Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/5622 E. 2011/4631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaparo↗ ihtisas mahkemesi↗ bloke↗ sözleşmenin feshi↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ bilirkişi incelemesi↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda inceleme konusu iki adet belgede metnin başlangıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine muvafakat göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca kaparonun pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000.00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işletme sözleşmesinin feshi nedeniyle verildiği iddia edilen depozitonun tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davalı taraf başka amaçlarla verdiğini iddia ettiği imzalı boş kağıtların davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak kendisinin kiracılık hakkını bedel karşılığı devir almış gibi doldurduğunu savunmuştur. Dairemizin bozma ilamında bu savunmanın değerlendirilmesi bakımından grafoloji uzmanına her iki belge aslı üzerinde inceleme yaptırılarak belgelerin sayfa düzeni, imza bloku ile metin arası açıklık ve orantı, taraflara ait imzaların yaşı gibi yönlerin irdelenerek her iki belgenin tespiti mümkün ise daha sonra doldurulduğu iddiasının araştırılması vurgulanarak kanıtların buna göre değerlendirilmesi istenmiştir. Bu yönüyle mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmıştır. Ancak, hükme esas alınan bu raporda imzaların yaşlarının belirlenmesi, belgelerin sonradan doldurulup doldurulmadığının tespiti yönlerinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5146 E. 2010/1482 K.
Ortak:kaparo · eksik inceleme
İncelediğiniz kararda… ngıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine «muvafakat» göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca «kaparonun» pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yeri …
O halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · itirazın iptali davası · cezai şart · muacceliyet · fesih · iptal davası · ihtar · ihtarname
Benzer bu karardaDavacı tarafın sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davalı şirket, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» tahsili amacıyla icra takibine başlamış, davacının itirazı üzerine açılan «itirazın iptali davası» bu dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
Davalı şirket, davacı şirketin «kaparoyu» ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde «ihtarname» göndererek kaparoyu ve «muaccel» olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir.
Somut olayda akdi 24.05.2007 tarihli «ihtarnamesi» ile fesheden davacı olup, davalı şirketin gönderdiği 22.05.2007 tarihli ihtarname davacının edimini yerine getirmesi istemine yönelik olup, davalının «fesih» iradesine sahip olduğu şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3996 E. 2017/3794 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaO halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… rlerinin sonradan doldurulup doldurulmadığının çakışan yazı ve imzalar da değerlendirilerek belirlenmesi için yapılan itirazların da karşılanması suretiyle yeni bir «bilirkişi incelemesi» yaptırılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik incelemeyle» yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın davacı-karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açığa imza · bedel iadesi · sahtecilik · şirket müdürü · taahhütname · taşıyan · yasal faiz · teslim
Benzer bu karardaDavacı- karşı davalı «şirket müdürü» ...’ın ...’de bulunmadığı zamanlarda acil ve gerekli işlerin yürütülmesi için kullanılmak üzere davacı- karşı davalı şirkete ait antetli boş kağıtların adı geçen şirket müdürünce imzalanarak davalı- karşı davacıya «teslim» edildiği, bu hususun davalı- karşı davacı tarafından verilen «taahhütnamelerde» kabul edildiği, sonrasında imha edildiğinin savunulduğu, şirket kaşesini ve şirket müdürünün imzasını «taşıyan» bu boş kağıtların üzerinin davalı-karşı davacı tarafından doldurularak şirketin borçlandırılmaya çalışıldığı, dolayısıyla davaya konu edilen belgelerin üzerleri so …
1-Asıl dava, davaya konu 4 adet taşınmazın davalı-karşı davacının davacı-karşı davalı şirkete sermaye borcu karşılığı verildiğinin tespiti olmadığı taktirde alacak istemine ilişkin olup, karşı dava ise şirkete nakit olarak verilen «bedelin iadesi» «taahhüt» edildiğinden davalı-karşı davacı tarafından şirkete nakden ödendiği bildirilen bedelden şirkete olan borçların düşülmesinden sonra kalan bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Cumhuriyet Başsavcılığı'nca «açığa imzanın» kötüye kullanılması, özel belgede «sahtecilik» suçundan davalı-karşı davacı ... hakkında ceza soruşturması da yapılmıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 334.271,00 TL'nin davacı karşı davalı şirketten dava tarihinden itibaren «yasal faiz» ile birlikte tahsili ile davalı karşı davacı ...'a ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/5622 E. , 2011/4631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Amasya 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2007/69 - 2008/685 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 11.09.2001 tarihli sözleşmeyle davalının işletme kiracısı bulunduğu Vakıflar’a ait hamamın para faizsiz işletme kirasız olarak müvekkilince işletilmesinin kararlaştırıldığını, işletme sırasındaki işlemler için davalın müvekkilini vekil tayin ettiğini ve daha sonra 06.01.2004 tarihinde azlettiğini, oysa müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, azilnamenin ulaşmasıyla işletmeyi terk ederek davalıya teslim etmek zorunda kaldığını, ancak fesih sonrası davalının aldığı parayı iade etmediğini ileri sürerek, 60.000.000.0000.- TL’nın reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, alacak iddiasının dayanaksız olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda inceleme konusu iki adet belgede metnin başlangıç ve bitiş yerleri ile metni onaylayan imza ve kaşelerin yerlerinin mutat olmadığı sonucuna varıldığı, miktar itibarıyla tarafların karşılıklı tanık dinlenmesine muvafakat göstermedikleri, her iki belgenin davacı lehine hükümler içerdiği, BK.nun 156/1. maddesi uyarınca kaparonun pey akçesi olduğu, akitten dönülmesi halinde aksine sözleşme hükmü yoksa iadesinin gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin sona erdiği, davacının talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 60.000.00 YTL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, işletme sözleşmesinin feshi nedeniyle verildiği iddia edilen depozitonun tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Ancak, bozmaya uyulmuş ise de gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Davalı taraf başka amaçlarla verdiğini iddia ettiği imzalı boş kağıtların davacı tarafından gerçeğe aykırı olarak kendisinin kiracılık hakkını bedel karşılığı devir almış gibi doldurduğunu savunmuştur. Dairemizin bozma ilamında bu savunmanın değerlendirilmesi bakımından grafoloji uzmanına her iki belge aslı üzerinde inceleme yaptırılarak belgelerin sayfa düzeni, imza bloku ile metin arası açıklık ve orantı, taraflara ait imzaların yaşı gibi yönlerin irdelenerek her iki belgenin tespiti mümkün ise daha sonra doldurulduğu iddiasının araştırılması vurgulanarak kanıtların buna göre değerlendirilmesi istenmiştir.
Bu yönüyle mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nden rapor alınmıştır. Ancak, hükme esas alınan bu raporda imzaların yaşlarının belirlenmesi, belgelerin sonradan doldurulup doldurulmadığının tespiti yönlerinde olumlu ya da olumsuz bir değerlendirme yapılmamıştır. O halde, davalı vekilinin itirazı da dikkate alınıp, ilk bozma ilamında açıklanan yönler itibariyle bilirkişiden ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 825,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1021151800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz