6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şirketin ihyası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4068 E. 2023/4771 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kanun yoluna başvurma hakkı ilgili sıfatı elektronik tebligat ticaret sicilinden resen terkin ilanen tebligat istinaf başvurusunun usulden reddi sınırlı ihya maktu vekâlet ücreti münfesihlik resen terkin yargılama giderlerinden sorumluluk yeniden tescil ihya davası ek mehil hukuki menfaat ticaret sicilinden terkin yasal hasım istinaf başvurusunun reddi şirketin tasfiyesi avukatlık asgari ücret tarifesi şirketin ihyası tasfiye memuru atanması vekâlet ücreti sicilden terkin yargılama giderleri derdestlik ihya infaz tasfiye memuru rücu usulden reddi limited şirket hukuki yarar yargılama gideri tebligat ticaret sicili yetki ek tasfiye terkin ihtarname ilan dava sebebi cy/cy kaydı yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik i̇i̇k 72/son

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı
Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 7TTK -7

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/288 E., 2022/791 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile tasfiye memuru adayı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memuru adayı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketinin işçisi ...'ın 18.10.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası nedeniyle Beyoğlu 1. İş Mahkemesinin 2009/267 E. sayılı dosyasıyla iş veren şirketle ... (SGK) aleyhine dava açıldığını, verilen hüküm çerçevesinde SGK'nın işçiye ödeme yapmak zorunda kaldığını, yaptığı ödemeyi İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyası ile şirkete rücu ettiğini, ancak şirketin 24.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, kendilerine ihya davası açmak için yetki ve mehil verildiğini belirterek, Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketinin ticaret siciline ihya yoluyla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan resen terkin işleminin yasaya uygun olduğunu, terkinden önce bu şirketin adresinin tespit edilemediğini, ticaret siciline bildirilen adreste bulunamayan şirkete bu duruma son vermesi için ilanen tebligat yapıldığını, yasal prosedürün tamamlandığını, müvekkili idare tarafından şirketin işçi alacağından dolayı borçlu olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan nedenlerden biri olan "adresi terk etme ve yeni adresin bildirilmemesi" halinin resen terkin sebebi olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaate varırsa o taktirde de kendileri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu şirketin işçisine yaptığı ödemenin rücusu yönünden hukuki menfaatinin bulunduğu, şirketin 24.02.2015'te ticaret sicilden resen terkin edildiği, terkin sebebinin "adresinden ayrıldığı ve bildirdiği adreste bulunamadığı" olduğu, bu şekildeki terkin için şirketin ve yöneticilerinin ayrı ayrı durumlarını düzeltmeleri için uyarılmaları gerektiği, şirkete ilanen tebligat yoluyla bu hal bildirilmiş ise de şirket yöneticilerinin mernis adresleri bilinirken tebligatın yapılmadığı, bu nedenle 5 yıllık sürenin başlamayacağı, tasfiye memuru atanması gerektiği, terkinden önce şirketteki hissesini devrederek şirketten ayrılan ...'in yerine diğer yönetici olan ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasının yerinde olacağı, davalı ... Sicil Müdürlüğünün şirketi resen terkin ederken prosedürü tamamlamadığı, şirket yöneticilerine, şirketin durumunu düzeltmeleri için tebligat çıkartmadıkları, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ticaret sicilinden resen terkin olunan Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyasının muhakeme aşaması ve verilecek kararın infaz aşamasıyla sınırlı olarak ihya yoluyla ticaret siciline yeniden tesciline, tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve tasfiye memuru adayı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Tasfiye memuru adayı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili olarak dava dosyasına eklenemeyeceğini, taraf olamayacağını, ilgili sıfatının bulunmadığı belirtilerek yeni karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihya kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı Sicil Müdürlüğü tarafından şirket yetkilisine eksikliğin giderilmesine dair usulüne uygun şekilde ihtarnamenin çıkarılmadığı, ancak davacının ileri sürdüğü ihya sebebi terkinin usulsüz olmasına değil, şirket hakkında derdest dava bulunduğu iddiasına dayandığı, ... davada taraf olmadığı gibi aleyhine hüküm tesis edilmediği, karar başlığında tasfiye memuru adayı sıfatıyla gösterilmiş olmasının onu davanın tarafı haline getirmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 ve devamı maddeleri gereğince adı geçenin talep ettiği şekilde karar verilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi istinaf başvurusunda da hukuki yararı bulunmadığından istinaf başvurusunun reddi gerektiği, yasal hasım konumunda olan davalının şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de ileri sürülmediği, yasal hasım konumunda olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan davalının yargılama giderlerine mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuş ve yargılama giderleri bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davada taraf ya da müdahil sıfatı bulunmayan ...'in karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusu yargılama giderleri yönünden haklı bulunduğundan ve hükmün resen düzeltilmesi gerektiğinden karar kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kabulü ile Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Lİmited Şirketinin, İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyasının muhakeme aşaması ve verilecek kararın infaz aşamasıyla sınırlı olarak, ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, ilan giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıda bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının yasaya aykırı işlemi ile ihya davasının açılmasına neden olduğunu, davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tasfiye memuru atanması gerekirken atanmadığını, bu nedenle kararı temyiz ettiklerini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası (ek tasfiye) istemine ilişkindir. Davalı ... Sicil Müdürlüğünün şirketin sicilden terkini işleminin geçici 7 nci maddeye uygun olmadığı belirlendiğine göre usulsüz terkin nedeniyle dava açılmasına neden olan davalı Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olmaması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3510 E. 2023/4635 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4202 E. 2023/4610 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4203 E. 2023/4713 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Şirketin ihyası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4211 E. 2023/4693 K.

    Ortak: · dava şartı · Şirketin ihyası

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4068 E.  ,  2023/4771 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/495 Esas, 2023/702 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/288 E., 2022/791 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile tasfiye memuru adayı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tasfiye memuru adayı ... vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ihyası talep edilen Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketinin işçisi ...'ın 18.10.2008 tarihinde iş kazası geçirdiğini, iş kazası nedeniyle Beyoğlu 1. İş Mahkemesinin 2009/267 E. sayılı dosyasıyla iş veren şirketle ... (SGK) aleyhine dava açıldığını, verilen hüküm çerçevesinde SGK'nın işçiye ödeme yapmak zorunda kaldığını, yaptığı ödemeyi İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyası ile şirkete rücu ettiğini, ancak şirketin 24.02.2015 tarihinde resen terkin edildiğini, kendilerine ihya davası açmak için yetki ve mehil verildiğini belirterek, Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketinin ticaret siciline ihya yoluyla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan resen terkin işleminin yasaya uygun olduğunu, terkinden önce bu şirketin adresinin tespit edilemediğini, ticaret siciline bildirilen adreste bulunamayan şirkete bu duruma son vermesi için ilanen tebligat yapıldığını, yasal prosedürün tamamlandığını, müvekkili idare tarafından şirketin işçi alacağından dolayı borçlu olduğunun bilinmesinin mümkün olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde sayılan nedenlerden biri olan "adresi terk etme ve yeni adresin bildirilmemesi" halinin resen terkin sebebi olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaate varırsa o taktirde de kendileri aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının bu şirketin işçisine yaptığı ödemenin rücusu yönünden hukuki menfaatinin bulunduğu, şirketin 24.02.2015'te ticaret sicilden resen terkin edildiği, terkin sebebinin "adresinden ayrıldığı ve bildirdiği adreste bulunamadığı" olduğu, bu şekildeki terkin için şirketin ve yöneticilerinin ayrı ayrı durumlarını düzeltmeleri için uyarılmaları gerektiği, şirkete ilanen tebligat yoluyla bu hal bildirilmiş ise de şirket yöneticilerinin mernis adresleri bilinirken tebligatın yapılmadığı, bu nedenle 5 yıllık sürenin başlamayacağı, tasfiye memuru atanması gerektiği, terkinden önce şirketteki hissesini devrederek şirketten ayrılan ...'in yerine diğer yönetici olan ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasının yerinde olacağı, davalı ...

Sicil Müdürlüğünün şirketi resen terkin ederken prosedürü tamamlamadığı, şirket yöneticilerine, şirketin durumunu düzeltmeleri için tebligat çıkartmadıkları, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ticaret sicilinden resen terkin olunan Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Limited Şirketi'nin İstanbul 8. İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyasının muhakeme aşaması ve verilecek kararın infaz aşamasıyla sınırlı olarak ihya yoluyla ticaret siciline yeniden tesciline, tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve tasfiye memuru adayı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Tasfiye memuru adayı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilgili olarak dava dosyasına eklenemeyeceğini, taraf olamayacağını, ilgili sıfatının bulunmadığı belirtilerek yeni karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihya kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığı, davalı Sicil Müdürlüğü tarafından şirket yetkilisine eksikliğin giderilmesine dair usulüne uygun şekilde ihtarnamenin çıkarılmadığı, ancak davacının ileri sürdüğü ihya sebebi terkinin usulsüz olmasına değil, şirket hakkında derdest dava bulunduğu iddiasına dayandığı, ... davada taraf olmadığı gibi aleyhine hüküm tesis edilmediği, karar başlığında tasfiye memuru adayı sıfatıyla gösterilmiş olmasının onu davanın tarafı haline getirmediği, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341 ve devamı maddeleri gereğince adı geçenin talep ettiği şekilde karar verilmesi hukuken mümkün olmadığı gibi istinaf başvurusunda da hukuki yararı bulunmadığından istinaf başvurusunun reddi gerektiği, yasal hasım konumunda olan davalının şirketin terkin işlemlerinin yapıldığı tarihte, şirket hakkındaki derdest davadan haberdar olduğuna ve bu hususta bilgilendirildiğine dair dosyaya bir delil sunulmadığı gibi, terkin işleminin usulsüzlüğüne dair başkaca bir sebep ve delil de ileri sürülmediği, yasal hasım konumunda olan ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılan davalının yargılama giderlerine mahkum edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, ilk derece mahkemesince yargılama giderlerinden davalı kurumun sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olmuş ve yargılama giderleri bakımından davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davada taraf ya da müdahil sıfatı bulunmayan ...'in karara karşı istinaf kanun yoluna başvuru hakkı bulunmadığından, istinaf başvurusunun usulden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusu yargılama giderleri yönünden haklı bulunduğundan ve hükmün resen düzeltilmesi gerektiğinden karar kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm verilmesine, davanın kabulü ile Beyaz Kuğu Tekstil Yıkama Hizmetleri ve Ticaret Lİmited Şirketinin, İstanbul 8.

İş Mahkemesinin 2022/34 E. sayılı dosyasının muhakeme aşaması ve verilecek kararın infaz aşamasıyla sınırlı olarak, ihyasına, tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde Ticaret Sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına, ilan giderlerinin davacı tarafından karşılanmasına, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıda bırakılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının yasaya aykırı işlemi ile ihya davasının açılmasına neden olduğunu, davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tasfiye memuru atanması gerekirken atanmadığını, bu nedenle kararı temyiz ettiklerini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gerek hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Dava, 6102 sayılı Kanun'un Geçici 7 nci maddesi gereğince ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası (ek tasfiye) istemine ilişkindir. Davalı ... Sicil Müdürlüğünün şirketin sicilden terkini işleminin geçici 7 nci maddeye uygun olmadığı belirlendiğine göre usulsüz terkin nedeniyle dava açılmasına neden olan davalı Sicil Müdürlüğünün yargılama giderlerinden sorumlu olmaması doğru görülmemiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (5) numaralı bendi çıkartılarak yerine “Davacı tarafından karşılanan 6 normal 2 elektronik tebligat gideri 263,00 TL yargılama giderinin davalı ... Sicil Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine; karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı ... Sicil Müdürlüğünden alınarak davacıya verilmesine ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.09.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.

6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.

Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm şirket, ortağı veya yetkilisi dışında dava açan 3. kişiler yönünden aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.

6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.

Kaldı ki davacı, terkin edilen şirket, yetkilisi ve ortağı olmayıp 3. kişidir. Talebi, şirketin, aleyhine açılan dava ile sınırlı olup şirketin ek tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına yöneliktir.

Terkin edilen şirketin, hiç terkin edilmemiş gibi ihyasına kadar verilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı gibi, ek tasfiye talebine rağmen yazılı şekilde şirketin tamamen ihyasına karar verilmesi ile talep de aşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003744700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.