Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/2933 E. 2013/19862 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ rehin hakkı↗ sigorta ettiren↗ işyeri sigortası↗ aktif dava ehliyeti↗ rehin↗ teminat kapsamı↗ sigorta sözleşmesi↗ muvafakat↗ uyuşmazlık konusu↗ taraf ehliyeti↗ hasar↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediği, buna karşılık davalı ... şirketinin yangın neticesinde stiren monomer adındaki kimyasal madde tankında meydana gelen zararın teminat kapsamında bulunmadığını ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, yangın sigorta sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir halde, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Yine aynı Yasa'nın 1446/2. maddesi uyarınca, sigorta ettiren sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye, ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetlidir. Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu işyeri sigorta sözleşmesinin dain ve mürtehin sıfatıyla dava dışı Fortisbank A.Ş. lehine düzenlendiği ve poliçenin davacının elinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Fortisbank A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6473 E. 2013/22016 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · sigorta ettiren · rehin · muvafakat · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6762 sayılı TTK’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · sigorta tazminatı · aktif husumet ehliyeti · muvazaa · aktif husumet · husumet ehliyeti · sigorta poliçesi · husumet
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına («husumete») ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı-sigortalının «muvazaalı» işlem yaptığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, gelir güvencesi «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı Fortis Bank A.Ş. dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1583 E. 2013/4910 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · sigorta ettiren · rehin · muvafakat · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6762 sayılı ...’nın 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:icazet · halefiyet · sigorta tazminatı · aktif husumet ehliyeti · gerçek zarar · aktif husumet · husumet ehliyeti · riziko
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigortalı konutun «riziko» gerçekleşmeden önceki değerinin 53.000,00 TL, sigorta bedelinin 52.900,00 TL olduğu, aşkın sigortanın bulunmadığı, sigortacının «sigorta ettirenin» «gerçek zararını» tazmin etmesi gerektiği, davacının gerçek zararının 52.900,00 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans f …
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, «halefiyet» ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına («husumete») ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş …
Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, «sigortadan tazminat» talep etme hakkı da öncelikle ona aittir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2496 E. 2013/2705 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · sigorta ettiren · rehin · sigorta sözleşmesi · muvafakat · taraf ehliyeti · teminat · Alacak
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaDava, kredili «hayat sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. ...’nun 1269'uncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270'nci maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Şubesinden kullandığı kredinin «teminatı» için düzenlendiğine göre Mahkemece davacının bankaya krediyi ödeyip ödemediğinin belirlenmesi, davacının menfaattar ...'ın iş bu davaya «muvafakatını» sunması için «mehil» verilmesi davacının aktif dava «ehliyetinin», sonucuna göre değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sıfat yokluğu · ek mehil · hayat sigortası · riziko · sigorta poliçesi
Benzer bu karardaŞubesi'nden .../09/2008 tarihinde kullandırılan 8.000 TL tutarındaki kredinin «teminatı» olarak uzun süreli kredi «hayat sigorta poliçesi» tanzim edildiği, poliçede menfaattarın ... ...
Dava, «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanmakta olup, davacının murisi dava dışı bankadan kullandığı kredi nedeniyle hayat sigortası poliçesi yaptırmış ve poliçede kredi veren banka da menfaattar olarak gösterilmiştir.
Dava konusu kredi «hayat sigorta poliçesinde» menfaattar ... ... şubesi olduğuna ve bu poliçenin muris ...
Şubesi'nin yararlanabileceği, bu poliçeye istinaden davacı ile müdahillerin davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamayacakları gerekçesiyle davanın «sıfat yokluğu» nedeni ile reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:muvafakat · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında mahkemece, dava dışı Fortisbank A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatinin» olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif dava «ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Yine aynı Yasa'nın 1446/2. maddesi uyarınca, «sigorta ettiren» sigortalının «muvafakati» olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye, ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetlidir.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/1930 E. 2013/4217 K.
Ortak:açık muvafakat · rehin hakkı · sigorta ettiren · rehin · muvafakat · taraf ehliyeti · teminat
İncelediğiniz karardaTTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı «rehin» alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Böyle bir halde, sigortalı durumda olan «rehin hakkı» sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir.
Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin «açık muvafakatini» almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Benzer bu karardaBu durumda, «sigorta ettiren» ancak malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta ettirilenin «açık muvafakatını» almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat isteme hakkına sahip olur.
Dairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
6762 Sayılı ...’nun 1269. maddesi hükmü uyarınca, malı «rehin» alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına «sigorta ettirebileceği» gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe limiti · icazet · halefiyet · sigorta tazminatı · hayat sigortası · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti
Benzer bu karardaDairemiz`in yerleşik uygulamasına göre, poliçe dain ve mürtehin lehine düzenlenmiş olsa dahi «sigorta ettirenin» tek başına doğrudan sigortaya karşı dava açma hakkı bulunmakla birlikte yargılama sırasında dava dışı dain ve mürtehinin, tazminatın davacıya ödenmesine «muvafakatı» olup olmadığının araştırılması, muvafakatı sağlandığı taktirde yargılamaya devam edilerek, davanın sonuçlandırılması, aksi taktirde davanın «aktif husumet ehliyeti» yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, mahkemece, «halefiyet» ilişkisine dayalı olarak açılan iş bu davada, dain ve mürtehin sıfatı bulunan dava dışı bankadan açılan davaya «muvafakat» veya «icazetleri» olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmek ve bu usuli işlem tamamlandığı takdirde işin esasına girilmek gerekirken, davacının aktif taraf sıfatına («husumete») ilişkin olan ve re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu eksiklik giderilmeden, doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi kartı ödeme güvencesi sigortası sertifikası ile davacının kredi kartı harcamalarının «teminat» altına alındığı, davacının 2005 yılında girdiği iş yerinden 4 yıldan fazla bir süre sonra 26/.../2009 tarihinde işten çıkarıldığı, 180 günlük aralıksız çalışma şartının gerçekleştiği, Eylül 2009 kredi kartı harcama miktarı olan 9.848,83 TL nin «poliçe limiti» dahilinde bulunduğu, davacının diğer aylara göre fazla olan dava konusu «son» ekstre tutarının kötü niyetli davalıyı zararlandırma amaçlı olarak gerçekleştirildiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 9.848,83 TL tazminatın «temerrüt» faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
1) Dava, kredi kartı ödeme güvencesi grup «hayat sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davaya dayanak yapılan poliçede, dava dışı ...Bankası A.Ş./ Stadyum/ ...
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/2933 E. , 2013/19862 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.12.2011 tarih ve 2009/436-2011/511 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete sigortalı bulunan işyerinde 05.08.2008 tarihinde meydana gelen yangın neticesinde oluşan hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 10.000,00 TL’nin rizikonun gerçekleştiği 05.08.2008 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 04.08.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 140.828 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihinin usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, müvekkili şirketin poliçe limitiyle sorumlu olduğunu, meydana gelen olayda eksik sigortanın bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının işyerinde meydana gelen hasarın poliçe teminatı kapsamında kaldığını ispat edemediği, buna karşılık davalı ... şirketinin yangın neticesinde stiren monomer adındaki kimyasal madde tankında meydana gelen zararın teminat kapsamında bulunmadığını ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, yangın sigorta sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
TTK'nın 1269'ncu maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse, dain ve mürtehin sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa'nın 1270 nci maddesi hükmü gereğince, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir halde, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğuna göre, sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatini almak ve o suretle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Yine aynı Yasa'nın 1446/2. maddesi uyarınca, sigorta ettiren sigortalının muvafakati olmaksızın, ödenecek paraları almaya ve sigortalının haklarını devretmeye, ancak poliçe elinde bulunduğu takdirde salahiyetlidir. Somut uyuşmazlıkta da, dava konusu işyeri sigorta sözleşmesinin dain ve mürtehin sıfatıyla dava dışı Fortisbank A.Ş. lehine düzenlendiği ve poliçenin davacının elinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında mahkemece, dava dışı Fortisbank A.Ş.’nin, tazminatın davacıya ödenmesine muvafakatinin olup olmadığının araştırılması, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi takdirde davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer ve davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/731190300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz