674 sayılı khk
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5248 E. 2024/6934 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
674 sayılı khk↗ tmsf kayyımlığı↗ organ boşluğu↗ olağanüstü hal↗ istinaf dilekçesinin reddi↗ genel kurula çağrı↗ vesayet↗ yönetim kayyımı↗ organsızlık↗ karar nisabı↗ kayyım atanması↗ istifa↗ kayyım↗ malvarlığına ilişkin dava↗ olağanüstü genel kurul↗ ara karar↗ tmsf↗ anonim şirket↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ yetki↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ ilan↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/524 E., 2022/1346 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı ...'nın davalı şirketin hissedarları olduğunu, davalı şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 133 üncü ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım atanmasına karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde ilan edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin defter ve malvarlığının iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki yönetim kayyımlığı kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atadığı kişilerin kamu görevlisi olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin organsız kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yargılama esnasında kayyım heyeti tarafından genel kurulun yapıldığı, söz konusu genel kurulun 24.09.2022 tarihinde yapılarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, bu kapsamda davalı şirketin yönetim kurulunun yargılama esnasında seçilmesi nedeniyle organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı sabit olduğundan davalı şirkete kayyım atama talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davacı vekili ayrıca yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca olağanüstü genel kurula çağrı talebinde bulunmuş ise de yargılama esnasında davalı şirketin 24.09.2022 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin belirlendiği anlaşıldığından bu talep hakkında da davanın konusuz kaldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirkete kayyım atama talebinin yargılama sırasında genel kurul ile şirkete yönetim kurulu atandığından dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince talep etmiş olduğu genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi talebi hakkında yargılama esnasında genel kurul yapıldığından bu talep hakkında da dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, anonim şirketlerin yasal organların genel kurul ve yönetim kurulu olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan nisabın sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca istifa etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete kayyım atanmasının, ancak organ boşluğu veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli ara karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması ve genel kurul iş ve işlemleri için yetki verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ıncı maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 410 uncu ve 412 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesine dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince istem doğrultusunda karar verilmiş, bu karar davacı vekillince istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere, bu nitelikteki dava sonucunda verilen mahkeme kararları kesindir.
6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Buna rağmen kesin mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin incelenerek davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1527 E. 2023/4874 K.
Ortak:vesayet · yönetim kayyımı · organsızlık · kayyım atanması · kayyım · malvarlığına ilişkin dava · yetki · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz kararda… Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) «kayyım atanmasına» karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde «ilan» edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin «defter» ve «malvarlığının» iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki «yönetim kayyımlığı» kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete «yönetim kurulu» üyesi olarak atadığı kişilerin kamu «görevlisi» olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin «organsız» kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve «yetki» verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
… ni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, «anonim şirketlerin» yasal organların genel kurul ve «yönetim kurulu» olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan «nisabın» sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca «istifa» etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete «kayyım atanmasının», ancak «organ boşluğu» veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli «ara» karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temy …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren «kayyım atanması» ve genel kurul iş ve işlemleri için «yetki» verilmesi istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında «kayyımın», belirli işleri görmek veya «malvarlığını» yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde «vesayet» makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen «temsil kayyımı» atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde «yönetim kayyımı» atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesinin dördüncü fıkrasında «vesayet» makamının «yönetim kayyımı» atayacağı haller arasında bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kaldığı ve yönetimi başka yoldan sağlanamadığının da sayılmış olması nedeniyle bu madde hükmü dikkate alınarak «limited şirkete» «kayyım atanmasına» karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Şti.'nin tek ortağının ... olduğunu ve tek ortağın 02.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, geriye «mirasçı» olarak davacılar ile ...’ün kaldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 596 ıncı maddesine göre, şirket sahibinin vefat etmesi durumunda mirasçıların ortak olacağını, ...’ün işlem yapılmasını engellediğini, diğer ortaklarla birlikte hareket etmediğini, şirketin «tüzel kişiliğinin» devam etmesi için «kayyım atanması» gerektiğini ileri sürerek davacı mirasçılardan şirket «yönetim kurulu» oluşturulup bir yetkili atanıncaya kadar mirasçı ...'ün geçici yetkili atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tek ortaklı limited şirket · temsil kayyımı · limited şirket ortağı · temsil yetkisi · şirket müdürü · şirket zararı · mirasçılık · fesih
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «kayyım atanması» istenen şirketin tek ortaklı olduğu, ortağın vefat etmesi sonucu geriye «mirasçı» olarak davacılar ile ...’ün kaldığı, «yönetim kayyımı» atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması gerektiği, 6102 sayılı Kanun'un 586 ıncı maddesine göre, ortağın vefatı ile mirasçıların ortak sıfatına haiz olduğu, öncelikle ortakların genel kurulu toplantısına çağrılarak «temsile» yetkili müdürün ataması, genel kurul toplanamıyorsa, «temsil kayyımı» talep edilerek genel kurulun toplanmasına izin verilmesi için dava açılması gerektiği, 6102 sayılı Kanun sistematiği içinde eksikliğin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu, ortaklar tarafından anılan işlemler yapılmadan, bir başka deyişle yönetimin oluşmasının başka yoldan sağlanması için gerekli işlemler yapılmadan kayyım talep edilemeyeceği, dava konusu olayda 4721 sayılı Kanun'un 427 nci maddesindeki şartların gerçekleşmediği, şirket «fesih» davasında da her zaman kayyım atanmasının istenebileceği gerekçesiyle mirasçı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
… İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 403 üncü maddesinin ikinci fıkrasında «kayyımın», belirli işleri görmek veya «malvarlığını» yönetmek üzere atanacağı, aynı Kanun'un 426 ncı maddesinde «vesayet» makamının, yazılı olan hallerde veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği doğrultusunda veya resen «temsil kayyımı» atayacağı, aynı Kanun'un 427 nci maddesinde ise tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlayamaması halinde «yönetim kayyımı» atanacağı hüküm altına alındığı, yönetim kayyımlığının, yönetim boşluğu giderilinceye kadar devam eden geçici bir koruma önlemi olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasında her ortağın haklı sebeplerin varlığında yöneticilerin yönetim hakkının ve «temsil yetkilerinin» kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebileceğinin düzenlendiği, Bozüyük Eğitim Öğretim Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'de yönetim organına «temsilen» «şirket müdürü» seçilmediği ve şirketin yönetim faaliyetinin şirket müdürü ...'ün ölümünden itibaren fiilen durduğu hali hazırda da yönetim boşluğu olduğu, «kayyım» olarak atanmak isteyen «mirasçı» ...'ün de şirkette daha önce müdürlük yaptığı, 23.09.2019 tarihli vekâletname ile kendisine şirketin bazı işlemlerini de yapması için vekâletname verildiği, şirket yönetimine, iş ve işlemlerine bu suretle de aşina olduğu anlaşılarak kayyım adayının şirkete «yönetim kayyımı» olarak atanmasında dosyaya yansıyan hukuka aykırı bir durum da olmadığı gerekçeiyle davanın kabulüne, Bozüyük Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı Bozüyük Eğitim Öğre …
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/193 E. sayılı dosyasında ortaklar arasında güven sorunu olması, şirketin kötü yöneltilmesi nedeniyle «fesih» davası açtıklarını, şirketin «malvarlıklarını» korunması için «kayyım atanmasını» istediklerini, şirkette beraber çalışmak istemedikleri kişinin kayyım olarak atandığını, işbu dava ile ilgili kendilerine «tebligat» gönderilmediğini, şirket genel kurulu toplanamıyor ise toplantı için «temsil kayyımı» atanması gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/5248 E. , 2024/6934 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/263 Esas, 2023/489 Karar
HÜKÜM
Esastan ret; karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/524 E., 2022/1346 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı ...'nın davalı şirketin hissedarları olduğunu, davalı şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 133 üncü ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım atanmasına karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde ilan edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin defter ve malvarlığının iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki yönetim kayyımlığı kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atadığı kişilerin kamu görevlisi olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin organsız kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, yargılama esnasında kayyım heyeti tarafından genel kurulun yapıldığı, söz konusu genel kurulun 24.09.2022 tarihinde yapılarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, bu kapsamda davalı şirketin yönetim kurulunun yargılama esnasında seçilmesi nedeniyle organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı sabit olduğundan davalı şirkete kayyım atama talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davacı vekili ayrıca yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca olağanüstü genel kurula çağrı talebinde bulunmuş ise de yargılama esnasında davalı şirketin 24.09.2022 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin belirlendiği anlaşıldığından bu talep hakkında da davanın konusuz kaldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirkete kayyım atama talebinin yargılama sırasında genel kurul ile şirkete yönetim kurulu atandığından dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince talep etmiş olduğu genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi talebi hakkında yargılama esnasında genel kurul yapıldığından bu talep hakkında da dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, anonim şirketlerin yasal organların genel kurul ve yönetim kurulu olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan nisabın sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca istifa etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete kayyım atanmasının, ancak organ boşluğu veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli ara karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması ve genel kurul iş ve işlemleri için yetki verilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ıncı maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 410 uncu ve 412 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesine dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.
İlk derece Mahkemesince istem doğrultusunda karar verilmiş, bu karar davacı vekillince istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere, bu nitelikteki dava sonucunda verilen mahkeme kararları kesindir.
6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Buna rağmen kesin mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin incelenerek davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
VI. SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1078583200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz