İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/10571 E. 2011/827 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ifa yardımcısı↗ konişmento↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ ifa↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının ifa yardımcısı olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu konişmentolar ibraz edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı teslim ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr kaybının fatura bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, asıl alacak tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili teslim edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı taşıyıcılar tarafından cirolu konişmentolar ibraz edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman kaybının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından 19.09.2008 tarihli dilekçe ile 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde karar verilmesi istenilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporunda davacının finansman gideri isteminin reddi gerektiği belirtilmiş olup, davacı vekilince söz konusu rapora göre karar verilmesi istenilmekle söz konusu talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr kaybının yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının fatura bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir. Oysa davaya konu kâr kaybı davacının davalıların eylemleri nedeniyle iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olup, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerekirken dava konusu olmayan davaya konu satım ilişkisiyle sınırlı olarak değerlendirme yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2035 E. 2013/18500 K.
Ortak:kâr kaybı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… u talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr «kaybının» yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının «fatura» bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kar kaybı · icra takibine itiraz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3594 E. 2015/5416 K.
Ortak:konişmento · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava,davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İncelenen «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin (...
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda «konişmento» talimatlarında alıcı kısmına tahsil bankasının adının yazılması gerekirken ithalatçı firmanın yazılması nedeniyle davalı «taşıyıcının» kusursuz olduğu belirtilmişse de; konişmento talimatlarında satış şeklinin vesaik mukabili olduğu açıkça yazılı olması nedeniyle taşımacının bu talimatlara uyması ve şüpheli görünen hususlarda da davacıdan talimat alması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · müterafik kusur · kusur · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece taşıma konusunda uzman başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak davalı taşımacının «konişmento» talimatlarına uygun davranıp davranmadığı, davalının sorumluluğu halinde davacının «müterafik kusuru» bulunup bulunmadığının belirlenmesi suretiyle karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İncelenen «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin (...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3806 E. 2019/5431 K.
Ortak:konişmento · taşıyıcı · teslim
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
2-) Dava, davalı «taşıyıcı» tarafından vesaik mukabili yurt dışındaki alıcıya «teslim» edilmesi gereken malların bu husus yerine getirilmeden teslim edilmiş olması nedeniyle davacının alıcıdan tahsil edemediği mal bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
… ararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dosya kapsamından dava konusu taşımada açık şekilde vesaik mukabili «teslimin» kabul edildiğinin belirlenmesi karşısında mahkemece, davacının asli kusurlu olarak belirlenmesi isabetli olmamakla birlikte temyiz edenin sıfatı itibariyle bu husu …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:asli kusur · teslim şekli · talep aşımı · taşıtan · kusur oranı · hakkaniyet · denetime elverişlilik · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «konişmento» talimatlarında alıcı firmanın unvanı, adresi, iletişim bilgileri, kap sayısı ve ölçüleri, brüt ağırlık, net ağırlık, malın cinsi, «teslim şeklinin» FOB olduğu, satış şeklinin vesaik mukabili olduğu, gümrük bilgilerinin bulunduğu anlaşıldığından satışın vesaik mukabili olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacının satış şekline göre eksik ve çelişkili gördüğü hususları «taşıtana» bildirerek verilecek talimatlara göre belge düzenleyip buna göre işlem yapması gerektiği, bilirkişi raporundaki «asli kusurun» davacıda olduğuna ilişkin değerlendirmenin kabul edildiği, 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminatın tayin edilebileceği, bu hususta bilirkişilerce yapılan tespitin «hakkaniyete» uygun olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000,00 TL tazminatın 17.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarında tarafların «kusur oranı» ve tazminat miktarı konusunda bir belirleme yapılmadığı anlaşılmakla bu haliyle anılan bilirkişi raporları «denetime elverişli» ve hükme esas alınabilecek nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, yeni bir uzman bilirkişi kurulundan tarafların «kusur oranını» ve zarar miktarını dayanakları ile birlikte «denetime elverişli» şekilde belirleyen rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-) Kabule göre de; davanın, davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile 10.000,00 TL üzerinden açılmasına karşın mahkemece, her iki tarafın da kusurlu olduğuna dair kabule rağmen, talep edilen miktarın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gizli «talep aşımına» yol açacak nitelikte olup hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/967 E. 2015/13878 K.
Ortak:konişmento · fatura · ibraz · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… u talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr «kaybının» yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının «fatura» bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen 16/05/2012 tarihli «fatura» incelendiğinde davacının Hırvatistan'da mukim bir şirkete 13.902,40 Euro değerinde mal sattığı, bu malın Hırvatistan'a taşınması konusunda davalı şirketle anlaştığı, davacının iddiasının aksine malların dava dışı alıcı şirkete «teslim» edildiği, davalının taşımaya ilişkin 1.440 Euro'luk taşıma ücretini tahsil ettiği, dava açıldıktan sonra dava dışı şirket tarafından satın alınan mal bedelinin ödenmesinin de satım konusu malların teslim edildiğini gösterdiği, davacı ile davalı şirket arasında yapılan e-posta yazışmalarına göre malların alıcısına teslim edildiği, davacı vekilinin taraflar arasında yapılan şifahi anlaşmaya göre "mal teslim edilmeden önce alıcının Hırvatistan Bankası'na götürülüp burada banka tarafından mal gelmiştir kaşesi vurulduktan ve «konişmento» banka tarafından «ciro» edildikten sonra malın alıcısına teslim edilmesi gerektiği yönündeki" iddiasını ispat edemediği, davalının mal bedelinin alıcı firma tarafından zamanında ödenmemes …
Davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 16.05.2012 tarihli satış faturasında alıcı «teslim şekli» exworks, ödeme şekli vesaik mukabili, banka olarak yazılmıştır.
18.05.2012 tarihli «konişmento» talimatında ise alıcının yine “olarak yazılması karşısında dava konusu taşımanın vesaik mukabili olduğu, davalı «taşıyanın» da vesaik mukabili «teslim» şartına uymadan malı alıcısına teslim etmekle kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim şekli · navlun alacağı · navlun · ciro · uyuşmazlık konusu · yargılama gideri · taşıyan · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de dava konusu taşımanın davalı tarafça yapıldığı, davalının «navlun alacağını» malın alıcısından tahsil ettiği, davacının mal bedelini dava tarihinde tahsil edememekle birlikte yargılama sırasında tahsil ettiği «uyuşmazlık konusu» değildir.
Bu durumda mahkemece, dava devam ederken dava konusu mal bedelinin ödenmesi karşısında davanın konusuz kaldığının kabulü ile dava konusuz kaldığından karar «verilmesine yer olmadığına» şeklinde hüküm kurularak, «yargılama gideri» ve «vekalet ücretinin» de buna göre taktiri gerekirken vesaik mukabili «teslim» şartının davacı tarafça ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilerek bu nedenle davalı taraf yararına vekalet ücreti ve yargılama giderine karar ver …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından düzenlenen 16/05/2012 tarihli «fatura» incelendiğinde davacının Hırvatistan'da mukim bir şirkete 13.902,40 Euro değerinde mal sattığı, bu malın Hırvatistan'a taşınması konusunda davalı şirketle anlaştığı, davacının iddiasının aksine malların dava dışı alıcı şirkete «teslim» edildiği, davalının taşımaya ilişkin 1.440 Euro'luk taşıma ücretini tahsil ettiği, dava açıldıktan sonra dava dışı şirket tarafından satın alınan mal bedelinin ödenmesinin de satım konusu malların teslim edildiğini gösterdiği, davacı ile davalı şirket arasında yapılan e-posta yazışmalarına göre malların alıcısına teslim edildiği, davacı vekilinin taraflar arasında yapılan şifahi anlaşmaya göre "mal teslim edilmeden önce alıcının Hırvatistan Bankası'na götürülüp burada banka tarafından mal gelmiştir kaşesi vurulduktan ve «konişmento» banka tarafından «ciro» edildikten sonra malın alıcısına teslim edilmesi gerektiği yönündeki" iddiasını ispat edemediği, davalının mal bedelinin alıcı firma tarafından zamanında ödenmemes …
Davalı tarafça dosyaya «ibraz» edilen 16.05.2012 tarihli satış faturasında alıcı «teslim şekli» exworks, ödeme şekli vesaik mukabili, banka olarak yazılmıştır.
-
İtirazın iptali | Takibin devamı | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15103 E. 2012/5643 K.
Ortak:konişmento · taşıyıcı · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · teslim
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
Mahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile alıcı firma arasındaki satışın vesaik mukabili olduğunun kararlaştırıldığını, davalının ise «konişmento» aslını almaksızın mal «teslimi» yaptığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı hakkındaki icra takibinin devamına ve asıl alacağın % 40 ı oranında «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, mahkemece karar gerekçesinde tartışılan ilk husus, satışın mal mukabili olduğunun kabulü halinde dahi davalı «taşıyıcının» davaya konu emtiayı alıcıya «teslimi» anında «konişmento» aslını teslim almaması nedeniyle «taşıma sözleşmesine» aykırı hareket ettiği yönünde olup, davalının mal mukabili satış sonrasında konişmento aslını teslim almaksızın davaya konu emtiayı alıcıya tesliminin emtia bedeli …
1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kombine taşıma · gümrük beyannamesi · ba beyannamesi · illiyet bağı · icra takibine itiraz · taşıma sözleşmesi · vade · taşıyan
Benzer bu kararda… cı vekili, müvekkili tarafından yurtdışında bulunan müşterisine yapılan satış nedeniyle davaya konu emtianın davalı tarafça taşındığını, bu amaçla taraflar arasında «kombine taşıma sözleşmesi» düzenlendiğini ancak yapılan satışın vesaik mukabili olarak kararlaştırılmasına karşın davalının satışa konu vesaiki «teslim» almaksızın malları alıcıya teslim ettiğini, bu nedenle müvekkilinin satış bedelini tahsil edemediği ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalının «konişmento» aslını almaksızın mal teslimi yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Nitekim alıcının «konişmento» aslını «taşıyana» sunması ile mal bedelini ödemesi arasında «illiyet bağı» mevcut değildir.
Dosya içinde mevcut, davacı tarafça tanzim edilen, aynı tarihi haiz, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanmış mal satış faturaları, «gümrük beyannamesi» ve diğer evrakın incelenmesinde, davacı ile alıcı arasında düzenlenen sözleşmede satış türünün ilk olarak mal mukabili şeklinde yapılmasının kararlaştırıldığı ancak daha sonra bundan vazgeçilerek satışın vesaik mukabili şekline dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır.
1 – Dava, davalı tarafça yapılan taşıma nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini amacı ile başlatılan «icra takibine itirazın» iptali ve «icra inkar tazminatı» istemlerine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/10571 E. , 2011/827 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Denizcilik İhtisas Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 13/05/2010 tarih ve 2010/139-2010/215 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.01.2011 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ...... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli tarihlerde ve çeşitli miktarlarda kuru kayısı yükünü Amerika'da mukim CNC Trading Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili sattığını, müvekkilinin malın alıcısı CNC şirketinden almış olduğu talimat üzere malların Amerika'ya taşınması amacıyla davalı Schenker Arkas A.Ş. ile irtibata geçtiğini, müvekkilinin taşıyan .......'a verdiği yükleme talimatında taşıma konusu malların vesaik mukabili olduğunu da bildirdiğini, nitekim taşıyanın talimata uygun olarak banka emrine konişmentolar düzenlediğini, diğer davalının taşıyanın ifa yardımcısı olarak hareket ettiğini, davalıların usulüne uygun banka cirolu orjinal konişmentolar kendilerine ibraz edilmeksizin malları CNC ve/veya 3.kişilere teslim ettiklerini, böylece müvekkilinin mal bedelerini tahsil edemediğini, müvekkilinin tahsil edilmeyen mal bedelleri ve kâr nedeniyle bu davaya konu edilen zararının 917.000 USD olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan Schenker Arkas A.Ş.'nin Schenker Inc. USD'nın Türkiye'deki acentesi olmadığı için izafeten de olsa hasım gösterilemeyeceğini, davacının malların alıcısı ile açık hesap şeklinde çalıştığını, bu sebeple malların tesliminin taşıma belgesinin ibrazı mukabilinde gerçekleşmediğini, malların taşıma belgesi ibraz edilmeden tesliminin davacı satıcı ile alıcı arasında yerleşmiş bir uygulama olduğunu, zarar miktarının iddia edilenden çok daha düşük bulunduğunu, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının ifa yardımcısı olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu konişmentolar ibraz edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı teslim ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr kaybının fatura bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, asıl alacak tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili teslim edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı taşıyıcılar tarafından cirolu konişmentolar ibraz edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman kaybının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili tarafından 19.09.2008 tarihli dilekçe ile 09.06.2008 tarihli bilirkişi raporu çerçevesinde karar verilmesi istenilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporunda davacının finansman gideri isteminin reddi gerektiği belirtilmiş olup, davacı vekilince söz konusu rapora göre karar verilmesi istenilmekle söz konusu talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr kaybının yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının fatura bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir. Oysa davaya konu kâr kaybı davacının davalıların eylemleri nedeniyle iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olup, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerekirken dava konusu olmayan davaya konu satım ilişkisiyle sınırlı olarak değerlendirme yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ….:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 42,471,75 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 25.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009740600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz