Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13116 E. 2011/1407 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat senedi↗ bedelsizlik↗ maddi ve manevi tazminat↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, sözleşmenin 11. ve 36.madde hükümleri birlikte değerlendirilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 26500 YTL’nin iadesi, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nin iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafta bu malzemelerin aynen iadesini talebini kabul ettiği, aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11664 E. 2012/19012 K.
Ortak:teminat senedi · bedelsizlik · teminat · Alacak
İncelediğiniz kararda… rilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 2 …
Benzer bu kararda… lmesiyle, davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.00 USD tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesi, ayrıca demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden ve demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL ile sarf bedeli olarak ödenen «265».000,00 YTL’nın iadeleri, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nın iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafça da bu m …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 265
Benzer bu kararda… lmesiyle, davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.00 USD tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesi, ayrıca demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden ve demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL ile sarf bedeli olarak ödenen «265».000,00 YTL’nın iadeleri, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nın iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafça da bu m …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1945 E. 2010/8198 K.
Ortak:teminat senedi · bedelsizlik · teminat
İncelediğiniz kararda… rilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 2 …
Benzer bu kararda… rilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen «265».000,00 YTL’nin iadesi, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nin iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafta bu malzem …
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı olarak demirbaş bedeline karşılık 10 eşit taksitle ödenmek üzere verilen ve «bedelsiz» kalan 10 adet senedin, demirbaşlar için ödenen 5.000,00 YTL’nin, koltuk bedeli olarak ödenen toplam 497,00 YTL’nin iadesi, hak edişlerden kesilen gönderi kutuları ve teşhir reyonu bedeli olan toplam «265»,00 YTL’nin tahsili, isim hakkı adı altında davalıya verilen 3.000 USD'nin ve 30.000,00 USD. tutarındaki «teminat senedinin» iadesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, davacı tarafından 30.000-USD. tutarlı teminat senedinin iadesi talep edilmiş olmasına, tarafla …
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TMK'nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kuralına» uygun davranmak zorunda ise de, kendisi de «tacir» olan ve basiretli davranması gereken davacının «acentelik sözleşmesinin» 11 ve 36 ncı madde hükümlerinin varlığına rağmen anılan bu sözleşmeyi hiç bir çekince koymadan özgür iradesi ile imzalamış olmasına, 30.000 USD'lik «teminat senedinin» iadesi istemine ilişkin olarak da davalı vekilince taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacının acentelik dönemine ilişkin olarak müvekkili aleyhine dava açı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:acentelik sözleşmesi · bedel iadesi · i̇i̇k 265 · acente · sözleşmenin feshi · acentelik · dürüstlük kuralı · tacir
Benzer bu karardaÖte yandan, davacı «acentenin» isim hakkı bedeli adı altında davalıya ödemiş olduğu 3.000-USD'nin, davacı «acente» tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiği ve sözleşmenin feshinden sonra davalıya ait isim hakkının davacı tarafından kullanmasının artık olanaklı olmadığının mahkemece kabulü ilke olarak doğru ise de, taraflar arasındaki sözleşmede «sözleşmenin feshi» halinde bu «bedelin iade» edilmesi konusunda bir düzenlemenin bulunmaması karşısında esasen bu meblağın «acentenin sözleşme» başlangıcında sözleşme süresi ile sınırlı olmaksızın davacı acente tarafından davalıya ait unvan ve markasının kullanımı karşılığı sözleşmenin ön koşulu olarak öde …
… değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TMK'nun 2 nci maddesi hükmü uyarınca, herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken «dürüstlük kuralına» uygun davranmak zorunda ise de, kendisi de «tacir» olan ve basiretli davranması gereken davacının «acentelik sözleşmesinin» 11 ve 36 ncı madde hükümlerinin varlığına rağmen anılan bu sözleşmeyi hiç bir çekince koymadan özgür iradesi ile imzalamış olmasına, 30.000 USD'lik «teminat senedinin» iadesi istemine ilişkin olarak da davalı vekilince taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacının acentelik dönemine ilişkin olarak müvekkili aleyhine dava açı …
2-Dava, «acentelik sözleşmesinin» haksız feshine dayalı olarak demirbaş bedeline karşılık 10 eşit taksitle ödenmek üzere verilen ve «bedelsiz» kalan 10 adet senedin, demirbaşlar için ödenen 5.000,00 YTL’nin, koltuk bedeli olarak ödenen toplam 497,00 YTL’nin iadesi, hak edişlerden kesilen gönderi kutuları ve teşhir reyonu bedeli olan toplam «265»,00 YTL’nin tahsili, isim hakkı adı altında davalıya verilen 3.000 USD'nin ve 30.000,00 USD. tutarındaki «teminat senedinin» iadesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemlerine ilişkin olup, davacı tarafından 30.000-USD. tutarlı teminat senedinin iadesi talep edilmiş olmasına, tarafla …
3-Davacı vekilinin temyizine gelince; davalı tarafından haklı nedenle feshedilen «acentelik sözleşmesinin» hükümlerinde,davacı tarafından demirbaşlar için ödenen 5.000-YTL'nin «teminat» için ödendiği sonucuna götürecek düzenlemeler bulunmamakta olup, davalıya ait demirbaşların feshedilen sözleşmenin anılan hükümleri çerçevesinde «teslimle» beraber feshe kadar kullandığının sabit olması karşısında, mahkemenin kabulünün aksine «tacir» olan davalının demirbaşlarını davacıya kira bedeli olarak kullandırdığının, bu bağlamda dava konusu davacı tarafından bu bedelin davalıya kira bedeli olarak ödendi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilan
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, karar düzeltme aşamasında kesinleşmiş ancak temyiz inceleme tarihinde henüz kesinleşmemiş ceza mahkemesi kararının mahkemece bozma «ilanına» uyulması halinde değerlendirilecek olmasına göre davacı vekilinin HUMK' nun 440.maddesi de sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/7784 E. 2012/404 K.
Ortak:teminat
İncelediğiniz kararda… rilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki «teminat senedinin» bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup «bedelsiz» kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 2 …
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hırsızlık · acente · acentelik · reeskont faizi · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaMahkemece, demirbaş «hırsızlığının» «sigorta poliçesi» kapsamında olduğu, 2.400,00-TL’yi aşan bilgisayar, aksam ve teferruatlarının «teminat» dışında kaldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 1.986,95-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalı ... şirketinin «acentesi» tarafından düzenlenen poliçede demirbaş mallar için «teminat» verilmemiştir.
Rizikonun gerçekleşmesinden sonra poliçeyi düzenleyen «acente» tarafından davalı ... şirketine yazılan yazıda yanlışlıkla demirbaş «teminatı» yerine emtia teminatı yazıldığının bildirilmesi demirbaş malların teminat altına alındığını göstermez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13116 E. , 2011/1407 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/09/2008 gün ve 2005/322-2008/337 sayılı kararı bozan Daire’nin 12.07.2010 gün ve 2009/1945 - 2010/8198 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kasım 2003 tarihli sözleşme ile davalı şirketin Başkent – Ankara acentesi olduğunu, sözleşmenin 37.maddesinde hak edişlerin hangi tarihte ödeneceğinin belirtilmesine rağmen davalının ödemelerini geciktirdiğini, davacının sonunda ekonomik olarak acze düştüğünü, davalının SSK borçlarının ödenmesi aksi halde sözleşmeyi feshedeceklerini müvekkiline ihtar ettiğini ve 11.04.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi ihbar öneline uymadan haksız olarak feshettiğini, bir kısım davacı alacağının ibranameye bağlanarak ödenmek istendiğini, ancak bunun kabul edilmediğini, davalıdan olan alacaklarının ödenmesi için ihtarname çekildiğini, buna rağmen ödemeye yapılmadığını, sözlemenin feshi üzerine müvekkilinin 13.04.2005 tarihinde acenteyi tüm demirbaşları ile davalı şirkete iade ederek acentelikten ayrıldığını ve bakiye alacağın tahsili için icra takibine başlandığını ileri sürerek, sözleşme gereği demirbaş bedeline karşılık 10 eşit taksitle ödenmek üzere verilen ve bedelsiz kalan 10 adet senedin, demirbaşlar için ödenen 5.000,00 YTL’nin, koltuk bedeli olarak ödenen toplam 497,00 YTL’nin iadesine, hak edişlerden kesilen gönderi kutuları ve teşhir reyonu bedeli olan toplam 265,00 YTL’nin tahsiline, isim hakkı adı altında davalıya verilen 3.000 USD'nin ve 30.000,00 USD tutarındaki teminat senedinin iadesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 250,00 YTL menfi zararın tazminine, 1.000-YTL müşteri tazminatının, 1.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın tahsiiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.04.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle de, 116.300,51 YTL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının acentelik faaliyetlerinin devamı süresince sözleşmeye aykırı davranışların tesbit edildiğini ve bu yolda ihtarda bulunulduğunu, davacının müvekkili ile birlikte sorumlu olduğu SSK ve benzeri kurum ve diğer ödemelerini aksattığını, ödemelerini yapması için iki kez ihtar çekildiğini, verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediğinden sözleşmenin 11.04.2005 tarihli ihtar ile haklı nedenlerle feshedildiğini, fesih sonrasında alacak borç mutabakatı sağlanması için davacıya bildirim yapıldığını, ancak davacının başvuruda bulunmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklı hak ediş alacağı bulunmadığını, iadesi istenen 10 adet bononun teslimi için hazır olduklarını, ancak demirbaş kullanımına ilişkin bedel dolayısıyla kesinti yapıldığı sürece davacı tarafın hiçbir itirazı olmadığını, dolayısıyla bedelin iadesinin istenemeyeceğini, ayrıca bedeli istenen koltukları ve gönderi paketi, 850 adet poşet ve teşhir reyonu gibi malzemelerinde iadesine müvekkilinin hazır olduğunu, isim hakkı bedelinin iadesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 30.000.USD tutarındaki teminat senedinin fesihten itibaren bir yılın sonunda iade edileceğini, kusurlu olan davacının tazminat isteminde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin 11. ve 36.madde hükümleri birlikte değerlendirilmesiyle davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.USD'ı tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesine, demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden iadesine, demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL’nin iadesi ve sarf bedeli olarak ödenen 26500 YTL’nin iadesi, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nin iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafta bu malzemelerin aynen iadesini talebini kabul ettiği, aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 tarihli kararı ile mahkeme kararı bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme talep etmiştir.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 10.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1014154400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz