Sigorta
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/10260 E. 2012/16393 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr belgesi↗ hasar bildirimi↗ çekince (ihtirazi kayıt)↗ ihtirazi kayıt↗ karine↗ cmr↗ rücu↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ taşıyan↗ sigorta poliçesi↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların teslim sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, hasar tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi kaydı bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya ihbar etmemesi sebebiyle davacının rücu talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen hasarın tazmini nedeniyle rücu istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı taşıyanın oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Mahkemece, hasar bildiriminin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır. Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir. Buna karşın anılan karinenin aksi yönde, davalı tarafça sunulan, dosya içinde mevcut ısı ölçer kayıtlarına göre, taşımanın olması gerekenden daha yüksek ısıda yapıldığı iddia edilmekte olup bilirkişi ve ekspertiz raporlarında da değinilen hususa temas edilmiş ve taşımanın yüksek ısıda gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın sunduğu ısı ölçer kayıtları değerlendirilerek, taraflarca sunulan diğer deliller de göz önüne alınmak suretiyle oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/9126 E. 2011/2358 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaCMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece davalının, davaya konu malları «teslim» alırken çekince bildirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinden, davacı veya alıcının, davaya konu malların hasarlı şekilde teslim alındığına dair «taşıyana» «ihtarda» bulunduklarını gösterir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu düzenleme ile alıcı, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, bu durum, yükün, sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına «karine» teşkil edecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ispat külfeti · ihtar · yasal faiz
Benzer bu kararda… bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, CMR belgesinde emtianın hangi koşullarda ve sıcaklıkta taşınacağı hususunda bir talimat yer almasa da, davalının, malı «teslim» alırken bir çekince bildirmemesi nedeniyle, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 8.766,45 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece davalının, davaya konu malları «teslim» alırken çekince bildirmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, dosya içeriğinden, davacı veya alıcının, davaya konu malların hasarlı şekilde teslim alındığına dair «taşıyana» «ihtarda» bulunduklarını gösterir belge bulunmadığı anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, malın hasarlı olarak «teslim» alındığına ilişkin «ispat külfetinin» davacıya geçtiği kabul edilerek, davacıdan başkaca delili olup olmadığı sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5747 E. 2012/13377 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · teslim · Sigorta
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, anılan yazının süresinde «ihbarda» bulunmamakla «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte bulunup bulunmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Dosya içinde bulunan ve dava dışı «taşıyıcı» Yeni Kızılkaya Ltd.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, «teslimden» yedi gün içerisinde herhangi bir bildirimde bulunmadan alıcının malı tesellüm ettiği durumlarda yükün sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına «karine» teşkil ettiği, dava konusu olayda da alıcının malı hasarlı teslim aldığına dair «teslim tarihi» ve takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir tespit ve belge «ibraz» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4949 E. 2014/10331 K.
Ortak:hasar bildirimi · taşıyıcı · sigorta poliçesi · cy/cy kaydı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia «sigorta poliçesiyle» sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan «hasar» bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın r …
Benzer bu karardaMahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
CMR'nin 30/1. maddesine göre «hasarın» belirtilen süreler içinde «taşıyıcıya» bildirilmesi halinde hasarın taşıma sırasında oluşmadığının «ispat yükü» taşıyıcıya ait olup, süresinde taşıyıcıya «hasar bildirimi» yapılmaması halinde ise hasarın taşıma sırasında oluştuğunun ispat yükü göndericiye aittir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar tespit tutanağı · nakliyat emtia sigortası · rücuen tazminat · ispat yükü · ihtarname · temsil
Benzer bu karardaDava, CMR Konvansiyonu kapsamındaki taşıma nedeniyle «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda, sürücünün de imzasının yer aldığı bir «hasar tespit tutanağı» veya hamule senedi üzerine alıcı tarafından düşülmüş bir «hasar bildirim» «kaydı» bulunmadığı, CMR'nın 30/1. maddesi hükmüne uygun bir hasar tespiti olmadığı için davalı taşıma şirketinin bahse konu hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı bildirilmiş, mahkemece de bu bilirkişi raporu doğrultusunda CMR'ye uygun bir hasar tespit ve bildirimi yapılmadığı, ayrıca TTK'ya göre hasar ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcının» ve «temsilicisinin» de katıldığı bir tutanakla tespit edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, TTK'ya göre dava konusu «hasar» ve eksikliğin mahkemece tayin edilecek bilirkişi aracılığı ile yahut da «taşıyıcı» ve «temsilcisinin» de katılacağı bir tutanak ile tespiti gerekirken bu hususlara uyulmadığı gibi, CMR hükümlerine uygun da bir tespit ve bildirim yapılmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, davalının üstlendiği Manisa İngiltere arasındaki karayolu taşımasında 117 adet akünün hasarlandığını ileri sürerek, «rücuen tazminat» isteminde bulunmuş, davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
4 benzer karar daha
-
Tazminat | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9793 E. 2010/1278 K.
Ortak:ihtirazi kayıt · karine · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile, gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise, yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · taşıma sözleşmesi · ispat yükü · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, CMR'nin 30/1. maddesi uyarınca, alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya zarar ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde ise teslimden 7 gün içinde durumu «taşıyıcıya» bildirmeden malı teslim alırsa, bu husus aksi sabit oluncaya kadar alıcının yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, alıcı firmanın malı teslim aldığı 30.09.2005 tarihinde tır şöforünün imzasını «taşıyan» tutanak düzenlemediği, «ihtirazi kayıt» ileri sürülmediği gibi, anılan konvansiyon maddesinde belirtilen sürede «ihbarda» bulunulmadığı, bu nedenle de «ispat yükünün» yer değiştirerek davacıya geçtiği, alıcının konuya ilişkin olarak 17.10.2005 tarihinde tek yanlı belge düzenleyerek taşımaya konu iç fındığın bir kısmının hasarlandığını belirttiği, 13.01.2006 tarihli raporla iç fındık emtiasının su nedeniyle hasarlandığı yönünde tespit yapıldığı, bu belgelerin davalının sorumlu tutulması için yeterli olmayacağı, zira, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ispat edilmediği, salt alıcı firmanın davacıya gönderdiği yazı esas alınarak davalı «taşıyıcının sorumluluğuna» karar verilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir Dava, CMR «taşıma sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece, emtianın bir kısmının alıcı firma tarafından «teslim» alınmayarak geri çevrildiği hususunun nazara alınması, bu kabul çerçevesinde taraf delillerine göre inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/10977 E. 2014/17768 K.
Ortak:karine · taşıyıcı · ihbar · taşıyan · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
… davanın reddine dair verilen 12.10.2010 tarihli karar Dairemizin 14.09.2012 tarih ve 2011/5747-2012/13377 E.K. sayılı ilamı ile bozulmuş ve bozma ilamında dava dışı «taşıyıcının» 12.02.2009 tarihli "meydana gelen 1.650 Euro «hasar» bedelinin karşılanması için CMR sigortası olan davalıya başvurulması gerektiği" şeklindeki yazısının «taşıyan» lehine oluşan karinenin aksini ispatlar nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · müktesep hak · ziya · ibraz
Benzer bu kararda… emece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, CMR Konvansiyonu 30/1 maddesinin alıcı için "taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden «ziya» ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına «karine» teşkil eder" kuralını getirdiği, aksinin alıcı tarafından kanıtlanabileceği, somut olayda alıcının malı hasarlı teslim aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde hasarı «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı, taşıyıcının hasardan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş …
Mahkemece, Dairemizin bozma kararına uyulmakla birlikte alıcının malı hasarlı «teslim» aldığına ve «teslim tarihi» ile takip eden yedi gün içinde «hasarı» «taşıyıcıya» «ihbar» ettiğine dair bir belge «ibraz» edilmediği, malın hasarsız teslim alındığı karinesinin aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, bozma ilamında belirtilen husus hakkında hiç bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla artık davacı yararına usuli «müktesep hak» doğmuş bulunmaktadır.
-
Lının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1758 E. 2012/7002 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · rücu · taşıyıcı · ihbar · sigorta poliçesi · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen «hasarın» tazmini nedeniyle «rücu» istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı «taşıyanın» oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, taşımaya konu malın hasarlı «teslim» alındığına dair bir tutanağın mevcut olmadığı gibi alıcı firma tarafından gönderene bildirim yapmak üzere düzenlendiği anlaşılan uygun olmama bildirim belgesinde belirtilen «hasarın» tespit tarihinin belli olmadığı, hasar nedeninin de açık olmadığı, davalı «taşıyıcıya» yapılmış bir «ihbarın» bulunmadığı, davalı taşıyıcıya hitaben davacı ... şirketi tarafından 10.05.2006 tarihinde «rücu» yazısı bulunmakla beraber CMR 30. maddesinde belirtilen şartlara uygun olmadığı ve usulüne uygun ihbarın yapılmadığı anlaşıldığından dava konusu hasardan dolayı ta …
CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin «taşıyıcıya» karşı haklarını kullanabilmesi için «teslim» anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir «karine» öngörmektedir.
CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak «taşıyıcı», malları «teslim» aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen «hasar», kayıp ve gecikmeden sorumludur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıtan · sorumluluktan kurtulma · sigorta ettiren · ispat külfeti · ziya · riziko · uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaDavacı nezdinde taşıma «rizikolarına» karşı sigortalı emtianın Slovakya'daki alıcısına «teslim» edilmek üzere davalı tarafından taşındığını, davacının bir kısım emtianın hasarlı olduğundan bahisle «sigorta ettirene» tazminat ödediği, «hasarın» bu taşıma sırasında meydana geldiği iddiasıyla işbu davayı açtığı hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
… ılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, CMR Konvansiyonu'nun 30/1. maddesi hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya «ziya» ve «hasarın» açıkca görüldüğü hallerde «teslim» anında, açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (Pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun …
Açıkça gözükmeyen «ziya» veya «hasarlarda bildirme» yazılı olarak yapılacaktır.
Bu husus, tamamen «ispat külfeti» bakımından önem taşımakta olup, TTK'nun 788. maddesinde olduğu gibi dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15680 E. 2016/5200 K.
Ortak:hasar bildirimi · karine · taşıyıcı · ihbar · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların «teslim» sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir «ihtirazı kayıt» belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, «hasar» tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi «kaydı» bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının «hasar bildirimini» noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya «ihbar» etmemesi sebebiyle davacının «rücu» talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «hasar bildiriminin» tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, «taşıyıcı» ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda t …
Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak «teslim» almış ise yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair «karine» teşkil edecektir.
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Olayda uygulanması gereken CMR Konvansiyonunun 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve «hasarın» açıkça görüldüğü hallerde «teslim» anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm etmesi halinde, bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturacağı, açıkça gözükmeyen ziyan veya «hasarlarda bildirmenin» yazılı olarak yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacı tarafından malın davalının taşıması esnasında hasarlandığı iddiasına dayanak olarak sunulan belgede «taşıyıcının» imzası bulunmadığı gibi davacı bunun dışında da CMR konvansiyonunun 30'uncu maddesinde belirtilen süre içinde «hasarın» davalı taşıyıcıya «ihbar» edildiğine ilişkin bir delil sunmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · ispat yükü
Benzer bu karardaDava, yurt dışı taşıma sırasında oluşan «hasar» bedelinin rucuen tahsili istemine ilişkin olup davalı «taşıyıcı», taşınan emtianın tam ve eksiksiz bir şekilde alıcıya «teslim» edildiğini, kendisine süresi içinde «hasar ihbarının» yapılmadığını savunmuş, davacı ise malın hasarlı olarak teslim edildiğine ilişkin H...
Bu durumda taşınan emtianın hasarsız bir şekilde «teslim» edildiğine ilişkin davalı yararına «karine» oluşmuş olup malın taşıma esnasında hasarlandığını «ispat yükü» davacı üzerindedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/10260 E. , 2012/16393 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Hatay 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/05/2010 tarih ve 2009/136-2010/144 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı Firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının emtiaları yüksek sıcaklıkta taşıması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 10.864 Euro’nun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu emtiadaki hasarların teslim sırasında belirlenmediği, bu hususun ayrıca ekspertiz raporunda da belirtilmediği, alıcı olan yabancı firmanın emtiadaki hasarları tesellüm anında belirlemiş olmasına rağmen CMR belgesi üzerinde kendi firma kaşeleri ile birlikte herhangi bir ihtirazı kayıt belirtmeden imzalayarak malları teslim aldığı, davacı ile sigortalısı arasındaki abonman poliçesinin özel şartları gereğince, hasar tespit edilmesi durumunda CMR belgesine not düşülmesi ve malların hasarlı teslim alındığının belirtilmesi kaydı bulunduğu, bildirimin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı, sigortalının hasarı süresi içerisinde davalıya ihbar etmemesi sebebiyle davacının rücu talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı tarafından yapılan taşımanın usulüne uygun olmaması sonucu meydana gelen hasarın tazmini nedeniyle rücu istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı taşıyanın oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketi tarafından nakliye emtia sigorta poliçesiyle sigortalanan taze incir emtiasının Bursa’dan Hollanda ve İngiltere’ye taşınmasının davalı firma tarafından üstlenildiğini ancak davalının yüksek sıcaklıkta taşıma yapması sebebiyle incirlerin bozulduğunu, oluşan hasar bedelinin müvekkili tarafından sigortalıya ödendiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın CMR (Karayolu ile Milletlerarası Mal Nakliyatı Mukavelesi ile ilgili Anlaşma) hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği sabittir. Mahkemece, hasar bildiriminin tesellümden itibaren yedi gün içerisinde ve yazılı olarak yapılmasının gerektiği ancak sigortalının hasar bildirimini noter kanalıyla taşımacıya tesellüm tarihi olan 14/10/2008 tarihinden sonra 12/11/2008 tarihinde yaptığı ve bu durumda CMR hükümleri gereği yedi günlük bildirim süresinin aşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, anılan Konvansiyon’un 30/1. maddesinde, alıcının, taşıyıcı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya zarar ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde tesliminden yedi gün içinde durumu kendisine bildirmeden malları tesellüm ederse bu hususun, onun malları sevk mektubunda tarif edildiği şekilde aldığına delil teşkil edeceği hüküm altına alınmıştır.
Bu şekildeki düzenleme ile gönderilen, şayet yükü çekincesiz olarak teslim almış ise yükün sevk belgesinde belirtildiği gibi alındığına dair karine teşkil edecektir. Buna karşın anılan karinenin aksi yönde, davalı tarafça sunulan, dosya içinde mevcut ısı ölçer kayıtlarına göre, taşımanın olması gerekenden daha yüksek ısıda yapıldığı iddia edilmekte olup bilirkişi ve ekspertiz raporlarında da değinilen hususa temas edilmiş ve taşımanın yüksek ısıda gerçekleştirildiği bildirilmiştir. Bu durumda, mahkemece, davalı tarafın sunduğu ısı ölçer kayıtları değerlendirilerek, taraflarca sunulan diğer deliller de göz önüne alınmak suretiyle oluşacak kanaate göre sonuca gidilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064129200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz