6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/1728 E. 2010/7740 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
riziko mahalli poliçe özel şartı özel dava şartı işyeri sigorta poliçesi keşif hırsızlık işyeri sigortası muafiyet riziko sigorta poliçesi hasar teminat görevli mahkeme

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe özel şartında belirtilen tedbirlerden en az birinin sigortalı tarafından alınmış olduğu, bu nedenle muafiyet şartının davaya konu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının sigortalının uğradığı gerçek zarardan sorumlu olduğu, hasar tutarının 1.700,00 YTL olarak belirlenmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı olduğu sırada işyerinde hırsızlık eyleminin işlendiği hususunda taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir. Davada çözümü gereken yön poliçede kararlaştırılan özel şartın somut olayda yerine getirilmiş olup olmadığı, buna göre davalı ... şirketinin meydana gelen hasardan sorumlu bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır. Davanın dayanağını oluşturan poliçenin özel şartlar bölümünde hırsızlık teminatının sigortalının beyanı doğrultusunda riziko mahallinde olay tarihinde aktif görevli bekçi ve/veya aktif alarm ve/veya dışa açılan kapılarda, vitrinlerde, pencerelerde kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunması ön şartıyla verilmiş olduğu, beyana aykırı bir tespit durumunda her bir hasarda hasarın % 20’si, minimum 5.000,00 YTL muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir. Davalı ... şirketi sigortalı işyerinde rizikonun gerçekleştiği tarihte aktif görevli bekçi veya aktif alarm veya kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu savunmuştur.

Sigortalı işyerinde yapılan ekspertiz çalışması sonrası düzenlenen rapor ile yargılama sırasında keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde sigortalı işyerinde anılan poliçe özel şartı uyarınca bulunması gereken aktif görevli bekçi, alarm, kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden hiçbirinin olmadığının anlaşılmış olmasına göre sigortalı işyerinin hırsızlık teminatı yönünden taraflar arasında akdedilen poliçede yazılı niteliklere uymadığı, özel şartta yazılı önlemlerden hiçbiri işyerinde bulunmadığından anılan özel şartta belirtilen muafiyet miktarının uygulanması gerekmektedir. Bu durumda belirlenen 1.700,00 YTL hasar miktarı anılan poliçe özel şartında belirtilen muafiyet miktarının altında kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/16171 E. 2012/7558 K.

    Ortak: · Sigorta

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8387 E. 2011/1286 K.

    Ortak: · Sigorta

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4926 E. 2011/15708 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/1728 E.  ,  2010/7740 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.09.2008 tarih ve 2007/79 - 2008/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı olduğu sırada işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı sonucu işyerinden 1 adet LCD monitör, 2 adet bilgisayar kasası ve 1 adet uydu alıcısının çalınmış olduğunu, bu olay nedeniyle uğranılan zararın ödenmesi için davalıya başvuruda bulunulduğunu ancak davalının meydana gelen hasarın 1.700,00 YTL olduğu, bunun da muafiyet bedelinin altında kaldığı gerekçesiyle ödeme yapmadığını, davalının müvekkilinin zararını düşük hesaplamış olması ve hesapladığı zarar tutarının da muafiyet sınırının altında kaldığı gerekçesiyle ödememesinin taraflar arasındaki sigorta sözleşmesine ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin uğradığı toplam 4.000,00 YTL zararın davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, hırsızlık teminatının riziko mahallinde olay tarihinde aktif görevli bekçi, aktif alarm ve dışa açılan kapılarda, vitrinlerde, pencerelerde kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunması şartıyla verilmiş olduğunu, beyana aykırı bir tespit durumunda her bir hasarda rizikonun % 20’si, minimum 5.000,00 YTL muafiyet uygulanacağının poliçede kararlaştırılmış olduğunu, riziko adresinde yapılan inceleme sonucu anılan önlemlerden en az birinin bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davacının alacak isteminin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe özel şartında belirtilen tedbirlerden en az birinin sigortalı tarafından alınmış olduğu, bu nedenle muafiyet şartının davaya konu olayda uygulanmasının mümkün bulunmadığı, davalının sigortalının uğradığı gerçek zarardan sorumlu olduğu, hasar tutarının 1.700,00 YTL olarak belirlenmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın anılan miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin davalı nezdinde sigortalı olduğu sırada işyerinde hırsızlık eyleminin işlendiği hususunda taraflar arasında bir çekişme mevcut değildir. Davada çözümü gereken yön poliçede kararlaştırılan özel şartın somut olayda yerine getirilmiş olup olmadığı, buna göre davalı ... şirketinin meydana gelen hasardan sorumlu bulunup bulunmadığının tespiti noktasındadır. Davanın dayanağını oluşturan poliçenin özel şartlar bölümünde hırsızlık teminatının sigortalının beyanı doğrultusunda riziko mahallinde olay tarihinde aktif görevli bekçi ve/veya aktif alarm ve/veya dışa açılan kapılarda, vitrinlerde, pencerelerde kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunması ön şartıyla verilmiş olduğu, beyana aykırı bir tespit durumunda her bir hasarda hasarın % 20’si, minimum 5.000,00 YTL muafiyet uygulanacağı belirtilmiştir.

Davalı ... şirketi sigortalı işyerinde rizikonun gerçekleştiği tarihte aktif görevli bekçi veya aktif alarm veya kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden en az birinin bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu savunmuştur.

Sigortalı işyerinde yapılan ekspertiz çalışması sonrası düzenlenen rapor ile yargılama sırasında keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu incelendiğinde sigortalı işyerinde anılan poliçe özel şartı uyarınca bulunması gereken aktif görevli bekçi, alarm, kepenk veya demir parmaklık önlemlerinden hiçbirinin olmadığının anlaşılmış olmasına göre sigortalı işyerinin hırsızlık teminatı yönünden taraflar arasında akdedilen poliçede yazılı niteliklere uymadığı, özel şartta yazılı önlemlerden hiçbiri işyerinde bulunmadığından anılan özel şartta belirtilen muafiyet miktarının uygulanması gerekmektedir. Bu durumda belirlenen 1.700,00 YTL hasar miktarı anılan poliçe özel şartında belirtilen muafiyet miktarının altında kaldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1025865500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.