İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2035 E. 2013/18500 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı↗ icra takibine itiraz↗ kâr kaybı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, asıl alacak tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “kar kaybı zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10571 E. 2011/827 K.
Ortak:kâr kaybı · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
Benzer bu karardaMahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… u talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr «kaybının» yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının «fatura» bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ifa yardımcısı · konişmento · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ifa · taşıyıcı · fatura · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece 16.04.2009 tarihinde verilen «davanın açılmamış sayılmasına» ilişkin kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozmaya uyularak, davanın ABD'de kurulu CNC Trading and Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili kuru kayısı sattığı, (2) nolu davalının (1) nolu davalının «ifa yardımcısı» olduğu ve usulüne uygun olarak banka cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeksizin, yani malın bedeli tahsil edilmeden malı «teslim» ettiği, taşınan mallara ait 13 adet konimento içeriği mal bedellerinin (642.311,04) USD olduğu, davacının talebi olan kâr «kaybının» «fatura» bedelleri içinde bulunduğu, dava dilekçesinde finans kaybına ilişkin bir talep bulunmadığı, mal bedeline yönelik alacağın likit olduğu gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, davacı tarafından ABD’de vesaik mukabili «teslim» edilmek üzere satılıp ihraç olunan malların davalı «taşıyıcılar» tarafından cirolu «konişmentolar» «ibraz» edilmeden alıcısına teslim edilmiş olması nedeniyle tahsil edilmeyen mal bedeli, kâr ve finansman «kaybının» tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ve «icra inkar tazminatı» istemine ilişkindir.
… u talebin dava konusu olmaktan çıktığı anlaşıldığından mahkemece bu kaleme yönelik istemin reddinde bir usulsüzlük yok ise de; davacının diğer istem kalemi olan kâr «kaybının» yerel mahkemece sadece davaya konu satım ve taşıma ilişkisi bakımından değerlendirildiği ve kâr kaybının «fatura» bedelleri içinde bulunduğundan bahisle reddedildiği görülmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13337 E. 2016/1219 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8507 E. 2011/9320 K.
Ortak:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD yönünden iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 25.01.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
O halde, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, «taşıma sözleşmesi» gereğince uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yönelik davalılar itirazının iptalini istemiştir.
Özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması «kusur» ve tazminat açısından incelemeyi ve hakimin takdirini gerektirmekte olup, tazminat alacağı likit değildir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8507 E. 2011/9320 K.
Ortak:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
Benzer bu karardaMahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine vaki itirazlarının 642.311,04 USD yönünden iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilen karar Dairemizin 25.01.2011 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacı yararına bozulmuştur.
O halde, «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıma sözleşmesi · kusur
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, «taşıma sözleşmesi» gereğince uğranılan zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yönelik davalılar itirazının iptalini istemiştir.
Özü itibariyle tazminat istemine yönelik olan bu davada alacağın saptanması «kusur» ve tazminat açısından incelemeyi ve hakimin takdirini gerektirmekte olup, tazminat alacağı likit değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8930 E. 2014/20258 K.
Ortak:kâr kaybı · karar verilmesine yer olmadığına · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların «icra takibine itirazlarının» 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, «asıl alacak» tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL «icra inkar tazminatının» davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “«kar kaybı» zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar veril …
Benzer bu kararda… ihli ilk kararda davacının talebi sadece mal bedeli yönünden kabul görüp, diğer alacak istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle davalılar yararına 28.008,28 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiş bilahare bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 01.11.2011 tarihli kararla mal bedeline yönelik 642.311,04 USD'lik kısıma ilişkin olarak karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kâr «kaybına» vaki itirazın iptali ile bu miktar için dahi takibin devamına karar verilmiş ise de bu miktar ilk kararda reddedilip davalılar yararına vekalet ücretine hükmedildiğine göre verilecek yeni kararda vekalet ücretleri yönünden yeniden hüküm tesisi gerekirken davalıların haklı olmadıkları belirlenen kâr «mahrumiyeti» için lehlerine «vekalet ücreti takdirine» yol açacak şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
1-Davacı vekili, «taşıma sözleşmesinin ihlali» nedeniyle doğan mal bedeli ile kâr «kaybı» nedeniyle doğduğunu iddia ettiği toplam 917.000 USD alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali istemiyle işbu davayı açmıştır.
Yargılama aşamasında davacı vekilince verilen 24.04.2007 tarihli «tavzih» dilekçesiyle takibe konu 917.000 USD'lik bölümünün mal bedeline, kalan 274.688,96 USD'lik bölümünün ise dava konusu mal bedelllerinin tahsil edilememesi nedeniyle «mahrum kalınan» kâr «kaybı» ve bankalara ödenmek zorunda kalınan kredi faizlerine ilişkin olduğunu belirtmiş, 29.04.2010 tarihli dilekçesinde bu defa 274.688,96 USD alacak bölümüne açıklık getirerek malların hatalı «teslimi» nedeniyle uğranılan kâr kaybına karşılık 221.403,63 TL ve 159.975,38 TL finansman kaybının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · sözleşmenin ihlali · tavzih · itirazın iptali davası · vekalet ücreti takdiri · kâr mahrumiyeti · taşıma sözleşmesi · iptal davası
Benzer bu karardaYargılama aşamasında davacı vekilince verilen 24.04.2007 tarihli «tavzih» dilekçesiyle takibe konu 917.000 USD'lik bölümünün mal bedeline, kalan 274.688,96 USD'lik bölümünün ise dava konusu mal bedelllerinin tahsil edilememesi nedeniyle «mahrum kalınan» kâr «kaybı» ve bankalara ödenmek zorunda kalınan kredi faizlerine ilişkin olduğunu belirtmiş, 29.04.2010 tarihli dilekçesinde bu defa 274.688,96 USD alacak bölümüne açıklık getirerek malların hatalı «teslimi» nedeniyle uğranılan kâr kaybına karşılık 221.403,63 TL ve 159.975,38 TL finansman kaybının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkemece 22.403,63 TL'lik kâr «kaybı» zararına yönelik olarak yapılan itirazın iptali ile bu bedel yönünden de takibin devamına karar verilmiş ise de; 16.08.2007 tarihli bilirkişi raporunda da görüleceği üzere söz konusu miktar 2004-2005 ve 2006 yılları esas alınarak belirlenmiş olup davanın «itirazın iptali davası» niteliğinde açılmış olması karşısında kâr «mahrumiyeti» hesabının takip tarihi olan 28.05.2004 tarihi esas alınarak yapılması gerekirken talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
1-Davacı vekili, «taşıma sözleşmesinin ihlali» nedeniyle doğan mal bedeli ile kâr «kaybı» nedeniyle doğduğunu iddia ettiği toplam 917.000 USD alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine davalılarca yapılan itirazın iptali istemiyle işbu davayı açmıştır.
… ihli ilk kararda davacının talebi sadece mal bedeli yönünden kabul görüp, diğer alacak istemlerinin reddine karar verilmek suretiyle davalılar yararına 28.008,28 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiş bilahare bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 01.11.2011 tarihli kararla mal bedeline yönelik 642.311,04 USD'lik kısıma ilişkin olarak karar «verilmesine yer olmadığına», 221.403,63 TL kâr «kaybına» vaki itirazın iptali ile bu miktar için dahi takibin devamına karar verilmiş ise de bu miktar ilk kararda reddedilip davalılar yararına vekalet ücretine hükmedildiğine göre verilecek yeni kararda vekalet ücretleri yönünden yeniden hüküm tesisi gerekirken davalıların haklı olmadıkları belirlenen kâr «mahrumiyeti» için lehlerine «vekalet ücreti takdirine» yol açacak şekilde hüküm tesisi yanlış olmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2035 E. , 2013/18500 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret (İstanbul 1. Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/11/2011 tarih ve 2011/408-2011/424 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 22/10/2013 gününde başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmış olup, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin çeşitli tarihlerde ve çeşitli miktarlarda kuru kayısı yükünü Amerika'da mukim CNC Trading Distribution and Warehousing Inc. şirketine vesaik mukabili sattığını, müvekkilinin malın alıcısı CNC şirketinden almış olduğu talimat üzere malların Amerika'ya taşınması amacıyla davalı... A.Ş. ile irtibata geçtiğini, müvekkilinin taşıyan...'a verdiği yükleme talimatında taşıma konusu malların vesaik mukabili olduğunu da bildirdiğini, nitekim taşıyanın talimata uygun olarak banka emrine konişmentolar düzenlediğini, diğer davalının taşıyanın ifa yardımcısı olarak hareket ettiğini, davalıların usulüne uygun banka cirolu orjinal konişmentolar kendilerine ibraz edilmeksizin malları CNC ve/veya 3.kişilere teslim ettiklerini, böylece müvekkilinin mal bedelerini tahsil edemediğini, müvekkilinin tahsil edilmeyen mal bedelleri ve kâr nedeniyle bu davaya konu edilen zararının 917.000 USD olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalılarca haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan... A.Ş.'nin Schenker Inc. USD'nın Türkiye'deki acentesi olmadığı için izafeten de olsa hasım gösterilemeyeceğini, davacının malların alıcısı ile açık hesap şeklinde çalıştığını, bu sebeple malların tesliminin taşıma belgesinin ibrazı mukabilinde gerçekleşmediğini, malların taşıma belgesi ibraz edilmeden tesliminin davacı satıcı ile alıcı arasında yerleşmiş bir uygulama olduğunu, zarar miktarının iddia edilenden çok daha düşük bulunduğunu, icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların icra takibine itirazlarının 642.311,04 USD için iptaline, diğer alacak kalemlerinin reddine, asıl alacak tutarı üzerinden hesap edilen 381.340,06 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline ilişkin verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce “kar kaybı zararının, davalıların eylemleri nedeniyle davacının iş hacminde meydana gelen daralma ve buna bağlı kâr kaybı olduğu, mahkemece davacının bu potansiyel kârının değerlendirilmesi gerektiği ve ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının mal bedelini tahsil edememesi nedeniyle 221.403,63 TL kar kaybı zararının olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, mal bedeline ilişkin 642.311,04 USD’lik alacak için kararın kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, 221.403,63 TL kar kaybı zararına yönelik yapılan itirazın iptali ile anılan bedel yönünden de takibin devamına, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL vekalet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 11.836,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 22/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1034781500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz