6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13116 E. 2011/1407 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat senedi bedelsizlik maddi ve manevi tazminat teminat

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 440

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, sözleşmenin 11. ve 36.madde hükümleri birlikte değerlendirilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 26500 YTL’nin iadesi, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nin iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafta bu malzemelerin aynen iadesini talebini kabul ettiği, aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11664 E. 2012/19012 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sözleşmelerden kaynaklanan

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1945 E. 2010/8198 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/13116 E.  ,  2011/1407 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2008 gün ve 2005/322-2008/337 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.07.2010 gün ve 2009/1945 - 2010/8198 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin Kasım 2003 tarihli sözleşme ile davalı şirketin Başkent – Ankara acentesi olduğunu, sözleşmenin 37.maddesinde hak edişlerin hangi tarihte ödeneceğinin belirtilmesine rağmen davalının ödemelerini geciktirdiğini, davacının sonunda ekonomik olarak acze düştüğünü, davalının SSK borçlarının ödenmesi aksi halde sözleşmeyi feshedeceklerini müvekkiline ihtar ettiğini ve 11.04.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi ihbar öneline uymadan haksız olarak feshettiğini, bir kısım davacı alacağının ibranameye bağlanarak ödenmek istendiğini, ancak bunun kabul edilmediğini, davalıdan olan alacaklarının ödenmesi için ihtarname çekildiğini, buna rağmen ödemeye yapılmadığını, sözlemenin feshi üzerine müvekkilinin 13.04.2005 tarihinde acenteyi tüm demirbaşları ile davalı şirkete iade ederek acentelikten ayrıldığını ve bakiye alacağın tahsili için icra takibine başlandığını ileri sürerek, sözleşme gereği demirbaş bedeline karşılık 10 eşit taksitle ödenmek üzere verilen ve bedelsiz kalan 10 adet senedin, demirbaşlar için ödenen 5.000,00 YTL’nin, koltuk bedeli olarak ödenen toplam 497,00 YTL’nin iadesine, hak edişlerden kesilen gönderi kutuları ve teşhir reyonu bedeli olan toplam 265,00 YTL’nin tahsiline, isim hakkı adı altında davalıya verilen 3.000 USD'nin ve 30.000,00 USD tutarındaki teminat senedinin iadesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 250,00 YTL menfi zararın tazminine, 1.000-YTL müşteri tazminatının, 1.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın tahsiiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.04.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle de, 116.300,51 YTL'nın tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, davacının acentelik faaliyetlerinin devamı süresince sözleşmeye aykırı davranışların tesbit edildiğini ve bu yolda ihtarda bulunulduğunu, davacının müvekkili ile birlikte sorumlu olduğu SSK ve benzeri kurum ve diğer ödemelerini aksattığını, ödemelerini yapması için iki kez ihtar çekildiğini, verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin 11.04.2005 tarihli ihtar ile haklı nedenlerle feshedildiğini, fesih sonrasında alacak borç mutabakatı sağlanması için davacıya bildirim yapıldığını, ancak davacının başvuruda bulunmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklı hak ediş alacağı bulunmadığını, iadesi istenen 10 adet bononun teslimi için hazır olduklarını, ancak demirbaş kullanımına ilişkin bedel dolayısıyla kesinti yapıldığı sürece davacı tarafın hiçbir itirazı olmadığını, dolayısıyla bedelin iadesinin istenemeyeceğini, ayrıca bedeli istenen koltukları ve gönderi paketi, 850 adet poşet ve teşhir reyonu gibi malzemelerinde iadesine müvekkilinin hazır olduğunu, isim hakkı bedelinin iadesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 30.000.USD tutarındaki teminat senedinin fesihten itibaren bir yılın sonunda iade edileceğini, kusurlu olan davacının tazminat isteminde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, sözleşmenin 11. ve 36.madde hükümleri birlikte değerlendirilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 26500 YTL’nin iadesi, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nin iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafta bu malzemelerin aynen iadesini talebini kabul ettiği, aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.

Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.

Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014154400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.