Adi senet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/7016 E. 2010/2729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi senet↗ kambiyo senedi vasfı↗ keşide yeri↗ senetle ispat↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ delil niteliği↗ kesin delil↗ yemin teklifi↗ icra hukuk mahkemesi↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ ikrar↗ ispat yükü↗ bono↗ geçersizlik↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, keşide yeri olmayan senetlerin yazılı delil başlangıç olarak kabulünün gerektiği, davacının senetlerin nakit olarak verilen borç karşılığı düzenlenip verildiğini, davalının ise tarafların tekstil şirketleri arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle davacıdan alınan mal karşılığı verildiğini, ancak malların davacı tarafından teslim edilmemesi nedeniyle senetlerin karşılıksız kaldığını savunduğu, ispat yükünün davacıda olduğu, dinlenen davacı tanıkları anlatımların somut olaya ilişkin olarak bizzat görgüye dayalı olmayıp soyut, inandırıcılıktan uzak ve yeterli olmadığı, davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 688 ve 689. maddeleri uyarınca tanzim yeri içermediği için geçersiz sayılan iki adet bono bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı tarafından gerek gerek 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibin iptali için açtığı davada ve gerekse işbu davaya cevaplarında senetler altındaki imzaların sıhhatine dair bir itirazın bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda davacı elinde bulunan ve kambiyo senedi vasfı taşımayan bu senetler TTK’nun 688 ve 689.maddeleri gereğince bono değil adi senet hükmündedir.Senetlerdeki alacak miktarları gözetildiğinde HUMK’nun 288.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen iddianın senetle kanıtlanması gerektiği gibi,senede karşı ileri sürülen bir iddia da, ancak senetle ispat olunabilir. (HUMK'nun 290) Keza, böyle bir iddianın senetten başka bir kesin delille ispatı mümkündür. İkrar veya yemin de kesin delil niteliğindedir.Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede delil olarak dayanılmamıştır. Ancak, davalı tarafından söz konusu senetlerin mal bedeline karşılık olarak verildiği hususunda delil listesinde yemin deliline dayanılmış olması karşısında mahkemece davalıya karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12634 E. 2016/1231 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8756 E. 2012/8519 K.
Ortak:kambiyo senedi · bono
İncelediğiniz karardaBu durumda davacı elinde bulunan ve «kambiyo senedi vasfı» taşımayan bu senetler TTK’nun 688 ve 689.maddeleri gereğince «bono» değil «adi senet» hükmündedir.Senetlerdeki alacak miktarları gözetildiğinde HUMK’nun 288.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen iddianın senetle kanıtlanması gerektiği gibi,senede karşı ileri sürülen bir iddia da, ancak «senetle ispat» olunabilir. (HUMK'nun 290) Keza, böyle bir iddianın senetten başka bir «kesin» delille ispatı mümkündür.
Dava, TTK’nun 688 ve 689. maddeleri uyarınca tanzim yeri içermediği için «geçersiz» sayılan iki adet «bono» bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu senedin «kambiyo senedi» niteliği olmadığı gerekçesiyle «zayi nedeniyle iptali» istenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de TTK'nun 688 maddesinde «bononun» unsurları sayılmış olup TTK'nun 689/2 maddesinde ise «vadesi» gösterilmemiş olan bononun görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılacağı hükmü yer almıştır.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen senedin ödeme tarihinin olmamasından dolayı «bono» vasfında olmadığı, «kıymetli evrak» niteliğinde olmayan bu senedin TTK hükümleri gereğince iptalinin istenemeyeceği, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda dava konusu senet görüldüğünde ödenmesi şart olan bir «bono» sayılır ve TTK'nun 669 ve devamı maddeleri uyarınca «zayi nedeniyle iptali» istenebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zayi nedeniyle iptal · kıymetli evrak · zayi · vade
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusu senedin «kambiyo senedi» niteliği olmadığı gerekçesiyle «zayi nedeniyle iptali» istenemeyeceği belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de TTK'nun 688 maddesinde «bononun» unsurları sayılmış olup TTK'nun 689/2 maddesinde ise «vadesi» gösterilmemiş olan bononun görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılacağı hükmü yer almıştır.
Bu durumda dava konusu senet görüldüğünde ödenmesi şart olan bir «bono» sayılır ve TTK'nun 669 ve devamı maddeleri uyarınca «zayi nedeniyle iptali» istenebilir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen senedin ödeme tarihinin olmamasından dolayı «bono» vasfında olmadığı, «kıymetli evrak» niteliğinde olmayan bu senedin TTK hükümleri gereğince iptalinin istenemeyeceği, gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13029 E. 2016/9180 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erteleme talebi · iflas erteleme · ihtiyati hacze itiraz · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · görevsizlik kararı · haciz · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/689 Esas sayılı dosyasının yargılamasının devam etmesi nedeni ile «ihtiyati hacize» itirazın değerlendirilmesi görevinin ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesinde olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine», itirazı incelemek üzere dosyanın ....... ....Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İİK’nun «265». maddesi uyarınca «ihtiyati haciz» kararına itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2015/689 E. sayılı dosyası «iflasın ertelenmesi talebine» ilişkin olup, ihtiyati hacze konu alacağın konusunu teşkil etmemektedir.
Talep, «ihtiyati haciz» kararına itiraz istemine ilişkindir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11793 E. 2010/11982 K.
Ortak:adi senet · keşide yeri · yazılı delil başlangıcı · delil başlangıcı · yemin teklifi · yazılı delil · yemin · ispat yükü
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» olarak kabulünün gerektiği, davacının senetlerin nakit olarak verilen borç karşılığı düzenlenip verildiğini, davalının ise tarafların tekstil şirketleri arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle davacıdan alınan mal karşılığı verildiğini, ancak malların davacı tarafından «teslim» edilmemesi nedeniyle senetlerin karşılıksız kaldığını savunduğu, «ispat yükünün» davacıda olduğu, dinlenen davacı tanıkları anlatımların somut olaya ilişkin olarak bizzat görgüye dayalı olmayıp soyut, inandırıcılıktan uzak ve yeterli olmadığı, davacının «yemin teklif» etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı tarafından söz konusu senetlerin mal bedeline karşılık olarak verildiği hususunda delil listesinde «yemin deliline» dayanılmış olması karşısında mahkemece davalıya karşı tarafa «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «ispat yükü» ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Bu durumda davacı elinde bulunan ve «kambiyo senedi vasfı» taşımayan bu senetler TTK’nun 688 ve 689.maddeleri gereğince «bono» değil «adi senet» hükmündedir.Senetlerdeki alacak miktarları gözetildiğinde HUMK’nun 288.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen iddianın senetle kanıtlanması gerektiği gibi,senede karşı ileri sürülen bir iddia da, ancak «senetle ispat» olunabilir. (HUMK'nun 290) Keza, böyle bir iddianın senetten başka bir «kesin» delille ispatı mümkündür.
Benzer bu karardaMahkemece, «keşide yeri» olmayan senetlerin «yazılı delil başlangıç» niteliğinde bulunduğu , «ispat yükünün» davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin «bono» değil «adi senet» hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya «yemin teklif» etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle dava …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2695 E. 2017/1746 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cezai şart · haksız rekabet
Benzer bu kararda… raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davada gerçek kişi şirket yetkilisi ... hakkında açılan davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, tasarıma tecavüz ve «haksız rekabetin» tespitine, menine, 36.688,76 TL maddi ve 10.000 TL manevi ve 10.000 TL «cezai şartın» tahsiline, itibar tazminatı isteminin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/7016 E. , 2010/2729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2007 tarih ve 2005/98 - 2007/782 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borçlarına karşılık 10.06.2003 tarihinde her bir 10.000 USD miktarlı iki adet bonoyu müvekkiline verdiğini, bonoların ciro yoluyla...isimli şahsa devredildiğini, bu şahıs tarafından icra takibine girişilmesine rağmen davalı tarafından İstanbul 11.İcra Hakimliği'ne başvurularak senetlerde tanzim yeri bulunmadığından bahisle icra takiplerinin iptali istenilip, iptal ettirildiğini, senet bedellerinin İbrahim Yücel'e ödenerek geri alındığını ileri sürerek, 20.000 USD karşılığı (28.080,60) YTL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya hiç bir borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, keşide yeri olmayan senetlerin yazılı delil başlangıç olarak kabulünün gerektiği, davacının senetlerin nakit olarak verilen borç karşılığı düzenlenip verildiğini, davalının ise tarafların tekstil şirketleri arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle davacıdan alınan mal karşılığı verildiğini, ancak malların davacı tarafından teslim edilmemesi nedeniyle senetlerin karşılıksız kaldığını savunduğu, ispat yükünün davacıda olduğu, dinlenen davacı tanıkları anlatımların somut olaya ilişkin olarak bizzat görgüye dayalı olmayıp soyut, inandırıcılıktan uzak ve yeterli olmadığı, davacının yemin teklif etme hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 688 ve 689. maddeleri uyarınca tanzim yeri içermediği için geçersiz sayılan iki adet bono bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davalı tarafından gerek gerek 11.İcra Hukuk Mahkemesi'nde takibin iptali için açtığı davada ve gerekse işbu davaya cevaplarında senetler altındaki imzaların sıhhatine dair bir itirazın bulunmadığı görülmektedir.
Bu durumda davacı elinde bulunan ve kambiyo senedi vasfı taşımayan bu senetler TTK’nun 688 ve 689.maddeleri gereğince bono değil adi senet hükmündedir.Senetlerdeki alacak miktarları gözetildiğinde HUMK’nun 288.maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen iddianın senetle kanıtlanması gerektiği gibi,senede karşı ileri sürülen bir iddia da, ancak senetle ispat olunabilir. (HUMK'nun 290) Keza, böyle bir iddianın senetten başka bir kesin delille ispatı mümkündür. İkrar veya yemin de kesin delil niteliğindedir.Somut uyuşmazlıkta davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede delil olarak dayanılmamıştır. Ancak, davalı tarafından söz konusu senetlerin mal bedeline karşılık olarak verildiği hususunda delil listesinde yemin deliline dayanılmış olması karşısında mahkemece davalıya karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 750,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1015056100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz