Şirketin ihyası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4063 E. 2023/5283 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicilinden resen terkin↗ temsil kayyımı↗ sınırlı ihya↗ hizmet tespiti davası↗ usul ekonomisi↗ münfesihlik↗ resen terkin↗ re'sen terkin↗ kayyım atanması↗ ek mehil↗ hukuki menfaat↗ şirketin tasfiyesi↗ kayyım↗ şirketin ihyası↗ tasfiye memuru atanması↗ depo kararı↗ vekâlet ücreti↗ münhasırlık↗ sicilden terkin↗ tespit davası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ iş bölümü↗ tasfiye memuru↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ terkin↗ cy/cy kaydı↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': ['6102/-7', '6102/7']}
- Dava şartı
- dava şartı
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/147 E., 2022/766 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını hasım göstererek Bakırköy 37. İş Mahkemesi nezdinde 2021/123 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 18/02/2015 tarihinde re'sen silindiğini, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve ayrıca iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde " Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denilmek sureti ile kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirket ve kooperatiflerin tasfiyesinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre yapılacağının belirtildiği, diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirildiği, maddenin onbeşinci fıkrası ile "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmış olup, davacı tarafın ihyası talep edilen şirkete karşı başlattığı icra takibinin bulunduğu, şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarih itibariyle ise aleyhine açılmış derdest davanın bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava varken ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süresinin söz konusu olmadığı ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 37. İş Mahkemesinin 2021/123 E. sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Özlem Ayyıldız Taylan'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ancak, mahkeme nezdinde yapılan yargılama neticesinde, şirketin son tasfiye memuru olan Ersun Akar yerine şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak mali müşavir Özlem Ayyıldız Taylan'ın mahkemece tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memuru için ise aylık 2.000,00 TL ücret takdiri ile davacı tarafından 5 aylık 10.000,00 TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesine karar verildiğini, ancak bu kararın, usul ekonomisine aykırılık teşkil etmekte olup, davacı müvekkiline de maddi olarak ağır bir külfet yüklediğini, müvekkilinin maddi durumunun ve gelirinin bu ücreti yatırmaya uygun olmadığını, müvekkilinin tasfiye memurunun ücretini karşılayamayacak durumda olması, eşinin de çalışmıyor olması göz önünde bulundurularak son tasfiye memurunun şirketin ihyası sırasında tasfiye memuru olarak atanması gerekirken, bu durum üzerinde hiç durulmadığını, mahkemenin kararının gerekçesinde de bu hususta herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini, şirketin son tasfiye memuru olan Ersun Akar'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, adı geçene ücret takdirine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği, şirketin tasfiyesiz olarak sicilden terkin edildiği, ilk derece mahkemesince ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bu bakımdan resen düzeltilmesi gerektiği, işbu kararla şirket varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirket kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava içinde, esas davayı gören mahkemece bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmesi gerektiği, kararın düzeltilmesi sonucu tasfiye memuru atanmasına ilişkin hüküm bölümü çıkarılacağından, hükümde atanan tasfiye memuru ücret avansına ilişkin hüküm bölümü de ortadan kalkmış olacağı gerekçesiyle resen gözetilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil kaydının, Bakırköy 37. İş Mahkemesinin 2021/123 E. sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdir mahkemeye ait olmakla birlikte dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
3.6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.
4.Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
5.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.
6.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4424 E. 2019/1037 K.
Ortak:ihya · hukuki yarar · ticaret sicili · cy/cy kaydı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… sinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre yapılacağının belirtildiği, diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere «münhasıran» özel bir «tasfiye» yöntemi getirildiği, maddenin onbeşinci fıkrası ile "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin «ihyası» için dava açma hakkı tanınmış olup, davacı tarafın ihyası talep edilen şirkete karşı başlattığı icra takibinin bulunduğu, şirketin sicilden re'«sen terkin» edildiği tarih itibariyle ise aleyhine açılmış «derdest» davanın bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava varken «ticaret sicil» kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süresinin söz konusu olmadığı ve davacının iş bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 37.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca «tasfiye memuru atanmaması» gerektiği, «şirketin tasfiyesiz» olarak sicilden terkin edildiği, ilk derece mahkemesince «ihya» kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bu bakımdan resen düzeltilmesi gerektiği, işbu kararla şirket varsa terkin öncesi organlarıyla «temsil» edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirket kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava içinde, esas davayı gören mahkemece bir «temsil kayyımı atanması» suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmesi gerektiği, kararın düzeltilmesi sonucu tasfiye memuru atanmasına ilişkin hüküm «bölümü» çıkarılacağından, hükümde atanan tasfiye memuru ücret avansına ilişkin hüküm bölümü de ortadan kalkmış olacağı gerekçesiyle resen gözetilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil «kaydının», Bakırköy 37.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
Kaydı silinen şirket hakkında devam eden davalar bulunması nedeniyle şirketin, 6102 sayılı Yasa’nın Geçici 7/.... maddesi uyarınca Geçici 7. maddeye dayalı olarak bir şirketin «kaydının» silinmesi işlemi hukuka uygun olmadığından ve silinme işleminin iptali halinde şirketin varlığı devam edeceğinden davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taraf ehliyeti
Benzer bu kararda… toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi gereğince Ticaret Sicilden silinmekle dava ve hukuki işlem «ehliyetini» yitirdiğini «ticaret sicil» işleminin iptaline karar verilmesinin şirketin sicile kendiliğinden «kaydını» sağlayamayacağı, ayrıca «ihya» kararı verilmesi gerektiği, davacı tarafça işlemin iptali talep edilip, ihya talep edilmediğinden iptal davasında «hukuki yararı» bulunmadığı, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince, davacı Şirketin «kaydının» silinmiş olması nedeniyle taraf «ehliyeti» yokluğundan davanın reddine ilişkin kararda usule aykırılık bulunmadığından davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adl …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1399 E. 2023/1506 K.
Ortak:münfesihlik · resen terkin · re'sen terkin · şirketin ihyası · tasfiye memuru atanması · sicilden terkin · ihya · tasfiye memuru · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca «sicilden terkin» edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca «tasfiye memuru atanmaması» gerektiği, «şirketin tasfiyesiz» olarak sicilden terkin edildiği, ilk derece mahkemesince «ihya» kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bu bakımdan resen düzeltilmesi gerektiği, işbu kararla şirket varsa terkin öncesi organlarıyla «temsil» edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirket kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava içinde, esas davayı gören mahkemece bir «temsil kayyımı atanması» suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmesi gerektiği, kararın düzeltilmesi sonucu tasfiye memuru atanmasına ilişkin hüküm «bölümü» çıkarılacağından, hükümde atanan tasfiye memuru ücret avansına ilişkin hüküm bölümü de ortadan kalkmış olacağı gerekçesiyle resen gözetilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil «kaydının», Bakırköy 37.
İş Mahkemesi nezdinde 2021/123 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için «mehil» verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 18/02/2015 tarihinde re'sen silindiğini, şirketin «tasfiye»/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve ayrıca iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… af Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ancak, mahkeme nezdinde yapılan yargılama neticesinde, şirketin «son» «tasfiye memuru» olan Ersun Akar yerine şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak mali müşavir Özlem Ayyıldız Taylan'ın mahkemece tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memuru için ise aylık 2.000,00 TL ücret takdiri ile davacı tarafından 5 aylık 10.000,00 TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkeme veznesine «depo» edilmesine karar verildiğini, ancak bu kararın, «usul ekonomisine» aykırılık teşkil etmekte olup, davacı müvekkiline de maddi olarak ağır bir külfet yüklediğini, müvekkilinin maddi durumunun ve gelirinin bu ücreti yatırmaya uygun olmadığını, müvekkilinin tasfiye memurunun ücretini karşılayamayacak durumda olması, eşinin de çalışmıyor olması göz önünde bulundurularak son tasfiye memurunun «şirketin ihyası» sırasında tasfiye memuru olarak atanması gerekirken, bu durum üzerinde hiç durulmadığını, mahkemenin kararının gerekçesinde de bu hususta herhangi bir açıklamaya y …
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, «ihtar» ve «tebligat» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 5 yıllık sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasını», aleyhlerine «vekalet ücreti»-«yargılama giderlerine» hükmedilmemesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasına göre sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirket unvanlarının silinmesine engel olmayacağının belirtildiğini, buna göre davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, «ihtar» ve «tebligat» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek bu sebeplerle ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini ist …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden «resen terkin» edilen «şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ek tasfiye işlemleri · rücuen alacak · ticaret sicilinden terkin · yasal hasım · hak düşürücü süre · ihtar · yargılama gideri · tebligat
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicilinden terkin» edildiğini, yapılan terkin işlemi sebebiyle açılan davada müdürlüğün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, kabul anlamına gelmemek şartıyla verilecek «ihya» kararında «tasfiye» memurunun atanmasının zorunlu olduğunu, «yasal hasım» olduklarından dolayı aleyhe «vekalet ücreti» ve «yargılama giderine» hükmedilmemesi gerektiğini, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre 5 yıllık «hak düşürücü sürenin» dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı «temsilcisi» istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, «ihtar» ve «tebligat» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, 5 yıllık sürenin geçirilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatteyse şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi uyarınca ek tasfiyesine karar verilmesini ve 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «tasfiye memuru atanmasını», aleyhlerine «vekalet ücreti»-«yargılama giderlerine» hükmedilmemesini talep etmiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı «temsilcisi» temyiz dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasına göre ticaret sicilinden silinen şirketin ihyasının silinme işleminden itibaren 5 yıl içerisinde talep edilebileceğini, dava tarihi itibariyle 5 yıllık sürenin dolduğunu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yine aynı yasanın 7 nci maddesinin on ikinci fıkrasına göre sicil kayıtları silinen şirket borçlarının şirket unvanlarının silinmesine engel olmayacağının belirtildiğini, buna göre davacının dava açmakta «hukuki yararının» bulunmadığını, «ihtar» ve «tebligat» işleminin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının a bendi uyarınca yapıldığını, bu hususta Yargıtay kararlarının bulunduğunu, «ihya» kararının ek «tasfiye işlemleriyle» sınırlı olarak verilmesi gerektiğini, re'sen kapatıldığı için yapılamayan tasfiye işlemlerini tamamlamak üzere 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memurunun atanması gerektiğini, ek tasfiye işlemlerini yapacak olan «tasfiye memurlarını» da belirlemesi gerektiğini, söz konusu şirketin «münfesih» sayılması gerektiğini, «terkin» işlemlerinin mevzuata uygun yapıldığını belirterek bu sebeplerle ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini ist …
Şti. aleyhine açılan «rücuen alacak» davasında verilen kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4203 E. 2023/4713 K.
Ortak:ticaret sicilinden resen terkin · hizmet tespiti davası · resen terkin · re'sen terkin · ek mehil · hukuki menfaat · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · dava şartı · hak düşürücü süre · Şirketin ihyası
İncelediğiniz karardaİş Mahkemesi nezdinde 2021/123 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, ancak şirketin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için «mehil» verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 18/02/2015 tarihinde re'sen silindiğini, şirketin «tasfiye»/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve ayrıca iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla «tasfiye memuru atanması» gerektiğini ileri sürerek Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
… sinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre yapılacağının belirtildiği, diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere «münhasıran» özel bir «tasfiye» yöntemi getirildiği, maddenin onbeşinci fıkrası ile "Ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin «ihyası» için dava açma hakkı tanınmış olup, davacı tarafın ihyası talep edilen şirkete karşı başlattığı icra takibinin bulunduğu, şirketin sicilden re'«sen terkin» edildiği tarih itibariyle ise aleyhine açılmış «derdest» davanın bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava varken «ticaret sicil» kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süresinin söz konusu olmadığı ve davacının iş bu davayı açmakta «hukuki yararının» bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 37.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince re'«sen terkin» olunan «limited şirketin ihyası» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaİş Mahkemesi nezdinde 2021/253 E. sayılı dosya ile «hizmet tespit davası» açtığını, Arıt Temizleme İlaçlama Dekorasyon Taah.Ticaret Ltd.Şti.'nin «ticaret sicilinden resen terkin» edildiğini, İş Mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından Kayseri 9.
Ticaret Limited Şirketi'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi kapsamında 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiğini, dava konusu şirketin aynı maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, ticaret sicilinden «kaydı» silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile «hukuki menfaatleri» bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerini, şirketi …
Taraflar arasındaki ticari «şirketin ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · tüzel kişilik · hak düşürücü süre · usulden reddi · ihtar · yargılama gideri · dava sebebi
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «ticaret sicili» kayıtlarına göre; «ihyası» istenen şirketin ticaret sicilinden 23.01.2014 tarihinde re'«sen terkin» edildiği, 23.01.2019 tarihinde 5 yıllık dava açma süresinin dolduğu, davanın 5 yıllık «hak düşürücü süre» dolduktan sonra 23.05.2022 tarihinde açılmış olduğu gerekçesiyle davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan şirketin «terkin» «sebebinin» oda «kaydının» silinmesi olarak gösterildiği, bu durumun kanunda re'«sen terkin» sebebi olarak açıkça belirtilmediği, ayrıca kanun kapsamında şirket yetkilisine yapılması gereken «ihtarın» da yapılmadığı, işbu davaya davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava hak düşürücü süresinin dolduğunu, şirkete yapılan «ihtarın» usulüne uygun olduğunu, somut olayda ek «tasfiye» kararı alınıp «tasfiye memuru atanması» gerektiğini, «terkinin» usul ve kanuna uygun olduğunu, aleyhlerine vekâlet ücreti ve «yargılama giderine» hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İş Mahkemesince taraflarına işbu davayı açmak için «mehil» verildiğini ileri sürerek Arıt Temizleme İlaçlama Dekorasyon Taahhüt Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin «tüzel kişiliğinin» ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/4063 E. , 2023/5283 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/502 Esas, 2023/686 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2022/147 E., 2022/766 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını hasım göstererek Bakırköy 37. İş Mahkemesi nezdinde 2021/123 E. sayılı dosya ile hizmet tespit davası açtığını, ancak şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini yapılan yargılama sırasında öğrenildiğini, iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin ticaret sicilinden 18/02/2015 tarihinde re'sen silindiğini, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi ve ayrıca iş mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinde " Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren iki yıl içinde aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denilmek sureti ile kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirket ve kooperatiflerin tasfiyesinin 6102 sayılı Kanun hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre yapılacağının belirtildiği, diğer bir anlatımla bu madde ile belirtilen sınırlı hallere münhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirildiği, maddenin onbeşinci fıkrası ile "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." düzenlemesi getirilerek hukuki menfaatleri bulunanlar ile alacaklılara şirket ve kooperatifin ihyası için dava açma hakkı tanınmış olup, davacı tarafın ihyası talep edilen şirkete karşı başlattığı icra takibinin bulunduğu, şirketin sicilden re'sen terkin edildiği tarih itibariyle ise aleyhine açılmış derdest davanın bulunduğu, şirketin taraf olduğu dava varken ticaret sicil kaydının silinmesinin 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesine aykırı olduğu, bu nedenle hak düşürücü süresinin söz konusu olmadığı ve davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin Bakırköy 37.
İş Mahkemesinin 2021/123 E. sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, Özlem Ayyıldız Taylan'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ancak, mahkeme nezdinde yapılan yargılama neticesinde, şirketin son tasfiye memuru olan Ersun Akar yerine şirketin tasfiye işlemlerini yapmak üzere tasfiye memuru olarak mali müşavir Özlem Ayyıldız Taylan'ın mahkemece tasfiye memuru olarak atandığını, tasfiye memuru için ise aylık 2.000,00 TL ücret takdiri ile davacı tarafından 5 aylık 10.000,00 TL tasfiye ücreti avansının karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde mahkeme veznesine depo edilmesine karar verildiğini, ancak bu kararın, usul ekonomisine aykırılık teşkil etmekte olup, davacı müvekkiline de maddi olarak ağır bir külfet yüklediğini, müvekkilinin maddi durumunun ve gelirinin bu ücreti yatırmaya uygun olmadığını, müvekkilinin tasfiye memurunun ücretini karşılayamayacak durumda olması, eşinin de çalışmıyor olması göz önünde bulundurularak son tasfiye memurunun şirketin ihyası sırasında tasfiye memuru olarak atanması gerekirken, bu durum üzerinde hiç durulmadığını, mahkemenin kararının gerekçesinde de bu hususta herhangi bir açıklamaya yer verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını, davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesini, şirketin son tasfiye memuru olan Ersun Akar'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, adı geçene ücret takdirine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi uyarınca sicilden terkin edilmiş olan bir şirketin ihyasına karar verildiğinde, ayrıca tasfiye memuru atanmaması gerektiği, şirketin tasfiyesiz olarak sicilden terkin edildiği, ilk derece mahkemesince ihya kararıyla birlikte tasfiye memuru atanması usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bu bakımdan resen düzeltilmesi gerektiği, işbu kararla şirket varsa terkin öncesi organlarıyla temsil edileceği, yöneticilerin süresi dolmuşsa, şirket kendi organlarını seçebileceği gibi, bunun gerçekleşmemesi halinde, şirket aleyhine açılan dava içinde, esas davayı gören mahkemece bir temsil kayyımı atanması suretiyle yargılamaya devam edilebileceği, şirketin veya bir mal varlığının tasfiyesi söz konusu olmadığından, tasfiye memuru atanmasının da söz konusu olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının resen düzeltilmesi gerektiği, kararın düzeltilmesi sonucu tasfiye memuru atanmasına ilişkin hüküm bölümü çıkarılacağından, hükümde atanan tasfiye memuru ücret avansına ilişkin hüküm bölümü de ortadan kalkmış olacağı gerekçesiyle resen gözetilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile Geri Dönüşüm Star Temizlik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sicil kaydının, Bakırköy 37.
İş Mahkemesinin 2021/123 E. sayılı dosyası yönünden yapılacak işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdir mahkemeye ait olmakla birlikte dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi gereğince re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası gereğince limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
3.6102 sayılı Kanun ile fiilen sona ermiş ancak şeklen devam eden ortaklıkların ortadan kaldırılması düşünülmüş olup bu amaçla geçici 7 nci madde ile özel bir düzenleme getirilmiştir. Ayrıca bu hükme dayanılarak "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Sicil Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ" de çıkarılmıştır.
4.Kanun koyucu, 6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte, hüküm aynı Kanun'un 547 nci maddesine paralel "ek tasfiye" niteliğindedir.
5.6102 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi, ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünde bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547 nci maddesinde olduğu gibi mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verilmeli ve aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır. Zira geçici 7 nci maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ticaret sicilinden silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yönelik bulunduğundan aksi yöndeki uygulama yasanın amacına aykırıdır.
6.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilen dava dışı şirkete tasfiye memuru atanmasına yönelik İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09. 2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına hükmetmek gerekirken aksi yönde düşünen çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1003497900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz