6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kıymetli evrak zayii

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/7234 E. 2012/9580 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii çekişmesiz yargı işi çekişmesiz yargı zayi nedeniyle iptal kıymetli evrak ticari dava niteliği zayi sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı sulh dahili dava görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK — HMK 382HMK 383 · TTK — TTK 1TTK 4TTK 5TTK 563TTK 669

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, TTK’nun 669 vd. maddelerine dayalı ve çekişmesiz yargı işi niteliğindeki işbu taleple ilgili görevli mahkemenin HMK’nun 382/2-e-6 ve 383. maddeleri uyarınca sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.

Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nun 4. ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nun 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu’nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasakoyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir.

Tüm bu nedenlerle mahkemece yazılı gerekçeyle ve Dairemize ait bulunmayan bir karar emsal gösterilip usul hükümleri bakımından yapay bir dava/iş ayrımından yola çıkılarak görevsizlik kararı verilmiş olması yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/216 E. 2013/6997 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14306 E. 2012/16645 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7233 E. 2012/9579 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18233 E. 2013/822 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/404 E. 2012/12243 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4628 E. 2012/6045 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4860 E. 2012/6267 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/5684 E. 2013/8361 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/7234 E.  ,  2012/9580 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Hasımsız görülen davada Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/03/2012 tarih ve 2011/583-2012/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, keşidecisi ...Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti., lehdarı müvekkili şirket olan, 28.2.2012, 28.3.2012, 8.4.2012, 16.4.2012, 205.2012, 16.6.2012 vade tarihli bonoların kaybedildiğini ileri sürerek mezkur bonoların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, TTK’nun 669 vd. maddelerine dayalı ve çekişmesiz yargı işi niteliğindeki işbu taleple ilgili görevli mahkemenin HMK’nun 382/2-e-6 ve 383. maddeleri uyarınca sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Söz konusu hükümden anlaşılması gereken, aksine bir düzenlemenin varlığı halinde görevli mahkemenin bu düzenlemeye göre belirleneceğidir.

Konuya bu bağlamda yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu söylenmelidir. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nun 4. ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nun 383.

maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nun 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, Ticaret Kanunu’nda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olup ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasakoyucunun iradesinin söz konusu yorum yönünde tecelli ettiğinin açık bir göstergesidir.

Tüm bu nedenlerle mahkemece yazılı gerekçeyle ve Dairemize ait bulunmayan bir karar emsal gösterilip usul hükümleri bakımından yapay bir dava/iş ayrımından yola çıkılarak görevsizlik kararı verilmiş olması yerinde olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012815000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.