6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/11248 E. 2010/1977 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası şirket zararı basiretli tacir yetki yönetim kurulu kararı tacir

Atıf yapılan mevzuat: İİK · HUMK · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı eski yöneticilerin basiretli bir tacir gibi davranarak dava konusu alım-satım işlemlerini yaptıkları, ticaret hayatının olağan risklerinden doğan zarardan davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve üst düzey yöneticileri olan davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

TTK.’nun 341. maddesi uyarınca, böyle bir davanın şirket adına açılabilmesi için önce genel kurulda davalılar hakkında dava açılması yönünde bir karar alınması ve ardından da davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Ancak açıklanan koşullar dava şartı olmayıp sonradan da tamamlanabilir. Dolayısıyla bu yöndeki usulü eksiklik davanın hemen reddini gerektirmez.

Somut olayda da davadan sonra alınan 17.04.2004 tarihli genel kurul kararı ile davalılar hakkında sorumluluk davası açılması ve davayı açan avukata vekaletname verilmesi için denetim kuruluna yetki verilmişse de davacı şirket denetçilerince davayı açan avukata vekaletname verilmemiş olduğu ve davanın davacı şirket yönetim kurulu üyelerinin verdiği 14.03.2002 tarihli vekaletname ile sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Hatta bu yönetim kurulu üyeleri arasında davalı ... de vardır.

Bu durumda mahkemece HUMK.’nun 39-40. maddesi hükümleri uyarınca, süre verilerek denetçilerin davaya iştirakinin sağlanması veya denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması ve verilen süre içerisinde bu koşul yerine getirilmez ise davanın usulden reddedilmesi gerekirken, re`sen dikkate alınması gereken bu yön üzerinde durulmadan, işin esasının incelenmesine girişilip, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yargıtay 11. HD 2010/8203/2010/9005 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8203 E. 2010/9005 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

  • Sorumluluk davası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12694 E. 2013/13846 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Toplantı tutanağı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/9516 E. 2013/12163 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/2421 E. 2010/3069 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/12356 E. 2010/7245 K.

    Ortak:Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/11248 E.  ,  2010/1977 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Manisa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2008 tarih ve 2005/9-2008/148 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin genel müdürü, ticaret müdürü ve yönetim temsilcisi olan davalıların, görev yaptıkları dönemde dava dışı Aktaş A.Ş.'nden hava yastığı alıp Rusya'da mukim Tonar firmasına sattıklarını, yapılan bu işlemin davalıların yetkisi dışında olduğu gibi, alınan ürünleri alım bedellerinin daha altındaki fiyattan satmak suretiyle müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek, (15.524.870.922) TL'nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı eski yöneticilerin basiretli bir tacir gibi davranarak dava konusu alım-satım işlemlerini yaptıkları, ticaret hayatının olağan risklerinden doğan zarardan davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava, davacı şirketin eski yönetim kurulu üyesi ve üst düzey yöneticileri olan davalılar tarafından şirketin zarara uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.

TTK.’nun 341. maddesi uyarınca, böyle bir davanın şirket adına açılabilmesi için önce genel kurulda davalılar hakkında dava açılması yönünde bir karar alınması ve ardından da davanın denetçiler tarafından açılması gerekmektedir. Ancak açıklanan koşullar dava şartı olmayıp sonradan da tamamlanabilir. Dolayısıyla bu yöndeki usulü eksiklik davanın hemen reddini gerektirmez.

Somut olayda da davadan sonra alınan 17.04.2004 tarihli genel kurul kararı ile davalılar hakkında sorumluluk davası açılması ve davayı açan avukata vekaletname verilmesi için denetim kuruluna yetki verilmişse de davacı şirket denetçilerince davayı açan avukata vekaletname verilmemiş olduğu ve davanın davacı şirket yönetim kurulu üyelerinin verdiği 14.03.2002 tarihli vekaletname ile sürdürüldüğü anlaşılmaktadır. Hatta bu yönetim kurulu üyeleri arasında davalı ... de vardır.

Bu durumda mahkemece HUMK.’nun 39-40. maddesi hükümleri uyarınca, süre verilerek denetçilerin davaya iştirakinin sağlanması veya denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması ve verilen süre içerisinde bu koşul yerine getirilmez ise davanın usulden reddedilmesi gerekirken, re`sen dikkate alınması gereken bu yön üzerinde durulmadan, işin esasının incelenmesine girişilip, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

2- Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009406200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.