Kâr dağıtımı yanında sermaye artırımı içeren ana sözleşme değişikliğinin sermaye artırımı yönünden denetlenmemesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/8115 E. 2018/1689 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
İlgili mesele: ◆ Kâr dağıtmama / kârın yedek akçeye ayrılmasının dürüstlük kuralına aykırılığı
Gerekçe özeti
İptali istenen genel kurul kararı yalnızca kâr dağıtımını değil, kârın olağanüstü yedeğe/sermayeye aktarılması gibi sermaye artırımına ilişkin düzenlemeleri de içeriyorsa, mahkeme kararı yalnızca kâr dağıtımı yönünden değerlendiremez; sermaye artırımı ana sözleşme değişikliği gerektirdiğinden (TTK 453, 462) kararın bu yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığı da tartışılmalıdır.
Ele alınan sorunlar
Kâr dağıtımı ve sermaye artırımı içeren ana sözleşme değişikliğinin iptali → kabul
İddia: Davacı, kâr payına ilişkin ana sözleşme değişikliğinin kanuna ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, kâr payının müktesep hak olduğunu ve buna ilişkin kararın oy birliği ile alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: İptali istenen genel kurul kararında, kâr dağıtımı yanında olağanüstü yedek akçe ayrılması ve kârın sermayeye ilave edilmesi gibi sermaye artırımına ilişkin düzenlemeler de bulunmaktadır. Sermaye artırımı ana sözleşme değişikliği gerektirdiğinden (TTK 453) ve iç kaynaklardan sermaye artırımı genel kurul kararı ile esas sözleşme değişikliğinin tescili ile kesinleştiğinden (TTK 462), iptali istenen kararın sermaye artırımına ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığı tartışılmaksızın yalnızca kâr dağıtımı yönünden değerlendirme yapılarak davanın reddi doğru değildir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kâr dağıtımı yanında sermaye artırımı içeren ana sözleşme değişikliğinin, sermaye artırımına ilişkin yasal düzenlemeler (TTK 453, 462) yönünden de denetlenmesi gerektiğine ilişkin emsal.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr payı ve müktesep hak↗ ana sözleşme değişikliği↗ iç kaynaklardan sermaye artırımı↗ genel kurul kararının iptali↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Kâr dağıtım oranlarını gösteren ve yasaya aykırılık içermeyen ana sözleşme maddesi iptal edilemez
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2906 E. 2020/94 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · eksik inceleme
Benzer bu kararda… lağan bir dikkat ve özen gösterildiğinde her pay sahibinin genel kurulun toplanacağını anlayabileceği, pay sahiplerinin toplantıdan haberdar olduğu, davalı şirketin «aile şirketi» olması nedeniyle ortakların «esas sözleşmenin» eski metnine ulaşabilecekleri, bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmediği, «huzur hakkının» yönetim kurulunda bulunan kişilerin şahsına yönelik bir düzenleme olmadığı, «yönetim kurulu» yasal çerçevede oluştuğu, yönetim kurulu üyelerinin değişmesi ile huzur hakkının değişmeyeceği, kişiye bağlı bir hak olmayıp, görev icra etmeleri nedeniyle verildiği, TTK 436. maddesinde yer alan oydan yoksukluğa ilişkin yasal düzenlemenin bu durumu kapsamadığı, TTK 519. maddesinde belirlenen kanuni «yedek akçeye» ilişkin %20'lik sınırın asgari sınır olduğu, aynı Yasa'nın 521. maddesinde asgari sınır korunmak kaydıyla daha yüksek oranda yedek akçe ayrılmasına imkan veren düzenlemelerin ana sözleşme ile yapılabileceği, TTK 521. maddesinde belirlenen daha yüksek oranlı yedek akçeye ilişkin ana sözleşmeye hüküm konulmasına ilişkin düzenleme 519. maddesindeki %20'lik sınırlama hükmünü ortadan kaldırır nitelikte olmadığı, gündemin 3. maddesi ile ana sözleşmeye eklenen 22. maddenin tadil metninde ise, TTK 519. maddesindeki yedek akçeye yönelik %20'lik sınır yasaya aykırı olarak ortadan kaldırıldığı, hissedarların ortaklık haklarını engelleyecek şekilde yasanın «emredici» hükümlerine aykırı düzenleme getirildiği, bu sebeple kârın «dağıtımı» başlıklı gündemin 3. maddesinde görüşülen 22. maddenin iptali gerektiği gerekçesiyle 01/10/2015 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısının 3.gümdem maddesi ile …
Gündemin 3. maddesinde ana sözleşme tadili yer almakta olup, “Kâr «dağıtımı»” başlıklı 22. maddesinin tadil edilmiş hali ile kanuna, ana sözleşmeye ve «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Ancak söz konusu 22. madde kâr «dağıtımına» ilişkin düzenleme içermekte ve karın hangi miktar üzerinden dağıtılacağını göstermektedir.
Net dönem kârından her yıl %5 genel kanuni «yedek akçe» ayrılır; kalan miktarın %5i pay sahiplerine kâr «payı» olarak «dağıtılır».
-
Kârın ihtiyari kısmının yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet yönünden denetlenmesi zorunluluğu
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/9365 E. 2014/16936 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr payı dağıtımı · yedek akçe
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; mahkeme kararı ile gündeme «yönetim kurulu» üye seçimine dair madde eklendiği, bu nedenle toplantı gündemine bağlılık ilkesinin uygulanmayacağı, Genel Kurulun yeni yönetim kurulu üyelerini seçebileceği, yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimi ile de önceki yönetim kurulu üyelerinin görevinin sona ereceği, davacıların yönetim kurulu üyelerinin şirketteki A ve B grubu pay sahibi üyelerinden oluşması gerektiğine ilişkin iddialarının da «esas sözleşmedeki» 6. maddeye göre de imtiyazların kaldırılmış olması karşısında iddialarının yerinde olmadığı, ayrıca «kar payı dağıtımına» ilişkin 7. maddede 2010-2011-2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışındaki kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususunun oy çokluğuyla kabul edildiği, bu kararın da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacının davalı şirketin 25.6.2013 tarihli genel kurul toplantı gündeminin 7 ve 9. maddelerinde alınan kararların iptaline ilişkin davasının Reddine, söz konusu kararların iptaline karar verilmediğinden davaya konu genel kurul «kararlarının yürütülmesinin geri bırakılmasına» ilişkin talebinin Reddine karar verilmiştir.
Mahkemece mecburi temettü dışında kalan kısım için «kar dağıtım» kararı alınmayarak «yedek akçeye» ayrılmasının yasaya, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olup olmadığı, kar dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, kanunda öngörülen %5 «kar payı» dışında kalan kısmın ortaklığın devamlı gelişmesi ve düzenli «kar payı dağıtılmasının» temini bakımından uygun ve yararlı olup olmadığı ve kalan kısmın yedek akçeye ayrılmasının afaki iyiniyet kurallarına uygun olup olmadığının «bilirkişi incelemesi» yaptırılarak değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, genel kurul kararının yanlış yorumlanarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış …
2- Dava, «anonim şirket» «olağan genel kurul kararlarının iptali» istemine ilişkin olup, davalı şirketin 25.06.2013 tarihli genel kurulunun 7. maddesinde " 2010,2011,2012 yıllarına ait karların kanuni zorunluluklar dışında kalan kısmının «yedek akçede» tutulması hususu" oyçokluğuyla kabul edilmiştir.
Bu oylamada red oyu kullanan ve «muhalefet şerhi» düşülmesini isteyen davacılar ise, karın «yedek akçede» tutulmasını kabul etmediklerini, %50sinin «dağıtılmasını» istediklerini beyan etmişlerdir.
-
Kâr payı müktesep haktır; ancak haklı sebeple kâr dağıtmayıp yedeğe ayırmak mümkündür
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13427 E. 2012/4691 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/8115 E. , 2018/1689 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2015 tarih ve 2014/577-2015/416 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/03/2018 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile Av. ... ve davalı şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin 20/06/2013 tarihinde yapılan 2012 yılına ait genel kurul toplantısında kâr payına ilişkin ana sözleşmenin tadilinin kanuna ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, kâr payının müktesep hak olduğunu, buna ilişkin kararın oy birliği ile alınması gerektiğini, yeni düzenlemeyle kâr payı dağıtımının yönetim kurulunun insiyatifine bırakıldığını ileri sürerek, genel kurul toplantısında değiştirilen kâr payına ilişkin ana sözleşmenin 17. maddesiyle ilgili hükmün iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararın kâr dağıtımını tamamen engellemediği, net kârın şirket zarar etmemesi şartına bağlı olarak dağıtılmak istendiği, ilaveten pay sahibi lehine yeni getirilen bir düzenleme ile kâr avansı kavramının da ana sözleşme değişikliğine alındığı, iptali istenen kararın şirketin mali yönden güçlü kılınmasına yönelik olduğu, genel kurulda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kâr dağıtımı konusunda ana sözleşme değişikliğine ilişkin genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu ana sözleşme değişikliğine ilişkin 17. maddede kârın tespiti ve dağıtılması düzenlenmiş olup, kanuni yedek akçe ve birinci temettü ayrılmasına ilişkin düzenlemeden sonra, kalan meblağın tamamı veya bir kısmının olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına veya şirket sermayesine ilave edilmesine karar verilebileceği, yine yukarıda belirtilen dağıtım ve tahsislerden sonra kalan net kârdan genel kurulca saptanacak oran ve miktardaki meblağ ödedikleri sermayeye göre dağıtılmak üzere pay sahipleri için ikinci kâr payı olarak ayrılabileceği veya sermayeye ilave edilebileceği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 453. maddesinde ana sözleşme değişikliğine ilişkin usul kuralları düzenlenmiş, yine iç kaynaklardan sermaye arttırımına ilişkin 462. maddede sermaye artırımının genel kurul kararı ve esas sözleşmenin ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşeceği düzenlenmiştir.
Bu itibarla, dava konusu iptali istenen genel kurul kararında kâr dağıtımı yanında sermaye arttırımına ilişkin düzenlemeler de bulunduğu ve sermaye artırımının ana sözleşme değişikliği gerektirdiği nazara alınarak, dava konusu iptali istenen genel kurul kararın sermaye artırımına ilişkin yasal düzenlemelere aykırı olup olmadığı hususları tartışılmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/467164800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz