Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9793 E. 2010/1278 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekince (ihtirazi kayıt)↗ ihtirazi kayıt↗ karine↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ cmr↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ hasar↗ eksik inceleme↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu taşıyıcıya bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını taşıyan tutanak düzenlemediği, ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede ihbarda bulunulmadığı, bu nedenle de ispat yükünün yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı taşıyıcının sorumluluğuna karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, CMR taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Emtianın Trabzon'dan Almanya’ya taşındığı sabit olduğuna göre, uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir.
Davalı tarafın sunduğu 29.03.2007 tarihli dilekçeyle kabulünde olduğu üzere, taşınmak üzere teslim edilen iç fındık emtiasının 2.000 kilogramlık kısmı alıcı firma tarafından teslim alınmamıştır. Emtianın bir kısmı teslim alınmadığına göre, CMR'nin 30/1. maddesinde belirlenen sürelerin bu davada uygulanma kabiliyeti yoktur.
Bu durumda, mahkemece, emtianın bir kısmının alıcı firma tarafından teslim alınmayarak geri çevrildiği hususunun nazara alınması, bu kabul çerçevesinde taraf delillerine göre inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.
Ortak:karine · ispat yükü · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde «teslim» edildiğine ilişkin davalı yararına «karine» oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını «ispat yükü» davacı üzerindedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · hasar ihbarı
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9126 E. 2011/2358 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaCMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davalının, davaya konu malları «teslim» alırken çekince bildirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinden, davacı veya alıcının, davaya konu malların hasarlı şekilde teslim alındığına dair «taşıyana» «ihtarda» bulunduklarını gösterir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu düzenleme ile alıcı, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, bu durum, yükün, sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına «karine» teşkil edecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · ihtar · yasal faiz
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, CMR belgesinde emtianın hangi koşullarda ve sıcaklıkta taşınacağı hususunda bir talimat yer almasa da, davalının, malı «teslim» alırken bir çekince bildirmemesi nedeniyle, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.766,45 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davalının, davaya konu malları «teslim» alırken çekince bildirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinden, davacı veya alıcının, davaya konu malların hasarlı şekilde teslim alındığına dair «taşıyana» «ihtarda» bulunduklarını gösterir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, malın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin «ispat külfetinin» davacıya geçtiği kabul edilerek, davacıdan başkaca delili olup olmadığı sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
-
Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · taşıtan · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · ispat külfeti · ziya · riziko · rücu
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
Açıkça gözükmeyen «ziya» veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
4 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.
Ortak:ispat yükü · taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaCMR'nin 30/1. maddesine göre «hasarın» belirtilen süreler içinde «taşıyıcıya» bildirilmesi halinde hasarın taşıma sırasında oluşmadığının «ispat yükü» taşıyıcıya ait olup, süresinde taşıyıcıya «hasar bildirimi» yapılmaması halinde ise hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispat yükü göndericiye aittir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · hasar bildirimi · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · ihtarname · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · temsil
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşıma nedeniyle «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Davacı taraf, «hasar bildirimine» ilişkin delil olarak göndericinin noter kanalıyla çektiği 03.09.2008 tarihli «ihtarname» ile bir kısım e-posta çıktısı sunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10260 E. 2012/16393 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · karine · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · rücu · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia «sigorta poliçesiyle» sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan «hasar» bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın r …
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/497 E. 2012/6822 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · karine · ispat yükü · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaAnılan sözleşmenin 30/1 nci maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, «teslim» sırasında «taşıyanın» vekili konumundaki sürücünün hazır bulunduğu 06/04/2006 tarihli «hasar» tutanağı düzenlenmiştir.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına «karine» teşkil edecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · tam ziya · taşıyanın sorumluluğu · sigorta teminatı kapsamı · sorumluluktan kurtulma · kusur sorumluluğu · sigorta teminatı · rücuen tahsil
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sigorta şirketi tarafından «gerçek zararın» talep edilebileceği, «hasarın» gerçekleşme nedeninin tespit edilemediği, davacı ... tarafından yapılan ödemenin «sigorta teminatı kapsamında» olan bir «riziko» neticesinde gerçekleşip gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak hasarın meydana gelmesine neden olan zarar sorumlularının ve bunların sorumluluklarının kapsamının bel …
Kısacası, CMR hükümlerine göre «taşıyanın sorumluluğu» «ispat yükü» ters çevrilmiş bir «kusur sorumluluğu» olup, davalı taşıyanın sorumluluğunun CMR hükümleri gözetilerek değerlendirilmesi gerekir.
Dava, davacı ... tarafından sigortalısına ödenen tazminatın TTK.’nın 1301. maddesi uyarınca «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Düzenlenen tutanak, CMR'nin 30. maddesine uygun bir «hasar tespit tutanağı» olması nedeniyle gönderilenin emtiayı ihtirazi kayıtsız aldığı kabul edilemez.
-
Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3487 E. 2017/5340 K.
Ortak:karine · taşıma sözleşmesi · ispat yükü · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, CMR «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
CMR’nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar bildirimi · ifa yardımcısı · geç teslim · alt taşıyıcı · delil değerlendirmesi · makul süre · sorumluluktan kurtulma · ispat külfeti
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından «alt taşıyıcı» aracılığıyla taşınan emtianın «makul sürenin» bitiminden sonra alıcısına «teslim» edildiği, ancak, bu «geç teslim» nedeniyle malların bozulmayacağının bilirkişi raporunda belirtildiği, hasarlı teslim iddiası yönünden ise, her ne kadar teslim edilen 24 kutunun hasarlı olduğu yönünde tutanak bulunduğu ileri sürülmüşse de bu tutanakta ne gibi bir «hasarın» olduğu, hasara neyin sebebiyet verdiği, bu 24 kutunun değerinin ne olduğu gibi hususlarda bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca tutanağa imza atan sürücünün, «taşıyanın» «ifa yardımcısı» ya da «ihbar» konusunda yetkili «temsilcisi» olduğunun ispat edilemediği, yine ambalaj hasarını gösteren fotoğraflar «ibraz» edilmişse de ambalaj hasarının, içindeki emtianın da hasarlı olduğunu göstermeyeceği, CMR Konvansiyonu hükümleri gereğince davacının süresi içinde yaptığı bir tesp …
Açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Bu husus, tamamen «ispat külfeti» bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur.
Ancak, «taşıyıcı» CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu «sorumluluktan kurtulabilir».
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2008/9793 E. , 2010/1278 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2008 tarih ve 2006/357-2008/232 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Almanya'da mukim Viba Sweet Gmbh firmasına teslim edilmek üzere davalı firmanın tırına 23.09.2005 tarihinde yüklediği 20.000 kg iç fındık emtiasının 30.09.2005 tarihinde 2.000 kilogramının ıslanarak hasarlanması nedeniyle eksik teslim edildiğini, davalının CMR 17/1. maddesi uyarınca sorumluluğunun bulunduğunu, ayrıca alıcı firmanın bu olay nedeniyle iç fındık fiyatında tenzilat yaparak eksik ödeme yaptığını, geri çevrilen hasarlı iç fındık emtiası nedeniyle antrepo ücreti ödendiğini, yine hasarlı emtianın nakli nedeniyle navlun ücreti ödeme durumunda kaldığını, toplam 23.000,00 EURO'nun tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu taşıyıcıya bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını taşıyan tutanak düzenlemediği, ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede ihbarda bulunulmadığı, bu nedenle de ispat yükünün yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı taşıyıcının sorumluluğuna karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir
Dava, CMR taşıma sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Emtianın Trabzon'dan Almanya’ya taşındığı sabit olduğuna göre, uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir.
Davalı tarafın sunduğu 29.03.2007 tarihli dilekçeyle kabulünde olduğu üzere, taşınmak üzere teslim edilen iç fındık emtiasının 2.000 kilogramlık kısmı alıcı firma tarafından teslim alınmamıştır. Emtianın bir kısmı teslim alınmadığına göre, CMR'nin 30/1. maddesinde belirlenen sürelerin bu davada uygulanma kabiliyeti yoktur.
Bu durumda, mahkemece, emtianın bir kısmının alıcı firma tarafından teslim alınmayarak geri çevrildiği hususunun nazara alınması, bu kabul çerçevesinde taraf delillerine göre inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1009042800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz