6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/8690 E. 2012/991 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mükerrerlik kâr dağıtımı eksik inceleme iltibas

Atıf yapılan mevzuat: İİK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı markasının sadece menşei ülkesi olan Fransa'da 43'üncü sınıflar için 07.07.1994 tarihinde tescil edildiği, diğer ülkelerdeki tescillerin ise davalı markasının Türkiye tescilinden sonraki tarihler olduğu, davacının markasının davalı marka başvurusu tarihi itibariyle tanınmış marka olmadığı, dünyada sektörel bilinirliğe ulaşmadığı, davalı marka başvurusu itibariyle Türkiye sınırları içerisinde hiçbir faaliyette bulunmayan bir markanın tanınmış olduğundan veya sektörel bilinirliğe ulaştığının söylenemeyeceği, davalının marka başvurusu tarihinde Türkiye'de piyasada olmayan dünyada sektörel olarak bilinmeyen davacı markasının tescilinde davalının kötü niyetli olduğu, markalar arasında iltibas yaratacağı veya itibarından yararlanacağının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava konusu markanın tescil başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle davacıya ait ve menşe ülke Fransa'da 07.07.1994'ten itibaren tescilli olan "COLUMBUS CAFE" markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-(i) bendi uyarınca Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun kanıtlanması gerektiğine dair mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak tanınmışlık konusunda görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen ve mahkemece de benimsenen rapor hüküm vermeye yeterli kabul edilemez. Şöyle ki,

556 Sayılı KHK'nin 7/1 -(i) bendi ve Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi uyarınca menşe ülkesinde tescilli olan bir markanın, Paris Sözleşmesine üye bir başka ülkede tescilli olmasa dahi tanınmış marka olarak kabul ve himaye görmesi için, tanınmışlığının tespitinde Türkiye'nin de üyesi olduğu Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı ( WIPO) tarafından belirlenen ve bağlayıcı olmamakla birlikte uygulama ve öğretide de kabul gören 1999 tarihli '' WIPO Tanınmış Markaların Korunmasına İlişkin Ortak Tasviye Kararları''ndan yararlanılmaktadır. ..../....

2010/8690

2012/991

S.2

Söz konusu tasviye kararlarına göre, tanınmışlığın tespitinde genel olarak toplumun ilgili kesiminde markanın bilinme ve tanınma derecesi; markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve kullanım derecesi; marka promosyonlarının kapsadığı coğrafi alan, promosyon süresi ve derecesi; markanın tanınmışlığını ya da kullanım derecesini yansıtacak derecedeki tesciller ya da tescil başvurularının kapsadığı cografi alan; markanın yetkili makamlar tarafından tanınmış marka olarak kabulüne dair uygulama örnekleri ; markaya atfedilen değer gibi kriterlerin dikkate alınarak değerlendirilmesi gereklidir.

Bu kriterler arasında yer alan '' toplumun ilgili kesimi '' deyiminden anlaşılması gerekenin ne olacağı hususu da söz konusu WIPO tavsiye kararlarında markanın ait olduğu mal ve hizmet türünün mevcut ve gelecekteki müşterileri; dağıtım kanallarında yer alan kişiler; markanın ait olduğu mal ve hizmet türleriyle işyapan çevreleri olarak açıklanmıştır. Ayrıca, tanınmışlığın '' toplumun ilgili kesimi''nin tamamında değil ancak her somut olayın özellikleri dikkate alınarak '' önemli bir kesiminde '' gerçekleşmesi koşulu yeterli kabul edilmelidir. Çünkü, her markanın kullanıldığı mal ve hizmet türlerinin özellikleri bakımından Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer ve 6. maddesi anlamında ilgili sektördeki tanınma oranının da birbirinden farklı olacağı tabiidir.

Hukukçu öğretim üyesi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise az önce de açıklandığı üzere davalı markasının başvuru tarihi olan 21.05.2004 tarihi itibariyle davacıya ait "COLUMBUS CAFE" markasının Türkiye'de kullanılmadığı ve Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka seviyesinde olmadığı belirtmiş ancak yukarıda açıklanan tanınmışlık kriterleri hakkında yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır.

O halde, aralarında 43. sınıfta yer alan hizmetler bakımından kafetarya işletmeciliği sektöründen bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten görüş alınarak, davalı markasının başvuru tarihinde davacıya ait "COLUMBUS CAFE" markası Türkiye'de hiç kullanılmamış olması halinde dahi anılan markanın Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka vasfında olup olmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ticaret Sicili Memurunun Kararına İtiraz

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17698 E. 2014/5836 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka tescili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/9324 E. 2012/1409 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Kıymetli Evrak İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14698 E. 2012/19029 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

3 benzer karar daha
  • Kıymetli Evrak İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14066 E. 2017/3066 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7848 E. 2012/11012 K.

    Ortak: · Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka tanınmışlığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12693 E. 2011/14407 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/8690 E.  ,  2012/991 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

VEKİLİ Av. ...

VEKİLİ Av. ...

Taraflar arasında görülen davada Kartal Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2009 tarih ve 2008/5-2009/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Müvekkilinin COLUMBUS CAFE markasının Paris Sözleşmesinin 1'inci mükerrer 6'ıncı maddesi uyarınca tanınmış marka olduğunu, tanınmış markanın Paris Sözleşmesine üye ülkelerde ve Türkiye'de tescilli olmasa dahi korunması gerektiğini ve tescil ilkesinin istisnası olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli COLOMBUS markasının 43'üncü sınıftaki tescilinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının markasının tanınmış olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre davacı markasının sadece menşei ülkesi olan Fransa'da 43'üncü sınıflar için 07.07.1994 tarihinde tescil edildiği, diğer ülkelerdeki tescillerin ise davalı markasının Türkiye tescilinden sonraki tarihler olduğu, davacının markasının davalı marka başvurusu tarihi itibariyle tanınmış marka olmadığı, dünyada sektörel bilinirliğe ulaşmadığı, davalı marka başvurusu itibariyle Türkiye sınırları içerisinde hiçbir faaliyette bulunmayan bir markanın tanınmış olduğundan veya sektörel bilinirliğe ulaştığının söylenemeyeceği, davalının marka başvurusu tarihinde Türkiye'de piyasada olmayan dünyada sektörel olarak bilinmeyen davacı markasının tescilinde davalının kötü niyetli olduğu, markalar arasında iltibas yaratacağı veya itibarından yararlanacağının söylenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava konusu markanın tescil başvurusunun yapıldığı tarih itibariyle davacıya ait ve menşe ülke Fransa'da 07.07.1994'ten itibaren tescilli olan "COLUMBUS CAFE" markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-(i) bendi uyarınca Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka olduğunun kanıtlanması gerektiğine dair mahkeme görüşü isabetlidir. Ancak tanınmışlık konusunda görüşüne başvurulan bilirkişilerce düzenlenen ve mahkemece de benimsenen rapor hüküm vermeye yeterli kabul edilemez. Şöyle ki,

556 Sayılı KHK'nin 7/1 -(i) bendi ve Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi uyarınca menşe ülkesinde tescilli olan bir markanın, Paris Sözleşmesine üye bir başka ülkede tescilli olmasa dahi tanınmış marka olarak kabul ve himaye görmesi için, tanınmışlığının tespitinde Türkiye'nin de üyesi olduğu Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı ( WIPO) tarafından belirlenen ve bağlayıcı olmamakla birlikte uygulama ve öğretide de kabul gören 1999 tarihli '' WIPO Tanınmış Markaların Korunmasına İlişkin Ortak Tasviye Kararları''ndan yararlanılmaktadır. ..../....

2010/8690

2012/991

S.2

Söz konusu tasviye kararlarına göre, tanınmışlığın tespitinde genel olarak toplumun ilgili kesiminde markanın bilinme ve tanınma derecesi; markanın kullanıldığı coğrafi alan, kullanım süresi ve kullanım derecesi; marka promosyonlarının kapsadığı coğrafi alan, promosyon süresi ve derecesi; markanın tanınmışlığını ya da kullanım derecesini yansıtacak derecedeki tesciller ya da tescil başvurularının kapsadığı cografi alan; markanın yetkili makamlar tarafından tanınmış marka olarak kabulüne dair uygulama örnekleri ; markaya atfedilen değer gibi kriterlerin dikkate alınarak değerlendirilmesi gereklidir.

Bu kriterler arasında yer alan '' toplumun ilgili kesimi '' deyiminden anlaşılması gerekenin ne olacağı hususu da söz konusu WIPO tavsiye kararlarında markanın ait olduğu mal ve hizmet türünün mevcut ve gelecekteki müşterileri; dağıtım kanallarında yer alan kişiler; markanın ait olduğu mal ve hizmet türleriyle işyapan çevreleri olarak açıklanmıştır. Ayrıca, tanınmışlığın '' toplumun ilgili kesimi''nin tamamında değil ancak her somut olayın özellikleri dikkate alınarak '' önemli bir kesiminde '' gerçekleşmesi koşulu yeterli kabul edilmelidir. Çünkü, her markanın kullanıldığı mal ve hizmet türlerinin özellikleri bakımından Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer ve 6. maddesi anlamında ilgili sektördeki tanınma oranının da birbirinden farklı olacağı tabiidir.

Hukukçu öğretim üyesi bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda ise az önce de açıklandığı üzere davalı markasının başvuru tarihi olan 21.05.2004 tarihi itibariyle davacıya ait "COLUMBUS CAFE" markasının Türkiye'de kullanılmadığı ve Paris Sözleşmesi kapsamında tanınmış marka seviyesinde olmadığı belirtmiş ancak yukarıda açıklanan tanınmışlık kriterleri hakkında yeterli bir değerlendirme yapılmamıştır.

O halde, aralarında 43. sınıfta yer alan hizmetler bakımından kafetarya işletmeciliği sektöründen bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir heyetten görüş alınarak, davalı markasının başvuru tarihinde davacıya ait "COLUMBUS CAFE" markası Türkiye'de hiç kullanılmamış olması halinde dahi anılan markanın Paris Sözleşmesi'nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında Türkiye'de toplumun ilgili kesimi nezdinde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka vasfında olup olmadığı belirlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 30.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

08.02.2012 Y.K

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1008228200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.