Sigorta rücu davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11205 E. 2010/2173 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta rücu davası↗ lütuf (hatır) ödemesi↗ abonman sigorta poliçesi↗ rücu davası↗ halefiyet↗ ibraname↗ teminat kapsamı↗ münhasırlık↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ rücuen tazminat↗ rücu↗ temlik↗ taraf ehliyeti↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın oluşmasında davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.091,18 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Sınai Klasik Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta şirketi, ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir. Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla, davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da re’sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.
Yangın sigortası genel şartlarında sigortanın kapsamı, “bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakin veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hareketin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar” şeklinde belirtilmiştir.
Yangın sigorta sözleşmesine ek olarak verilen 'Duman Klozu' ile, “bir boru veya menfezle bacaya bağlanmış ısıtma ve pişirme cihazlarının münhasıran ani, mutad dışı veya kusurlu şekilde işlenmesi nedeniyle çıkan duman sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar” teminat altına alınmıştır. Bu klozun teminat dışı hallerinden birisi de, binaların dış kısımlarında ve açıktaki şeylerde meydana gelen duman zararlarıdır.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve ibranameye göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına temlik beyanında bulunulmamıştır.
Somut olayda, davacıya sigortalı olan iplik fabrikasına davalı şirket fabrikasından gelen duman zararın doğmasına neden olmuştur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı sigortalısının fabrikasında oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/10494 E. 2010/1579 K.
Ortak:sigorta rücu davası · rücu davası · ibraname · teminat kapsamı · riziko · rücu · temlik · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuen tahsil · taşıyıcı · teslim
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıya sigortalı emtia davalılardan Ran Lojistik A.Ş. tarafından taşındığı, alıcıya «teslim» edildiği sırada bir kısım emtianın hasarlandığına dair 15.07.2005 tarihli tutanağın tutulduğu, davalı «taşıyıcı» sürücüsünün de bu tutanakta imzasının olduğu sabittir.
Dava, Nakliyat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın «rücuen tahsili» amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11011 E. 2010/2174 K.
Ortak:sigorta rücu davası · rücu davası · ibraname · teminat kapsamı · sigorta sözleşmesi · riziko · rücu · temlik
İncelediğiniz karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · emniyeti suistimal · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaBu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı «aktif husumet ehliyetine» sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Sarıyer Şubesinde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme «poliçe özel şartlarında» mevcut poliçe «teminatı kapsamında» bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/3292 E. 2013/19572 K.
Ortak:sigorta rücu davası · rücu davası · ibraname · teminat kapsamı · riziko · rücuen tazminat · rücu · temlik
İncelediğiniz karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Sigorta şirketi ancak «sigorta poliçesi» hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nın 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı · denetime elverişlilik · kusur · avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya 2/8 oranında «kusur» izafe eden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu, davalı şirketin kusuruna isabet eden zararı tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 4.275,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda; görüşüne başvurulan bilirkişi, poliçede ziynet eşyası, mücevherat ve değerli madenlerden oluşan eşyaların kilit altında iken «sigorta teminatı» altına alındığını, ancak sigortalının ziynet eşyalarını masa ve dolap üzerinde ve açıkta bulundurduğunu kolluk ifadesinde beyan ettiğini belirtmiştir.
1 benzer karar daha
-
Emniyeti suistimal sigorta rücuan tazminatı | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5661 E. 2012/13283 K.
Ortak:sigorta rücu davası · rücu davası · ibraname · teminat kapsamı · riziko · rücu · temlik · taraf ehliyeti
İncelediğiniz karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa «ibraname» getirtilip, devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve «ibranameye» göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına «temlik» beyanında bulunulmamıştır.
Benzer bu karardaBunun dışında poliçede «teminat» dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı «sigortacının rücu davası» açması mümkün değildir.
Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe «teminatı kapsamında» yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde varsa «ibraname» getirtilip devir ve «temlik» beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartları · emniyeti suistimal · aktif husumet ehliyeti · alacağın temliki · aktif husumet · husumet ehliyeti · husumet
Benzer bu karardaBu durumda davacı, her ne kadar poliçeye dayalı «aktif husumet ehliyetine» sahip değil ise de, sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre talep hakkı olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, dava konusu her iki poliçenin de «emniyeti suistimal» poliçesi olduğu, sigortacı tarafından ödeme yapılması için belli başlı «rizikoların» belirtildiği, davacı tarafından bu rizikolardan herhangi birinin gerçekleştiği yönünde delil sunulmadığı, davacının zararının riziko gerçekleşmediği halde ödeme ya …
Dava, «emniyeti suistimal» «sigorta poliçesinden» kaynaklanan tazminatın rücuan tahsili istemine ilişkin olup, sigorta şirketi ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödeme yapmakla yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK'nun 1301. maddesi gereğince «rizikonun» gerçekleşmesine neden olan kimseye «rücu» edebilir.
Reyhanlı/Hatay Şubesi'nde çalıştığı sırada kullandığı kredi borcunu ödemediğinden bahisle işbu dava açılmış olup, yapılan ödeme «poliçe özel şartlarında» mevcut poliçe «teminatı kapsamında» bir ödeme olmadığı kuşkusuzdur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/11205 E. , 2010/2173 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye 1.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.04.2008 tarih ve 2006/382-2008/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline Sınai Klor ile Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı iplik fabrikasına davalı fabrikasından gelen yoğun duman ve kurumun zarar verdiğini, hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 13.454,91 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, hasarın oluşmasında davalının 6/8 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.091,18 TL'nın ödeme tarihinden itibaren temerrüt faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Sınai Klasik Yangın, Yangın Abonman Sigorta Poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigorta şirketi, ancak sigorta poliçesi hükümleri çerçevesinde ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ödedikten sonra bunu TTK’nun 1301. maddesi gereğince rücuan rizikonun gerçekleşmesine neden olan kimseden isteyebilir. Bunun dışında poliçede teminat dışında kalan hallerde yapılan ödemelerden dolayı sigortacının rücu davası açması mümkün değildir. Bu durumda, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan bir ödeme mi, yoksa bir lütuf ödemesi mi (=ex gratia) olduğunun belirlenmesi, yapılan ödemenin poliçe teminatı kapsamında bir ödeme olduğunun anlaşılması halinde davacının dava açma hakkının varlığının kabulü, lütuf ödemesi olduğunun anlaşılması halinde, varsa ibraname getirtilip, devir ve temlik beyanının varlığı da araştırılarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
Halefiyet ilişkisine dayalı olarak açılan bu davada, halef sıfatının mevcut olup olmadığının belirlenmesi dava ehliyetine ilişkin olmakla, davalı tarafından her zaman ileri sürülebileceği gibi mahkeme tarafından da re’sen dikkate alınması zorunlu bulunmaktadır.
Yangın sigortası genel şartlarında sigortanın kapsamı, “bu sigorta ile yangının, yıldırımın, infilakin veya yangın ve infilak sonucu meydana gelen duman, buhar ve hareketin sigortalı mallarda doğrudan neden olacağı maddi zararlar” şeklinde belirtilmiştir.
Yangın sigorta sözleşmesine ek olarak verilen 'Duman Klozu' ile, “bir boru veya menfezle bacaya bağlanmış ısıtma ve pişirme cihazlarının münhasıran ani, mutad dışı veya kusurlu şekilde işlenmesi nedeniyle çıkan duman sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelecek zararlar” teminat altına alınmıştır. Bu klozun teminat dışı hallerinden birisi de, binaların dış kısımlarında ve açıktaki şeylerde meydana gelen duman zararlarıdır.
Öte yandan, dosya içerisindeki tazminat makbuzu ve ibranameye göre, sigortalısının zararını ödeyen davacı ... şirketi yararına temlik beyanında bulunulmamıştır.
Somut olayda, davacıya sigortalı olan iplik fabrikasına davalı şirket fabrikasından gelen duman zararın doğmasına neden olmuştur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davacı sigortalısının fabrikasında oluşan zararın teminat kapsamında olup olmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi doğru olmamıştır.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 25.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009583700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz