Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11793 E. 2010/11982 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adi senet↗ keşide yeri↗ yazılı delil başlangıcı↗ delil başlangıcı↗ yemin teklifi↗ yazılı delil↗ yemin↗ ispat yükü↗ bono↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, keşide yeri olmayan senetlerin yazılı delil başlangıç niteliğinde bulunduğu , ispat yükünün davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin bono değil adi senet hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14502 E. 2017/127 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:anonim şirket · feragat · yargılama gideri · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkeme kararı verildikten sonra davacı vekili mahkemeye vermiş olduğu 01/11/2016 tarihli dilekçe ile mahkeme kararında belirtilen «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» alacağından «feragat» ettiği ve vekaletnamesinde feragat «yetkisinin» bulunduğu anlaşılmaktadır.
2-Mahkemece «anonim şirketin» ihyasına ve davalının «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumluluğuna karar verilmiştir.
Davacı vekilinin mahkeme kararında yazılı bulunan «vekalet ücreti» ve «yargılama gideri» alacağından hükümden sonra «feragat» etmiş bulunması gözetilerek bu konuda bir karar verilmek üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davacının ortağı olduğu A.Ş.'nin alacaklı olduğu icra takibi yönünden geçerli olmak üzere A.Ş.'nin ihyasına ve davalının «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» ile sorumluluğuna karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/11793 E. , 2010/11982 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2007 gün ve 2005/98 - 2007/782 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.03.2010 gün ve 2008/7016 - 2010/2729 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borçlarına karşılık 10.06.2003 tarihinde her biri 10.000 USD miktarlı iki adet bonoyu müvekkiline verdiğini, bonoların ciro yoluyla İbrahim Yücel isimli şahsa devredildiğini, bu şahıs tarafından icra takibine girişilmesine rağmen davalının İstanbul 11.İcra Hakimliği'ne başvurarak senetlerde tanzim yeri bulunmadığından bahisle icra takiplerini iptal ettirdiğini, senet bedellerini İbrahim Yücel'e ödeyerek geri aldığını ileri sürerek, 20.000 USD karşılığı (28.080,60) YTL'nın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, keşide yeri olmayan senetlerin yazılı delil başlangıç niteliğinde bulunduğu , ispat yükünün davacıda olduğu ve kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairemizce dava konusu senetlerin bono değil adi senet hükmünde olduğu, davalı tarafından adi senedi hükümden düşürecek bir senede dayanılmadığı, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilmesi suretiyle davanın reddinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 35,50 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 172,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 24.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1044152900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz