin ivazlı olup olmadığı, temlik neticesinde davacı ...'nin tahsil ettiği tutar var ise bunun hesaplanan zarar miktarından düşülüp düşülmediği, yine diğer kredi borçlularından kısmi tahsilatlar yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise bu tutarların da zarar miktarından düşülüp düşülmediğinin açıklığa kavuşturulması gerekir. O halde, zararın kapsam ve miktarının belirlenebilmesi için varsa söz konusu temlik kapsamında yapılan tahsilatlar ile diğer kredi borçlularından yapılan tahsilatların davacıdan sorulup açıklattırılması ve davacının 25.11.2013 tarihli dilekçesinde tablo halinde sunduğu alacak kalemleri ve talepleri de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğinden, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... vekilinin tüm, davalı Müflis ... İflas İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Müflis ... İflas İdaresi vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA , takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı Müflis ... İflas İdaresine verilmesine,
HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı müflis ... İflas Dairesi'ne iadesine, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657163000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz