İtrazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/5616 E. 2016/5900 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaparo↗ işletme devri↗ yapılandırma protokolü↗ ticari işletme↗ cezai şart↗ protokol↗ görevsizlik kararı↗ tacir↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve işletme devri bakımından yapılan ön protokol kapsamında verilen kaparonun protokolün bozulması nedeniyle cezai şart ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların tacir olamadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1468 E. 2014/9014 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · alacağın temliki · hisse devri · ciro · pay defteri · hisse devir sözleşmesi · sebepsiz zenginleşme · temlik
Benzer bu karardaDavacı hisse devir borcunun yerine getirilmediğini iddia ettiğine göre, mahkemece şirket «pay defterinin» ve ana sözleşmesinin getirtilip incelenmesi, şirket paylarının senede bağlanıp bağlanmadığının, payların senede bağlandığının anlaşılması halinde «ciro» ve «teslim» şartının, bağlanmadığının anlaşılması halinde «alacağın temliki» koşulları doğrultusunda devrin gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıya bir adet «hisse devri» karşılığında 5.000,00 TL ödemesine rağmen hisse devrinin yapılmadığı, davacının şirket ortağı olamadığı, davalının edimini yerine getirmemesi nedeniyle «sebepsiz zenginleştiği», davacının ödediği paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafça iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne …
Dava, taraflar arasında düzenlenen «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesinin» yerine getirilememesi nedeniyle ödenen hisse devir «bedelinin iadesi» istemine ilişkin olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, yapılan inceleme ve araştırma yeterli değildir.
-
İtirazın iptali | İnkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/4308 E. 2013/22989 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:cari hesap ekstresi · navlun alacağı · navlun · cari hesap · çek · ibraz · e-defter
Benzer bu kararda… a sonucunda, bilirkişi raporunda, davacı tarafın muhasebecisinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından herhangi bir görüş bildirilmediği, bu durumda mahkemece bozma gereği yerine getirilmesinin mümkün olamadığı bu nedenle davacının davasını kanı …
Mahkemece uyulan bozma kararından sonra yukarıda özetlendiği şekilde davacı tarafın muhasebesinden takip konusu alacak miktarının oluşumuna esas teşkil eden 2001-2002 yıllarına ait muavin kayıtlar, «cari hesap ekstreleri» ile yasal «defterlerin» temini ve «ibrazının» mümkün olamadığından bilirkişinin herhangi bir görüş bildiremediği, bu durumda bozma gereğinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «navlun alacağı» istemine ilişkin girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ancak; bozma ilamında belirtildiği gibi usulüne uygun tutulmayan davacı «defterlerinin» delil kabul edilemeyeceği bu nedenle her bir taşımaya ilişkin faturalar, ödeme belgeleri ve sözleşme gereği vadeli «çek» uygulanması nedeniyle bu yönde değerlendirme yapılarak sonuca varılması gerekirken yine bu hususa değinilmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/5146 E. 2010/1482 K.
Ortak:kaparo · cezai şart
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve «işletme devri» bakımından yapılan ön «protokol» kapsamında verilen «kaparonun» protokolün bozulması nedeniyle «cezai şart» ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların «tacir» olamadığı, uyuşmazlığın «ticari işletmeyle» ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ...
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
2-Dava, davalıya ait Tıp merkezinin davacıya devri hususundaki sözleşme nedeniyle ödenen «kaparonun» iadesi ve birleşen davada ise «cezai şartın» tahsiline yönelik icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Sözleşmenin 2. maddesine göre devir bedeli 275.000 TL olup, 3. maddesine göre de bu miktardan 50.000 TL «kaparo» olarak 26.04.2007 tarihinde davalıya ödenmesi gerekmektedir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmeden dönme · itirazın iptali davası · muacceliyet · fesih · iptal davası · ihtar · ihtarname · asıl alacak
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının yapmış olduğu ödemenin BK'nun 156 maddesi kapsamında pey akçesi («kaparo») olduğu, pey akçesinin sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı için «asıl alacaktan» indirilip, «sözleşmeden dönme» durumunda iadesi gerektiği, buna göre asıl davada davacının ödediği miktarı isteyebileceği, birleşen davada ise sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» seçimlik cezai şart olduğu, bu cezai şartın istenebilmesi için sözleşmenin ayakta olması gerektiği, oysa tarafların uyarılarına göre her iki tarafın da iradesinin …
Davalı şirket, davacı şirketin «kaparoyu» ödememesi üzerine 22.05.2007 tarihinde «ihtarname» göndererek kaparoyu ve «muaccel» olan tüm diğer miktarı talep ederek, ödenmemesi halinde akdin fesholunacağını bildirmiştir.
Davacı tarafın sözleşmeyi feshetmesi üzerine, davalı şirket, sözleşmenin 7. maddesinde düzenlenen «cezai şartın» tahsili amacıyla icra takibine başlamış, davacının itirazı üzerine açılan «itirazın iptali davası» bu dava ile birleştirilmiştir.
Somut olayda akdi 24.05.2007 tarihli «ihtarnamesi» ile fesheden davacı olup, davalı şirketin gönderdiği 22.05.2007 tarihli ihtarname davacının edimini yerine getirmesi istemine yönelik olup, davalının «fesih» iradesine sahip olduğu şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/5616 E. , 2016/5900 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/10/2015 tarih ve 2014/889-2015/615 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 06.04.2012 tarihinde hisse ve işletme devri ön protokolü imzalandığını, protokolün 2. maddesi uyarınca müvekkilinin 75.000,00 USD kaparo bedelini davalı ...'in hesabına yatırdığını, yapılan ön protokol uyarınca hisse ve işletme devri işlemlerinin gerçekleşmediğini, protokolün 4. maddesi uyarınca devrin gerçekleşmemesi durumunda kaparo bedelinin iki iş günü içinde iade edilmesinin gerektiğini, buna rağmen davalılar tarafından kaparo bedelinin iade edilmediğini, bu nedenle gönderilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin de davalıların haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek 75.000,00 USD asıl alacak ve 1.280,14 USD işlemiş faiz için başlatılan icra takibine itirazın iptaline davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, açılan davada müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davaya bakma hususunda genel mahkemelerin görevli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, dava konusu alacağın dayanağını oluşturan protokolün geçersiz olduğunu, bu nedenle cezai şart alacağı istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın hisse ve işletme devri bakımından yapılan ön protokol kapsamında verilen kaparonun protokolün bozulması nedeniyle cezai şart ve faizi ile birlikte tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davya konu olayda tarafların tacir olamadığı, uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgili hususlardan kaynaklanmadığı bu nedenle danın ticari dava sayılamayacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221348800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz