6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sigorta rücu davası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11205 E. 2010/2173 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası lütuf (hatır) ödemesi abonman sigorta poliçesi rücu davası halefiyet ibraname teminat kapsamı münhasırlık sigorta sözleşmesi riziko rücuen tazminat rücu temlik taraf ehliyeti sigorta poliçesi hasar eksik inceleme temerrüt teminat

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın oluşmasında davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.091,18 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, Sınai Klasik Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Sigorta şirketi, ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla, davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da re’sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.

Yangın sigortası genel şartlarında sigortanın kapsamı, “bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakin veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hareketin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar” şeklinde belirtilmiştir.

Yangın sigorta sözleşmesine ek olarak verilen 'Duman Klozu' ile, “bir boru veya menfezle bacaya bağlanmış ısıtma ve pişirme cihazlarının münhasıran ani, mutad dışı veya kusurlu şekilde işlenmesi nedeniyle çıkan duman sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar” teminat altına alınmıştır. Bu klozun teminat dışı hallerinden birisi de, binaların dış kısımlarında ve açıktaki şeylerde meydana gelen duman zararlarıdır.

Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve ibranameye göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına temlik beyanında bulunulmamıştır.

Somut olayda, davacıya sigortalı olan iplik fabrikasına davalı şirket fabrikasından gelen duman zararın doğmasına neden olmuştur.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı sigortalısının fabrikasında oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10494 E. 2010/1579 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Sigorta rücu davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5661 E. 2012/13283 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11205 E.  ,  2010/2173 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2006/382-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkiline Sınai Klor ile Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı iplik fabrikasına davalı fabrikasından gelen yoğun duman ve kurumun zarar verdiğini, hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 13.454,91 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın oluşmasında davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.091,18 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, Sınai Klasik Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Sigorta şirketi, ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.

Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla, davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da re’sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.

Yangın sigortası genel şartlarında sigortanın kapsamı, “bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakin veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hareketin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar” şeklinde belirtilmiştir.

Yangın sigorta sözleşmesine ek olarak verilen 'Duman Klozu' ile, “bir boru veya menfezle bacaya bağlanmış ısıtma ve pişirme cihazlarının münhasıran ani, mutad dışı veya kusurlu şekilde işlenmesi nedeniyle çıkan duman sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar” teminat altına alınmıştır. Bu klozun teminat dışı hallerinden birisi de, binaların dış kısımlarında ve açıktaki şeylerde meydana gelen duman zararlarıdır.

Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve ibranameye göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına temlik beyanında bulunulmamıştır.

Somut olayda, davacıya sigortalı olan iplik fabrikasına davalı şirket fabrikasından gelen duman zararın doğmasına neden olmuştur.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı sigortalısının fabrikasında oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009583700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.