6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/3364 E. 2012/9282 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kimlik tespiti faiz başlangıç tarihi müterafik kusur kusur oranı kısıtlılık infaz protokol yasal faiz kusur

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın kimlik tespiti yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki protokolün 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın müterafik kusur oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin kısıtlanması düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emekli aylıklarının davalı banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, taraflar arasındaki 07/09/1998 tarihli sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 11/01/2010 tarihli ilamında yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollerin ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir. Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, protokollerin yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca mahkemece, karar gerekçesinde davacı tarafın müterafik kusurunun belirtilmesine rağmen bilirkişilerin bu hususu değerlendirdikleri kabul edilerek zararın tamamından davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise kusur oranının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında faiz başlangıç tarihi yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün infaza elverişli ve açık olması gerekir. Mahkemece faiz başlangıç tarihlerinin ve faize esas miktarların hüküm kısmında belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3364 E. 2012/9282 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14445 E. 2010/175 K.

    Ortak: · Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/8029 E. 2011/544 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/13536 E. 2010/5097 K.

    Ortak:Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/3364 E.  ,  2012/9282 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Bandırma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2010/107-2010/396 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili olan Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan emekli olan Tevfik Irmak’ın 1999 yılında ölümünden sonra da emekli aylıklarının davalı banka tarafından verilen ATM kartı ile çekildiğinin anlaşıldığını ve bu zararın oluşumundan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 16.906,12 TL kurum zararının ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu ödemelerin otomatik ödeme cihazıyla yapıldığı ve taraflar arasındaki protokolün 9. maddesi gereğince müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, otomatik para ödeme cihazıyla yapılan maaş ödemelerinde davalı bankanın kimlik tespiti yapma imkânının olmadığı ve taraflar arasındaki protokolün 5. ve 9. maddeleri uyarınca zarardan bankanın sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı 07.09.1998 tarihli sözleşme dışında, taraflar arasında imzalanan başka sözleşmelerin de olduğunun anlaşıldığı, bu durumda bahsi geçen sözleşmelerin varlığı halinde dosyaya celbi sağlanarak, sözleşmelerdeki davalı yükümlülüklerinin neler olduğunun ve otomatik ödeme cihazıyla ödeme yapılmasının bu yükümlülüklere etkisinin yorumlanması için gerektiğinde bankacılık uygulamaları konusunda uzman bilirkişiden de rapor alınmak suretiyle davalının sorumluğunun belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak benimsenen bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollere göre ATM ile yapılacak ödemlerde sorumluluğun bankaya ait olduğu, kart kullanımının süresinin sınırlanmaması sebebiyle haksız maaş ödemelerinden sorumlu olduğu, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda davacı tarafın müterafik kusurundan bahsedilmediği, kendi emeklisinin ölü yada sağ olduğunu neredeyse 5 yıl boyunca hiç denetlemeden hesabına maaş yatırmanın müterafik kusur oluşturacağı, ATM kartlarına 1 yıllık süre ile sınırlı kullanım öngörüldüğüne göre en azından ölümden sonraki bir yıl için bankanın mesuliyetinin kısıtlanması düşünülmüş ise de konusunda uzman bilirkişilerin bu hususu nazara aldıkları gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile, 15.869,95.TL'nın 06/09/2010 günlü bilirkişiler kurulu raporunda ayrıntılı olarak gösterildiği şekilde haksız ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, emekli aylıklarının davalı banka aracılığıyla ödenmesine ilişkin sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, taraflar arasındaki 07/09/1998 tarihli sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 11/01/2010 tarihli ilamında yazılı gerekçe ile bozulmuş ise de bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamı gereği, taraflar arasındaki diğer sözleşmeler getirtilerek bilirkişi raporu alınmış isede, bilirkişi raporunda 07/02/2003 ve 12/07/2004 tarihli protokollerin ilgili maddeleri değerlendirilerek davalının sorumlu olduğu belirtilmiş ancak anılan protokollerdeki davalı yükümlülüklerinin hangi tarihten itibaren geçerli olduğu ve oluşan zararın hangi dönemindeki ne kadar miktardan davalının sorumlu olduğu irdelenmemiştir.

Bu nedenle gerektiğinde rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle, protokollerin yürürlükte olduğu dönemler değerlendirilmek suretiyle davalının sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın belirlenmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Ayrıca mahkemece, karar gerekçesinde davacı tarafın müterafik kusurunun belirtilmesine rağmen bilirkişilerin bu hususu değerlendirdikleri kabul edilerek zararın tamamından davalının sorumlu tutulması yönünde karar verilmişse de rapor sunan bilirkişilerden ek rapor alınmak suretiyle davacının müterafik kusurunun olup olmadığı var ise kusur oranının belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Öte yandan, mahkemece hüküm kısmında faiz başlangıç tarihi yönünden bilirkişi raporuna atıf yapılmışsa da,hükmün infaza elverişli ve açık olması gerekir. Mahkemece faiz başlangıç tarihlerinin ve faize esas miktarların hüküm kısmında belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış kararın bu nedenle de davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1019578000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.