Çıkma payı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10297 E. 2012/2062 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çıkma payı↗ ortaklıktan çıkma↗ yoklukla malul karar↗ yokluk↗ emredici hüküm↗ ortaklar kurulu kararı↗ fesih↗ kâr payı↗ temsil↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine son verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın yoklukla malul olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket ortaklığından çıkma isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile çıkma payı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklar kurulu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2007/3567 E. 2008/5338 K.
Ortak:yokluk · emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı · fesih · kâr payı · temsil · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine «son» verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü «temsil» eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın «yoklukla malul» olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket «ortaklığından çıkma» isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «çıkma payı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Ancak dava, davalı şirketin «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi, bu mümkün olmazsa davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi, ayrıca davalı şirkete borç olarak verilen paranın tahsili ve 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail'in müdürlük görevine «son» verilip, şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiştir.
Buna rağmen anılan «ortaklar kurulu» kararı, sermayenin %65'ini «temsil» eden ortaklarca alınmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği · haklı nedenle fesih · ortaklar kurulu kararının iptali · güven ilişkisi · şirketin feshi · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacı ile diğer ortaklar arasında «güven ilişkisinin» temelinden sarsıldığı ve birlik çalışmalarının kendilerinden beklenemeyeceği, ancak davalı «şirketin feshini» gerektirir bir durumun olmadığı, davacının «tasfiye» «payının» 31.10.2005 tarihi itibariyle (-4.790,10) YTL olduğu, davalı şirketin esas sermayesinin tamamının karşılıksız kaldığı ve alacaklarının borçlarını karşılamaya yetmed …
2- Ancak dava, davalı şirketin «haklı nedenlerle fesih» ve tasfiyesi, bu mümkün olmazsa davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi, ayrıca davalı şirkete borç olarak verilen paranın tahsili ve 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu kararının iptali» istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta da, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir «ana sözleşme değişikliği» olduğu açıktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2412 E. 2012/9108 K.
Ortak:temsil
İncelediğiniz kararda… davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine «son» verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü «temsil» eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın «yoklukla malul» olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket «ortaklığından çıkma» isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «çıkma payı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, şirket ortağı ve «temsilcisi» de olan davacı ve davalının şirket yönetiminde birbirini suçlayıcı nitelikte iddiada bulundukları, her iki tarafın da kusurunun bulunduğu, bu nedenle tek bir tarafın yöneticilik «yetkisinin» kaldırılması, davacının tek başına veya dava dışı «kayyımlarla» birlikte şirkete temsilcisi tayin edilmesi talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket müdürü · limited şirket ortaklığı · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · kayyım · şirket müdürü · limited şirket · yetkisizlik kararı
Benzer bu kararda1-Dava, «limited şirket müdürü» olan davalının müdürlük görevinden azli istemine ilişkindir.
TTK'nın 543. maddesinin yaptığı atıf ile «limited şirketlerde ortaklara» ait idare ve «temsil yetkilerinin» kaldırılması hakkında aynı Kanunun 161 ve 162. maddeleri uygulanır.
Mahkemece, şirket ortağı ve «temsilcisi» de olan davacı ve davalının şirket yönetiminde birbirini suçlayıcı nitelikte iddiada bulundukları, her iki tarafın da kusurunun bulunduğu, bu nedenle tek bir tarafın yöneticilik «yetkisinin» kaldırılması, davacının tek başına veya dava dışı «kayyımlarla» birlikte şirkete temsilcisi tayin edilmesi talebi yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda davacı vekilinin, anasözleşmeyle müdür olarak atanan davalının «şirketteki müdürlük» görevinden azlini talep ettiği, buna ilişkin delillerini de sunduğu halde mahkemece, davacı vekilinin iddiaları araştırılmaksızın, davalı müdürün bu görevinden azli şartlarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeksizin, hangi gerekçeyle davacının kusurunun bulunduğu dahi belirtilmeksizin «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/437 E. 2012/7529 K.
Ortak:emredici hüküm · ortaklar kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli «ortaklar kurulu» toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine «son» verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü «temsil» eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın «yoklukla malul» olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket «ortaklığından çıkma» isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin «fesih» ve tasfiyesi ile «çıkma payı» istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının iptaline» TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, «iptal davası» açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararına karşı 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket» anasözleşmesi ile atanan müdürün «ortaklar kurul» kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Yasa’nın «emredici» nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararlar yok hükmündedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:genel kurul kararının iptali · iptal davası · hak düşürücü süre · limited şirket
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «limited şirketlerde» «genel kurul kararlarının iptaline» TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, «iptal davası» açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli «ortaklar kurulu» kararına karşı 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, «limited şirket» anasözleşmesi ile atanan müdürün «ortaklar kurul» kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesi uyarınca 3 aylık «hak düşürücü süre» geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. mad …
1 benzer karar daha
-
HUMK 440 kapsamına girmeyen karar düzeltme isteminin reddi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18786 E. 2015/5565 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10297 E. , 2012/2062 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.04.2010 tarih ve 2008/1031 - 2010/340 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin % 50 hissesinin sahibi olan müvekkilinin dava dışı eşinin de anasözleşme ile şirket müdürü olarak tayin edildiğini, daha sonra şirketteki % 15 payını dava dışı Murat'a devrettiğini, birbirinin kardeşi olan diğer ortakların, müvekkilinin katılmadığı 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin adresinin değiştirildiğini ve eşinin müdürlükten azledildiğini, müvekkilinin şirkete alınmadığını ve şirketin mali durumu hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini ileri sürerek, TTK'nun 549/4. maddesi uyarınca haklı nedenlerle davalı şirketin fesih ve tasfiyesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde TTK'nun 551/2. maddesi uyarınca, müvekkilinin davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini, müvekkilinin şirkete borç olarak verdiği (4.000.000.000.-) TL'nın ve çıkma payının müvekkiline verilmesini, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı şirketten çıkma isteminin kabulüne, yerinde bulunmayan diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “dava konusu 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu toplantısında, dava dışı İsmail Akpınar’ın müdürlük görevine son verilip şirketle ilgisinin kesilmesine, şirket adresinin de değiştirilmesine karar verilmiş olup, TTK’nun 513/1. maddesi gereğince, şirket anasözleşmesinin sermayenin 2/3’ünü temsil eden ortakların kararıyla değiştirilebileceği, davalı şirket adresinin değiştirilmesinin bir anasözleşme değişikliği olmasına rağmen anılan ortaklar kurulu kararının, 2/3 çoğunlukla alınmadığından bu kararın yoklukla malul olduğu, aynı şekilde TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161.
maddesi uyarınca, anasözleşmeyle atanmış müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabileceği Yasa’nın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararların da yok hükmünde olduğu, dava dışı şirket müdürünün anasözleşme ile atanması nedeniyle müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararının da yok hükmünde olduğu ve ayrıca davacının davalı şirkete borç verme iddiasının incelenmeden reddine karar verilmesinin de doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, yapılan yargılama sonunda, davacının şirket ortaklığından çıkma isteminin kabulüne, davalı şirkete borç verilen 4.000,00 TL’nın davalıdan tahsiline, 17.02.2004 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmün olduğunun tesbitine, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile çıkma payı istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 220,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1047758300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz