Oylanmayan gündem maddesi iptal edilemez; düzenleyici TTK 409/1'e aykırılık iptal nedeni değildir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/13576 E. 2018/4219 K. · · İlk derece: 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasının ilk koşulu ortada iptali talep edilebilir bir kararın (olumlu/olumsuz oylama sonucu) bulunmasıdır; yalnızca rapor okunup oylama yapılmayan gündem maddesi iptal edilemez. Düzenleyici nitelikteki TTK 409/1'e (gündem) aykırılık kararın geçerliliğini etkilemez, iptal nedeni değil koşulları varsa yönetim kurulu sorumluluğunun konusudur.
Ele alınan sorunlar
Oylama yapılmayıp karar alınmayan gündem maddesinin (1 nolu) iptali → kabul
İddia: Yönetim kurulu faaliyet raporu ile denetçi raporunun gerçeği yansıtmadığı ve kârın uzun süredir dağıtılmadığı; 1 numaralı kararın iptali gerektiği.
Gerekçe: TTK 445 gereğince iptal talebi hakkının kullanılabilmesinin ilk koşulu, ortada bir genel kurul kararının mevcut olmasıdır. Dava konusu genel kurulun 1 numaralı maddesinde oylama yapılmamış, olumlu veya olumsuz hiçbir karar alınmamış, yalnızca yönetim kurulu raporu ile murakıp raporu okunmuştur. Bu durumda TTK 445 gereğince iptali talep edilebilir nitelikte bir karar bulunmadığından, bu maddenin iptali istenemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Gündemin TTK 409/1'e uygun oluşturulmamasının (2 nolu karar) iptale etkisi → kabul
İddia: Bilanço ve finansal tabloların usulüne uygun düzenlenmediği, kâr payı dağıtımı için gündem belirlenmediği; 2 numaralı kararın iptali gerektiği.
Gerekçe: TTK 409/1 düzenleyici nitelikte bir kanun hükmüdür; genel kurul kararının düzenleyici nitelikteki kanun hükümlerine aykırı olması kararın geçerliliğiyle ilgili olmayıp iptal edilebilirliğine değil, koşulları varsa yalnızca yönetim kurulunun sorumluluğuna yol açar. Bu nedenle gündemin TTK 409/1'e uygun oluşturulmaması başlı başına iptal nedeni sayılamaz. Kaldı ki kârın yönetim kurulu kararıyla yedek akçeye ayrılması pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal etse de bu, ayrı bir dava konusu olup anılan yönetim kurulu kararıyla doğrudan bağlantılı olmayan işbu davada ileri sürülemez.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Oylanmayıp karar alınmayan gündem maddesinin iptal edilemeyeceği ve düzenleyici nitelikteki TTK 409/1'e aykırılığın iptal nedeni olmadığı yönünden emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- iptali talep edilebilir bir genel kurul kararının varlığı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iptal davasının ön koşulu (kararın varlığı)↗ düzenleyici kanun hükmü↗ TTK 409/1 gündem↗ yönetim kurulu sorumluluğu↗ vazgeçilmez hak↗
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
HUMK 440'ta sayılan sebepleri içermeyen karar düzeltme istemi reddedilir
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3473 E. 2019/8149 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kâr dağıtmama kararının objektif iyi niyet denetimi ve bilirkişi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5458 E. 2010/1570 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı · yedek akçe · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaTTK'nun 469/2 hükmünce bakiye kârın gerek bulunması halinde «dağıtılmayıp», «yedek akçeye» ayrılması mümkün bulunmaktadır.
Mahkemece, şirket kayıtları üzerinde yaptırılacak «bilirkişi incelemesi» ile yönetim kurulunun teklifinin yerinde olup olmadığı araştırılarak, kâr «dağıtımına» dair gündemin 6.maddesinde alınan kararın «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporu ile yetinilerek, gündemin 6.maddesinde alınan karar ile ilgili yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı y …
İptal talep edilen 26.05.2006 tarihli genel kurulda gündemin 6.maddesi olarak yönetim kurulunun kâr «dağıtım» teklifi okunmuş ve yapılan oylama sonucunda "2005 yılı safi kârından % 10 ihtiyat akçesi ayrıldıktan sonra % 5 I.temettü olarak 5.391,86 TL ve kalan 91.661,56 YTL'den 46.000 YTL'nin 15.06.2006 tarihine kadar dağıtılması" yönünde görüş belirtilmiş ve yönetim kurulunun kâr dağıtım teklifi kabul edilmiştir.
İptali talep edilen genel kurul kararında bu yönde bir gerekçeye rastlanamadığı gibi, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, şirketin nakit ihtiyacının her an olmasının muhtemel olduğu gibi şirket kayıtlarına dayanmayan ve somut bir içerik taşımayan gerekçelerle yönetim kurulunun kâr «payı dağıtımına» ilişkin kararının kabulünde bir usulsüzlük bulunmadığı belirtilmiştir.
-
İstinaf edenle sınırlı inceleme ve aleyhe karar verme (müktesep hak) yasağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/726 E. 2024/8968 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak
Benzer bu karardaDavacı tarafından «istinaf yoluna başvurulmadığından» bu hususta davalı yararına «müktesep hak» oluştuğu halde Bölge Adliye Mahkemesince 6 numaralı kararın yok hükmünde olduğunun tespitine dair hüküm tesisi de doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8115 E. 2018/1689 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ana sözleşme değişikliği · genel kurul kararının iptali
Benzer bu karardaDava «anonim şirket» genel kurul toplantısında alınan kâr «dağıtımı» konusunda «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin «genel kurul kararının iptali» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, alınan kararın kâr «dağıtımını» tamamen engellemediği, net kârın «şirket zarar» etmemesi şartına bağlı olarak dağıtılmak istendiği, ilaveten pay sahibi lehine yeni getirilen bir düzenleme ile kâr avansı kavramının da «ana sözleşme değişikliğine» alındığı, iptali istenen kararın şirketin mali yönden güçlü kılınmasına yönelik olduğu, genel kurulda alınan kararın kanuna, ana sözleşmeye ve «iyiniyet kurallarına» aykırı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin 17. maddede kârın tespiti ve «dağıtılması» düzenlenmiş olup, kanuni «yedek akçe» ve birinci temettü ayrılmasına ilişkin düzenlemeden sonra, kalan meblağın tamamı veya bir kısmının olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasına veya şirket sermayesine ilave edilmesine karar verilebileceği, yine yukarıda belirtilen dağıtım ve tahsislerden sonra kalan net kârdan genel kurulca saptanacak oran ve miktardaki meblağ ödedikleri sermayeye göre dağıtılmak üzere «pay sahipleri» için ikinci kâr «payı» olarak ayrılabileceği veya sermayeye ilave edilebileceği belirtilmiştir.
6102 sayılı TTK’nin 453. maddesinde «ana sözleşme değişikliğine» ilişkin usul kuralları düzenlenmiş, yine iç kaynaklardan sermaye arttırımına ilişkin 462. maddede «sermaye artırımının» genel kurul kararı ve «esas sözleşmenin» ilgili maddelerinin değişik şeklinin tescili ile kesinleşeceği düzenlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/13576 E. , 2018/4219 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/05/2016 tarih ve 2014/1084-2016/297 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette toplam %33,33 pay oranıyla azlık pay sahibi olduklarını, davalı şirketin 10.01.2014 tarihli genel kurulunda alınan kararların şirket pay sahiplerini önemli ölçüde zarara uğratacağını, kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırılıklar içerdiğini, azlık pay sahibi olan müvekkillerinin bilgi alma hakkı ve inceleme hakkının davalı şirket tarafından kısıtlandığını, genel kurul öncesi ve sonrası hakkında yeterli bilgi verilmediğini, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporunun gerçeği yansıtmadığını, şirket bilançosunda kâr zarar hesaplarının usulüne uygun düzenlenmediğini, davalı şirketin önemli ölçüde kâr elde etmiş olmasına rağmen uzun süredir kâr dağıtım kararı almadığını, mevcut yönetim kurulunun yapmış olduğu usule ve hukuka aykırı işlemler ve şirkete vermiş olduğu zarar dikkate alındığında yönetim kurulu üyelerine ve denetçiye huzur hakkı verilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek anılan genel kurulda 1, 2 ve 4.
maddeleri kapsamında alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu genel kurul toplantı çağrısının hukuka uygun şekilde yapıldığını, genel kurulda alınan kararların hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı şirketin 2012 yılında faaliyet kârı elde etmesine rağmen, kârın kanuni ayırımlarını yapmadan tamamını yönetim kurulu kararı ile olağanüstü yedek akçe olarak ayrıldığı, bu durumun pay sahibi olan ortaklarının vazgeçilmez hakkını ihlal ettiği ve dürüstlük kuralına da uygun bulunmadığı, davalı şirketin TTK’nın 409. maddesine uygun olarak kâr payı dağıtımı konusunda gündem belirlemediği, bu nedenle faaliyet raporu ile denetçi raporunun onaylanmasına ilişkin (1) numaralı karar ve bilançonun ve finansal tabloların onaylanmasına ilişkin (2) numaralı kararın kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olup iptalinin gerektiği, söz konusu genel kurulda alınan yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin ücretini belirleyen (4) numaralı kararın iptali şartlarının oluşmadığı ve bu kararın eşitlik ilkesini ihlal etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 10/01/2014 tarihinde yapılan 2012 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (1) ve (2) numaralı kararların iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Davalı şirketin 10.01.2014 tarihli genel kurul toplantısının (1) numaralı maddesinde, yönetim kurulu faaliyet raporu ile murakıp raporlarının okunduğu, ancak müzakere sonrası hiçbir oylamanın yapılmadığı, ayrıca genel kurul toplantısının (2) numaralı maddesinde ise bilanço kâr ve zarar hesaplarının okunduğu ve müzakere sonrası yapılan oylama neticesinde oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde, şirketin kâr etmesine rağmen bu kârın yönetim kurulu kararı ile yedek akçe olarak ayrıldığı, bu durumun pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal ettiği ve davalı şirketin TTK’nın 409. maddesine uygun olarak kâr payı dağıtımı konusunda gündem belirlemediği gerekçesiyle anılan genel kurulun (1) ve (2) numaralı kararlarının iptaline karar verilmiştir.
Ancak, her şeyden önce TTK’nın 445. maddesi gereğince iptal talebi hakkının kullanılabilmesi için ilk koşul, ortada bir genel kurul kararının mevcut olmasıdır. Oysa, dava konusu genel kurulun (1) numaralı maddesinde oylama yapılmamış ve olumlu veya olumsuz hiçbir karar alınmamış, sadece yönetim kurulu raporu ve murakıp raporu okunmuştur. Bu durumda, ortada TTK’nın 445. maddesi gereğince iptali talep edilebilir nitelikte bir karar olmadığından, davacıların bu kararın iptalini talep etmeleri mümkün değildir.
Ayrıca, dava konusu genel kurul gündemi TTK’nın 409/1 maddesine uygun olarak oluşturulmamış ise de, bu durum başlı başına iptal nedeni olarak kabul edilemez. Şöyle ki, TTK’nın 409/1 maddesi düzenleyici nitelikte kanun hükmü olup, genel kurul kararının düzenleyici nitelikte kanun hükümlerine aykırı olması, kararın geçerliliğiyle ilgili değildir. Dolayısıyla bu türden kanun hükümlerine aykırılık genel kurul kararlarının iptal edilebilirliğine değil, koşulları varsa sadece yönetim kurulunun sorumluluğuna yol açar. Kaldı ki, kârın yönetim kurulu kararı ile yedek akçe olarak ayrılması her ne kadar pay sahiplerinin vazgeçilmez hakkını ihlal etse de bu durum ayrı bir dava konusu olup, anılan yönetim kurulu kararıyla doğrudan bağlantılı olmayan işbu davada ileri sürülemez.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan hususlar değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeye ve eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde anılan genel kurulun (1) ve (2) numaralı kararlarının iptaline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 04/06/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/427498500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz