6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11664 E. 2012/19012 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat senedi i̇i̇k 265 bedelsizlik maddi ve manevi tazminat teminat

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sözleşmenin 11. ve 36. madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle, davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.00 USD tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesi, ayrıca demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden ve demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL ile sarf bedeli olarak ödenen 265.000,00 YTL’nın iadeleri, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nın iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafça da bu malzemelerin aynen iadesi talebinin kabul edildiği, ancak aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 gün, 2009/1945 Esas, 2010/8189 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamındaki gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 USD tutarındaki teminat senedinin iadesine, sözleşme nedeniyle verilen her biri 500,00 TL bedelli toplam 5.000,00 TL tutarındaki 10 adet senedin iadesine, koltuk ve sarf malzemelerinin davalı tarafından davacıya aynen iadesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13116 E. 2011/1407 K.

    Ortak: · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Sözleşmelerden kaynaklanan

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/1945 E. 2010/8198 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11796 E. 2010/10326 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/11664 E.  ,  2012/19012 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12/05/2011 tarih ve 2011/154-2011/262 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin acentesi olduğunu, davalının 11.04.2005 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi ihbar öneline uymadan haksız olarak feshettiğini, müvekkilinin bir kısım alacağı ibranameye bağlanarak ödenmek istenmişse de bunun kabul edilmediğini, sözleşmenin feshi üzerine müvekkilinin 13.04.2004 tarihinde acenteyi tüm demirbaşları ile davalı şirkete iade ederek acentelikten ayrıldığını ve bakiye alacağının tahsili için icra takibine başlandığını ileri sürerek, sözleşme gereği demirbaş bedeline karşılık on eşit taksitle ödenmek üzere verilen ve bedelsiz kalan 10 adet senedin, demirbaşlar için ödenen 5.000,00 YTL’nın, koltuk bedeli olarak ödenen toplam 497,00 YTL ile isim hakkı adı altında davalıya verilen 3.000.00 USD'nın ve 30.000,00 USD tutarındaki teminat senedinin iadesine, hak edişlerden kesilen gönderi kutuları, poşetler ile teşhir reyonu bedeli olan toplam 265,00 YTL’nın ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 250,00 YTL menfi zararın, 1.000.00 YTL müşteri tazminatının, 1.000,00 YTL maddi, 5.000,00 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 19.04.2006 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 116.300,51 YTL olarak artırmıştır.

Davalı vekili, davacının acentelik faaliyetlerinin devamı süresince sözleşmeye aykırı davranışların tespit edildiğini ve bu yolda ihtarda bulunulduğunu, verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmediğinden, sözleşmenin 11.04.2005 tarihli ihtar ile haklı nedenlerle feshedildiğini, fesih sonrasında alacak- borç mutabakatının sağlanması için davacıya bildirim yapılmışsa da davacının başvuruda bulunmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklı hak ediş alacağının bulunmadığını, iadesi istenen 10 adet bononun teslimi için hazır olduklarını, ancak demirbaş kullanımına ilişkin bedel dolayısıyla kesinti yapıldığı sürede davacı tarafın hiçbir itirazının olmadığını, bu nedenle bedelinin iadesinin istenemeyeceğini, ayrıca bedeli istenen koltukları ve gönderi paketi, poşetler ve teşhir reyonu gibi malzemelerin de iadesine müvekkilinin hazır olduğunu, isim hakkı bedelinin iadesi talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 30.000.00 USD tutarındaki teminat senedinin fesihten itibaren bir yılın sonunda iade edileceğini, kusurlu olan davacının tazminat isteminde bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve kısmen benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, sözleşmenin 11. ve 36. madde hükümlerinin birlikte değerlendirilmesiyle, davalının fesihte haklı olduğu sonucuna varıldığı, bu bağlamda, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, 30.000.00 USD tutarındaki teminat senedinin bir yıllık süre dolduğu için konusuz kaldığından senedin iadesi, ayrıca demirbaşlarla ilgili olup bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebi davalı şirketçe de kabul edildiğinden ve demirbaş bedeli olarak ödenen 5.000,00 YTL ile sarf bedeli olarak ödenen 265.000,00 YTL’nın iadeleri, 6 adet koltuk bedeli olarak ödenen 497,00 YTL’nın iadesi taleplerinin sözleşme feshedildiğine göre haklı bulunduğu, davalı tarafça da bu malzemelerin aynen iadesi talebinin kabul edildiği, ancak aynen iade mümkün olamayacağından bedeline hükmedildiği, isim hakkı olarak ödenen bedelin davacı tarafından bayi olmak ve sisteme girmek için ödendiğinden, sözleşme ilişkisi dolayısıyla isim hakkı kullanılmayacağından davacıya iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 12.07.2010 gün, 2009/1945 Esas, 2010/8189 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiş mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulmuş ve bozma ilamındaki gerekçelerle davanın kısmen kabulü ile 30.000,00 USD tutarındaki teminat senedinin iadesine, sözleşme nedeniyle verilen her biri 500,00 TL bedelli toplam 5.000,00 TL tutarındaki 10 adet senedin iadesine, koltuk ve sarf malzemelerinin davalı tarafından davacıya aynen iadesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064986900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.