Emredici hüküm
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/437 E. 2012/7529 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '3 ay', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
emredici hüküm↗ genel kurul kararının iptali↗ ortaklar kurulu kararı↗ iptal davası↗ hak düşürücü süre↗ limited şirket↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, iptal davası açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararına karşı 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket anasözleşmesi ile atanan müdürün ortaklar kurul kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşme ile atanmış bir müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabilir. Yasa’nın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararlar yok hükmündedir. Somut uyuşmazlıkta da davacı ..., şirket anasözleşmesinin 8. maddesi ile tayin edilmiş bir müdür olduğundan, davacının müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararı da yok hükmündedir.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2412 E. 2012/9108 K.
Ortak:limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının iptaline» TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, «iptal davası» açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararına karşı 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket» anasözleşmesi ile atanan müdürün «ortaklar kurul» kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının müdürlük görevinden azli istemine ilişkindir.
TTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · limited şirket ortaklığı · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · kayyım · şirket müdürü · yetkisizlik kararı · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, şirket ortağı ve «temsilcisi» de olan davacı ve davalının şirket yönetiminde birbirini suçlayıcı nitelikte iddiada bulundukları, her iki tarafın da kusurunun bulunduğu, bu nedenle tek bir tarafın yöneticilik «yetkisinin» kaldırılması, davacının tek başına veya dava dışı «kayyımlarla» birlikte şirkete temsilcisi tayin edilmesi talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının müdürlük görevinden azli istemine ilişkindir.
TTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
Somut olayda davacı vekilinin, anasözleşmeyle müdür olarak atanan davalının «şirketteki müdürlük» görevinden azlini talep ettiği, buna ilişkin delillerini de sunduğu halde mahkemece, davacı vekilinin iddiaları araştırılmaksızın, davalı müdürün bu görevinden azli şartlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, hangi gerekçeyle davacının kusurunun bulunduğu dahi belirtilmeksizin «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10297 E. 2012/2062 K.
Ortak:emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının iptaline» TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, «iptal davası» açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararına karşı 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket» anasözleşmesi ile atanan müdürün «ortaklar kurul» kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararlar yok hükmündedir.
Benzer bu kararda… davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine «son» verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü «temsil» eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın «yoklukla malul» olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket «ortaklığından çıkma» isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «çıkma payı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:çıkma payı · ortaklıktan çıkma · yoklukla malul karar · yokluk · fesih · kâr payı · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine «son» verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü «temsil» eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın «yoklukla malul» olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket «ortaklığından çıkma» isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «çıkma payı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/437 E. , 2012/7529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/999-2010/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup anasözleşme ile ilk 5 yıl için müdür olarak atandığını, 15.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azledildiğini, kararın TTK’nun 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 15.05.2008 tarihli kararın iptalini, yeni atanan müdürlerin azlini ve şirkete kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 18.02.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının tek başına imza yetkisinin kısıtlandığını, davacının şirketi zarara uğrattığını, istihdam sözleşmesine aykırı hareket ettiğini ve haksız rekabet yaptığını, müdürlükten azlinin haklı nedenlere dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, iptal davası açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararına karşı 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, limited şirket anasözleşmesi ile atanan müdürün ortaklar kurul kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşme ile atanmış bir müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabilir. Yasa’nın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararlar yok hükmündedir. Somut uyuşmazlıkta da davacı ..., şirket anasözleşmesinin 8.
maddesi ile tayin edilmiş bir müdür olduğundan, davacının müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararı da yok hükmündedir.
Bu durum karşısında mahkemece, anılan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1012597800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz