6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Çek iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4628 E. 2012/6045 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kıymetli evrak zayii kıymetli evrak iptali çekişmesiz yargı işi ödeme yasağı çekişmesiz yargı zayi nedeniyle iptal kıymetli evrak ticari dava niteliği zayi oy yasağı sulh hukuk mahkemesi görevsizlik kararı sulh dahili dava görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK — HMK 382HMK 383 · TTK — TTK 1TTK 4TTK 5TTK 563

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davacının ödeme yasağı isteminin kabulünü müteakip evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kıymetli evrak iptalinin HMK’nun 382/3. maddesinin (e) bendinde çekişmesiz yargı işi olarak öngörüldüğü, aynı Yasa'nın 383. maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı için sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nun 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nun 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nun 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasakoyucunun iradesinin de bu yorum yönünde olduğunu göstermektedir.

Tüm bu nedenlerle, yerel mahkemenin yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı vermesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Kıymetli evrak zayii 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7128 E. 2013/12069 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kıymetli evrak zayii 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/18233 E. 2013/822 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/404 E. 2012/12243 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

5 benzer karar daha
  • Kıymetli evrak zayii 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4860 E. 2012/6267 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çekin iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/8500 E. 2013/7729 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/5942 E. 2015/13380 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Çek iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/552 E. 2014/9682 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik · Çek iptali

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli evrak zayii

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14306 E. 2012/16645 K.

    Ortak: · görev/görevsizlik

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/4628 E.  ,  2012/6045 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Hasımsız olarak görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.03.2012 tarih ve 2012/3-2012/193 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, keşidecisi Osman Demir olan, İş Bankası Yayla Şubesi'ne ait, toplam 17.500 TL değerindeki üç adet çekin müvekkilinin yedinde bulunduğu sırada kaybolduğunu ileri sürerek bu çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, davacının ödeme yasağı isteminin kabulünü müteakip evrak üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kıymetli evrak iptalinin HMK’nun 382/3. maddesinin (e) bendinde çekişmesiz yargı işi olarak öngörüldüğü, aynı Yasa'nın 383. maddesinde de çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı için sulh hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine, kararın kesinleşmesi ve talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.

Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İstem, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptaline ilişkindir.

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nun 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, TTK’nun 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nun 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda TTK’nun 4.

ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. TTK’nun 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde, HMK’nun 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğu; bu durumda TTK’nun 5. maddesinin başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır.

Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasakoyucunun iradesinin de bu yorum yönünde olduğunu göstermektedir.

Tüm bu nedenlerle, yerel mahkemenin yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı vermesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüyle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1057986300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.