Kâr dağıtmama kararının objektif iyi niyet denetimi ve bilirkişi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/5458 E. 2010/1570 K. · · İlk derece: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
Kârın dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılmasına ilişkin genel kurul kararı TTK 469/2 kapsamında keyfi olamaz; genel kurul takdirini objektif iyi niyet kurallarına uygun kullanmalı ve kararda somut gerekçe göstermelidir. Bu değerlendirme, şirket kayıtları üzerinde yapılacak denetime elverişli bir bilirkişi incelemesiyle yapılır.
Ele alınan sorunlar
Kârın kısmen dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılmasına ilişkin genel kurul kararında objektif iyi niyet denetimi → kabul
İddia: Davacı, şirketin faaliyet ve maliyet yapısı gözetildiğinde mevcut kârın tamamının dağıtılması gerekirken dağıtılmamasının objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
Gerekçe: TTK 469/2 uyarınca bakiye kârın gerek bulunması halinde dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılması mümkünse de, anonim ortaklık bu hakkı keyfi kullanamaz; genel kurul takdirini objektif iyi niyet kurallarına uygun kullanmalıdır. İptali istenen kararda bu yönde bir gerekçeye rastlanamamış, alınan bilirkişi raporu ise şirket kayıtlarına dayanmayan, somut içerik taşımayan gerekçelerle yetinmiştir. Mahkemece, şirket kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesiyle yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifinin yerinde olup olmadığı araştırılıp, kararın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığı değerlendirilmeden, denetime elverişsiz raporla hüküm kurulması doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kârın yedek akçeye ayrılmasında objektif iyi niyet denetiminin, şirket kayıtları üzerinde denetime elverişli bilirkişi incelemesi gerektirdiği yönünde emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr dağıtımı↗ yedek akçe↗ objektif iyi niyet↗ genel kurul kararının iptali↗ TTK 469/2↗ bilirkişi incelemesi↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yedek akçeye ayırma takdiri objektif iyi niyet kuralına tabidir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2005/6096 E. 2005/6565 K.
Ortak:kâr dağıtımı · yedek akçe · genel kurul kararının iptali
İncelediğiniz karardaTTK'nun 469/2 hükmünce bakiye kârın gerek bulunması halinde «dağıtılmayıp», «yedek akçeye» ayrılması mümkün bulunmaktadır.
İptal talep edilen 26.05.2006 tarihli genel kurulda gündemin 6.maddesi olarak yönetim kurulunun kâr «dağıtım» teklifi okunmuş ve yapılan oylama sonucunda "2005 yılı safi kârından % 10 ihtiyat akçesi ayrıldıktan sonra % 5 I.temettü olarak 5.391,86 TL ve kalan 91.661,56 YTL'den 46.000 YTL'nin 15.06.2006 tarihine kadar dağıtılması" yönünde görüş belirtilmiş ve yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifi kabul edilmiştir.
İptali talep edilen genel kurul kararında bu yönde bir gerekçeye rastlanamadığı gibi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, şirketin nakit ihtiyacının her an olmasının muhtemel olduğu gibi şirket kayıtlarına dayanmayan ve somut bir içerik taşımayan gerekçelerle yönetim kurulunun kâr «payı dağıtımına» ilişkin kararının kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir.
Benzer bu karardaTTK'nun 469/2 hükmünce bakiye karın gerek bulunması halinde «dağıtılmayıp», «yedek akçeye» ayrılması mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, dava konusu «genel kurul kararlarının iptalini» gerektirir bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 25.10.2004 gün ve 2004/572 E, 10310 K. sayılı ilamıyla onanmıştır.
İptali talep edilen 30.04.2002 tarihli genel kurulda gündemin 5.maddesi olarak yönetim kurulunun «kar dağıtım» teklifi okunmuş ve yapılan oylama sonucunda "Dağıtılması zorunlu olan % 5 I.temettü kar payları ve 50 Milyar dağıtılacak kardan yasal kesintiler yapıldıktan sonra, …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Oylanmayan gündem maddesi iptal edilemez; düzenleyici TTK 409/1'e aykırılık iptal nedeni değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13576 E. 2018/4219 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8115 E. 2018/1689 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaDava «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan kâr «dağıtımı» konusunda «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararın kâr «dağıtımını» tamamen engellemediği, net kârın «şirket zarar» etmemesi şartına bağlı olarak dağıtılmak istendiği, ilaveten pay sahibi lehine yeni getirilen bir düzenleme ile kâr avansı kavramının da «ana sözleşme değişikliğine» alındığı, iptali istenen kararın şirketin mali yönden güçlü kılınmasına yönelik olduğu, genel kurulda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan kâr «dağıtımı» konusunda «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin 17. maddede kârın tespiti ve «dağıtılması» düzenlenmiş olup, kanuni «yedek akçe» ve birinci temettü ayrılmasına ilişkin düzenlemeden sonra, kalan meblağın tamamı veya bir kısmının olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına veya şirket sermayesine ilave edilmesine karar verilebileceği, yine yukarıda belirtilen dağıtım ve tahsislerden sonra kalan net kârdan genel kurulca saptanacak oran ve miktardaki meblağ ödedikleri sermayeye göre dağıtılmak üzere «pay sahipleri» için ikinci kâr «payı» olarak ayrılabileceği veya sermayeye ilave edilebileceği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 453. maddesinde «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin usul kuralları düzenlenmiş, yine iç kaynaklardan sermaye arttırımına ilişkin 462. maddede «sermaye artırımının» genel kurul kararı ve «esas sözleşmenin» ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşeceği düzenlenmiştir.
1 benzer karar daha
-
Haklı sebeplerle kârın olağanüstü yedek akçeye ayrılabilmesi ve sermaye artırımı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16317 E. 2014/18707 K.
Ortak:genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye artırımı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, iptali istenen genel kurul kararının 5. maddesinde şirketin safi karını sermayeye eklemek yerine olağan üstü «yedek akçe» olarak ayırması, öte yandan da 8. maddede «sermaye artırımına» gidilmesinin kendi içinde çelişki oluşturduğu, zira şirketin paraya ihtiyacı olduğu ve artırımda kullanılabilecek iç kaynaklar da bulunduğuna göre doğrudan bu kaynağın kullanılması, ihtiyaç hala giderilemiyorsa geri kalan kısım için dış kaynaklardan artırım yapılması gerektiği, aksi takdirde mevcut ortaklar «bedelsiz» pay alma hakkında «mahrum» kalacakları gibi daha sonra yapılacak dış kaynaklı artırımda da hisselerine tekabül edecek «rüçhan hakkı» karşılığı yeni payların azalması nedeniyle de mağdur edilmiş olacakları, TTK.nın 381.maddesinde atıf yapılan «dürüstlük kurallarının» da bunu gerektirdiği, genel kurulda alınan diğer kararların iptali için somut bir gerekçe bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 19/01/ …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/5458 E. , 2010/1570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.12.2007 tarih ve 2006/453 - 2007/693 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.02.2010 gününde taraflar avukatları tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %15 payına sahip ortağı olduğunu, 26.05.2006 tarihinde 2005 yılı olağan genel kurul toplantısının yapıldığını, gündemin 3.maddesinde yönetim kurulu faaliyet raporunun görüşüldüğünü, şirketin 2005 yılı faaliyet karının bulunmadığı, kira geliri ve mevcut paranın getirisinin olduğunu, faaliyet kârı yaratmayan kira gelirini kâr yazan şirketin derhal tasfiye edilmesinin gerektiğini, 2005 yılında ticari faaliyet yürütülmemesi nedeniyle 2005 yılı faaliyet raporunun reddi gerekirken kabul edilmesinin yerinde olmadığını, gündemin 4.maddesinde denetçi raporunun okunarak oylanıp ibra edildiğini, denetçinin görevini eksik yaptığı ve ibra edilmemesinin gerektiğini, gündemin 5.maddesinde 2005 yılı bilanço ve kâr-zarar tablosunun okunup oylandığını, şirketin yıllar boyu zarara uğratıldığını, yönetim kurulunun basiretsiz davrandığını, bilanço kâr-zarar tablosunun kabulüne dair çoğunluk kararının yerinde olmadığını, gündemin 6.maddesinde kar dağıtımı ile ilgili olarak yönetim kurulunun önerdiği ve denetçinin kabul ettiği teklife müvekkilince kar olarak dağıtılan miktarın azlığı nedeniyle muhalefet edildiğini, şirketin faaliyetleri ile maliyet yapısı dikkate alındığında mevcut kârın tamamının dağıtılması gerekirken dağıtılmadığı gibi, geçmiş yıllardan biriktirilmiş olan kârlarında 2005 yılı dağıtılması gereken kâr içerisinde değerlendirilmesi gerekirken aksine karar alındığını, gündemin 9.maddesinde kararlaştırılan huzur hakkının çok yüksek olduğu, yapılacak ödemelerle şirketin parasal varlığının eriyeceğini, şirket yönetim kurulu üyelerinin kendi maaşları konusunda oy kullanmalarının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yasaya, anasözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak alınan 26.05.2006 tarihli genel kurulun 3,4,5,6,7,8 ve 9.maddelerinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alınan kararlarda hiçbir yasa dışılık bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının TTK’nun 381.maddesinde öngörülen yasal koşullara haiz olduğu, davalı şirketin 26.05.2006 tarihli olağan genel kurul toplantısında gündemin 3,4,5,6,7,8 ve 9.maddelerinde alınan kararların yasa, anasözleşme ve iyi niyet kuralarına uygun olduğu, kararların iptalini gerektirecek her hangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davalı anonim şirketin 26.05.2006 tarihli genel kurul toplantısında gündemin 3,4,5,6,7,8 ve 9.maddelerine uygun olarak alınan kararların yasa anasözleşme, objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğundan bahisle iptali istemine ilişkindir.
İptal talep edilen 26.05.2006 tarihli genel kurulda gündemin 6.maddesi olarak yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifi okunmuş ve yapılan oylama sonucunda "2005 yılı safi kârından % 10 ihtiyat akçesi ayrıldıktan sonra % 5 I.temettü olarak 5.391,86 TL ve kalan 91.661,56 YTL'den 46.000 YTL'nin 15.06.2006 tarihine kadar dağıtılması" yönünde görüş belirtilmiş ve yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifi kabul edilmiştir.
TTK'nun 469/2 hükmünce bakiye kârın gerek bulunması halinde dağıtılmayıp, yedek akçeye ayrılması mümkün bulunmaktadır. Ancak, Anonim Ortaklık yasada öngörülen bu hakkı keyfi şekilde kullanmak yetkisine sahip değildir. Genel kurul bu yolda takdir hakkını kullanırken, objektif iyi niyet kurallarına uygun davranmalıdır. İptali talep edilen genel kurul kararında bu yönde bir gerekçeye rastlanamadığı gibi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, şirketin nakit ihtiyacının her an olmasının muhtemel olduğu gibi şirket kayıtlarına dayanmayan ve somut bir içerik taşımayan gerekçelerle yönetim kurulunun kâr payı dağıtımına ilişkin kararının kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, şirket kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile yönetim kurulunun teklifinin yerinde olup olmadığı araştırılarak, kâr dağıtımına dair gündemin 6.maddesinde alınan kararın objektif iyi niyet kurallarına aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek, gündemin 6.maddesinde alınan karar ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009458900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz