6102TTK Türk Ticaret Kanunu

674 sayılı khk

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/5248 E. 2024/6934 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
674 sayılı khk tmsf kayyımlığı organ boşluğu olağanüstü hal istinaf dilekçesinin reddi genel kurula çağrı vesayet yönetim kayyımı organsızlık karar nisabı kayyım atanması istifa kayyım malvarlığına ilişkin dava olağanüstü genel kurul ara karar tmsf anonim şirket yargılama gideri ticaret sicili yetki karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yönetim kurulu kararı ilan dava sebebi karar verilmesine yer olmadığına kesin hüküm e-defter görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: TMK · CMK · HMK · TTK — TTK 412

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2022/524 E., 2022/1346 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı ...'nın davalı şirketin hissedarları olduğunu, davalı şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 133 üncü ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım atanmasına karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde ilan edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin defter ve malvarlığının iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki yönetim kayyımlığı kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atadığı kişilerin kamu görevlisi olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin organsız kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, yargılama esnasında kayyım heyeti tarafından genel kurulun yapıldığı, söz konusu genel kurulun 24.09.2022 tarihinde yapılarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, bu kapsamda davalı şirketin yönetim kurulunun yargılama esnasında seçilmesi nedeniyle organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı sabit olduğundan davalı şirkete kayyım atama talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davacı vekili ayrıca yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca olağanüstü genel kurula çağrı talebinde bulunmuş ise de yargılama esnasında davalı şirketin 24.09.2022 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin belirlendiği anlaşıldığından bu talep hakkında da davanın konusuz kaldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirkete kayyım atama talebinin yargılama sırasında genel kurul ile şirkete yönetim kurulu atandığından dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince talep etmiş olduğu genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi talebi hakkında yargılama esnasında genel kurul yapıldığından bu talep hakkında da dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, anonim şirketlerin yasal organların genel kurul ve yönetim kurulu olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan nisabın sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca istifa etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete kayyım atanmasının, ancak organ boşluğu veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli ara karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması ve genel kurul iş ve işlemleri için yetki verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ıncı maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 410 uncu ve 412 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesine dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesince istem doğrultusunda karar verilmiş, bu karar davacı vekillince istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere, bu nitelikteki dava sonucunda verilen mahkeme kararları kesindir.

6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Buna rağmen kesin mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin incelenerek davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tek ortaklı limited şirket

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1527 E. 2023/4874 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/5248 E.  ,  2024/6934 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI 2023/263 Esas, 2023/489 Karar

HÜKÜM

Esastan ret; karar verilmesine yer olmadığı

İLK DERECE MAHKEMESİ Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2022/524 E., 2022/1346 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalı ...'nın davalı şirketin hissedarları olduğunu, davalı şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 133 üncü ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Karaname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF) kayyım atanmasına karar verildiğini, ancak yapılan yargılama sonunda davalı şirket yönetimi için atanan kayyım hakkında kararın kaldırılmasına karar verildiğini, bu hususun 22.03.2022 tarihinde ilan edildiğini, bu tarihten itibaren davalı şirketin yönetim organı bulunmadığını, şirketin defter ve malvarlığının iade işlemlerinin gerçekleştirilmesi için genel kurul yapılarak yeniden yönetimin seçilmesi gerektiğini, davalı şirket üzerindeki yönetim kayyımlığı kararının kaldırılmasından itibaren şirketin yönetimine ilişkin hiç bir işlem yapılamadığını, bu durumun bir an önce giderilmesi gerektiğini, TMSF'nin davalı şirkete yönetim kurulu üyesi olarak atadığı kişilerin kamu görevlisi olması, bu kişilerin görevlerinin sonra erdirilmesi, işlem yapmalarının mümkün olmaması, yeni yönetimin belirlenebilmesi için mevzuata uygun şekilde genel kurul toplantısına çağrı ve toplantının yapılması işlemlerinin yapılamayacağının bildirilmesi nedeniyle şirketin organsız kaldığını, yönetim kurulu yönünden organsız kalan davalı şirketin genel kurul toplantısı yapabilmesi için gerekli olan iş ve işlemlerin yapılabilmesi amacıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 412 nci maddesine göre şirketin eski yöneticisi Mustafa Burak Özadalı'nın tedbiren kayyım olarak atanmasına, tedbiren atanan kayyım nezaretinde genel kurul toplantısının yapılması ve yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususlarında gerekli olan işlemleri yapmaya tedbiren atanacak olan kayyım Mustafa Burak Özadalı'ya izin ve yetki verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince, yargılama esnasında kayyım heyeti tarafından genel kurulun yapıldığı, söz konusu genel kurulun 24.09.2022 tarihinde yapılarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçildiği, bu kapsamda davalı şirketin yönetim kurulunun yargılama esnasında seçilmesi nedeniyle organ boşluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davanın konusuz kaldığı sabit olduğundan davalı şirkete kayyım atama talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davacı vekili ayrıca yönetim kurulu üyelerinin belirlenmesi hususunda 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi uyarınca olağanüstü genel kurula çağrı talebinde bulunmuş ise de yargılama esnasında davalı şirketin 24.09.2022 tarihinde genel kurulun yapıldığı ve yönetim kurulu üyelerinin belirlendiği anlaşıldığından bu talep hakkında da davanın konusuz kaldığı, davalıların dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davacının davalı şirkete kayyım atama talebinin yargılama sırasında genel kurul ile şirkete yönetim kurulu atandığından dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince talep etmiş olduğu genel kurulun toplantıya çağrılmasına izin verilmesi talebi hakkında yargılama esnasında genel kurul yapıldığından bu talep hakkında da dava konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 427 nci Maddesinin dördüncü fıkrasının bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa vesayet makamının yönetim kayyımı atayacağı hükmüne havi olduğu, organlardan yoksunluktan maksadın şirketin zorunlu organlarından yoksun kalmasını ifade ettiği, anonim şirketlerin yasal organların genel kurul ve yönetim kurulu olduğu, yönetim kurulunun eksikliğinin genel kurul toplanamadığı için yönetim kurulunun seçilememesi veya yönetim kurulunun seçimi için aranan nisabın sağlanamaması ya da yönetim kurulu üyelerinin topluca istifa etmesi gibi durumlarda söz konusu olabildiği, şirkete kayyım atanabilmesi için yönetim kurulunun işlevini yitirmiş olması gerektiği, bu kapsamda dahi şirkete kayyım atanmasının, ancak organ boşluğu veya eksikliği halinde belli bir işle sınırlı olmak üzere mümkün olacağı, İlk Derece Mahkemesi tarafından 29.06.2022 tarihli ara karar ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığı ve kayyım heyetinin çağrısı üzerine 24.09.2022 tarihinde genel kurul yapılarak yönetim kurulu üyelerinin seçildiği ve buna ilişkin kararın 10.10.2022 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, bu haliyle, karar tarihinde şirkette yönetim kurulu eksikliğinin bulunmadığı, davanın konusuz kaldığı, davacı tarafça, 24.09.2022 tarihli genel kurulda seçilen yönetim kurulu üyelerinin devlet memuru olduğu ve bu nedenle seçilme engellerinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de, bu iddianın eldeki davada değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesi gereğince davalı şirkete tedbiren kayyım atanması ve genel kurul iş ve işlemleri için yetki verilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 346 ıncı maddesi, 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6102 sayılı Kanun'un 410 uncu ve 412 nci maddesi

3. Değerlendirme

1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesine dayalı şirkete kayyım atanması istemine ilişkindir.

İlk derece Mahkemesince istem doğrultusunda karar verilmiş, bu karar davacı vekillince istinaf edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 412 nci maddesinde açıkça yazılı olduğu üzere, bu nitelikteki dava sonucunda verilen mahkeme kararları kesindir.

6100 sayılı Kanun'un 346 ncı maddesine göre istinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ edilmesi gerekmektedir.

Buna rağmen kesin mahkeme kararına yönelik istinaf talebinin incelenerek davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

2.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1078583200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.