Sorumluluk davası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12694 E. 2013/13846 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sorumluluk davası↗ tasdik kararı↗ anonim şirket↗ usulden reddi↗ ticaret sicili↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 128.900 TL'nin 26.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk davası olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın şirket adına denetçi ya da denetçiler tarafından asalaten veya vekelaten açılabileceği, somut olayda davayı açan vekile verilen vekaletnamenin verildiği tarihte vekaletnameyi veren denetçinin görev süresinin dolduğu, bu nedenle davanın geldiği aşamada görevde olan denetçi ya da denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davacı şirketin denetçisi olduğu bildirilen... tarafından davayı açan vekile verilen vekaletnamenin dosyaya ibrazı üzerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak,...'in davacı şirketin denetçisi olduğuna ilişkin... Ticaret Sicil Memurluğu yazısı suret olup aslı gibi olduğu tasdik edilmediği gibi adı geçen kişinin verdiği vekaletname de şirket denetçisi sıfatıyla verilmemiş,...'in şahsı adına verilmiştir. Bu durumda, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği kabul edilemeyeceğinden mahkemece davacı şirketin denetçisinin kim olduğunun usulünce tespit edilmesi ve bu kişi tarafından verilen vekaletnameyi ibraz etmesi için davayı açan vekile süre verilmesi, anılan usuli eksikliğin giderilmesi halinde işin esasına girilmesi, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. HD 2010/8203/2010/9005
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/8203 E. 2010/9005 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yöneticinin Sorumluluğu Nedeniyle Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/11248 E. 2010/1977 K.
Ortak:sorumluluk davası
İncelediğiniz kararda1-Dava, «anonim şirket» yöneticisine karşı açılan «sorumluluk davası» olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın şirket adına denetçi ya da …
Benzer bu karardaSomut olayda da davadan sonra alınan 17.04.2004 tarihli genel kurul kararı ile davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılması ve davayı açan avukata vekaletname verilmesi için denetim kuruluna «yetki» verilmişse de davacı şirket denetçilerince davayı açan avukata vekaletname verilmemiş olduğu ve davanın davacı şirket «yönetim kurulu» üyelerinin verdiği 14.03.2002 tarihli vekaletname ile sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket zararı · yetki · yönetim kurulu kararı · tacir
Benzer bu kararda1- Dava, davacı şirketin eski «yönetim kurulu» üyesi ve üst düzey yöneticileri olan davalılar tarafından «şirketin zarara» uğratıldığı iddiasına dayalı sorumluluk davasıdır.
Somut olayda da davadan sonra alınan 17.04.2004 tarihli genel kurul kararı ile davalılar hakkında «sorumluluk davası» açılması ve davayı açan avukata vekaletname verilmesi için denetim kuruluna «yetki» verilmişse de davacı şirket denetçilerince davayı açan avukata vekaletname verilmemiş olduğu ve davanın davacı şirket «yönetim kurulu» üyelerinin verdiği 14.03.2002 tarihli vekaletname ile sürdürüldüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı eski yöneticilerin basiretli bir «tacir» gibi davranarak dava konusu alım-satım işlemlerini yaptıkları, ticaret hayatının olağan risklerinden doğan zarardan davalıların sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hatta bu «yönetim kurulu» üyeleri arasında davalı ... de vardır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/12531 E. 2018/6449 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, 24.06.2013 tarihli genel kurulda alınan 3 nolu kararın iptaline, birleşen davadaki denetçi tayinine ilişkin talep hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», asıl ve birleşen davadaki diğer taleplerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2534 E. 2017/1568 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi · olağanüstü genel kurul
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 25.03.2013 tarihli «olağan genel kurul» toplantısında alınan 5 nolu kararın iptaline, diğer maddelere yönelik iptal talebi ile «özel denetçi» atanması yönündeki talebin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12694 E. , 2013/13846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada...
4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.04.2011 tarih ve 2010/644-2011/166 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.06.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirketin yöneticisi olduğu dönemde imzaladığı sözleşmeler karşılığında tahsil ettiği satım bedellerini şirket hesaplarına aktarmadığını, tahsil ettiği bedelleri bir süre repoda değerlendirip kazanç elde ettiğini, müvekkilinin uğradığı zararların tutanak ile sabit olduğunu, ayrıca davalının müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren başka bir şirket kurduğunu ve müvekkili şirketin ürettiği vanaları bu şirkete çok düşük bir bedel üzerinden satarak haksız kar elde ettiğini, aynı zamanda rekabet etme yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek, şimdilik 222.000 TL'nin 18.02.2005 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin görevini başarıyla ve dürüstçe ifa ettiğini, genel kurulda ibra edilen müvekkiline karşı işbu davanın açılamayacağını, davacı tarafın dayandığı tutanağın müvekkiline tehditle imzalatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulüne, 128.900 TL'nin 26.02.2004 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, anonim şirket yöneticisine karşı açılan sorumluluk davası olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce mülga 6762 sayılı TTK'nın 341. maddesi uyarınca böyle bir davanın şirket adına denetçi ya da denetçiler tarafından asalaten veya vekelaten açılabileceği, somut olayda davayı açan vekile verilen vekaletnamenin verildiği tarihte vekaletnameyi veren denetçinin görev süresinin dolduğu, bu nedenle davanın geldiği aşamada görevde olan denetçi ya da denetçilerin davayı açan vekile vekaletname vermesine olanak tanınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davacı şirketin denetçisi olduğu bildirilen... tarafından davayı açan vekile verilen vekaletnamenin dosyaya ibrazı üzerine yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir. Ancak,...'in davacı şirketin denetçisi olduğuna ilişkin... Ticaret Sicil Memurluğu yazısı suret olup aslı gibi olduğu tasdik edilmediği gibi adı geçen kişinin verdiği vekaletname de şirket denetçisi sıfatıyla verilmemiş,...'in şahsı adına verilmiştir. Bu durumda, uyulmasına karar verilen bozma ilamının gereğinin yerine getirildiği kabul edilemeyeceğinden mahkemece davacı şirketin denetçisinin kim olduğunun usulünce tespit edilmesi ve bu kişi tarafından verilen vekaletnameyi ibraz etmesi için davayı açan vekile süre verilmesi, anılan usuli eksikliğin giderilmesi halinde işin esasına girilmesi, aksi takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043842500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz