Fikri Mülkiyet Hakkı İhlalinden Kaynaklanan Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/6647 E. 2010/2681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
içtihadı birleştirme kararı↗ maddi tazminat↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın icracı sanatçı, davalı ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'nin yapımcısı olduğu Akışına Bırak adlı albümde bulunan Hatırla Beni isimli eserin sahibinin George ... olduğu, eser sahibinin izni olmaksızın Elos adlı eserden alıntı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'nin davacının eserden kaynaklanan mali hakkına vaki tecavüzlerinin ref'ine, 120.000 YTL maddi tazminatın faizi ile bu iki davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Yunanlı sanatçı ...'un verdiği yetkiye dayalı olarak açılan ve davalı ...'ın çıkardığı kasette Yunanlı sanatçının eser sahibi olduğu şarkı üzerine Türkçe söz yazılarak ve Yunanlı başka bir şarkıcı ile düet yapılarak iki kez kullanılmak suretiyle eser sahibinin FSEK'dan doğan haklarının ihlal edildiği iddiası ile açılan, davalılar yapımcı ve yorumcunun tecavüzlerinin ref'i, FSEK'nun 67. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminatın, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca telif hakkının üç mislinin ve FSEK'nun 70. maddesi uyarınca da davalılar tarafından elde edilen karın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen kısa kararda maddi tazminatın 01.06.2006 tarihinden itibaren faizi ile davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilmişken, gerekçeli kararın hem gerekçe kısmında hem de hüküm fıkrasında maddi tazminatın 01.06.2000 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK'nun 382. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4287 E. 2021/4130 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/5584 E. 2010/12170 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mutlak butlan · muhalefet şerhi · iyiniyet kuralı · butlan · iyiniyet · cy/cy şerhi · iptal davası · dava sebebi
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın dava açma hakkı yokluğundan, salt çağrıda usulsüzlüğün iptal «sebebi» olmadığı, genel kurullarda alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
… yırımı yapılmaksızın, açılan davanın süre yönünden reddine karar verildiği halde, gerekçeli kararda asıl davanın davacı ...’in genel kurul tutanağında usulüne uygun «muhalefet şerhi» bulunmadığından «iptal davası» açma hakkı olmadığı gerekçesiyle, birleşen davanın da genel kurullarda alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmek suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
1- Davacılar vekili, asıl davada müvekkili ... ’un üyesi olduğu davalı kooperatifin 24.06.2000 tarihli genel kurulunda 4 ve 5. numaralı kararların «mutlak butlanla» batıl olduğunu, birleşen davada da diğer müvekkili ...’un da kooperatif ortağı olduğu halde genel kurul toplantısına çağrılmadığından 26.06.1999 ve 24.06.2000 yıll …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10729 E. 2010/3945 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · mirasçılık · dosya masrafı · dava sebebi
Benzer bu karardaDavacılar vekilince 19.10.2006 tarihli oturuma «mazeret» beyan edilerek katılınmamış, mahkemece de mazeret kabul edilerek duruşma gününün davacı vekiline cevaplı telgrafla bildirilmesine karar verilmiş, ancak söz konusu yeni duruşma gününün hata sonucu davacılar vekilinin eski adresine gönderilmesi sonrasında 02.11.2006 tarihli «dosyanın işlemden kaldırılmasına» dair kararın sonradan mahkemece hatalı olduğundan bahisle kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi, mahkemeden kaynaklanan bir hatadan ileri gelmesi nedeniyle HUMK’ …
… anevi, davacılar ..., ..., ..., ..., ...için ayrı ayrı 1.000' er YTL manevi, davacı ... için (10.000) YTL manevi, davacı ...için (456,31) YTL maddi ve davacılar ... «mirasçıları» ile ... mirasçılarının defin «masraflarına» ilişkin taleplerin kabulü ile 60' ar YTL tazminatın kaza tarihinden itibaren işlelyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, …
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve «sebebine» göre mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10718 E. 2010/1705 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6110 E. 2013/21797 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz · marka hakkına tecavüz · iltibas
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacının tescilli markaları ile «iltibas» yaratacak şekilde üretimde bulunduğu, eyleminin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiği gerekçesiyle, 3.000 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/922 E. 2012/7668 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:infaz
Benzer bu karardaBu nedenle hükmün, açık, anlaşılır, «infaz» edilebilir şekilde tesis edilmesi ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın, kısa karara uygun olması gerekmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/6647 E. , 2010/2681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2006/9 - 2007/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davacı avukatı... ile davalılar ... vekili Av.... gelip, davalılardan ... Yapım San. ve Tic.A.Ş. ile ... vekili duruşmaya gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ...
tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yunanlı sanatçı ...'un verdiği yetkiye dayalı olarak işbu davanın açıldığını, davalı ...'ın çıkardığı kasette müvekkilinin eser sahibi olduğu şarkı üzerine Türkçe söz yazılarak ve yunanlı başka bir şarkıcı ile düet yapılarak iki kez yer aldığını, bu şekilde eser sahibinin FSEK'dan doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ait haklar saklı kalmak kaydıyla davalılar yapımcı ve yorumcunun tecavüzlerinin ref'ine, FSEK'nun 67. maddesi hükmü uyarınca 10.000.000.000.-TL manevi tazminatın, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca telif hakkının üç mislinin, çoğaltmaya yarayan araç-gereçlerin değerleri ile çoğaltılmış kopyaların bedellerinin üç mislinin tahsiline esas olmak üzere şimdilik 1.000.000.000.- TL'nın, FSEK'nun 70.
maddesi uyarınca da davalılar tarafından elde edilen karın tahsili için şimdilik 1.000.000.000.-TL'nın faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacının dava açmak üzere gerekli temsil yetkisinin bulunmadığını, müvekkilinin icracı sanatçı olduğunu, esere dair mali hak izinleri alınmış ve kanuni olarak yapımcı tarafından kullanılabilecek bir eseri kasete okumak ile görevli ve yetkili olduğunu, eser sahibi ile doğrudan muhatap olmadığını, müvekkilinin de gerekli izinlerin alınmış olduğunu görünce eseri seslendirdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar ... Yap.San. ve Tic. A.Ş. ve ... vekili, müvekkili ...'in yapımcı şirketin ortağı olduğunu, bu nedenle kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının dava dışı sanatçıyı temsil yetkisinin bulunmadığını,müvekkili şirketin eser sahibini bulamadığı için MESAM ve MSG isimli meslek birliklerine yazılı ve noter tasdikli taahhütnameler verildiğini, davacının kötüniyetle davrandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın icracı sanatçı, davalı ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'nin yapımcısı olduğu Akışına Bırak adlı albümde bulunan Hatırla Beni isimli eserin sahibinin George ... olduğu, eser sahibinin izni olmaksızın Elos adlı eserden alıntı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'nin davacının eserden kaynaklanan mali hakkına vaki tecavüzlerinin ref'ine, 120.000 YTL maddi tazminatın faizi ile bu iki davalıdan tahsiline, manevi tazminat isteminin reddine, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Yunanlı sanatçı ...'un verdiği yetkiye dayalı olarak açılan ve davalı ...'ın çıkardığı kasette Yunanlı sanatçının eser sahibi olduğu şarkı üzerine Türkçe söz yazılarak ve Yunanlı başka bir şarkıcı ile düet yapılarak iki kez kullanılmak suretiyle eser sahibinin FSEK'dan doğan haklarının ihlal edildiği iddiası ile açılan, davalılar yapımcı ve yorumcunun tecavüzlerinin ref'i, FSEK'nun 67. maddesi hükmü uyarınca manevi tazminatın, FSEK'nun 68. maddesi uyarınca telif hakkının üç mislinin ve FSEK'nun 70. maddesi uyarınca da davalılar tarafından elde edilen karın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece verilen kısa kararda maddi tazminatın 01.06.2006 tarihinden itibaren faizi ile davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilmişken, gerekçeli kararın hem gerekçe kısmında hem de hüküm fıkrasında maddi tazminatın 01.06.2000 tarihinden itibaren davalılar ... ve ... Yap.San. ve Tic. A.Ş.'den tahsiline karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
T.C. Anayasası yargılamanın aleniyeti ilkesini benimsemiştir. Bunun anlamı yargılama açık olarak yapılacak ve yargılamanın sonunda verilen karar da açıkça belirtilecektir. HUMK'nun 382. maddesi gereğince sonradan yazılacak gerekçeli kararın da bu kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın aleniyeti ilkesi zedelenmiş ve mahkeme kararına güven sarsılmış olacaktır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas 1992/4 Karar sayılı kararında, kısa kararla gerekçeli kararın çelişik bulunmasının bozma nedeni olacağının içtihat edilmiş bulunmasına göre, mahkemece yapılacak iş; bozmadan sonra, hakimin önceki kısa karar ile bağlı olmaksızın çelişikliği kaldırmak kaydıyla vicdani kanaatine göre yeni bir karar vermekten ibarettir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014913900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz