Tek ortaklı limited şirket
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1527 E. 2023/4874 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tek ortaklı limited şirket↗ temsil kayyımı↗ vesayet↗ yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ limited şirket ortağı↗ temsil yetkisi↗ kayyım atanması↗ şirket müdürlüğü↗ kayyım↗ malvarlığına ilişkin dava↗ şirket müdürü↗ ticaret sicili müdürlüğü↗ şirket zararı↗ mirasçılık↗ fesih↗ tüzel kişilik↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ tebligat↗ ticaret sicili↗ yetki↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ dosya masrafı↗ yetkisizlik kararı↗ ilan↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2021/184 E., 2021/222 K.
... olarak görülen davada limited şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın mirasçı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bozüyük Eğt. Öğr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesi için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket yönetim kurulu oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava ... olarak açılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde vesayet makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen temsil kayyımı atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde yönetim kayyımı atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'nin tek ortaklı olduğu, tek ortak ve müdürünün müteveffa ... olduğu, son olarak 16.02.2018 tarihinde ...'ün aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürü temsile yetki olarak seçildiği, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, bu tarihten sonra şirketi temsil etmek üzere yeni birinin seçilmesine adına toplantı yapılarak karar alınmadığı ve 02.05.2021 tarihinde şirket müdürü ...'ün vefat ettiği, nüfus kayıtları ile sabit olmakla nihayetinde davaya konu Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de yönetim organına temsilen şirket müdürü seçilmediği ve şirketin yönetim faaliyetinin şirket müdürü ...'ün ölümünden itibaren fiilen durduğu hali hazırda da yönetim boşluğu olduğu, kayyım olarak atanmak isteyen mirasçı ...'ün de şirkette daha önce müdürlük yaptığı, 23.09.2019 tarihli vekâletname ile kendisine şirketin bazı işlemlerini de yapması için vekâletname verildiği, şirket yönetimine, iş ve işlemlerine bu suretle de aşina olduğu anlaşılarak kayyım adayının şirkete yönetim kayyımı olarak atanmasında dosyaya yansıyan hukuka aykırı bir durum da olmadığı gerekçeiyle davanın kabulüne, Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne yönetim kayyımı olarak ...'ün atanmasına, kayyım atama kararının ticaret sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına, kayyımın denetim ve onay görevini yaparken ortakların ve şirketin hak ve menfaatlerini gözetmesine, kayyım için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde mirasçı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin 4/32 hissesinin ...’e ait olduğunu, kötü niyetli tavırları nedeniyle karar alınamadığını, genel kurulun toplanmasını engellediğini, ...’ün kayyım olarak atandığını, karar istinaf edildiğinden kesinleşmediğini, kayyımlık görevini yerine getiremediklerini, şirketin işleyişinin sağlanması için ...’e ek karar ile karar kesinleşinceye kadar yetki verilmesi gerektiğini belirterek ek karar verilmesini istemiştir.
2.Mirasçı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’ün mirasçısı ve şirket ortağı olduğunu, davanın haberdar edilmediklerini, Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/193 E. sayılı dosyasında ortaklar arasında güven sorunu olması, şirketin kötü yöneltilmesi nedeniyle fesih davası açtıklarını, şirketin malvarlıklarını korunması için kayyım atanmasını istediklerini, şirkette beraber çalışmak istemedikleri kişinin kayyım olarak atandığını, işbu dava ile ilgili kendilerine tebligat gönderilmediğini, şirket genel kurulu toplanamıyor ise toplantı için temsil kayyımı atanması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyım atanması istenen şirketin tek ortaklı olduğu, ortağın vefat etmesi sonucu geriye mirasçı olarak davacılar ile ...’ün kaldığı, yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 586 ıncı maddesine göre, ortağın vefatı ile mirasçıların ortak sıfatına haiz olduğu, öncelikle ortakların genel kurulu toplantısına çağrılarak temsile yetkili müdürün ataması, genel kurul toplanamıyorsa, temsil kayyımı talep edilerek genel kurulun toplanmasına izin verilmesi için dava açılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun sistematiği içinde eksikliğin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu, ortaklar tarafından anılan işlemler yapılmadan, bir başka deyişle yönetimin oluşmasının başka yoldan sağlanması için gerekli işlemler yapılmadan kayyım talep edilemeyeceği, dava konusu olayda 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesindeki şartların gerçekleşmediği, şirket fesih davasında da her zaman kayyım atanmasının istenebileceği gerekçesiyle mirasçı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçı ...'ün istinaf talep hakkının bulunmadığını, şirketin işleyişinin sağlanmasının tek yolunun şirkete kayyım atanması olduğunu, şirketin zarara uğratıldığını, Mirasçı ...'ün şirket işleyişini engellediğini, şirketin tasfiye sürecine girmeden önce devamını sağlamak için kayyım atanması talep ettiklerini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tek ortaklı limited şirkette tek ortağın vefat etmesi nedeniyle şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi, 4721 sayılı Kanun'un 427 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsız kaldığı iddiasına dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince şirket paylarının geçişine ilişkin hükümler gözetilerek davacıların ayrı ayrı toplantıya çağrı yetkisinin bulunduğu ve bu prosedür işletilmeden doğrudan Mahkemeden kayyım atanmasının istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişse de somut olay itibariyle payların geçişi ile ilgili uygulanması gereken hüküm 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi değildir.
Davacıların murisinin hem ortak hem organ sıfatını taşıdığı organsızlık durumunda uygulanacak hüküm 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesidir.
4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak limited şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/16402 E. 2014/18216 K.
Ortak:vesayet · yönetim kayyımı · kayyım atanması · kayyım · tüzel kişilik
İncelediğiniz kararda4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak «limited şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye «mirasçı» olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam etmesi için «kayyım atanması» gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket «yönetim kurulu» oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında «kayyımın», belirli işleri görmek veya «malvarlığını» yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde «vesayet» makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen «temsil kayyımı» atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde «yönetim kayyımı» atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 4721 sayılı TMK'nın 397/2. maddesi hükmü uyarınca «vesayet» makamının «sulh hukuk» mahkemesi olduğu, aynı kanunun 427/4. maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde vesayet makamının «yönetim kayyumu» atayacağının öngörüldüğü, bu düzenleme karşısında «tüzel kişilik» «taşıyan» ticaret şirketlerine «yönetim kayyımı atanmasına» ilişkin istemlerin de sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsiz» olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yasanın açıklanan bu düzenlemesi karşısında, «tüzel kişilik» «taşıyan» ticaret şirketlerine «yönetim kayyımı atanmasına» ilişkin istemlerin de «sulh hukuk» mahkemesince görülüp sonuçlandırılmasının, yasa normunun lafzına uygun olduğu kuşkusuzdur.
Aynı Kanun’un 427/4. maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanmaması halinde «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı öngörülmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yönetim kayyumu · çekişmesiz yargı · mutlak ticari dava · ticari dava niteliği · sulh hukuk mahkemesi · anonim şirket · görevsizlik kararı · iflas
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 4721 sayılı TMK'nın 397/2. maddesi hükmü uyarınca «vesayet» makamının «sulh hukuk» mahkemesi olduğu, aynı kanunun 427/4. maddesi ile de bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması halinde vesayet makamının «yönetim kayyumu» atayacağının öngörüldüğü, bu düzenleme karşısında «tüzel kişilik» «taşıyan» ticaret şirketlerine «yönetim kayyımı atanmasına» ilişkin istemlerin de sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin mahkemenin «görevsiz» olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, şirketin uzun süredir işlerinin yürütülemediği ve «iflasa» sürüklendiği ve şirket müdürünün tutuklu bulunduğu gibi iddialarla «kayyım atanması» istemiyle açılan böyle bir davada, mutlak biçimde Türk Ticaret Kanunu’nun «anonim şirketlere» ilişkin hükümleri ışığında kayyım atanmasını gerekli kılan olguların varlığı ve mahiyetinin değerlendirilerek belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davalar da, TTK’nın 4. maddesinin ilk fıkrasının birinci bendinde belirtilen biçimde geniş anlamda ticari dava niteliğindedir.Bir başka anlatımla, ticaret şirketlerine kayyım atanmasına ilişkin davaların, «mutlak ticari» davalardan olduğunun kabulü gerekir.
Öte yandan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4 ve 5. maddelerinde Ticaret Mahkemelerinin «görevleri» kapsamına “«ticari nitelikteki» «çekişmesiz yargı» işleri”nin de «dahil» edilmiş olması Dairemizin kökleşmiş içtihatlarını desteklemektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 397/2. maddesi hükmü uyarınca «vesayet» makamı, «sulh hukuk» mahkemesidir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5248 E. 2024/6934 K.
Ortak:vesayet · yönetim kayyımı · organsızlık · kayyım atanması · kayyım · malvarlığına ilişkin dava · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında «kayyımın», belirli işleri görmek veya «malvarlığını» yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde «vesayet» makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen «temsil kayyımı» atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde «yönetim kayyımı» atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak «limited şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye «mirasçı» olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam etmesi için «kayyım atanması» gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket «yönetim kurulu» oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Benzer bu kararda… Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) «kayyım atanmasına» karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde «ilan» edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin «defter» ve «malvarlığının» iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki «yönetim kayyımlığı» kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete «yönetim kurulu» üyesi olarak atadığı kişilerin kamu «görevlisi» olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin «organsız» kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve «yetki» verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, «anonim şirketlerin» yasal organların genel kurul ve «yönetim kurulu» olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan «nisabın» sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca «istifa» etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete «kayyım atanmasının», ancak «organ boşluğu» veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli «ara» karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temy …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren «kayyım atanması» ve genel kurul iş ve işlemleri için «yetki» verilmesi istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organ boşluğu · istinaf dilekçesinin reddi · genel kurula çağrı · karar nisabı · istifa · olağanüstü genel kurul · ara karar · anonim şirket
Benzer bu kararda… ni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, «anonim şirketlerin» yasal organların genel kurul ve «yönetim kurulu» olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan «nisabın» sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca «istifa» etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete «kayyım atanmasının», ancak «organ boşluğu» veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli «ara» karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temy …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, yargılama esnasında «kayyım» heyeti tarafından genel kurulun yapıldığı, söz konusu genel kurulun 24.09.2022 tarihinde yapılarak yeni «yönetim kurulu» üyelerinin seçildiği, bu kapsamda davalı şirketin yönetim kurulunun yargılama esnasında seçilmesi nedeniyle «organ boşluğunun» bulunmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı sabit olduğundan davalı şirkete kayyım atama talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği, davacı vekili ayrıca yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca «olağanüstü genel kurula çağrı» talebinde bulunmuş ise de yargılama esnasında davalı şirketin 24.09.2022 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin belirlendiği anlaşıldığından bu talep hakkında da davanın konusuz kaldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yapılan «yargılama giderlerinin» davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirkete kayyım atama talebinin yargılama sırasında genel kurul ile şirkete yönet …
6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf dilekçesi «kesin» olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemece «istinaf dilekçesinin reddine» karar verilmesi ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edilmesi gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/696 E. 2014/3260 K.
Ortak:kayyım
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2021/184 E., 2021/222 K. ... olarak görülen davada «limited şirkete» «kayyım atanması» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye «mirasçı» olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam etmesi için «kayyım atanması» gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket «yönetim kurulu» oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında «kayyımın», belirli işleri görmek veya «malvarlığını» yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde «vesayet» makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen «temsil kayyımı» atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde «yönetim kayyımı» atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
Benzer bu karardaMahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı şirket «kayyımı» tarafından temyiz edilen karar, Dairemizin 11/10/2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/1527 E. , 2023/4874 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1839 Esas, 2021/1879 Karar
HÜKÜM
Başvurunun kabulü ile davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI 2021/184 E., 2021/222 K.
... olarak görülen davada limited şirkete kayyım atanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın mirasçı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bozüyük Eğt. Öğr. San ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin tüzel kişiliğinin devam etmesi için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket yönetim kurulu oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dava ... olarak açılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde vesayet makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen temsil kayyımı atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde yönetim kayyımı atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin tek ortaklı olduğu, tek ortak ve müdürünün müteveffa ... olduğu, son olarak 16.02.2018 tarihinde ...'ün aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürü temsile yetki olarak seçildiği, kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, bu tarihten sonra şirketi temsil etmek üzere yeni birinin seçilmesine adına toplantı yapılarak karar alınmadığı ve 02.05.2021 tarihinde şirket müdürü ...'ün vefat ettiği, nüfus kayıtları ile sabit olmakla nihayetinde davaya konu Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'de yönetim organına temsilen şirket müdürü seçilmediği ve şirketin yönetim faaliyetinin şirket müdürü ...'ün ölümünden itibaren fiilen durduğu hali hazırda da yönetim boşluğu olduğu, kayyım olarak atanmak isteyen mirasçı ...'ün de şirkette daha önce müdürlük yaptığı, 23.09.2019 tarihli vekâletname ile kendisine şirketin bazı işlemlerini de yapması için vekâletname verildiği, şirket yönetimine, iş ve işlemlerine bu suretle de aşina olduğu anlaşılarak kayyım adayının şirkete yönetim kayyımı olarak atanmasında dosyaya yansıyan hukuka aykırı bir durum da olmadığı gerekçeiyle davanın kabulüne, Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'ne yönetim kayyımı olarak ...'ün atanmasına, kayyım atama kararının ticaret sicilinde tescil ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı tarafından karşılanmasına, kayyımın denetim ve onay görevini yaparken ortakların ve şirketin hak ve menfaatlerini gözetmesine, kayyım için ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde mirasçı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin 4/32 hissesinin ...’e ait olduğunu, kötü niyetli tavırları nedeniyle karar alınamadığını, genel kurulun toplanmasını engellediğini, ...’ün kayyım olarak atandığını, karar istinaf edildiğinden kesinleşmediğini, kayyımlık görevini yerine getiremediklerini, şirketin işleyişinin sağlanması için ...’e ek karar ile karar kesinleşinceye kadar yetki verilmesi gerektiğini belirterek ek karar verilmesini istemiştir.
2.Mirasçı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’ün mirasçısı ve şirket ortağı olduğunu, davanın haberdar edilmediklerini, Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/193 E. sayılı dosyasında ortaklar arasında güven sorunu olması, şirketin kötü yöneltilmesi nedeniyle fesih davası açtıklarını, şirketin malvarlıklarını korunması için kayyım atanmasını istediklerini, şirkette beraber çalışmak istemedikleri kişinin kayyım olarak atandığını, işbu dava ile ilgili kendilerine tebligat gönderilmediğini, şirket genel kurulu toplanamıyor ise toplantı için temsil kayyımı atanması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayyım atanması istenen şirketin tek ortaklı olduğu, ortağın vefat etmesi sonucu geriye mirasçı olarak davacılar ile ...’ün kaldığı, yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 586 ıncı maddesine göre, ortağın vefatı ile mirasçıların ortak sıfatına haiz olduğu, öncelikle ortakların genel kurulu toplantısına çağrılarak temsile yetkili müdürün ataması, genel kurul toplanamıyorsa, temsil kayyımı talep edilerek genel kurulun toplanmasına izin verilmesi için dava açılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun sistematiği içinde eksikliğin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu, ortaklar tarafından anılan işlemler yapılmadan, bir başka deyişle yönetimin oluşmasının başka yoldan sağlanması için gerekli işlemler yapılmadan kayyım talep edilemeyeceği, dava konusu olayda 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesindeki şartların gerçekleşmediği, şirket fesih davasında da her zaman kayyım atanmasının istenebileceği gerekçesiyle mirasçı ...
vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçı ...'ün istinaf talep hakkının bulunmadığını, şirketin işleyişinin sağlanmasının tek yolunun şirkete kayyım atanması olduğunu, şirketin zarara uğratıldığını, Mirasçı ...'ün şirket işleyişini engellediğini, şirketin tasfiye sürecine girmeden önce devamını sağlamak için kayyım atanması talep ettiklerini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tek ortaklı limited şirkette tek ortağın vefat etmesi nedeniyle şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin ikinci alt bendi, 4721 sayılı Kanun'un 427 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dava, tek ortaklı limited şirkette ortağın ölümü üzerine organsız kaldığı iddiasına dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince şirket paylarının geçişine ilişkin hükümler gözetilerek davacıların ayrı ayrı toplantıya çağrı yetkisinin bulunduğu ve bu prosedür işletilmeden doğrudan Mahkemeden kayyım atanmasının istenemeyeceği gerekçesiyle dava reddedilmişse de somut olay itibariyle payların geçişi ile ilgili uygulanması gereken hüküm 6102 sayılı Kanun'un 596 ncı maddesi değildir.
Davacıların murisinin hem ortak hem organ sıfatını taşıdığı organsızlık durumunda uygulanacak hüküm 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesidir.
4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak limited şirkete kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003743800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz