6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2008/9402 E. 2010/1100 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rücuen alacak alacak davası tebligat geçersizlik asıl alacak dava sebebi

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 73 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı bina malikinin hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.887.45 YTL asıl alacak ve 295,18 YTL faiz alacağı üzerinden kısmen iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1-Dava TTK 1301 maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuen alacak davası olup davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi hükmüne göre muhatabın adresinde bulunmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir ve memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Davada davalıya yapılan tebligatta tüzüğün bu hükümlerine riayet edilmediğinden davalıya yapılan tebligat geçersiz olup, bu itibarla HUMK'nun 73 ncü maddesine aykırı olarak verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu anlamda gerek gösterilmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/4896 E. 2011/4915 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İstirdatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/1920 E. 2013/20927 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Çek İptali Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10387 E. 2012/1835 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2597 E. 2013/10714 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14350 E. 2012/4724 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Rücuen tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/7439 E. 2011/697 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2008/9402 E.  ,  2010/1100 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.03.2008 tarih ve 2006/1340 - 2008/235 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan işyerinin davalıya ait binada çıkan yangın sonucunda uğradığı 1887.45 YTL hasar bedelinin sigorta ettirene ödendiğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı davaya cevap vermediği gibi yargılamaya da katılmamıştır.

Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davalı bina malikinin hasardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 1.887.45 YTL asıl alacak ve 295,18 YTL faiz alacağı üzerinden kısmen iptaline karar verilmiştir.

Kararı, davalı temyiz etmiştir.

1-Dava TTK 1301 maddesi uyarınca açılmış bulunan rücuen alacak davası olup davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Tebligat Tüzüğünün 28. maddesi hükmüne göre muhatabın adresinde bulunmaması halinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir ve memurlarından soruşturarak vaki olacak beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinme halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Davada davalıya yapılan tebligatta tüzüğün bu hükümlerine riayet edilmediğinden davalıya yapılan tebligat geçersiz olup, bu itibarla HUMK'nun 73 ncü maddesine aykırı olarak verilen kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

2-Bozma sebep ve şekline göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu anlamda gerek gösterilmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008571100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.